Bir fiyat grafiği, bir şirketin ne kadar ettiğini söylemez. Onun yerine çok daha dolaysız bir şeyi söyler: insanların o şirkete bugüne kadar ne ödemeye razı olduğunu. Teknik analiz, bu kaydı okuma disiplinidir.
Teknik analizin kökeni, borsaların bugünkü hâlini almasından çok öncesine uzanır. On sekizinci yüzyıl Japonya'sında, Osaka'daki Dōjima pirinç borsasında Munehisa Homma adında bir tüccar, pirinç fiyatlarının günlük hareketlerini kaydetmeye başladı. Homma'nın fark ettiği şey basitti ama o gün için yeniydi: fiyatı belirleyen tek şey arz ve talep değildi; alıcıların korkusu ve hırsı da fiyata yansıyordu. Bu gözlemi kaydetmek için geliştirdiği gösterim, bugün dünyanın her yerinde kullandığımız mum grafiğidir.
Batı'da aynı fikir yüz elli yıl sonra, bağımsız biçimde ortaya çıktı. Charles Dow (1851–1902), Wall Street Journal'ı kurdu ve borsa hareketlerini sistematik olarak izlemeye başladı. Ölümünden sonra yazıları derlenerek Dow Teorisi adını aldı; bugün kullanılan trend, düzeltme ve teyit kavramlarının hepsi oradan gelir.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısında hesap makinesi ve ardından bilgisayar devreye girince, elle çizilen grafiklerin yerini hesaplanan göstergeler aldı. Hareketli ortalamalar, RSI, MACD gibi araçların hepsi bu dönemin ürünüdür. Bugün aynı hesaplar saniyeler içinde yapılıyor — ama sordukları soru Homma'nın sorduğuyla aynı: fiyat şu an nereye bakıyor?
Teknik analiz, bir varlığın geçmiş fiyat ve işlem hacmi verisini inceleyerek gelecekteki fiyat hareketi için olasılık değerlendirmesi yapma yöntemidir. Şirketin değerini hesaplamaz; fiyatın davranışını okur.
Tanımdaki iki sözcük önemlidir. Birincisi olasılık: teknik analiz kesinlik üretmez, üreten hiçbir yöntem de yoktur. İkincisi davranış: incelenen şey şirket değil, o şirkete karşı gösterilen tepkidir.
Teknik analizin tamamı üç varsayıma dayanır. Bu varsayımları kabul etmiyorsanız yöntemin geri kalanı da anlamsızdır; bu yüzden baştan açıkça yazılırlar.
Bir varlık hakkında bilinen bütün bilgi — bilanço, haber, beklenti, hatta söylenti — halihazırda fiyatın içindedir. Bu varsayım, teknik analistin neden bilanço okumadığını açıklar: okunacak olan zaten fiyata yansımıştır. Varsayımın zayıf noktası da buradadır: henüz kamuya açılmamış bilgi fiyatta olamaz.
Fiyat rastgele zıplamaz; bir yön tutturduğunda o yönde devam etme eğilimi gösterir. Teknik analizin bütün pratik değeri bu eğilimden doğar — trend yoksa yöntemin söyleyeceği de azdır. Yatay ve yönsüz piyasalarda çoğu göstergenin yanılmasının sebebi budur.
Fiyat grafiklerinde tekrar eden biçimler görülür, çünkü onları üreten insan davranışı tekrar eder. Korku ve hırs iki yüz yıl önce nasıl davranıyorsa bugün de öyle davranıyor. Tekrar eden şey fiyat değil, tepkidir.
Temel analiz ile teknik analiz rakip değil, farklı sorular soran iki yöntemdir. Temel analiz ne kadar eder diye sorar ve cevabı bilançoda arar. Teknik analiz ne zaman diye sorar ve cevabı fiyatın kendisinde arar. Uzun vadeli bir yatırımcı için ikisi birbirini tamamlar: hangi varlığın alınacağına temel analiz, ne zaman alınacağına teknik analiz karar verir.
| Temel analiz | Teknik analiz | |
|---|---|---|
| Sorusu | Ne kadar eder? | Ne zaman? |
| Verisi | Bilanço, sektör, makro | Fiyat ve hacim |
| Vadesi | Aylar, yıllar | Dakikalar, aylar |
| Varsayımı | Fiyat değere yaklaşır | Fiyat her şeyi içerir |
| Zayıf yanı | Zamanlama söylemez | Sebep söylemez |
Kehanet değildir. Hiçbir formasyon geleceği bilmez; yalnız olasılık dağılımını değiştirir.
Otomatik para değildir. Sinyal üretmek kolaydır, sinyale uymak zordur. Yöntemin başarısız olduğu yerlerin çoğunda kural değil, disiplin kırılmıştır.
Tek başına yeterli değildir. Ne alınacağı, ne kadar alınacağı ve ne zaman vazgeçileceği ayrı katmanlardır.
Teknik analiz, fiyatın geçmiş davranışını okuyarak gelecek için olasılık değerlendirmesi yapan bir disiplindir. Üç varsayıma dayanır: piyasa her şeyi fiyatlar, fiyat trendlerle hareket eder, tarih tekerrür eder. Temel analizin rakibi değil, tamamlayıcısıdır — biri neyi, diğeri ne zaman sorusunu cevaplar.
Bir fiyat grafiği bakılan şeyi değil, bakma biçimini seçmenizi ister. Aynı dönem, aynı fiyatlar, aynı işlemler — ama nasıl çizdiğinize göre bambaşka şeyler görürsünüz. Bu bölümde dört gösterimi aynı veri üzerinde yan yana koyuyoruz.
Bir işlem gününde fiyat tek bir sayı değildir. Gün açılır, yükselir, düşer ve kapanır — yani her günün dört ayrı fiyatı vardır: açılış, en yüksek, en düşük ve kapanış. Grafik tipleri, bu dört sayının kaçını ve nasıl gösterdiğine göre ayrışır.
Daha fazla bilgi göstermek her zaman daha iyi değildir. Çok uzun bir dönemi incelerken dört fiyatın hepsi ekranı doldurur ve trend kaybolur; tek bir günün içindeki mücadeleyi anlamaya çalışırken ise yalnız kapanışa bakmak sizi kör bırakır. Doğru gösterim, sorduğunuz soruya bağlıdır.
En sade gösterim. Yalnız kapanış fiyatlarını alır ve birleştirir. Gün içindeki dalgalanmayı tamamen atar.
Kapanış fiyatının ayrı bir ağırlığı vardır: gün içindeki ani hareketler çoğu zaman geri alınır, kapanış ise piyasanın o günü nerede bitirmeye razı olduğunu gösterir. Bu yüzden uzun vadeli trend incelemesinde çizgi grafik hâlâ en temiz araçtır.
Uzun vadeli trend, endeks karşılaştırması, birden çok varlığı üst üste koyarken. Kısa vadeli işlem kararlarında yetersizdir.
Batı'nın klasik gösterimi. Her gün için dikey bir çubuk çizilir: çubuğun üstü o günün en yükseği, altı en düşüğü. Sol tarafa çıkan kısa tırnak açılışı, sağ tarafa çıkan tırnak kapanışı gösterir. İngilizcede dört fiyatın baş harfleriyle OHLC denir.
Bar grafik bilgi bakımından mum grafiğiyle birebir aynıdır — hiçbir eksiği yoktur. Farkı okunabilirliktedir: ince çubuklar yan yana geldiğinde, açılış ile kapanış arasındaki ilişkiyi görmek için tırnaklara tek tek bakmak gerekir.
Bölüm 01'de anlattığımız Japon geleneğinden gelir. Aynı dört fiyatı gösterir ama açılış ile kapanış arasını doldurulmuş bir gövdeye çevirir. Gözün en hızlı yakaladığı şey alan olduğu için, günün kazananı bir bakışta görünür.
Bu, sadece bir çizim tercihi değildir; algıyla ilgili bir tercihtir. İnsan gözü ince çizgilerin uzunluğunu karşılaştırmakta yavaş, dolu alanların büyüklüğünü ve rengini ayırt etmekte çok hızlıdır. Bar grafikte açılışın kapanışın üstünde mi altında mı olduğunu anlamak için iki küçük tırnağın hangisinin daha yukarıda durduğuna bakmanız gerekir; mumda aynı bilgi gövdenin rengiyle, hiç düşünmeden gelir. Otuz mumluk bir ekranda bu fark önemsizdir, iki yüz mumluk bir ekranda değildir.
Gövdenin dolu ya da boş olması yönü verir: kapanış açılışın altındaysa gün düşüşle bitmiştir, üstündeyse yükselişle. Fitillerin uzunluğu ise mücadelenin şiddetini anlatır — uzun bir alt fitil, fiyatın aşağı itilip geri alındığı anlamına gelir.
Bilgi kaybı olmadan en hızlı okunan gösterim mumdur. Bundan sonraki bütün bölümlerde, aksi belirtilmedikçe grafikler mum olarak çizilir.
Japonca'da ortalama çubuk demek. Gerçek fiyatları göstermez; her mumu komşularıyla ortalayarak yumuşatılmış bir seri üretir. Kapanış o günün dört fiyatının ortalamasıdır, açılış ise bir önceki mumun gövde ortasıdır.
Bu grafikteki hiçbir fiyat gerçek işlem fiyatı değildir. Gördüğünüz açılış o gün kimsenin ödemediği bir sayıdır. Trendi görmek kolaylaşır ama alım-satım seviyesi olarak kullanılamaz; emir verirken gerçek mum grafiğine dönmek zorunludur.
| Gösterdiği | Güçlü yanı | Kullanım | |
|---|---|---|---|
| Çizgi | Kapanış | En sade, trend net | Uzun vade, karşılaştırma |
| Bar | Dört fiyat | Eksiksiz, yer kaplamaz | Yoğun ekran, çok varlık |
| Mum | Dört fiyat | En hızlı okunur | Genel amaçlı — varsayılan |
| Heikin Ashi | Ortalanmış | Gürültüyü siler | Yalnız trend teşhisi |
Dördü arasında bir üstünlük sıralaması yoktur; soru değişince cevap da değişir. Yine de pratikte tek bir kural işe yarar: karar mum grafiğinde verilir. Diğerleri yardımcıdır.
Bu dördü dışında, zamanı eksenden çıkaran gösterimler de vardır. Point & Figure yalnız belirli bir büyüklüğü aşan fiyat hareketlerini X ve O sütunlarıyla işaretler; günler yerine hareketler sayılır. Renko sabit büyüklükte tuğlalar dizer, yeni tuğla ancak fiyat o kadar hareket edince eklenir. Kagi ise yön değişimini çizginin kalınlığıyla anlatır. Üçünün ortak iddiası aynıdır: zamanı atarsan gürültü de gider.
Bu kitapta bu tipleri kullanmayacağız. Sebebi şudur: zamanı eksenden çıkarmak, hacim ve mum formasyonları gibi zamana bağlı bütün araçları da devre dışı bırakır. Bir yerde karşınıza çıkarsa yabancılık çekmeyin diye anıyoruz.
Fiyat grafiğinin altında neredeyse her zaman ikinci bir panel bulunur: hacim. O gün kaç adet işlem gördüğünü gösterir; yani fiyat hareketinin arkasında kaç kişinin durduğunu söyler.
Hacmin tek başına yönü yoktur; fiyat hareketine ağırlık katar. Yüksek hacimle gelen bir yükseliş, düşük hacimle gelen aynı yükselişten daha inandırıcıdır; çünkü ilkinde çok sayıda katılımcı o fiyattan almaya razı olmuştur. Hacmi ileride ayrı bir bölümde ele alacağız — burada yalnız grafiğin ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydediyoruz.
Grafik tipini seçtikten sonra çoğu yatırımcının hiç fark etmediği ikinci bir karar daha vardır: dikey eksenin ölçeği. Doğrusal ölçekte eşit aralıklar eşit tutarı gösterir — 10 lira ile 20 lira arası, 100 lira ile 110 lira arası kadar yer kaplar. Logaritmik ölçekte ise eşit aralıklar eşit yüzdeyi gösterir: iki katına çıkmak, grafiğin neresinde olursa olsun aynı mesafedir.
Farkı bir örnekle görelim. Hisse 10 liradan 20 liraya çıkmış, sonra 200 liradan 210 liraya çıkmış olsun. Doğrusal ölçekte iki hareket de 10 liralık, yani grafikte tıpatıp aynı yüksekliktedir. Oysa biri paranızı ikiye katlamıştır, diğeri size yüzde beş kazandırmıştır. Yatırımcıyı ilgilendiren lira değil yüzdedir; logaritmik ölçek de tam olarak bunu ölçer. Aynı sebeple, logaritmik ölçekte çizilen bir destek ya da direnç çizgisi yüzdesel bir seviyeyi temsil eder — doğrusal ölçekte çizilen aynı çizgi ise fiyat büyüdükçe anlamını yitirir.
Kısa dönemde ikisi arasında kayda değer fark yoktur. Ama fiyatın birkaç katına çıktığı uzun dönemlerde doğrusal ölçek yanıltır: başlangıçtaki yüzdesel hareketler ezilip düz çizgiye döner, sondakiler abartılı görünür. Yıllara yayılan grafiklerde logaritmik ölçek kullanılır.
Bu kitabın kardeş cildi BEKAPRSI Gerçeği'ndeki hayat çizgisi ölçümünün tamamı logaritmik ölçek üzerine kuruludur. Sebebi tek cümleyle şudur: log ölçekte sabit eğimli bir doğru, sabit bileşik getiri demektir — doğrunun eğimi doğrudan yıllık orana çevrilebilir.
Grafiği açtığınızda gördüğünüz geçmiş fiyatlar çoğu zaman o gün borsada oluşan fiyatlar değildir. Şirket bedelsiz sermaye artırımı yaptığında ya da temettü dağıttığında, geçmiş fiyatlar geriye dönük olarak yeniden hesaplanır; buna düzeltme denir.
Bir örnek: elinizde 100 lot hisse var ve fiyatı 40 lira. Şirket yüzde 100 bedelsiz veriyor; ertesi gün elinizde 200 lot var ama fiyat 20 liraya inmiş. Servetiniz iki durumda da 4.000 liradır — hiçbir şey kaybetmediniz. Ama grafiğe dokunulmazsa o gün fiyat 40'tan 20'ye düşmüş görünür; yüzde 50'lik, gerçekte yaşanmamış bir çöküş. Düzeltme, bedelsizden önceki bütün fiyatları aynı oranla bölerek bu sahte adımı ortadan kaldırır. Bu ayrıntı teknik analizde kritiktir: düzeltilmemiş bir seride hesaplanan her ortalama, her trend çizgisi ve her göstergenin değeri yanlış çıkar — çünkü hepsi, hiç yaşanmamış bir düşüşü gerçek sanarak hesaplanmıştır.
Aynı mantık temettüde de işler; yalnız oran değil, dağıtılan tutar düşülür. Düzeltilmemiş bir seride her temettü günü küçük bir aşağı adım bırakır, ve bu adımlar yıllar boyunca birikerek uzun vadeli getiriyi olduğundan düşük gösterir. Bu yüzden getirileri kıyaslarken serinin hangi tanımda olduğunu bilmek gerekir: yalnız fiyat mı, yoksa temettüler de dahil mi?
Kullandığımız ücretsiz veri kaynağı BIST'teki bedelsiz sermaye artırımlarını düzeltmiyordu. Kendi veritabanımızı taradığımızda 44 bozuk dikiş bulduk; grafiklerde gerçekte yaşanmamış çöküşler görünüyordu. Hepsini onardık ve her gün çalışan otomatik bir denetim kurduk. Bir grafiğe bakarken sorulacak ilk soru şudur: bu seri düzeltilmiş mi?
Her işlem gününün dört fiyatı vardır: açılış, en yüksek, en düşük, kapanış. Çizgi grafik yalnız kapanışı gösterir ve trendi sadeleştirir. Bar ve mum grafikleri dördünü de gösterir; aralarındaki fark bilgi değil okunabilirliktir. Heikin Ashi gürültüyü siler ama gerçek fiyat göstermez, bu yüzden emir seviyesi olarak kullanılamaz. Grafiğin tipi kadar iki ayar da önemlidir: yıllara yayılan grafiklerde ölçek logaritmik olmalı, ve seri bedelsiz/temettü için düzeltilmiş olmalıdır. Hacim paneli ise fiyat hareketinin arkasındaki katılımı gösterir.
Bölüm 02'de mum grafiğini dört gösterim arasından seçtik. Şimdi tek bir mumun içine giriyoruz. Bir mum dört sayıdan yapılır, ama okunan şey o dört sayı değildir: aralarındaki oranlardır. Bu bölümün tamamı o oranlar üzerinedir.
Her mum, seçtiğiniz zaman diliminde oluşan dört fiyatı taşır. Sırayla ezberlemek için baş harflerini kullanabilirsiniz — A·Y·D·K:
Açılış — Dönemin ilk işlem fiyatı. Gövdenin bir kenarını belirler.
Yüksek — Dönemde görülen en yüksek fiyat. Üst fitilin ucudur.
Düşük — Dönemde görülen en düşük fiyat. Alt fitilin ucudur.
Kapanış — Dönemin son işlem fiyatı. Gövdenin diğer kenarıdır.
Dördü arasında kapanışın ayrı bir ağırlığı vardır. Gün içinde görülen fiyatlar geçici tekliflerdir; kapanış, piyasanın o dönemi bitirmeye razı olduğu fiyattır. İleride göreceğiniz göstergelerin neredeyse tamamı yalnız kapanışla hesaplanır.
Gövde, açılış ile kapanış arasındaki mesafedir. Dönem boyunca fiyatın kalıcı olarak ne kadar yer değiştirdiğini gösterir. Uzun bir gövde, açılıştan kapanışa kadar tek yönde ilerleyen ve geri alınmayan bir hareket demektir; kısa bir gövde, dönem sonunda başladığı yere yakın kapanmış bir piyasa demektir.
Gövdenin dolu ya da boş olması yönü verir. Bu kitapta matbaa geleneğini izliyoruz: kapanış açılışın altındaysa gövde dolu ve kırmızı, üstündeyse içi boş çizilir. Ekranlarda aynı bilgi çoğunlukla kırmızı-yeşil renkle verilir; anlam değişmez, yalnız gösterim değişir.
Fitiller çoğu okuyucunun hafife aldığı kısımdır, oysa mumun asıl bilgisi oradadır. Bir fitil, fiyatın o seviyeye gittiğini ama orada tutunamadığını gösterir. Uzun bir üst fitil, yukarı çıkılıp geri satıldığı; uzun bir alt fitil, aşağı itilip geri alındığı anlamına gelir.
Gövde ne olduğunu, fitil ne olmadığını anlatır. Fiyatın ulaşıp da elde tutamadığı her seviye, o dönemde bir tarafın denediği ve karşı tarafın geri püskürttüğü seviyedir.
Mumu okumak, gövdenin toplam menzile oranına bakmaktır. Menzil, en yüksek ile en düşük arasındaki mesafedir. Gövde menzilin tamamına yakınsa dönem tek yönlü geçmiştir; gövde menzilin küçük bir kısmıysa dönem çekişmeyle geçmiş ve sonuçsuz kalmıştır.
Bu biçimlerin her birinin piyasa literatüründe adı vardır — gövdesi tam olana marubozu, gövdesiz olana doji, küçük gövdeli olana topaç denir. Adları bilmek işe yarar, ama isim ezberlemek analiz değildir. Önce oranı okumayı öğrenin; isim sonra gelir.
Şimdiye kadar şema çizdik. Aşağıdaki grafik gerçek bir seridir ve üzerindeki işaretler seçilerek değil ölçülerek konmuştur: kırk beş günün her birinde gövde/menzil oranı hesaplanmış, uçlar işaretlenmiştir.
Aynı ölçümü sayıyla da görelim. Aşağıdaki tablo, bu kırk beş günün gövde oranına göre sıralanıp eşit aralıkla örneklenmiş beş gerçek mumudur — en tok gövdeden en gövdesizine. Yüzdeler, her mumun kendi menziline oranıdır: gövde, alt fitil ve üst fitil birlikte mumun tamamını verir — tabloda yuvarlamadan bir puanlık sapmalar görebilirsiniz.
| Tarih | Açılış | Yüksek | Düşük | Kapanış | Gövde | Alt f. | Üst f. |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 27.07.2026 | 381,25 | 382,50 | 360,50 | 360,50 | %94 | %0 | %6 |
| 09.09.2026 | 392,00 | 406,25 | 391,00 | 402,25 | %67 | %7 | %26 |
| 21.07.2026 | 355,50 | 363,50 | 353,50 | 360,00 | %45 | %20 | %35 |
| 28.07.2026 | 360,50 | 366,25 | 355,50 | 358,00 | %23 | %23 | %53 |
| 28.08.2026 | 403,75 | 411,00 | 402,00 | 404,00 | %3 | %19 | %78 |
İlk satıra bakın: açılış 381,25, kapanış 360,50 ve alt fitil hiç yok. O gün fiyat açılıştan itibaren tek yönde ilerlemiş, kayda değer biçimde geri alınmamış ve menzilin %94'i gövdede kalmıştır. Son satırda ise gövde menzilin yalnızca %3'i; o gün fiyat iki yönde de denenmiş, hiçbir taraf kalıcı bir sonuç alamamış ve mum açıldığı yere yakın kapanmıştır.
Dikkat edin: gerçek bir grafikte bu uç biçimler nadirdir. Mumların çoğu ne gövdesiz ne de fitilsizdir; ortalarda bir yerdedir ve tek başlarına bir şey söylemezler. Ders kitaplarındaki tertemiz örnekler, binlerce mum arasından seçilmiş istisnalardır.
Bir mumun ne gösterdiği, seçtiğiniz zaman dilimine bağlıdır. Aynı dönem günlük çizilirse yüzlerce mum, haftalık çizilirse onlarca mum verir — ve bu iki grafik birbirinden bağımsız iki hikâye anlatır.
Haftalık mumun gövdesi, o haftanın beş günlük hareketinin net sonucudur; hafta içindeki gidiş-gelişler gövdenin içinde erir. Bu yüzden uzun vadeli bakışta haftalık grafik daha sakin, günlük grafik daha gürültülüdür. İkisi çelişmez; farklı sorulara cevap verirler.
Bir mumun anlamını konuşurken hangi zaman diliminden söz ettiğinizi söylemek zorundasınız. Zaman dilimi belirtilmemiş bir mum yorumu, birimi yazılmamış bir ölçüm gibidir.
Bir mum dört fiyatı verir ama bu dört fiyatın hangi sırayla oluştuğunu söylemez. En yüksek önce mi geldi, en düşük önce mi? Mumun üzerinde bunun cevabı yoktur. Bu, mum grafiğinin en çok gözden kaçan sınırıdır.
Yukarıdaki iki gün birbirinden tamamen farklı geçmiştir — biri yükselişle başlayıp dibi görmüş, diğeri dibe inip sonra tepeyi denemiştir. Yine de ikisi de tıpatıp aynı mumu üretir. Grafikte yalnız sonuç durur, yol durmaz.
Daha kısa zaman dilimine inmek, kaybolan sırayı geri getirir. Günlük bir mumu anlamak istiyorsanız aynı günün saatlik grafiğine bakmak, mumun içindeki yolu açar. Analizde birden çok zaman dilimine bakmanın ilk ve en somut sebebi budur.
Bir mum kendi içinde süreklidir, ama iki mum arasında süreklilik garantisi yoktur. Bir günün açılışı, önceki günün kapanışından uzakta oluşabilir; aradaki fiyatlarda hiç işlem geçmez. Buna fiyat boşluğu denir ve seans kapalıyken gelen haberlerin sonucudur.
Boşluk, teknik analizde kendi başına bir bilgidir: aradaki seviyelerde alıcı ile satıcı hiç karşılaşmamıştır. BIST'te tavan ve taban kuralları boşluğun büyüklüğünü günlük yüzde onla sınırlar; kripto piyasası ise yirmi dört saat açık olduğu için klasik anlamda boşluk üretmez. Boşlukları ileriki bir bölümde ayrıca ele alacağız.
Bu bölümün en önemli cümlesi budur: tek bir mum, tek başına yeterli bir bilgi değildir. Uzun alt fitilli bir mum, uzun bir düşüşün dibinde görülürse anlamlıdır; yatay bir seyrin ortasında görülürse gürültüdür. Aynı biçim, farklı yerde farklı şey söyler.
Tek mumdan işlem kararı çıkarmak, teknik analize yeni başlayanların en sık yaptığı hatadır. Mum bir kelimedir; cümleyi çevresindeki mumlarla, trendle ve seviyeyle birlikte kurar. Bu kitapta tek mum yorumunu hiçbir yerde tek başına sinyal olarak kullanmayacağız.
Bunu peşinen söylüyoruz, çünkü ileriki bölümlerde tek tek mum biçimlerini adlarıyla öğreneceksiniz ve o adların gücü insanı yanıltır. Bir biçimin adı olması, o biçimin tek başına çalıştığı anlamına gelmez.
Bölümü uygulanabilir bir sıraya bağlayalım. Bir mumun önünde durduğunuzda, adını hatırlamaya çalışmak yerine şu üç soruyu sırayla sorun:
Gövde menzilin ne kadarı? — Çoğuysa dönem tek yönlü ve kararlı geçmiştir; azsa dönem çekişmeli geçmiş ve sonuçsuz kalmıştır.
Fitil hangi tarafta uzun? — Uzun fitil, o yönün denenip reddedildiğini söyler. İki taraf da uzunsa gün boyunca iki taraf da kazanamamıştır.
Bu mum nerede duruyor? — Yükselişin tepesinde mi, düşüşün dibinde mi, yoksa yatay bir seyrin ortasında mı? Aynı biçim, bulunduğu yere göre farklı şey söyler.
İlk iki soru mumun kendi ölçüsüyle, üçüncüsü çevresiyle ilgilidir — ve kararı belirleyen çoğunlukla üçüncüsüdür. Bu yüzden bir sonraki adımımız, mumun içinden çıkıp mumun nerede durduğuna bakmak olacak.
Her mum dört fiyattan oluşur: açılış, yüksek, düşük, kapanış. Gövde açılış ile kapanış arasıdır ve dönemin kalıcı hareketini gösterir; fitiller ulaşılıp tutulamayan fiyatları, yani reddedilen seviyeleri gösterir. Mumu okumak, gövdenin toplam menzile oranına bakmaktır. Bir mumun anlamı seçilen zaman dilimine bağlıdır ve tek bir mum, çevresinden koparıldığında karar dayanağı olmaz.
Bölüm 03'te tek bir mumun ne söylediğini gördük ve şu cümleyle bitirdik: bir mumun anlamı, bulunduğu yere bağlıdır. Şimdi o "yer"i tanımlıyoruz. Bir fiyat grafiğine uzun süre bakan herkes aynı şeyi fark eder — fiyat rastgele yerlerde dönmez; belirli seviyelere gelince durur.
Bir hisse düşerken bir noktada durup geri dönüyorsa, o fiyatta yeterince alıcı ortaya çıkmış demektir. Yükselirken bir noktada takılıyorsa, o fiyatta yeterince satıcı belirmiştir. Bu iki durumun adı vardır: fiyatın altında biriken alıcı bölgesine destek, üstünde biriken satıcı bölgesine direnç denir.
Peki neden hep aynı seviyeler? Cevap piyasanın hafızasındadır. Bir fiyat seviyesinde daha önce çok işlem geçmişse, o seviyede alım yapmış çok sayıda yatırımcı vardır. Fiyat oraya geri döndüğünde bu insanlar harekete geçer — kimi "burası ucuzdu, yine alayım" der, kimi "zararsız kurtulayım" diyerek satar. Seviyeyi güçlü kılan sihir değil, o seviyede birikmiş insan kararlarıdır.
Bir seviyede üç grup vardır: oradan alıp kazananlar (tekrar almak isterler), oradan alıp zarar edenler (başa baş gelince çıkmak isterler) ve almayıp pişman olanlar (ikinci şansı beklerler). Üçü de fiyat oraya dönünce aynı yönde davranır. Destek ve direncin arkasındaki mekanizma budur.
Yaygın bir hata, desteği tek bir sayı sanmaktır. Gerçekte destek bir banttır. Fiyat 100,00'da değil, 99,20 ile 100,40 arasında bir yerde döner; her dönüş biraz farklı noktada olur. Tek bir çizgi çizip "fiyat buraya gelince alırım" demek, çoğu zaman bir kuruş farkla ıskalamak demektir.
Aşağıdaki grafikteki bantlar elle çizilmedi. Her yerel tepe ve dip bulundu, birbirine yüzde birbuçuktan yakın olanlar tek bölgede toplandı ve bölgeler dokunuş sayısına göre sıralandı. Yani seviye seçilmedi, hesaplandı.
Bandın genişliğine dikkat edin. O genişlik bir belirsizlik değil, bilginin kendisidir: fiyatın hangi aralıkta savunulduğunu söyler. Dar bir bant keskin bir seviye, geniş bir bant ise üzerinde uzun süre çekişilmiş bir bölge demektir.
Bütün seviyeler eşit değildir. Bir bölgenin ağırlığını dört şey belirler:
Dokunuş sayısı — Fiyat oraya kaç kez gelip dönmüş? Her dönüş, seviyenin piyasa tarafından tanındığını gösterir.
Geçen süre — Seviye ne kadar eskiyse o kadar çok yatırımcının hafızasındadır. Aylık grafikteki bir bant, günlükteki bir banttan ağırdır.
Dönüşün sertliği — Seviyeden kısa sürede ve büyük bir hareketle dönülmüşse, orada güçlü bir taraf beklemiş demektir.
Hacim — Dönüşe yüksek hacim eşlik ediyorsa çok sayıda katılımcı o fiyatta karar vermiştir; düşük hacimli dönüş zayıf bir kanıttır.
Bu dördü birlikte okunur. Üç kez test edilmiş ama her seferinde düşük hacimle dönülmüş bir seviye, bir kez test edilmiş ama sert ve yüksek hacimle dönülmüş bir seviyeden mutlaka güçlü değildir.
Destek ve direncin en önemli davranışı şudur: kırılan bir direnç destek hâline gelir, kırılan bir destek direnç hâline gelir. Seviye ortadan kalkmaz, taraf değiştirir.
Sebebi yine insan hafızasıdır. Fiyat aylarca bir seviyeyi aşamamışsa, o seviyenin üstü "pahalı bölge" olarak kaydedilmiştir. Fiyat oraya çıkıp yerleştiğinde algı değişir: aynı seviye artık "aşıldığı için ucuz kalan" bölgedir ve fiyat geri geldiğinde alıcı bulur.
Yukarıdaki bant 298,00 ile 301,75 arasıdır ve kırılmadan önce fiyatı 3 kez geri çevirmiştir. 15.06.2026'te aşıldıktan sonra fiyat bir daha bandın altına kapanmamış; aksine 19 ayrı günde bu bölgeye geri gelip yukarı dönmüştür. Aynı fiyat aralığı, kırılmanın iki yanında iki farklı iş görmüştür.
Her seviye aşımı gerçek bir kırılma değildir. Fiyat çoğu zaman bir direncin bir miktar üstüne çıkar, orada tutunamaz ve geri düşer. Buna yanıltma denir ve seviyeye güvenerek işlem yapanların en sık tökezlediği yerdir.
Kapanış — fiyatın gün içinde seviyeyi delmesi değil, kapanışın öte tarafta olması önemlidir. Mesafe — seviyenin bir tık ötesi değil, anlamlı bir uzaklık aranır. Kalıcılık — bir gün değil, birkaç gün öte tarafta kalınması beklenir.
Bu üç şart sağlansa bile kırılma kesin değildir; yalnız olasılığı artırır. Teknik analizde hiçbir kural kesinlik vermez — bu kitapta bir daha söylemeyeceğimiz için burada bir kez daha altını çiziyoruz.
Sık dile getirilen bir görüş, 50, 100, 1.000 gibi yuvarlak sayıların doğal destek ve direnç oluşturduğudur. Öne sürülen mantık makuldür: insanlar emirlerini yuvarlak sayılarda verir, bu da o seviyelerde emir birikmesine yol açar.
Bu iddiayı kendi veritabanımızda sınamak istedik. Sınayamadık: fiyatlarımız bedelsiz ve temettü için düzeltilmiş olduğundan (Bölüm 02) kuruş hanesi artık borsada işlem gören adımı temsil etmiyor ve ölçüm anlamını yitiriyor. Bu yüzden yuvarlak sayı etkisini kanıtlanmış bir kural olarak değil, akılda tutulacak bir gözlem olarak aktarıyoruz. Ölçemediğimiz bir şeyi kesin diye sunmayız.
Pratikte izlenecek sıra kısadır. Önce en uzun zaman dilimine bakın — haftalık ya da aylık grafikte fiyatın döndüğü büyük bölgeleri işaretleyin. Sonra günlüğe inip yakın dönemin bölgelerini ekleyin. Az sayıda ve kalın çizin; on beş çizgiyle dolu bir grafik hiçbir şey söylemez.
Bir seviyeyi fiyat oraya gelmeden önce çizin. Fiyat geldikten sonra çizilen çizgi analiz değil, olan biteni açıklamaktır. Çizdiğiniz seviyenin değeri, ileriye dönük olmasındadır.
Bir de seviyelerin eskidiğini unutmayın. Bir bölgeyi güçlü kılan şey orada birikmiş yatırımcı hafızasıydı; o hafıza zamanla dağılır. Pozisyonlar kapanır, şirketin durumu değişir, fiyat aylarca uzakta kalır. Yıllar önce üç kez test edilmiş ama o gün bugündür ziyaret edilmemiş bir seviye, geçen ay iki kez test edilmiş bir seviyeden daha zayıf olabilir. Çizdiğiniz bölgeleri düzenli aralıklarla gözden geçirin.
Destek, fiyatın düşerken alıcı bulup döndüğü bölgedir; direnç ise yükselirken satıcıyla karşılaşıp takıldığı bölge. İkisi de tek bir sayı değil banttır. Bir bölgeyi güçlü kılan şey dokunuş sayısı, eskiliği, dönüşün sertliği ve hacimdir. Kırılan bir direnç destek, kırılan bir destek dirençtir — seviye yok olmaz, taraf değiştirir. Her aşım kırılma değildir: kapanış, mesafe ve kalıcılık aranır. Seviyeler fiyat gelmeden önce çizilir.
Bölüm 04'te fiyatın durduğu yatay bölgeleri tanıdık. Şimdi o bölgeleri birbirine bağlayan şeye bakıyoruz: yöne. Teknik analizde yön, bir görüş değil bir yapıdır — ve o yapının tanımı yüz yıl önce yapılmıştır.
Günlük konuşmada "trend yukarı" demek bir izlenimi anlatır. Teknik analizde ise trendin kesin bir tanımı vardır ve bu tanım iki diziye dayanır: tepeler ve dipler.
Yükseliş trendi — Her tepe bir öncekinden yüksek ve her dip bir öncekinden yüksek. Kısaca: yüksek tepe, yüksek dip.
Düşüş trendi — Her tepe bir öncekinden alçak ve her dip bir öncekinden alçak. Düşük tepe, düşük dip.
Yatay seyir — Tepeler ve dipler belirgin bir yön kurmuyor. Trend yoktur; Bölüm 04'teki destek-direnç bandı geçerlidir.
Bu tanımın değeri şurada: doğrulanabilir olması. "Bence yukarı gider" tartışılır, ama "son dip bir öncekinden yüksek mi?" sorusunun tek bir cevabı vardır. Aşağıdaki grafikteki etiketler de bir yorum değil, bu sorunun her tepe ve dip için tekrar tekrar sorulmuş hâlidir.
Grafikteki 9 salınımın 7 tanesi etiketlenebildi (ilk tepe ve ilk dibin karşılaştırılacak öncesi yoktur). Dizinin çoğunluğu yüksek tepe ve yüksek diplerden oluşuyor; yani bu dönemde XU100 yükseliş trendindeydi. Dizinin sonuna dikkat edin — az sonra oraya döneceğiz.
Bölüm 01'de tanıştığımız Charles Dow, bu tanımı bir çerçeveye oturtan kişidir. Yazıları ölümünden sonra derlenerek Dow Teorisi adını aldı ve altı ilke hâlinde özetlendi. Bugün kullandığımız teknik analizin omurgası bu altı maddedir:
1 · Fiyat her şeyi yansıtır — Bilinen bütün bilgi — bilanço, haber, beklenti — zaten fiyattadır. Bölüm 01'deki ilk varsayımın kaynağı budur.
2 · Piyasada üç trend vardır — Birincil (yıllar), ikincil (haftalar-aylar) ve küçük (günler) trendler aynı anda işler.
3 · Birincil trendin üç evresi vardır — Birikim, halkın katılımı ve dağıtım. Fiyat aynı yönde giderken katılan kitle değişir.
4 · Endeksler birbirini teyit etmelidir — Tek bir endeksin hareketi yeterli değildir; ilgili endeksler aynı yönü göstermelidir.
5 · Hacim trendi teyit etmelidir — Trend yönündeki hareketlerde hacim artmalı, karşı yöndeki düzeltmelerde azalmalıdır.
6 · Trend, aksi kanıtlanana kadar sürer — Bir trendin bittiğini varsaymak için işaret gerekir; yorulmuş görünmesi yetmez.
Altıncı ilke, listenin en çok ihlal edilenidir. "Bu kadar yükseldi, artık düşer" cümlesi teknik analiz değildir; trendin bittiğine dair bir yapı işareti yoksa, trend sürüyor kabul edilir.
İkinci ilke pratikte en çok işe yarayanıdır. Bir varlıkta aynı anda üç trend birden vardır ve bunlar birbiriyle çelişebilir: yıllardır yükselen bir varlık, bu ay düşüyor olabilir. İkisi de doğrudur; farklı ufuklara bakmaktadırlar.
| Ufuk | Tipik süre | Neyi anlatır | Kime hitap eder |
|---|---|---|---|
| Birincil | 1–3 yıl | Piyasanın ana yönü | Uzun vadeli yatırımcı |
| İkincil | 3 hafta – 3 ay | Ana yöne karşı düzeltmeler | Orta vadeli işlemci |
| Küçük | Birkaç gün | Günlük gürültü | Kısa vadeli işlemci |
Süreler kesin sınırlar değil, büyüklük mertebeleridir; asıl mesele oranlarıdır. Bir ikincil düzeltme birincil trendden bir mertebe kısadır, küçük dalgalanmalar ise ikincilden bir mertebe. Dow'un uyarısı şuydu: bu üçünü birbirine karıştırmayın. Küçük trendde gördüğünüz her dönüşü birincil trendin sonu sanmak, en pahalı hatadır.
Sayılarla: bu 750 işlem günü boyunca endeks %61 kazandırmış. Ama yol düz değil — yüzde 10'u aşan 5 ayrı düzeltme yaşanmış ve en derini %22.9 olmuş (22.07.2024 zirvesinden 05.11.2024 dibine). Birincil trend yukarıyken bile, yolda dört ayı aşan geri çekilmeler vardır.
Birincil trendde kalmak, düzeltmeleri görmemek demek değildir. Yukarıdaki düşüşlerin her biri yaşandığı sırada "trend bitti" gibi hissettirir. Ufkunuzu baştan seçmezseniz, her ikincil düzeltmede kararınızı değiştirirsiniz.
Dow'un dördüncü ilkesi, kendi zamanının Amerika'sından doğdu: Sanayi endeksi mal üretenleri, Ulaştırma endeksi o malı taşıyanları ölçüyordu. Dow'un mantığı basitti — üretim gerçekten artıyorsa, taşımanın da artması gerekir. Biri yükselirken diğeri yükselmiyorsa, yükselişin arkasında gerçek bir faaliyet olmayabilir.
Aynı mantığın Türkiye karşılığı elimizde var: BIST Sınai ve BIST Ulaştırma. İkisini aynı başlangıca eşitleyip üst üste koyduk.
İlkenin bugünkü karşılığı yalnız bu iki endeksle sınırlı değildir. Aynı soru "yükselişe kaç hisse katılıyor?" biçiminde de sorulabilir: endeks yeni zirve yaparken bunu yalnız birkaç büyük hisse taşıyorsa, geri kalan hisseler katılmıyorsa, teyit eksiktir. Dow'un yüz yıl önce iki endeksle sorduğu soruyu bugün katılım ölçüleriyle soruyoruz; soru aynı.
Ölçüm sonucu: bu iki endeksin günlük getirileri arasındaki korelasyon 0,69 (1.537 işlem günü, 2020'den bugüne). Altmış işlem günlük dilimlere böldüğümüzde, ikisinin de yönünün belirgin olduğu 12 dönemin 11'inde aynı yöne gitmişler. Dow'un teyit ilkesi, en azından bu iki endeks için, veriyle uyumlu.
Ama şekle bakınca gözünüze çarpan şey başka olabilir: son dönemde iki çizgi aynı yöne gitse de arayı açmışlar. Ölçümümüz yalnız yönü sayıyor, gücü değil — ve ikisi aynı şey değildir. Sanayi hızla yükselirken ulaştırma yerinde sayıyorsa, teknik olarak teyit vardır ama Dow'un aradığı türden bir teyit yoktur. Yön birliği, güç birliğinin yerini tutmaz. Grafiğe bakmadan yalnız sayıya güvenseydik bunu kaçırırdık; ikisine birden bakmanın sebebi budur.
Ölçtüğümüz şey, iki endeksin birlikte hareket ettiğidir. Dow'un asıl iddiası ise daha güçlüdür: ıraksama bir uyarıdır, yani gelecekteki dönüşü önceden haber verir. Biz bunu ölçmedik. Birlikte hareket etmek ile önceden haber vermek aynı şey değildir; ikincisini size kanıtlanmış diye sunmuyoruz.
Trendler bir günde dönmez. Yükselen bir trendin bozulması neredeyse her zaman aynı sırayla olur: önce tepeler yükselmeyi bırakır, sonra dipler kırılır. Fiyat yeni bir zirve yapamadığında bu bir uyarıdır; ama trendin bittiği, ancak son dip de aşağı kırıldığında söylenebilir.
Şekil 5.1'de bu iki aşamanın ilkini görebilirsiniz: dizinin sonunda bir düşük tepe var, yani alıcılar önceki zirveye ulaşamamış. Ama dipler hâlâ yükseliyor. Bu, yükseliş trendinin bittiği değil, zayıfladığı anlamına gelir. Aradaki farkı karıştırmak, erken çıkmanın en yaygın sebebidir.
Düşük tepe — uyarıdır. Yeni risk almayı durdurmak için yeterlidir, mevcut pozisyondan çıkmak için değil. Düşük tepe + kırılan dip — trend değişimidir. Yapı bozulmuştur, artık düşüş trendi tanımı geçerlidir.
Bir yatırımcının en sık düştüğü tuzak, farklı ufuklardaki trendleri karıştırmaktır. Haftalık grafikte düşüş trendi varken günlük grafikteki yükselişe güvenmek, akıntıya karşı kürek çekmektir — hareket gerçektir ama kısa ömürlüdür.
Önce ufkunuzu seçin, sonra grafiği açın. Ne kadar süre elde tutmayı düşünüyorsanız, kararınızı o süreye karşılık gelen zaman diliminde verin. Ufkunu seçmeden grafiğe bakan kişi, her zaman kendi görüşünü doğrulayan bir zaman dilimi bulur.
Dow'un üçüncü ilkesi, uzun bir trendin baştan sona aynı biçimde ilerlemediğini söyler. Fiyat aynı yönde giderken alan kişiler değişir, ve trendin üç evresi bu değişimin adıdır.
Birikim — Trendin başı. Haberler hâlâ kötü, ilgi düşük, fiyat uzun süredir düşmüştür. Alan az sayıda kişi, satan çoğunluğun elindekini sessizce toplar. Bu evrede yükseliş yavaş ve inandırıcı değildir.
Halkın katılımı — Trendin gövdesi. Yükseliş fark edilir, haberler düzelir, katılım genişler. En uzun ve en akıcı evre budur; teknik analizin en çok işe yaradığı yer de burasıdır.
Dağıtım — Trendin sonu. Haberler artık çok iyidir, herkes konuşmaktadır, katılım zirvededir. Erken alanlar bu coşkulu talebe satar. Fiyat hâlâ yükseliyor olabilir, ama yükselten el değişmiştir.
Bu üç evre, kitabın en çok yanlış kullanılan fikirlerinden biridir. Hangi evrede olduğunuzu ancak sonradan kesin olarak bilebilirsiniz; "dağıtım evresindeyiz" cümlesi bir ölçüm değil bir tahmindir. Yine de faydası vardır: bir yükseliş herkesin konuştuğu, kimsenin sorgulamadığı hâle geldiyse, elinizdeki artık birikim evresi değildir. Bunu bilmek, beklentinizi ayarlar.
Simetriktir: dağıtım (fiyat hâlâ yüksekken sessiz satış), panik (herkesin çıkmaya çalıştığı sert düşüş) ve umutsuzluk (haberlerin en kötü, ilginin en az olduğu dip bölge). Yeni birikim evresi, çoğu zaman bu sonuncusunun içinde başlar.
Teknik analizin en bilinen sözü budur ve doğrudur: trend yönünde işlem yapmak, tersine işlem yapmaktan istatistiksel olarak daha kolaydır. Ama cümlenin söylenmeyen yarısı vardır — trend dostunuzdur, ta ki dönene kadar.
Bu kitap boyunca hiçbir aracın kesinlik vermediğini tekrar ediyoruz. Dow Teorisi de bir tahmin makinesi değildir; piyasanın ne yaptığını tarif etme yöntemidir. Ne yapacağını söylemez, ne yapmakta olduğunu tartışmaya kapalı bir dille anlatır. Değeri buradadır.
Peki trende karşı işlem neden bu kadar çekici gelir? Çünkü dip ve tepe yakalamak, haklı çıkma duygusunun en yoğun hâlidir: herkes satarken alan, herkes alırken satan kişi olmak. Trend yönünde işlem yapmak ise sıkıcıdır — yükselen bir şeyi yükselirken almak hiçbir zekâ gösterisi içermez. Teknik analizin size vereceği en pahalı derslerden biri budur: haklı çıkmakla kazanmak aynı şey değildir.
Teori geç sinyal verir. Bir trendin döndüğünü söylemek için önce düşük tepenin, sonra kırılan dibin oluşmasını bekler; o noktaya gelindiğinde hareketin önemli bir kısmı çoktan yaşanmıştır. Bu bir kusur değil, seçilmiş bir takastır: teori erkenliği bırakıp yanılma payını düşürmüştür. Erken sinyal isteyen araçlar bunun tersini yapar ve daha çok yanlış alarm verir. Hangi tarafta duracağınız, ne kadar sık yanılmayı göze aldığınıza bağlıdır.
Trend bir kanaat değil yapıdır: yükseliş trendi, ardışık yüksek tepe ve yüksek diplerin adıdır. Dow Teorisi bu tanımı altı ilkeye oturtur — fiyat her şeyi yansıtır, üç trend aynı anda işler, birincil trendin üç evresi vardır, endeksler ve hacim trendi teyit etmelidir, ve trend aksi kanıtlanana kadar sürer. Bir trend bozulurken önce tepeler yükselmeyi bırakır, sonra dipler kırılır; ilki uyarı, ikincisi değişimdir. Farklı zaman ufukları çelişebilir ve ikisi de doğru olabilir; bu yüzden ufuk grafiğe bakmadan önce seçilir.
Bölüm 05'te trendin bir yapı olduğunu gördük: ardışık tepeler ve dipler. Şimdi o yapıyı grafiğin üzerine çiziyoruz. Trend çizgisi teknik analizin en eski ve en çok kullanılan aracıdır — ve tam da bu yüzden en çok yanlış kullanılanıdır.
Yükselen bir trendde fiyat düşer, ama her seferinde bir öncekinden daha yukarıda durur. Bu dipleri birleştiren doğruya yükselen trend çizgisi denir. Düşen trendde ise tepeler birleştirilir; ortaya düşen trend çizgisi çıkar.
Çizginin işlevi Bölüm 04'teki destek ve dirençle aynıdır, tek farkla: hareketli bir destektir. Yatay bir destek her gün aynı fiyattadır; trend çizgisi ise her gün biraz yükselir. Fiyatın "tutunması gereken seviye" zamanla artar.
Bir trend çizgisi, alıcıların giderek daha yüksek fiyattan almaya razı olduğunu gösterir. Çizgi kırıldığında ortaya çıkan bilgi şudur: alıcılar artık o tempoyu sürdürmüyor. Kırılma bir fiyat olayı değil, bir hız olayıdır.
Trend çizgisinin en büyük tuzağı burada: bir doğru çizmek için iki nokta yeter, ve bir grafikte her zaman birleştirilecek iki dip bulunur. Yani her grafikte, istediğiniz sonucu veren bir trend çizgisi çizilebilir. Bu, aracın kusuru değil kullanıcının sorumluluğudur.
Aşağıdaki şekil bunu gösteriyor. Kesikli çizgilerin her biri iki gerçek dibi birleştirir — hiçbiri kural dışı değildir. Yine de bambaşka yerlerden geçerler ve size bambaşka şeyler söylerler.
Trend çizgisinin en dürüst savunması şudur: çok sayıda insan aynı çizgiyi çizdiği için çalışır. Seviye fiziksel bir sınır değildir; ama binlerce yatırımcı aynı yere bakıp aynı yerde alım emri bırakırsa, o yerde gerçekten alıcı birikir. Buna kendi kendini gerçekleştiren kehanet denir ve teknik analizin epeyce bir kısmı bu mekanizmayla çalışır. Bunun kabul edilmesinde utanılacak bir şey yok — ama aracın gücünü de sınırlar: kimsenin bakmadığı bir çizginin hiçbir hükmü yoktur.
Bu 250 günlük seride 13 yerel dip var; yani birleştirilebilecek 78 ayrı dip çifti. Şekilde bunlardan yalnız 3 tanesi çizildi — hepsi çizilse grafik okunmaz hâle gelirdi. Koyu çizgi ise bütün çiftler tek tek denenerek bulundu: seriyi kesmeyen ve en çok dibe değen doğru. 5 dokunuşu var, ve bu sayı bir tercih değil bir ölçüm sonucudur.
Bir çizgiyi seçmek yerine ölçmek gerektiğini savunuyoruz. Kural basit: bütün dip çiftlerini dene, seriyi kesmeyen ve en çok dibe değen doğruyu al. Kardeş cildimiz BEKAPRSI Gerçeği'ndeki hayat çizgisi de tam olarak bu yöntemle, aylık dip fiyatlar üzerinde ölçülür. Yöntem aynı, ölçek farklı.
İki nokta çizgiyi tanımlar, üçüncü nokta doğrular. Fiyat çizgiye üçüncü kez gelip yine döndüyse, o çizginin piyasa tarafından tanındığına dair ilk gerçek kanıt elinizdedir. Bu yüzden üç dokunuşu olmayan bir çizgiye "trend çizgisi" demiyoruz — henüz bir varsayımdır.
2 dokunuş — Varsayım. Çizilebilir ama üzerine karar kurulmaz.
3 dokunuş — Geçerli çizgi. Piyasa seviyeyi tanımış görünüyor.
4+ dokunuş — Güçlü çizgi. Her ek dokunuş, kırılmanın anlamını da büyütür — çok tanınan bir çizgi kırıldığında tepki de sert olur.
Çizgiyi günün en düşüğünden mi yoksa kapanışından mı geçireceğiniz eski bir tartışmadır ve tek doğru cevabı yoktur. İkisi de savunulabilir:
En düşükten (fitil) — Gün içinde ulaşılan gerçek uçları kullanır. Çizgi daha aşağıdan geçer, kırılma daha geç haber verilir, yanıltmaya daha az takılırsınız.
Kapanıştan — Bölüm 03'te gördüğümüz mantık: kapanış, piyasanın günü bitirmeye razı olduğu fiyattır. Gün içi taşkınlıklar dışarıda kalır, çizgi daha yukarıdan geçer ve daha erken uyarır.
Bu kitaptaki şekillerde en düşükleri kullanıyoruz; Dow'un kendi yönteminde ise kapanış esastır (Bölüm 05). Önemli olan hangisini seçtiğiniz değil, seçtiğinizde kalmanızdır. Çizgi kırılınca ölçüyü değiştirip "aslında kapanışa göre kırılmadı" demek, analiz değil savunmadır.
Çizginin eğimi trendin hızıdır ve fazlası iyi değildir. Çok dik bir trend çizgisi, fiyatın sürdürülemez bir tempoyla yükseldiğini gösterir; böyle çizgiler hızlı kırılır. Kırılmaları da çoğu zaman trendin bittiği anlamına gelmez — yalnız tempo düşer ve daha yatık yeni bir çizgi kurulur.
Kabaca 30 ile 45 derece arası bir eğim sürdürülebilir kabul edilir. Ama açı, grafiğin ekrandaki en-boy oranına göre değişir — aynı seri, pencereyi daralttığınızda dikleşir. Bu yüzden açıya değil, çizginin dönem boyunca kaç kez test edilip tutunduğuna bakın.
Eğim ayrıca değişir. Uzun bir yükselişte çoğu zaman tek bir çizgi değil, giderek yatıklaşan birkaç çizgi görürsünüz: ilk dik çizgi kırılır, fiyat düşmez ama tempo düşer ve daha yatık ikinci bir çizgi kurulur; o da kırılınca üçüncüsü. Bu diziye yelpaze denir. Yelpazenin kendisi bir bilgidir — trend sürüyor ama her seferinde biraz daha yavaşlayarak.
Tersi de olur: yatık bir trend çizgisi kırılmadan fiyat hızlanır ve daha dik yeni bir çizgi kurulur. Bu, katılımın arttığı anlamına gelir ve genellikle Bölüm 05'te anlattığımız halkın katılımı evresine denk düşer. Dikleşme sürdükçe kırılganlık da artar.
Trend çizgisini çizdikten sonra ona paralel bir doğruyu tepelerden geçirirseniz bir kanal elde edersiniz. Fiyat çoğu zaman bu iki çizgi arasında salınır: alt sınıra yaklaşınca alıcı, üst sınıra yaklaşınca satıcı belirir.
Paralelliğin şart olmasının sebebi şu: kanalın anlattığı şey trendin genişliğidir, ve genişlik sabit varsayılır. Üst çizgiyi de ayrıca en iyi uyacak şekilde çizerseniz iki bağımsız doğru elde edersiniz; o zaman elinizdeki kanal değil, daralan ya da genişleyen bir formasyondur — onları Bölüm 31-34'te ayrıca göreceğiz.
Bir trend çizgisinin kırılması, Bölüm 04'teki seviye kırılmasıyla aynı üç şartı arar: kapanış çizginin öte tarafında olmalı, kırılma anlamlı bir mesafe içermeli ve birkaç gün kalıcı olmalıdır. Fitilin çizgiyi delip geri çekilmesi kırılma değildir.
Kırılmanın anlamı, çizginin ne kadar tanındığına bağlıdır. Üç kez test edilmiş bir çizginin kırılması, bir kez test edilmişten daha fazla şey söyler. Ayrıca kırılan trend çizgisi de rol değiştirir: yükselen çizgi kırıldıktan sonra, fiyat yukarı denediğinde çoğu zaman aynı doğru bu kez direnç olarak karşısına çıkar.
Bölüm 02'de gördüğümüz ölçek meselesi burada geri döner: logaritmik ölçekte çizilen bir trend çizgisi sabit yüzde artışı, doğrusal ölçekte çizilen ise sabit lira artışını temsil eder. Fiyat birkaç katına çıktığı uzun dönemlerde bu ikisi belirgin biçimde ayrışır; birkaç aylık serilerde ise aradaki fark çoğu zaman ihmal edilebilir düzeyde kalır.
Yıllara yayılan grafiklerde trend çizgisini logaritmik ölçekte çizin. Yüzdesel düşünen bir yatırımcının çizgisi de yüzdesel olmalıdır.
Sonradan çizmek — Fiyat hareketi bittikten sonra ona uyan çizgiyi çizmek. Geçmişi açıklamak analiz değildir; çizgi fiyat gelmeden önce durmalıdır.
Çizgiyi taşımak — Kırılınca "aslında şuradan geçiyordu" diyerek yeniden çizmek. Bir kez çizilen çizgi, kırılana kadar sabittir.
Tek dokunuşla karar vermek — İki noktadan geçen bir doğruya güvenip pozisyon almak. Üçüncü nokta gelene kadar elinizdeki bir varsayımdır.
Grafiği çizgiyle doldurmak — On beş çizgi çizen kişi her hareketi açıklayabilir, ama hiçbirini öngöremez. Az sayıda, çok test edilmiş çizgi tutun.
Çizmeyi öğrenmek kolay, silmeyi öğrenmek zordur. Grafiğinizdeki bir trend çizgisi üç durumdan birinde artık geçerli değildir ve silinmelidir:
Kırıldı ve geri alınmadı — Kapanış öte tarafta, mesafe anlamlı, birkaç gün kalıcı. Çizgi görevini tamamlamıştır; silin ve yeni yapıyı bekleyin.
Fiyat çok uzaklaştı — Çizgi fiyatın çok altında kaldıysa artık kimse ona bakmıyordur. İşlevini yitirmiş bir çizgi, grafiği kalabalıklaştırmaktan başka iş görmez.
Dokunuş gelmiyor — Aylardır test edilmemiş bir çizgi, tanınırlığını kaybeder — Bölüm 04'te seviyelerin eskimesi için söylediğimizin aynısı çizgiler için de geçerlidir.
Bir çizgiyi silmek, yanıldığınızı kabul etmek değildir; o çizginin işini bitirdiğini kabul etmektir. Grafiğini düzenli temizlemeyen yatırımcının ekranı birkaç ay içinde okunmaz hâle gelir.
Trend çizgisi, yükselen trendde dipleri düşen trendde tepeleri birleştiren hareketli bir desteğdir. Asıl güçlüğü şudur: her grafikte istediğiniz sonucu veren bir çizgi çizilebilir — bu yüzden çizgi seçilmemeli, bütün adaylar denenerek ölçülmelidir. İki nokta çizgiyi tanımlar, üçüncüsü doğrular; üç dokunuşu olmayan çizgi henüz bir varsayımdır. Çizgiye paralel bir üst sınır eklenirse kanal olur ve paralellik şarttır. Kırılma, seviye kırılmasıyla aynı üç şartı arar: kapanış, mesafe, kalıcılık.
Buraya kadar grafiğin yapısını kurduk: mumu, seviyeyi, trendi ve çizgiyi. Şimdi tek tek mum biçimlerinin adlarına geçiyoruz. İlk durak, gövdesi olmayan mum — doji. Ve bu bölümde bir şey daha yapacağız: kitabın anlattığı iddiayı kendi verimizle sınayacağız.
Doji, açılış ile kapanışın aynı ya da neredeyse aynı olduğu mumdur. Bölüm 03'ün diliyle: gövde neredeyse yok, mum fitilden ibaret. Ortaya artı ya da haç biçiminde bir şekil çıkar.
Anlamı doğrudan gövdenin yokluğundan gelir. Gün boyunca fiyat bir yere gitmiş, başka bir yere gitmiş, ama sonunda başladığı yere dönmüştür. Alıcı ile satıcı eşit güçte çıkmıştır. Kısacası doji kararsızlıktır — bir yön bildirmez, yönün belirsizleştiğini bildirir.
Standart doji — Kısa iki fitil. Küçük bir kararsızlık, düşük dalgalanma.
Uzun bacaklı doji — İki yönde de uzun fitil. Gün içinde büyük bir savaş yaşanmış ama sonuç alınamamış.
Mezar taşı (gravestone) — Yalnız üst fitil. Fiyat yukarı denenmiş, tamamen geri püskürtülmüş.
Yusufçuk (dragonfly) — Yalnız alt fitil. Fiyat aşağı itilmiş, tamamen geri alınmış.
Buna cevabı tahmin etmek yerine saydık. BIST hisselerinin 2022'den bugüne kadarki 568.625 günlük mumunda, gövdesi menzilin yüzde beşini geçmeyen 34.956 doji bulduk. Yani ortalama her 16 günde bir doji oluşuyor.
Bu, doji hakkındaki ilk pratik uyarıdır: doji nadir bir olay değildir. Ders kitaplarında tek bir doji gösterilip "işte dönüş sinyali" denir; gerçek bir grafikte ise dojiler sürekli karşınıza çıkar ve çoğunun ardından kayda değer bir şey olmaz.
Teknik analiz literatürünün doji hakkındaki standart öğretisi şudur:
Zirvede doji — Uzun bir yükselişin ardından gelen doji, alıcıların yorulduğunu gösterir; düşüş habercisidir.
Dipte doji — Uzun bir düşüşün ardından gelen doji, satıcıların tükendiğini gösterir; yükseliş habercisidir.
Onay şart — Doji tek başına sinyal değildir. Ertesi günün mumu yönü doğrulamalıdır.
Bu üç cümle hemen her kaynakta aynı biçimde geçer. Peki doğru mu? Elimizde bunu sınayacak veri var — sınadık.
Yöntem şu: bir mumu doji sayıyoruz (gövde ≤ menzilin %%5'i), öncesindeki beş güne bakıp bağlamı belirliyoruz (%%5'ten fazla yükseliş = zirve bağlamı, %%5'ten fazla düşüş = dip bağlamı), sonra izleyen beş günün getirisini ölçüyoruz. Kritik nokta şu: aynı bağlamdaki doji olmayan günleri de ayrıca ölçüp kontrol grubu olarak kullanıyoruz. Yoksa yanılırız — bu dönemde hisseler zaten ortalamada yükseldiği için her grup artı getirir.
Yükseliş sonrası doji gören 7.815 günün ardından gelen beş gün ortalama %1,58 getirdi; aynı yükselişi yaşayıp doji görmeyen 129.589 günde ise %1,45. Yani doji, düşüş habercisi olmak bir yana, hafifçe daha iyi bir getiriyle devam etti. Düşüş sonrasında ise tablo tersine döndü: dojili 5.765 günde %0,58, dojisiz 101.529 günde %0,75.
Kaynakların en çok tekrarladığı iddia — zirvedeki doji düşüş habercisidir — verimizde desteklenmedi. Yükseliş sonrası doji gören hisseler, aynı yükselişi yaşayıp doji görmeyenlerden biraz daha iyi getirdi. Dipteki doji iddiası da desteklenmedi: doji görenler biraz daha kötü getirdi. Farklar her iki yönde de küçük — asıl bulgu şu: doji tek başına yön bilgisi taşımıyor.
Kaynakların savunması hazır: "doji tek başına sinyal değil zaten, onay mumunu bekleyin" derler. Bu itiraz haklıdır ve test edilebilir. Aynı ölçümü, ertesi günün mumu beklendiği yönde geldiğinde tekrarladık.
Zirvede doji ve ertesi gün düşüş geldiğinde, izleyen beş gün %0,91 (n=3.855); aynı durumda dojisiz olanlarda %0,82 (n=62.813). Dipte doji ve ertesi gün yükseliş geldiğinde %1,23 (n=2.685), dojisizlerde %1,05 (n=48.614).
Onay mumuyla birlikte iddia doğru yöne döndü — her iki senaryoda da dojili grup dojisizden bir miktar iyi çıktı. Ama farkın büyüklüğüne bakın: yüzde birin onda ikisi mertebesinde. Bu, alım-satım masrafının altında kalan bir farktır. Yani "istatistiksel olarak var" ile "para kazandırır" arasındaki uçurumun tam ortasındayız.
Bulgumuzun sınırlarını açıkça yazalım, çünkü sınırını yazmayan ölçüm kanıt değil reklamdır:
Tek pazar — Yalnız BIST hisselerinde ölçüldü. Başka pazarlarda sonuç farklı çıkabilir.
Tek dönem — 2022'den bugüne. Bu dönemde BIST büyük ölçüde yükseldi; bütün gruplarda ortalama getiri artı çıkmasının sebebi de budur.
Tek ufuk — İzleyen 5 işlem günü ölçüldü. Daha kısa ya da daha uzun ufukta başka bir tablo çıkabilir.
Filtresiz — Hacim, trend gücü ve seviye yakınlığı hesaba katılmadı. Kaynakların 'konum' vurgusunu kaba bir bağlam testiyle temsil ettik, o kadar.
Yani söylediğimiz şey "doji işe yaramaz" değildir. Söylediğimiz şudur: doji, tek başına ve bu kaba biçimiyle, size yön söylemiyor. Bunu kanıtlanmış bir sinyal gibi anlatmak dürüst olmaz.
Doji bir tahmin aracı değil, bir durum bildirimidir. Size "yön değişecek" demez; "şu anda yön yok" der. Bu bilgi işe yarar:
Yeni risk almayı ertelemek — Kararsızlığın ortasında pozisyon açmak, bilgi eksikken karar vermektir. Doji beklemek için bir sebeptir, hareket etmek için değil.
Bağlamı sorgulatmak — Uzun ve dik bir yükselişin ardından gelen uzun bacaklı doji, o güne kadarki kolay yükselişin artık kolay olmadığını gösterir — tek başına karar değil ama dikkat sebebidir.
Diğer araçlarla birlikte — Bölüm 04'teki bir direnç bandının tam üzerinde oluşan doji, boşlukta oluşan dojiden farklıdır. Doji tek başına zayıf, birleşik kullanımda anlamlıdır.
Doji'yi tanıyın, ama ondan yön beklemeyin. Bundan sonraki bölümlerde öğreneceğiniz her formasyon için aynı soruyu sormanızı istiyoruz: bunu ölçen var mı, yoksa yalnız anlatan mı var?
Kaynakların iki iddiası daha var ve ikisi de mantıklı görünüyor: uzun zaman dilimindeki doji kısa dilimdekinden değerlidir, ve yüksek hacimli doji düşük hacimliden anlamlıdır. Bu ikisini ölçmedik — dakikalık veri elimizde yok, hacim testi de ayrı bir çalışma gerektiriyor. O yüzden kanıt olarak değil, mantığıyla birlikte aktarıyoruz.
Zaman dilimi iddiasının mantığı Bölüm 03'ten tanıdık: beş dakikalık bir mumda açılışla kapanışın çakışması sıradan bir olaydır, birkaç işlem bunu üretir. Haftalık bir mumda ise aynı şey, beş günlük bütün alım-satımın sonunda fiyatın başladığı yere dönmesi demektir. Aynı biçim, çok farklı bir olayı anlatır.
Hacim iddiasının mantığı da Bölüm 02'den: kararsızlık ne kadar çok katılımcıyla oluşmuşsa o kadar temsil edicidir. Kimsenin işlem yapmadığı bir günde açılışla kapanışın çakışması, piyasanın kararsız olduğunu değil, o gün kimsenin ilgi duymadığını gösterir.
Bu bölümde iki iddiayı ölçüp sonucunu verdik, iki iddiayı ise ölçemedik ve bunu söyledik. Aradaki farkı okurken görebilmeniz önemli: ölçülmüş bir sonuç ile makul bir gerekçe aynı ağırlıkta değildir. Teknik analiz kitaplarının çoğu bu ikisini aynı cümle yapısıyla anlatır; biz ayırıyoruz.
Doji, açılış ile kapanışın neredeyse aynı olduğu, gövdesi olmayan mumdur ve kararsızlığı gösterir. Nadir değildir — BIST verisinde ortalama her on altı günde bir çıkar. Kaynakların "zirvede doji düşüş, dipte doji yükseliş habercisidir" iddiası kendi ölçümümüzde desteklenmedi; onay mumu şartıyla birlikte fark doğru yöne döndü ama işlem masrafının altında kaldı. Doji bir tahmin aracı değil durum bildirimidir: yön değişeceğini değil, o an yön olmadığını söyler.
Bölüm 07'de doji ailesini tanıdık ve tek başına yön bildirmediğini ölçtük. Şimdi ailenin iki uç üyesine bakıyoruz — kaynakların en güçlü sinyaller arasında saydığı iki biçim. Ama bu bölümde asıl öğreneceğiniz şey bu iki mum değil: bir sayının ne zaman bulgu, ne zaman gürültü olduğunu ayırt etmek.
Bölüm 03'te bir mumun gövde ve iki fitilden oluştuğunu, Bölüm 07'de dojinin gövdesiz mum olduğunu gördük. Bu iki biçim, dojinin fitillerinden birinin de yok olduğu hâlidir:
Mezar taşı (gravestone) — Gövde yok, alt fitil de yok. Mum tamamen üst fitilden ibaret. Açılış, kapanış ve günün en düşüğü aynı yerde; fiyat yukarı çıkmış ve tamamı geri alınmış.
Yusufçuk (dragonfly) — Gövde yok, üst fitil de yok. Mum tamamen alt fitil. Açılış, kapanış ve günün en yükseği aynı yerde; fiyat aşağı itilmiş ve tamamı geri kazanılmış.
Adları anlattıkları şeyden gelir. Mezar taşı, yükselişin sonunu simgeleyen bir imgedir: fiyat yukarı uzanmış ama tutunamamış, geriye dikilmiş bir taş kalmıştır. Yusufçuk ise suya değip yükselen böceği anlatır — fiyat dibe dokunmuş ve yukarı çekilmiştir.
Yine saydık. BIST'in 2022'den bugüne 569.189 günlük mumunda 2.756 mezar taşı ve 1.876 yusufçuk var. Yani mezar taşı her 207 günde bir, yusufçuk her 303 günde bir görülüyor — Bölüm 07'deki dojinin on altı günde bir çıktığını hatırlayın.
Bu, Bölüm 07'deki dojinin tam tersi bir durum. Doji sık görülüyordu ve bu onu zayıflatıyordu; bu iki biçim ise gerçekten nadir. Nadirlik iyi haber gibi görünür — ama beraberinde bir sorun getirir, birazdan göreceğiz.
Mezar taşı — Yükseliş trendinin tepesinde görüldüğünde düşüş habercisidir; alıcılar reddedilmiştir.
Yusufçuk — Düşüş trendinin dibinde görüldüğünde yükseliş habercisidir; satıcılar reddedilmiştir.
Gölge uzunluğu — Gölge ne kadar uzunsa reddediş o kadar güçlüdür.
Seviye ile birleşince — Önemli bir destek ya da dirençte oluştuğunda güçleri katlanır.
Onay şart — Tek başına yeterli değildir; ertesi mum doğrulamalıdır.
Bölüm 07'deki yöntemin aynısını uyguladık: biçimi tanımla, bağlamı belirle, izleyen beş günün getirisini ölç, ve aynı bağlamdaki bu biçimde olmayan günleri kontrol grubu yap.
Yükseliş sonrası mezar taşı görülen 435 günün ardından gelen beş gün ortalama %1,03 getirdi; aynı yükselişi yaşayıp mezar taşı görmeyen 137.008 günde ise %1,46. Fark -0,43 puan ve kaynağın dediği yönde — mezar taşı görenler daha kötü. Yusufçukta ise düşüş sonrası 161 günde %0,69'e karşılık 107.373 günde %0,74; fark yalnız -0,05 puan.
Yukarıdaki tabloya bakıp "mezar taşı gerçekten düşüş getiriyor" demek çok cazip. Fark doğru yönde ve küçük de değil. Ama bir soru daha sormamız gerek: bu fark, tesadüfen de çıkabilir miydi?
Cevabı hesaplanabilir. Bir ortalamanın ne kadar güvenilir olduğu iki şeye bağlıdır: kaç gözlemden hesaplandığı ve gözlemlerin ne kadar dağınık olduğu. Hisse getirileri çok dağınıktır — beş günde yüzde on kazanan da vardır, yüzde on kaybeden de. Az sayıda böyle dağınık gözlemin ortalaması, hiçbir gerçek etki olmasa bile bir yandan diğerine kolayca sapar.
İki grubun ortalaması arasındaki farkı, o farkın standart hatasına bölersek bir sayı elde ederiz: t. Kabaca söylersek t, "fark, tesadüfen oluşabilecek sapmanın kaç katı?" sorusunun cevabıdır. Genel kabul şudur: |t| 2'nin altındaysa fark gürültüden ayırt edilemez.
Hesabı yaptık. Mezar taşı için t = -0,89, yusufçuk için t = -0,06. İkisi de 2'nin epeyce altında. Yani mezar taşındaki o güzel görünen -0,43 puanlık fark, tesadüfle açıklanabilir. Dört yüz küsur gözlemden ve bu kadar dağınık bir getiri dağılımından, hiçbir gerçek etki olmasa bile bu büyüklükte bir fark rahatlıkla çıkar.
Bu bölümün ilk taslağında şu cümle vardı: "Ölçtük; kaynak haklı, mezar taşı gerçekten düşüş habercisi." Standart hatayı hesaplayınca o cümle silindi. Teknik analiz kitaplarının çoğu bu hesabı hiç yapmaz — ve bu yüzden pek çok formasyon, aslında hiç kanıtlanmamış olduğu hâlde kuşaklar boyu kanıtlanmış gibi aktarılır. Bir sayı gördüğünüzde soracağınız ikinci soru her zaman aynı olsun: kaç gözlemden?
Az önce "nadirlik bir sorun getirir" demiştik. Sorun şu: bir biçim ne kadar nadirse, onun hakkında bir şey kanıtlamak o kadar zorlaşır. Doji için 7.800 gözlemimiz vardı; mezar taşı için yalnız 435. Aynı büyüklükteki bir etkiyi görebilmek için, örneklem küçüldükçe etkinin daha büyük olması gerekir.
Bunun sinsi bir sonucu var. Nadir formasyonlar hakkındaki iddialar, yanlış oldukları için değil, test edilemedikleri için ayakta kalır. Kimse çürütemez, çünkü çürütecek kadar veri yoktur; kimse doğrulayamaz, aynı sebeple. Böylece iddia kuşaktan kuşağa "herkesin bildiği bir gerçek" olarak aktarılır.
Teknik analizde sık yapılan bir çıkarım vardır: "bu formasyon nadir görülür, o yüzden güçlüdür." İkisi arasında hiçbir mantıksal bağ yoktur. Nadirlik yalnız az gözlem demektir; bir formasyonun gücü, görüldüğünde ne olduğuyla ölçülür — kaç kez görüldüğüyle değil.
Kaynakların ikinci iddiası, gölge uzadıkça reddedişin güçlendiğiydi. Bunu da ölçtük: mezar taşlarını üst fitilin mumun ne kadarını kapladığına göre dilimledik.
| Gölge uzunluğu | Gözlem | İzleyen 5 gün |
|---|---|---|
| üst fitil mumun %80–%90'ü | 94 | %2,63 |
| üst fitil mumun %90–%101'ü | 341 | %0,59 |
Rakamlar iddiayı destekler görünüyor: gölge uzadıkça getiri düşüyor. Ama gözlem sayılarına bakın — 94 ve 341. Bu büyüklükteki gruplardan çıkan farklar, az önce öğrendiğimiz testi geçemez. Sayıları buraya sonuç olarak değil, kayıt olarak koyuyoruz: elimizdeki veri bu iddiayı ne doğruluyor ne de çürütüyor, yalnız yetmiyor.
Kaynakların kalan iki iddiasını — seviyeyle birleşince güçlenme ve onay mumu — bu bölümde ölçmedik. Seviye testi, Bölüm 04'teki bant hesabının her hisse için tarihsel olarak yeniden kurulmasını gerektiriyor; onay testi ise zaten iyice küçülmüş örneklemi ikiye bölerdi. İkisi de yapılabilir işler, ama bu kitabın kapsamı dışında.
Yine de mantıkları makuldür ve Bölüm 04 ile tutarlıdır: bir direncin tam üzerinde oluşan mezar taşı, boşlukta oluşandan farklı bir şey anlatır — çünkü orada zaten bir satıcı grubunun beklediğini biliyoruz. Ama bunu size ölçülmüş bir sonuç olarak değil, makul bir gerekçe olarak aktarıyoruz.
Ölçüm kanıt vermedi diye bu iki biçimi silip atmıyoruz. Verdiğimiz mesaj şu: onları sinyal değil gözlem olarak kullanın. Aradaki fark pratikte şudur:
Sinyal olarak kullanmak — "Mezar taşı gördüm, satıyorum." Bu, ölçümün desteklemediği bir karardır ve bu kitapta önermiyoruz.
Gözlem olarak kullanmak — "Mezar taşı gördüm; demek ki bugün yukarısı denendi ve tutulamadı. Yukarıda bir satıcı grubu var mı?" Bu bir karar değil, bir soru — ve doğru soru.
Birleştirerek kullanmak — Bölüm 04'te ölçtüğümüz bir direnç bandının tam üzerinde oluşan mezar taşı, iki bağımsız gözlemin aynı yeri işaret etmesidir. Bu kitabın savunduğu kullanım budur.
Bu tutum, kalan altmış yedi bölüm boyunca öğreneceğiniz her formasyon için geçerli. Bir biçim tanımayı öğrenmek kolaydır; onu ne kadar ciddiye alacağınıza karar vermek zordur. Elinizdeki tek dürüst ölçü, o biçim hakkında elinizde kaç gözlem olduğudur.
Mezar taşı yalnız üst fitilden, yusufçuk yalnız alt fitilden oluşan dojilerdir; ikisi de fiyatın bir yöne uzanıp tamamen geri alınmasını gösterir. Dojinin aksine gerçekten nadirdirler. Kaynakların "tepede mezar taşı düşüş, dipte yusufçuk yükseliş getirir" iddiasını ölçtük: fark doğru yönde çıktı ama örneklem küçük olduğu için gürültüden ayırt edilemedi. Bu bölümün asıl dersi de budur — bir farkın varlığı yetmez, o farkın tesadüfle açıklanamayacak kadar büyük olması gerekir.
Doji, gövdesi olmayan mumdu. Marubozu tam karşıtıdır: fitili olmayan mum. Gün açıldığı yerde başlar, hiç geri adım atmadan tek yönde ilerler ve uçta kapanır. Ve bu bölümde, Bölüm 08'de kurduğumuz testten geçen ilk sonuca ulaşacağız.
Japonca'da tıraşlı ya da kırpılmış demek — mumun uçlarının kesilmiş görünmesinden. Gövde menzilin neredeyse tamamını kaplar; fitil ya yoktur ya da ihmal edilebilir düzeydedir.
Boğa marubozu — Açılış günün en düşüğü, kapanış en yükseği. Fiyat açılıştan kapanışa kadar hiç anlamlı biçimde geri çekilmemiştir; alıcılar seans boyunca kontrolü bırakmamıştır.
Ayı marubozu — Açılış günün en yükseği, kapanış en düşüğü. Aynı hikâyenin tersi: satıcılar gün boyunca hiç geri adım atmamıştır.
Bölüm 03'ün diliyle söylersek marubozu, gövde/menzil oranının uç noktasıdır. Orada "fitil, fiyatın ulaşıp da tutamadığı seviyeleri gösterir" demiştik. Marubozuda fitil yoktur — yani o gün karşı taraf hiçbir seviyeyi geri alamamıştır. Anlattığı şey budur.
Hiç fitili olmayan mum gerçek veride çok az bulunur. Literatürdeki yaygın uygulama gibi biz de gövdesi menzilin en az %90'ı olan mumları marubozu saydık. Eşiği yazıyoruz ki ölçümü tekrarlamak isteyen aynı tanımı kullanabilsin.
BIST'in 2022'den bugüne 569.189 günlük mumunda 17.457 boğa marubozu ve 22.046 ayı marubozu var; toplamda her 14 günden birinde bir marubozu oluşuyor. Bu, Bölüm 08'deki mezar taşından çok daha sık — ve az sonra göreceğimiz gibi, bu bolluk ölçümü mümkün kılan şeyin ta kendisi.
Devam sinyali — Marubozu, yönündeki hareketin süreceğini gösterir; kararlılık işaretidir.
Gövde uzunluğu — Gövde ne kadar uzunsa sinyal o kadar güçlüdür.
Hacim — Yüksek hacimli marubozu daha güvenilirdir.
Konum — Düşüş dibinde boğa marubozu dönüş, yükseliş ortasında devam anlamına gelir.
Seviye bırakır — Boğa marubozunun açılışı ileride destek, ayı marubozunun açılışı direnç olabilir.
İlk iki iddiayı ölçtük. Diğer üçü bu kitabın kapsamı dışında kaldı; sebeplerini bölüm sonunda yazıyoruz.
Yöntem Bölüm 07 ve 08'dekiyle aynı, tek farkla: kontrol grubunu bu kez aynı yönde kapanan ama marubozu olmayan günlerden kurduk. Yoksa boğa marubozunu düşen günlerle kıyaslamış olurduk ki bu, formasyonu değil yalnızca "o gün yükseldi mi" sorusunu ölçerdi.
Boğa marubozu görülen 17.457 günün ardından gelen beş gün ortalama %2,23 getirdi; aynı gün yükselişle kapanan ama marubozu olmayan 234.999 günde ise %1,23. Fark 1,00 puan. Ayı marubozunda ise 22.046 günde %0,68'e karşılık 280.048 günde %0,79 — fark yalnız -0,11 puan ve ters yönde.
Bölüm 08'de öğrendiğimiz hesabı uygulayalım. Boğa marubozu için t = 9,26 — eşik olan 2'nin dört katından fazla. Bu fark tesadüfle açıklanamaz. Ayı marubozu için ise t = -1,48; yani orada elimizde bir şey yok. Doji ve mezar taşında bulamadığımızı burada bulduk: ölçülebilir bir ayrışma.
Bu sonuca sevinip geçmeden önce ciddi bir itirazı karşılamamız gerekiyor. Boğa marubozu olan günler, tanımı gereği güçlü yükselen günlerdir. Belki ölçtüğümüz şey marubozu değil, sadece büyük bir günlük yükselişin ardından gelen momentumdur. Öyleyse formasyonun kendi katkısı yok demektir.
Bu itiraz test edilebilir: aynı büyüklükte yükselen günleri kendi aralarında karşılaştırmak yeter. Günlük getiriyi dilimledik ve her dilimin içinde marubozu olanla olmayanı ayrı ayrı ölçtük.
| O günkü getiri | Marubozu n | Marubozu | Diğer n | Diğer | t |
|---|---|---|---|---|---|
| %0 – %2 | 1.304 | %2,55 | 137.091 | %1,18 | 3,20 |
| %2 – %4 | 3.337 | %1,89 | 58.330 | %1,30 | 2,29 |
| %4 – %7 | 4.071 | %2,11 | 29.028 | %1,21 | 4,68 |
| %7 – %11 | 8.049 | %2,33 | 9.933 | %1,66 | 3,19 |
İtiraz karşılandı. Dört dilimin dördünde de marubozu olanlar önde, ve en zayıf dilimde bile t = 2,29 — hepsi eşiğin üstünde. Yani ölçtüğümüz şey yalnız "o gün çok yükseldi" değil. Aynı kadar yükselmiş iki gün arasında bile, fitilsiz olanı sonrasında daha iyi gidiyor. Formasyonun kendi katkısı var.
Şimdi bulgunun rahatsız edici yarısına gelelim. Boğa marubozunda t = 9,26 iken ayı marubozunda t = -1,48. Aynı mantık, aynı tanım, aynı dönem, hatta ayı tarafında daha fazla gözlem var (22.046'e karşı 17.457). Buna rağmen bir tarafta net bir etki, diğer tarafta hiçbir şey.
Bu asimetriyi olduğu gibi bırakıyoruz çünkü açıklamasını ölçmedik. Akla gelen ihtimaller var — ölçüm dönemimizde BIST genel olarak yükseldi, ve düşen piyasalarda panik satışı yükselişteki alım iştahından farklı davranır — ama bunlar tahmin. Elimizdeki tek sağlam cümle şu: boğa tarafında etki var, ayı tarafında yok.
"Marubozu çalışıyor" demek teknik olarak doğru ama pratikte yanıltıcı olurdu — okur bunu ayı marubozuna da uygular ve elindeki verinin desteklemediği bir karar verir. Bir bulgunun hangi yarısının geçerli olduğunu söylemek, bulgunun kendisi kadar önemlidir.
Bir bulgunun neden ortaya çıktığını bilmek, ona ne kadar güveneceğinizi belirler. Açıklaması olmayan bir istatistik, veriye tesadüfen sinmiş bir desen de olabilir; makul bir mekanizması olan istatistik daha sağlam durur. Marubozu için akla yatkın bir mekanizma var.
Fitilsizlik, gün boyunca karşı tarafın hiçbir noktada karşılık veremediği anlamına gelir. Sıradan bir yükselen günde bile birileri satar, fiyat bir miktar geri çekilir ve fitil oluşur. Marubozuda bu hiç olmaz — yani alıcı talebi, o gün ortaya çıkan bütün satış arzını fiyat kırdırmadan yutmuştur. Bu, bir arz-talep dengesizliğinin ölçülebilir izidir; ve dengesizlikler bir günde bitmez.
İkinci bir mekanizma daha var: marubozu uçta kapanır. Gün sonunda elinde satılmamış talep kalan alıcılar, ertesi gün almaya devam eder. Bölüm 03'te kapanışın neden özel olduğunu anlatmıştık — kapanışın günün en yükseği olması, o özelliğin en uç hâlidir.
Bu paragraflar bir açıklama denemesidir, ölçüm değil. Mekanizmayı test etmedik. Doğru görünmesi onu doğru yapmaz — nitekim aynı mekanizma ayı marubozu için de geçerli olmalıydı, ama orada etki bulamadık. Açıklamanız bulgunuzdan daha güçlü görünüyorsa, açıklamada bir sorun vardır.
Kaynakların ikinci iddiası, gövde uzadıkça sinyalin güçlendiğiydi. Boğa marubozularını günlük getirilerine göre dilimlediğimizde ortaya çıkan tablo bunu desteklemiyor: getiri dilimden dilime tek yönlü ilerlemiyor, iniyor ve çıkıyor. Yani daha büyük marubozu daha iyi sonuç vermiyor.
Bunun pratik karşılığı önemli: yüzde on yükselmiş devasa bir marubozu görünce duyulan heyecanın veride bir karşılığı yok. Marubozunun taşıdığı bilgi büyüklüğünde değil, biçiminde — yani karşı tarafın gün boyu hiçbir seviyeyi geri alamamış olmasında.
Tek pazar, tek dönem — BIST, 2022'den bugüne. Bu dönemde piyasa genel olarak yükseldi; bulgunun düşen bir piyasada da geçerli olup olmadığını bilmiyoruz.
Tek ufuk — İzleyen 5 işlem günü. Daha uzun tutulduğunda etkinin sürüp sürmediğini ölçmedik.
Maliyet düşülmedi — Fark 0,6 ile 1,4 puan arasında. Alım-satım masrafı ve kayma bunun bir kısmını yer; kalanı yine de anlamlı görünüyor ama bu bir strateji önerisi değildir.
Üç iddia ölçülmedi — Hacim, konum ve seviye bırakma iddiaları test edilmedi. Bunlar yapılabilir işler; kitabın kapsamı dışında kaldılar.
Bu kitap size hiçbir yerde "şunu al" demiyor ve burada da demiyor. Söylediği şey şu: elimizdeki veride bu biçim, benzerlerinden ayrışıyor — ve bunu doji ile mezar taşı için söyleyememiştik.
Kaynakların bir iddiası daha var ve Bölüm 04'le güzel bağlanıyor: marubozunun açılış fiyatı, ileride bir seviye olarak iş görebilir. Mantığı şu — boğa marubozunun açılışı, o gün hiç kimsenin altına inmediği fiyattır. Fiyat oraya geri döndüğünde, o günü kaçırmış alıcılar için tanıdık bir seviyedir.
Bunu ölçmedik; ölçmek için Bölüm 04'teki bant hesabının her marubozu için sonrasına doğru yeniden kurulması gerekirdi. Ama mantığı, kitabın kendi seviye tanımıyla tutarlı: bir fiyatın seviye olması, orada birikmiş insan kararlarına bağlıydı — ve marubozunun açılışı, tam da böyle bir birikimin olduğu yerdir.
Bölüm 08'de doji için "sinyal değil gözlem" demiştik. Marubozu için biraz daha ileri gidebiliriz — ama yalnız biraz:
Boğa marubozu bir ağırlıktır — Elinizdeki diğer göstergeler yükseliş yönünü işaret ediyorsa, boğa marubozu o yöne ek ağırlık koyar. Tek başına karar sebebi değil, ama artık ölçülmüş bir katkısı var.
Ayı marubozunu aynı ağırlıkla kullanmayın — Simetri sezgisel olarak doğru gelir ama veri desteklemiyor. Ayı marubozunu gözlem olarak okuyun, ağırlık olarak değil.
Büyüklüğüne kapılmayın — Yüzde on yükselmiş bir marubozu, yüzde iki yükselmişten daha iyi sonuç vermiyor. Bilgi biçimde, büyüklükte değil.
Ve her zamanki uyarı: bu ölçüm tek bir pazarın tek bir döneminde yapıldı. Bulgu gerçek, ama bir bulgunun gerçek olması onun her yerde ve her zaman geçerli olduğu anlamına gelmez. Kendi verinizle tekrar edebilmeniz için tanımı ve eşikleri bu bölümde açıkça yazdık.
Marubozu, fitili olmayan mumdur; gövde menzilin neredeyse tamamını kaplar ve karşı tarafın gün boyunca hiçbir seviyeyi geri alamadığını gösterir. Boğa marubozunu ölçtük: izleyen beş günde, aynı yönde kapanan diğer günlerden belirgin biçimde iyi getirdi ve bu fark tesadüfle açıklanamayacak kadar büyük. Aynı büyüklükte yükselen günlerle karşılaştırdığımızda da fark korundu, yani ölçtüğümüz şey yalnız momentum değil. Ayı marubozunda ise etki bulamadık. "Gövde uzadıkça güçlenir" iddiası da desteklenmedi.
Doji gövdesizdi, marubozu fitilsiz. Aradaki bütün biçimler bu bölümün konusu: gövdesi küçük ama var olan, fitilleri uzun mumlar. Kaynaklar bu aileye dönüş formasyonlarının en tanınmışlarını yerleştirir. Ölçtük — ve sonuç, şimdiye kadarki en şaşırtıcı tabloyu verdi.
Hepsinin ortak özelliği gövdenin küçük olmasıdır: açılış ile kapanış birbirine yakın, ama Bölüm 07'deki doji kadar değil. Ayıran şey fitillerin nerede olduğudur.
Topaç (spinning top) — Küçük gövde, iki yanda da belirgin fitil. Gün içinde iki yöne de gidilmiş, ikisi de tutulamamış.
Rickshaw Man — Topacın uç hâli: gövde neredeyse yok, fitiller olağandışı uzun. Doji ile topaç arasında bir yerde durur.
Çekiç (hammer) — Küçük gövde yukarıda, uzun alt fitil, üst fitil neredeyse yok. Fiyat aşağı çekilmiş ama günü yukarıda bitirmiş.
Ters çekiç (inverted hammer) — Küçük gövde aşağıda, uzun üst fitil, alt fitil neredeyse yok. Fiyat yukarı denenmiş ama günü aşağıda bitirmiş.
Kaynaklar "alt gölge gövdenin en az iki katı" der. Gövdeye oranlamak sorunludur: gövde sıfıra yaklaşınca oran sonsuza gider ve çekiç ile doji ayırt edilemez. Biz Bölüm 03'teki gibi menzile oranladık: çekiç = gövde ≤ %30, alt fitil ≥ %60, üst fitil ≤ %10.
BIST'in 2022'den bugüne 569.189 günlük mumunda 92.332 topaç, 11.032 çekiç ve 23.392 ters çekiç var. Topaç çok yaygın — her altı günden birinde bir tane. Çekiç ise seyrek: her 52 günde bir. Bu fark ölçümün gücünü de belirliyor.
Çekiç — Düşüş trendinin dibinde görüldüğünde dönüş habercisidir; satıcılar fiyatı aşağı çekmiş ama alıcılar geri almıştır.
Ters çekiç — Yine düşüş dibinde, yine yükseliş habercisi; alıcılar denemiş, tam başaramamış ama niyet görünmüştür.
Topaç — Yön bildirmez, yalnız kararsızlık gösterir. Trendin sonunda zayıflama işareti olabilir.
Ortak şart — Öncesinde bir trend olmalı; yatay piyasada anlamsızdır. Ve ertesi mum onaylamalıdır.
Bu iddiaların hepsi bağlamlıdır — yani "nerede göründüğüne" bağlıdır. Bu bizim için iyi haber: bağlamlı iddia, bağlam ayrıştırılarak doğrudan test edilebilir demektir.
Beş test yaptık. Her biçimi, kaynağın işaret ettiği bağlamda ölçtük; ayrıca çekici ters bağlamda da ölçtük — yani kaynağın hiç söz etmediği yerde. Kontrol grubu her zaman aynı bağlamı yaşamış ama o biçimde olmayan günler.
Kaynağın söylediği yerden başlayalım: düşüş sonrası çekiç görülen 1.530 günde izleyen beş günün getirisi %0,55; aynı düşüşü yaşayıp çekiç görmeyen 106.004 günde ise %0,74. Fark -0,19 puan ve t = -0,93 — yani hiçbir şey. Şimdi aynı biçimi yükseliş bağlamında ölçelim: 3.049 günde %2,79'e karşılık 134.394 günde %1,42, fark 1,37 puan ve t = 5,53.
Kaynağın söylediği yerde (düşüş dibinde) çekicin bir katkısı görünmüyor. Buna karşılık kaynağın hiç söz etmediği yerde — yükseliş sürerken — belirgin bir katkısı var. Yani çekiç, anlatıldığı gibi bir dönüş biçimi değil; verimizde daha çok bir devam biçimi gibi davranıyor.
Bu mantıksız da değil. Yükselen bir seyirde oluşan çekiç şunu anlatır: fiyat gün içinde aşağı çekilmiş, ama alıcılar hemen devreye girip günü yukarıda kapatmıştır. Bölüm 09'daki marubozu mantığının kardeşi — talep, ortaya çıkan arzı yutmuştur. Fark şu ki bu kez arz gerçekten ortaya çıkmış ve yine de yetmemiştir.
Düşüş sonrası ters çekiç görülen 4.670 günde izleyen beş gün %0,03; aynı düşüşü yaşayıp ters çekiç görmeyen 102.864 günde ise %0,77. Fark -0,74 puan, ve t = -5,00 — eşiğin iki buçuk katı, ama eksi yönde.
Bu, kitapta ilk kez bir kaynağın ters yönde yanlışlandığı yer. Doji ve mezar taşında "etki bulamadık" demiştik; burada etki var ama iddia edilenin tersine. Düşüş sonrası ters çekiç gören hisseler, aynı düşüşü yaşayıp ters çekiç görmeyenlerden belirgin biçimde kötü getiriyor.
Ters çekicin resmi şudur: fiyat yukarı denenmiş ve geri püskürtülmüştür — gün, denemenin başladığı yerin altında biter. Bölüm 03'ün diliyle bu bir reddediştir, ve reddedilen yön yukarıdır. Kaynakların "alıcı niyeti görüldü" yorumu, aynı resmi iyimser okumaktan ibaret. Veri, kötümser okumayı destekliyor.
Düşüş sonrası topaç: 14.640 günde %1,06, kontrol %0,69, fark 0,37 puan, t = 4,53. Yükseliş sonrası topaç: 21.896 günde %1,27, kontrol %1,49, fark -0,22 puan, t = -3,02. İki bağlamda da eşik aşılıyor ve işaretler birbirinin tersi.
Kaynaklar topacı "yön bildirmez" diye tanıtır. Verimizde iki bağlamda da anlamlı bir fark var ve ikisi zıt yönde: düşüşten sonra topaç görülen hisseler daha iyi, yükselişten sonra topaç görülenler daha kötü getiriyor. Yani topaç, bulunduğu trendin tersine işaret ediyor.
Bunun adı ortalamaya dönüştür ve aslında kaynağın kendi mantığıyla uyumludur: kararsızlık, süregelen hareketin duraklaması demektir. Kaynağın söylemediği şey, bu duraklamanın veride ölçülebilir bir iz bıraktığıdır.
Bölüm 08'de |t| ≥ 2 eşiğini öğrenmiştik. Şimdi o kuralın ince yerine geldik: o eşik tek bir test için geçerlidir. Yirmi ayrı test yaparsanız, hiçbir gerçek etki olmasa bile ortalama bir tanesinin eşiği geçmesini beklersiniz — çünkü eşik zaten "yirmide bir tesadüf" demektir.
Teknik analizde bu tuzağa çok düşülür: yüzlerce formasyon ve gösterge ayarı denenir, işe yarayan birkaçı yayımlanır, denenip tutmayan yüzlercesi anılmaz. Sonuç, tesadüfün damıtılmasıdır. Korunmanın yolu, kaç test yaptığınızı saymak ve eşiği ona göre yükseltmektir.
Bizim durumumuzda beş test var. Beş test için eşiği kabaca iki buçuk-üç civarına çekmek gerekir. Bu ölçüye göre en sağlam iki bulgu çekiç · yükselişte (t = 5,53) ve ters çekiç · düşüşte (t = 5,00) — ikisi de rahatlıkla geçiyor. Topacın yükseliş bağlamındaki sonucu (t = 3,02) ise sınırda; onu kesin bir bulgu olarak değil, işaret olarak okuyun.
Bağlamı kendiniz ölçün — "Düşüş dibinde çekiç" gibi bir iddia duyduğunuzda, o biçimin başka bağlamlarda ne yaptığını da sorun. Çekiç örneğinde asıl bilgi orada çıktı.
Tersi de bir bulgudur — Bir iddianın yanlış olduğunu ölçmek, doğru olduğunu ölçmek kadar değerlidir — hatta daha değerli, çünkü kimse yayımlamaz.
Kaç test yaptığınızı sayın — Tek bir test için makul olan eşik, çok sayıda test için makul değildir.
Rickshaw Man ayrı ölçülmedi — Tanımı topacın uç hâli olduğu için topaç kümesinin içinde kaldı. Ayrı ölçmek, zaten dar olan örneklemi bölmek olurdu.
Onay mumu test edilmedi — Kaynakların "ertesi mum doğrulamalı" şartını bu bölümde uygulamadık. Bölüm 07'de onay mumunun farkı doğru yöne çevirdiğini ama büyüklüğün küçük kaldığını görmüştük; burada da benzer bir sonuç bekleriz, ama bekleme ölçüm değildir.
Hacim ve seviye hesaba katılmadı — Kaynakların "hacim destekliyorsa güçlenir" ve "seviyede oluşursa güçlenir" iddiaları, kitabın kapsamı dışında kaldı.
Topaç, rickshaw, çekiç ve ters çekiç — dördü de küçük gövdeli, fitilleri farklı yerde olan mumlardır. Kaynakların üç iddiasını da ölçtük ve üçü de beklenmedik sonuç verdi. Çekiç, "düşüş dibinde dönüş" olarak doğrulanmadı; buna karşılık yükseliş sürerken belirgin bir katkı gösterdi. Ters çekiç, dipte iddia edilenin tersi yönde anlamlı çıktı. Topaç ise "yön bildirmez" denmesine rağmen iki bağlamda da ortalamaya dönüş yönünde iz bıraktı. Beş test yaptığımız için sonuçları çoklu test uyarısıyla birlikte okuyun: en güçlü iki bulgu dışındakiler ihtiyat ister. Ve sınır yine aynı — söylediğimiz şey "çekiç asla çalışmaz" değil, bu veride ve bu tanımla, anlatıldığı yerde çalışmadığıdır.
Buraya kadar mumları tek tek okuduk. Şimdi ilk kez iki mum birlikte bir anlam kuruyor. Yutan formasyon, ikinci mumun gövdesinin birincinin gövdesini tamamen içine almasıdır — ve teknik analizin en çok anlatılan dönüş kalıplarından biridir.
Formasyon iki mumdan oluşur ve şartı basittir: ikinci mumun gövdesi, birincinin gövdesini tamamen kapsamalıdır. Fitillerin kapsanması gerekmez; önemli olan açılış ile kapanış arasıdır.
Boğa yutan (bullish engulfing) — Birinci mum düşen, ikinci mum yükselen. İkinci mum, birincinin kapanışının altında açılıp açılışının üstünde kapanır.
Ayı yutan (bearish engulfing) — Birinci mum yükselen, ikinci mum düşen. İkinci mum, birincinin kapanışının üstünde açılıp açılışının altında kapanır.
Anlattığı şey bir güç değişimidir. Dün bir taraf kazanmış, bugün karşı taraf o kazancın tamamını geri almış ve üstüne çıkmıştır. Bölüm 03'ün diliyle: dünün bütün uzlaşma aralığı bugün tersine çevrilmiştir.
BIST'in 2022'den bugüne 568.625 günlük mumunda 21.078 boğa yutan ve 37.740 ayı yutan var — toplamda her 10 günden birinde bir yutan formasyonu. Yani bu, Bölüm 08'deki mezar taşı gibi nadir bir kalıp değil; ölçüm için bol örnek veriyor.
Dönüş formasyonu — Boğa yutan düşüş trendinin dibinde yükselişe, ayı yutan yükselişin tepesinde düşüşe işaret eder.
Trend şartı — Öncesinde dönecek bir trend olmalı; yatay piyasada anlamsızdır.
Renk zıtlığı — İki mumun rengi zıt olmalı.
Hacim — İkinci mumun hacmi yüksekse sinyal güçlenir.
Seviye — Destek ya da dirençte oluşursa güvenilirliği artar.
Dört bağlam ölçtük: her iki formasyonu hem kaynağın işaret ettiği yerde, hem de tersinde. Bir ayrıntıya dikkat ettik — bağlamı formasyondan önceki beş günden hesapladık. Yutan mumun kendisi bağlama dahil olsaydı, büyük bir yükselen mum kendi başına "yükseliş bağlamı" şartını sağlar ve ölçüm kendi kuyruğunu ısırırdı.
Kaynağın iddiasının doğru çıktığı yerden başlayalım. Yükseliş sonrası ayı yutan görülen 10.638 günde izleyen beş günün getirisi %0,58; aynı yükselişi yaşayıp düşüşle kapanan ama ayı yutan olmayan 61.893 günde ise %0,95. Fark -0,37 puan ve t = -3,67.
Ayı yutan, tepede görüldüğünde izleyen beş günü 0,37 puan aşağı çekiyor ve t = -3,67 ile eşiği rahatlıkla geçiyor. Kitapta ikinci kez bir kaynak iddiası ölçümle doğrulandı — ilki Bölüm 09'daki boğa marubozuydu.
Şimdi diğer yarıya bakalım. Düşüş sonrası boğa yutan görülen 4.797 günde izleyen beş gün %0,83; kontrol grubunda %1,07. Fark -0,24 puan ve t = -1,67 — eşiğin altında, üstelik iddia edilenin ters yönünde. Bölüm 10'daki çekiç gibi burada da biçim, yükseliş bağlamında daha iyi davranıyor (t = 2,39), ama o sonuç da yedi test içinde sınırda kalıyor.
Burada durup iki bölümü karşılaştırmakta fayda var, çünkü ortaya kitabın en öğretici karşılaştırması çıkıyor:
| Formasyon | Boğa tarafı | Ayı tarafı |
|---|---|---|
| Marubozu (Bölüm 09) | çalışıyor · t = 9,26 | yok · t = −1,48 |
| Yutan (bu bölüm) | yok · t = −1,67 | çalışıyor · t = −3,67 |
Bölüm 09'da boğa tarafı çalışıyor, ayı tarafı çalışmıyordu. Burada tam tersi. Eğer sebep piyasanın genel yükselişi olsaydı — yani "BIST yükseldiği için hep boğa tarafı çıkar" deseydik — bu tablo mümkün olmazdı. Asimetri formasyona özgüdür, piyasaya değil.
Bir formasyonun iki yönü ayrı ayrı ölçülmelidir. "Simetriktir" varsayımı sezgisel olarak çekicidir ve iki bölümde de yanlış çıktı. Boğa ve ayı biçimleri, aynı kalıbın aynadaki görüntüsü olabilir — ama piyasadaki karşılıkları aynı değil.
Kaynaklar "tamamen kaplamalı" diyor ama fazlasının bir anlamı olup olmadığını söylemiyor. Bunu da ölçtük: ikinci mumun gövdesini birincininkine oranlayıp dilimledik.
| Yutma oranı | Gözlem | İzleyen 5 gün |
|---|---|---|
| 1,0 – 1,5 kat | 1.288 | %0,65 |
| 1,5 – 2,5 kat | 1.438 | %0,78 |
| 2,5 – üzeri kat | 2.068 | %0,96 |
Burada tek yönlü bir eğilim var: yutma oranı büyüdükçe izleyen getiri de artıyor (%0,65 → %0,78 → %0,96). Ama dikkat — bu, boğa yutanın genel olarak işe yaramadığı grubun içindeki bir eğilim, ve dilimlerin her biri için ayrıca anlamlılık hesaplamadık. Eğilimi kayıt olarak bırakıyoruz: yönü doğru, ama tek başına karar dayanağı değil.
Bölüm 09'da öğrendiğimiz kuralı hatırlayalım: açıklamanız bulgunuzdan güçlü görünüyorsa açıklamada sorun vardır. Yine de bir mekanizma denemesi, bulguya ne kadar güveneceğimizi belirlemeye yarar.
Ayı yutanın anlattığı şey şudur: dün alıcılar kazanmış, bugün fiyat dünkü kapanışın üstünde açılmış — yani sabah iyimserlik sürüyormuş — ve gün sonunda dünkü açılışın da altına inilmiş. Yükselişe inanarak sabah alan herkes gün sonunda zararda kalmıştır. Bölüm 04'te seviyelerin arkasındaki mekanizmayı anlatırken "başa baş gelince çıkmak isteyenler" demiştik; ayı yutan, tam bir günde böyle bir grup yaratır.
Boğa yutanda simetrik bir hikâye kurulabilir ama veri desteklemiyor. Aradaki farkın bir sebebi şu olabilir: düşüşte satan kişi pozisyonundan çıkmıştır ve geri dönmek zorunda değildir; yükselişte alan kişi ise elinde zararlı bir pozisyonla kalır ve satmak zorundadır. Bu asimetri piyasada gerçektir — ama bunu ölçmedik, sadece anlatıyoruz.
Ayı yutanı ciddiye alın — Yükselişin ardından gelen ayı yutan, elinizdeki ölçülmüş iki bulgudan biri. Tek başına satış kararı değil, ama ağırlık koyar.
Boğa yutanı gözlem olarak okuyun — Dipte dönüş beklentisiyle kullanmayın; veri bunu desteklemiyor. Bölüm 08'deki dille: sinyal değil, gözlem.
Bağlamı formasyondan önce ölçün — Bu bölümde ölçüm yaparken düştüğümüz tuzağa siz de düşebilirsiniz: "öncesinde trend olmalı" derken, formasyonun kendi mumunu trende dahil etmeyin.
Hacim şartı — İkinci mumun hacminin birinciyi aşması şartı test edilmedi.
Seviye şartı — Destek/dirençte oluşma şartı, Bölüm 04'teki bant hesabının tarihsel olarak yeniden kurulmasını gerektirdiği için kapsam dışında kaldı.
Onay mumu — Üçüncü mumun doğrulaması ölçülmedi.
Fitil kapsaması — Yalnız gövde kapsaması arandı; bazı kaynaklar fitillerin de kapsanmasını ister — o daha dar bir tanım ve ayrı bir ölçüm konusu.
Yutan formasyon, ikinci mumun gövdesinin birincinin gövdesini tamamen kapsamasıdır ve bir güç değişimini anlatır. Kaynakların iddiasını iki yönde de ölçtük: ayı yutan, yükselişin tepesinde gerçekten düşük getiri getiriyor ve bu fark tesadüfle açıklanamıyor. Buna karşılık boğa yutan, düşüşün dibinde iddia edilen katkıyı göstermedi. Bölüm 09'daki marubozuda asimetri ters yöndeydi — bu da gösteriyor ki bir formasyonun iki yönü ayrı ayrı ölçülmelidir; simetri varsayımı iki kez de yanlış çıktı.
Bölüm 11'de yutan formasyonu gördük: ikinci mum birincinin gövdesini içine alıyordu. Harami tam tersidir — bu kez ikinci mum, birincinin gövdesinin içine sığar. Japonca'da adı "hamile" demek; büyük mum küçüğü taşıyor gibi görünmesinden.
Formasyonun şartı iki maddedir: birinci mum trendin yönünde geniş gövdeli olmalı, ikinci mumun gövdesi ise birincinin gövdesinin tamamen içinde kalmalıdır. Fitiller taşabilir; bakılan şey yine gövdedir.
Boğa harami — Birinci mum büyük ve düşen, ikinci mum küçük ve onun gövdesi içinde. Düşüşün ardından görülürse dönüş habercisi sayılır.
Ayı harami — Birinci mum büyük ve yükselen, ikinci mum küçük ve içeride. Yükselişin ardından görülürse düşüş habercisi sayılır.
Harami cross — İkinci mum bir doji olduğunda formasyonun aldığı ad. Kaynaklar bunu standart haramiden güçlü sayar — bu iddiayı ayrıca ölçeceğiz.
Anlattığı şey yutanın anlattığından farklıdır. Yutanda karşı taraf saldırıya geçer ve önceki günün tamamını geri alır. Haramide öyle bir saldırı yoktur; yalnızca hareket durur. Dünkü büyük mumun enerjisi bugün yerini dar bir aralığa bırakmıştır — bir dönüş değil, bir duraklama resmidir.
Kaynaklar "büyük gövdeli mum" der ama sayı vermez. Sınır koymazsak iki küçük mum da harami sayılır ve formasyon anlamsızlaşır. Biz birinci mumun gövdesinin menzilin en az yarısı olmasını şart koştuk. Eşiği yazıyoruz ki ölçüm tekrarlanabilsin.
BIST'in 2022'den bugüne 568.625 günlük mumunda 30.075 boğa harami ve 14.350 ayı harami var. Bunların 6.491'i boğa, 2.201'i ayı tarafında harami cross — yani ikinci mumun doji olduğu hâl. Cross, adı üstünde daha seyrek: bütün haramilerin yaklaşık beşte biri.
Bu sayı, formasyonun ne kadar gevşek tanımlı olduğunu da gösteriyor. Yutan formasyonu için ikinci mumun birincinin gövdesini aşması gerekiyordu — zor bir şart. Haramide ise ikinci mumun yalnızca içeride kalması yetiyor, ve dar aralıklı bir gün bunu kendiliğinden sağlıyor. Kolay sağlanan bir şart, doğal olarak daha çok örnek üretir; bu, formasyonun gücünü değil seyrekliğini belirler.
Yöntem Bölüm 11'dekiyle aynı: bağlam formasyondan önceki beş günden, kontrol grubu aynı bağlamda aynı yönde kapanmış ama harami olmayan günlerden.
Düşüş sonrası boğa harami görülen 10.465 günde izleyen beş günün getirisi %0,86; aynı düşüşü yaşayıp yükselişle kapanan ama harami olmayan 37.057 günde ise %1,10. Fark -0,23 puan ve t = -2,51 — yani kaynağın söylediği yönün tersinde.
Bu bölümde dört test yaptık. Bölüm 10'da öğrendiğimiz gibi, çok test yapıldığında eşiği yükseltmek gerekir — dört test için kabaca 2,5 civarı. Boğa haraminin t değeri tam o sınırda. Bu yüzden onu kesin bulgu değil, işaret olarak kaydediyoruz: elimizdeki veri, kaynağın iddiasının tersini düşündürüyor ama kanıtlamıyor.
Ayı tarafında ise fark kaynağın dediği yönde ama küçük: 6.173 günde %0,74'e karşılık 66.358 günde %0,91, t = -1,33. Eşiğin altında. Bölüm 11'deki ayı yutanın t = −3,67 ile net biçimde ayrıştığını hatırlayın — harami orada durduğu yerde duramıyor.
Kaynakların en kesin konuştuğu yer burası: "ikinci mum doji ise formasyon daha kuvvetlidir." Bu iddiayı sınamanın tek doğru yolu, harami cross'u standart harami ile karşılaştırmaktır. Kontrol grubu "harami olmayan günler" olsaydı, sorulan soru cevapsız kalırdı.
Sonuç açık. Dipte boğa harami cross görülen 2.004 günde izleyen beş gün %1,05; aynı bağlamdaki standart boğa haramide (10.465 gün) %0,86. Fark 0,19 puan, t = 1,02. Ayı tarafında 850 cross günü %0,87, 6.173 standart harami günü %0,74, t = 0,38. İkisi de eşiğin çok altında: harami cross ile standart harami arasında ölçülebilir bir fark bulamadık.
Harami cross daha nadirdir ve daha çarpıcı görünür — büyük bir mumun içinde duran artı işareti, akılda kalıcı bir resimdir. Bölüm 08'de söylediğimizi tekrarlayalım: nadir olan ile güçlü olan aynı şey değildir. Nadirlik yalnız az gözlem demektir.
Kaynakların üstü kapalı bir varsayımı daha var: ikinci mum ne kadar küçükse duraklama o kadar derin, dolayısıyla sinyal o kadar güçlü. Bunu da ölçtük — boğa haramileri, ikinci gövdenin birinciye oranına göre dilimledik.
| Gövde oranı | Gözlem | İzleyen 5 gün |
|---|---|---|
| ikinci gövde, birincinin %0–%20'ü | 2.923 | %0,96 |
| ikinci gövde, birincinin %20–%40'ü | 3.139 | %1,06 |
| ikinci gövde, birincinin %40–%100'ü | 4.403 | %0,65 |
Tablo tek yönlü ilerlemiyor: en iyi getiri ne en küçük ne de en büyük dilimde, ortada (%1,06). En zayıf sonuç ise ikinci mumun birincinin yarısından büyük olduğu dilimde — yani "zar zor harami" sayılan hâlde. Buradan çıkan tek dürüst cümle şu: küçüldükçe güçlenir diye bir eğilim yok. Formasyonun sınırında duran örneklerin daha zayıf olması ise beklenen bir şey ve tanımın işe yaradığını gösteriyor.
İki bölümü yan yana koyalım. Yutanda ayı tarafı ölçülebilir bir katkı gösterdi; haramide ise elimizde yalnız sınırda bir işaret var, o da ters yönde. İki formasyon da "dönüş" diye anlatılır ama anlattıkları resim aynı değil.
Fark şurada: yutan bir eylemdir, harami bir eylemsizliktir. Ayı yutanda birileri dünkü bütün alımı geri satacak kadar güçlü davranmıştır — piyasada yeni bir şey olmuştur. Haramide ise kimse bir şey yapmamıştır; yalnızca dünkü hareket tekrarlanmamıştır. Bir şeyin olmaması, bir şeyin olmasından daha zayıf bir bilgidir.
Bölüm 09'daki uyarıyı hatırlayın: açıklamanız bulgunuzdan güçlü görünüyorsa açıklamada sorun vardır. Yukarıdaki ayrım makul geliyor, ama biz "eylem ile eylemsizlik" farkını ölçmedik — yalnız iki formasyonun sonuçlarının farklı çıktığını ölçtük.
Harami bir duraklama işaretidir — Onu "dönüş sinyali" olarak değil, "süregelen hareket bugün tekrarlanmadı" bilgisi olarak okuyun. Bu, Bölüm 07'de doji için söylediğimizin aynısı.
Cross'a ayrıcalık tanımayın — İkinci mumun doji olması, elimizdeki veride formasyonu güçlendirmiyor. Daha çarpıcı görünmesi daha güçlü olduğu anlamına gelmez.
Yutan ile karıştırmayın — İkisi de iki mumluk ve ikisi de "dönüş" diye anlatılır, ama ölçümde bambaşka davrandılar. Aynı rafta durmaları aynı şey oldukları anlamına gelmiyor.
Hacim uyumu — Kaynak "ilk mumda yüksek, ikincide düşük hacim ideal" diyor; hacim testi yapılmadı.
Onay mumu — Üçüncü mumun doğrulaması ölçülmedi.
Seviye — Destek/dirençte oluşma şartı kapsam dışında.
Son bir not: bu bölümde kaynağı iki yerde yanlışladık ama bunu bir zafer olarak sunmuyoruz. Harami yüzyıllardır kullanılan gerçek bir gözlemdir ve anlattığı resim — büyük hareketin ardından gelen daralma — grafikte gerçekten vardır. Ölçtüğümüz şey o resmin varlığı değil, ardından ne olduğudur. İkisini ayırmak, bu kitabın baştan sona sürdürdüğü ayrım.
Harami, ikinci mumun gövdesinin birincinin gövdesi içinde kaldığı iki mumluk formasyondur — yutanın tersi. Bir dönüşten çok bir duraklamayı anlatır. Kaynakların "dipte boğa harami yükseliş getirir" iddiası verimizde desteklenmedi; aksine sınırda da olsa ters yönde bir işaret çıktı. "Harami cross standart haramiden güçlüdür" iddiası ise net biçimde desteklenmedi: ikisini doğrudan karşılaştırdık ve aralarında ölçülebilir bir fark bulamadık. Nadirlik, güç demek değildir.
Bölüm 11'de ikinci mum birincinin gövdesini tamamen yutuyordu. Bu bölümün formasyonları yarı yolda durur: ikinci mum dünkü gövdenin bir kısmını geri alır ama tamamını değil. Kaynaklar bunun için bir eşik koyar — yarısından fazlası. Bu bölümde o eşiği de sınayacağız.
Delici çizgi (piercing line) — Dün geniş gövdeli bir düşüş mumu. Bugün fiyat aşağıdan açılıyor ama gün sonunda dünkü gövdenin ortasının üstünde kapanıyor. Düşüşün dibinde görülürse yükseliş habercisi sayılır.
Kara bulut örtüsü (dark cloud cover) — Aynısının aynadaki görüntüsü: dün geniş gövdeli yükseliş, bugün yukarıdan açılıp dünkü gövdenin ortasının altında kapanış. Yükselişin tepesinde görülürse düşüş habercisi sayılır.
Dikkat ederseniz bu, Bölüm 11'deki yutanın eksik hâlidir. İkinci mum dünkü gövdenin ne kadarını geri aldığına bakarsak, iki formasyon aynı cetvelin farklı noktalarında durur:
%0–50 geri alım — Kaynaklara göre formasyon sayılmaz.
%50–100 geri alım — Delici çizgi / kara bulut örtüsü.
%100 ve üstü — Yutan formasyon (Bölüm 11).
Kaynaklar "%50'yi geçmeli" der ama bu sayının nereden geldiğini söylemez. Elimizde bütün cetveli ölçecek veri olduğuna göre, eşiği varsaymak yerine sınayabiliriz: gerçekten %50'de bir sıçrama var mı, yoksa eşik keyfî mi?
Cetvelin tamamını dilimledik. Bağlam düşüş, kontrol grubu ise Bölüm 11'de yaptığımız gibi "aynı bağlamı yaşamış, bugün yükselişle kapanmış ama bu formasyonda olmayan günler."
Sonuç ilk bakışta çok güçlü. Düşüş sonrası delici çizgi görülen 5.760 günde izleyen beş günün getirisi %0,71; kontrol grubunda %1,19. Fark -0,48 puan ve t = -3,92 — Bölüm 08'deki eşiğin iki katı. Üstelik kaynağın söylediğinin tersi yönde: delici çizgi gören hisseler daha kötü getiriyor.
Bu noktada bölümün taslağında şu cümle vardı: "Kaynağın en tanınmış dönüş formasyonlarından biri, verimizde net biçimde ters yönde çıktı." Sayı güçlüydü, örneklem büyüktü, t değeri eşiğin çok üstündeydi. Bölüm 08 ve 10'daki bütün testlerden geçiyordu. Yine de yanlıştı — ve sebebi bir sonraki sayfada.
Bu sonucu kitaba yazmadan önce bir şey dikkatimizi çekti. Tabloya tekrar bakın: cetvelin bütün dilimleri kontrol grubundan kötü. Sadece delici çizgi değil — %0–25 geri alım yapan günler de, %25–50 de, yutan da. Hepsi eksi.
Bir formasyonun etkisi, cetvelin her yerinde aynı yönde ve benzer büyüklükte çıkıyorsa, o etki formasyondan gelmiyordur. Ortak olan başka bir şey vardır. Bizim durumumuzda ortak olan şey belli: bu günlerin hepsinde dün geniş gövdeli bir düşüş mumu var.
Kontrol grubumuzda ise böyle bir şart yok. Yani iki farklı popülasyonu kıyaslıyorduk: "dün sert düşmüş ve bugün toparlanan" hisselerle, "dün öyle bir düşüş yaşamamış" hisseleri. Aradaki farkı formasyona mal etmek hatalı.
Kontrol grubunun işi tek bir şey dışında her şeyi aynı tutmaktır. Ölçtüğünüz özellik dışında iki grup ne kadar farklıysa, bulduğunuz fark o kadar az sizin ölçtüğünüz şeye aittir. Bölüm 09'da bunu bir kez yapmıştık — marubozuyu aynı günlük getiri dilimindeki mumlarla kıyaslamıştık. Burada aynı titizliği ilk denemede göstermedik.
Ölçümü yeniden kurduk. Bu kez kontrol grubu, aynı aileden seçildi: dün geniş gövdeli düşüş yaşamış ve bugün yükselişle kapanmış, ama dünkü gövdenin yalnız küçük bir kısmını (%0–25) geri almış günler. Böylece gruplar arasındaki tek fark, ikinci mumun ne kadar geri aldığı kalıyor.
Sonuç tersine döndü. Aynı aile içinde ölçüldüğünde hiçbir dilim eşiği geçmiyor: en güçlü fark %75–%100 diliminde ve t yalnızca -1,36. Delici çizginin kendi dilimi (%50–75) için t = -1,24; ilk ölçümdeki -3,92 nerede, bu nerede. Etki, kontrol grubu düzeltilince kayboldu.
Dünkü büyük düşüş mumunun tek başına bir etkisi yok (t = 0,22). Etki, iki şartın birleşiminden doğuyor: dün sert düşmüş ve bugün toparlanan hisseler, dün öyle bir düşüş yaşamamış olanlardan daha az getiriyor. Bu ilginç bir gözlem — ama delici çizgiyle ilgisi yok, çünkü cetvelin her noktasında aynı.
Cetvele bakınca ikinci soruya da cevap veriyoruz. Kaynakların koyduğu %50 eşiğinde, aynı aile içinde ölçüldüğünde hiçbir sıçrama yok. Değerler yumuşak biçimde iniyor ve hiçbiri eşiği geçmiyor.
Bu, teknik analizde çok yaygın bir durumun örneği: bir eşik, ölçüldüğü için değil anlatması kolay olduğu için yerleşir. "Yarısından fazlası" akılda kalır, sınanabilir de görünür — ama arkasında bir ölçüm yoksa yalnızca yuvarlak bir sayıdır.
Kaynakların bir şartı daha var: ikinci mum, dünkü mumun düşüğünün altında — yani boşlukla — açılmalı. Bunu da ölçtük; aynı delme dilimindeki boşluklu ve boşluksuz örnekleri karşılaştırdık.
Boşlukla açılan delici çizgiler (665 örnek) izleyen beş günde %1,32 getirdi; boşluksuz açılanlar (5.095 örnek) %0,63. Fark 0,69 puan ve kaynağın dediği yönde — ama t = 1,69, yani eşiğin altında. Örneklem de küçük. Bunu bir bulgu olarak değil, sınanmayı hak eden bir iz olarak kaydediyoruz: boşluklu açılış, formasyonun kendisinden daha fazlasını anlatıyor olabilir.
Kara bulut örtüsünü de kaynağın tanımıyla ölçtük: yükseliş sonrası, dünkü gövdenin %50–100'ünü geri veren günler. 6.472 örnekte izleyen beş gün %0,74, kontrol grubunda %0,99; fark -0,25 puan, t = -1,97. Kaynağın dediği yönde ama eşiğin hemen altında — ve bu ölçümde kontrol grubu yine aile dışından. Delici çizgide öğrendiğimizden sonra bu sayıyı bulgu saymıyoruz; aynı aile içinde ölçülmediği sürece söylediği bir şey yok.
Etki her yerdeyse, etki değildir — Bir formasyonun katkısı cetvelin her noktasında aynı çıkıyorsa, ölçtüğünüz şey formasyon değil, bütün gruba ortak olan başka bir özelliktir.
Kontrol grubunu formasyonun ailesinden seçin — Doğru soru "bu formasyon diğer bütün günlerden farklı mı?" değil, "bu formasyon, kendisine en çok benzeyen günlerden farklı mı?"
Yuvarlak eşiklere güvenmeyin — %50, %61,8, 200 gün — bu sayıların bir kısmı ölçülmüştür, çoğu anlatılmıştır. Hangisi olduğunu ancak sınayarak bilirsiniz.
Delici çizgi ve kara bulut örtüsü, ikinci mumun dünkü gövdenin bir kısmını geri aldığı formasyonlardır — yutanın eksik hâli. İlk ölçümümüz güçlü bir sonuç verdi ama kontrol grubu yanlıştı: fark formasyondan değil, karşılaştırılan iki grubun farklı popülasyonlar olmasından geliyordu. Kontrol grubunu formasyonun kendi ailesinden seçtiğimizde etki kayboldu. Kaynakların %50 eşiğinde de bir sıçrama bulamadık. Bu bölümün asıl dersi formasyon değil yöntemdir: bir ölçüm, kontrol grubu kadar iyidir.
Bölüm 04'te seviyelerin nasıl oluştuğunu anlatmıştık: fiyat bir yerde durup dönerse, orası hafızaya kazınır. Cımbız formasyonu bu fikrin en yoğunlaştırılmış hâlidir — iki ardışık gün aynı noktaya dokunur ve ikisi de geçemez. Kulağa çok mantıklı geliyor. Ölçelim.
Formasyon iki ardışık mumdan oluşur ve şartı tek maddedir: iki mumun aynı ucu neredeyse aynı fiyatta olmalıdır.
Cımbız tepe (tweezer top) — İki mumun en yükseği aynı. Yükselişin ardından görülürse düşüş habercisi sayılır: aynı direnç iki kez denenmiş, iki kez geçilememiştir.
Cımbız dip (tweezer bottom) — İki mumun en düşüğü aynı. Düşüşün ardından görülürse yükseliş habercisi sayılır: aynı destek iki kez test edilmiş, iki kez tutmuştur.
Burada hemen bir sorun çıkıyor. İki mumun düşüğü kuruşu kuruşuna eşit olmak zorunda mı? Kaynak "aynı veya çok yakın" diyor ve sayı vermiyor. Bu, ölçmek isteyen için bir boşluk — ama aynı zamanda bir fırsat.
Çünkü eşiği biz koyacaksak, keyfî bir sayı seçmek yerine bütün ekseni ölçebiliriz. İki ucun birbirine yakınlığını dilimleyip her dilimi ayrı ayrı sınarsak, sadece "cımbız çalışıyor mu" sorusunu değil çok daha keskin bir soruyu cevaplarız.
Bir formasyonun anlattığı mekanizma doğruysa, tanımı sıkılaştırdıkça etkinin artması gerekir. Sıkı tanım, mekanizmanın daha saf hâlidir. Cımbızda mekanizma "aynı seviyeden iki kez dönüş" olduğuna göre: iki uç ne kadar birbirine yakınsa, etki o kadar güçlü olmalı. Değilse, ölçtüğümüz şey formasyon değildir.
Yakınlık eşiğini %0,25 alırsak — yani iki uç arasındaki fark fiyatın binde iki buçuğundan azsa — BIST'in 2022'den bugüne 569.183 günlük mumunda düşüş sonrası 11.122 cımbız dip ve yükseliş sonrası 10.002 cımbız tepe buluyoruz. Eşiği değiştirdiğinizde bu sayılar da değişir; formasyonun "nadir" olup olmadığı bile seçtiğiniz eşiğe bağlı.
Kontrol grubunu Bölüm 13'te öğrendiğimiz gibi aynı aileden seçtik: aynı bağlamı yaşamış, ama iki mumun ucu birbirinden uzak (%1'den fazla) olan günler. Böylece gruplar arasındaki tek fark, iki ucun ne kadar yakın olduğu kalıyor.
Cımbız dipten başlayalım. En dar dilimde — iki dip birbirine binde birden yakın, yani gerçek anlamda "aynı" — 5.505 örnek var ve kontrol grubundan farkı -0,12 puan, t = -1,04. Hiçbir şey. Eksende sağa doğru gidip tanımı gevşettikçe ise fark büyüyor: %0,25–0,5 diliminde t = -3,36, %0,5–1 diliminde t = -3,06.
Mekanizma doğru olsaydı en dar dilim en güçlü sonucu verirdi — çünkü orası “aynı seviyeden iki kez dönüş” fikrinin en saf hâli. Ölçüm tersini gösteriyor: tanım sıkılaştıkça etki kayboluyor. Zaten var olan küçük fark da formasyondan değil, iki ucu birbirine yakın olan günlerin genel özelliğinden geliyor olmalı.
Cımbız tepede desen daha da dağınık. En dar dilim: t = -0,21. İkinci dilim: t = -2,61. Üçüncü: t = -0,85. Dördüncü: t = -0,00. Ne bir yön var ne bir sıra. On iki test yaptığımızı hatırlarsak (Bölüm 10), ikinci dilimdeki değeri bulgu saymak için hiçbir sebep yok — bu kadar testte bir tanesinin eşiği geçmesi beklenen bir şeydir.
Kaynağın ikinci iddiası renk üzerine: cımbız dipte ilk mumun düşen, ikincinin yükselen olması formasyonu güçlendirirmiş. Bunu da ölçtük — ve burada Bölüm 13'ün dersi devreye girdi.
Önce cımbız günlerinde ölçtük. Cımbız dipte renk şartını sağlayan 5.631 gün %1,05 getirdi, sağlamayan 5.491 gün %0,71 — fark 0,34 puan, t = 2,10. Cımbız tepede ise t = -1,70. İlk bakışta dip tarafında kaynağı destekleyen bir sonuç var gibi.
"Dün düşen, bugün yükselen" şartı cımbıza özgü değildir; her gün karşılaşılan sıradan bir durumdur. Etkiyi cımbıza mal etmeden önce aynı şartı cımbız olmayan günlerde de ölçmek zorundayız. Bölüm 13'te bunu yapmasaydık olmayan bir bulgu yazacaktık; burada baştan yaptık.
Aynı renk karşılaştırmasını, iki ucu birbirinden uzak olan günlerde tekrarladık. Tepe tarafında sonuç çarpıcı: renk şartını sağlayan 28.606 gün %0,71, sağlamayan 71.737 gün %1,48 — t = -10,47. Yani "dün yükselmiş, bugün düşmüş" olmak tek başına güçlü bir işaret, ve bunun cımbızla hiçbir ilgisi yok. Üstelik cımbız günlerinde aynı etki t = -1,70'e düşüyor: cımbız şartı sinyali güçlendirmiyor, zayıflatıyor. Dip tarafında ise uzak günlerde etki yok (t = -1,02), cımbızda hafif artı — iki taraf birbiriyle çelişiyor ve on iki test içinde ikisi de eşiği geçmiyor.
Bölüm 04'ün mantığı sağlamdı: fiyatın tekrar tekrar durduğu seviye gerçekten anlamlıdır. Cımbızın hatası mantığında değil, ölçeğinde. Bölüm 04'te bir bandın anlamlı sayılması için haftalarca, aylarca aralıklı birden çok dokunuş arıyorduk. Cımbız aynı şeyi iki ardışık günde istiyor.
Ardışık iki günün benzer bir dibe sahip olması, çoğu zaman bir seviye hikâyesi değil basit bir süreklilikdir: dün nerede işlem gördüyse bugün de oraya yakın işlem görür. Yani cımbız, çoğunlukla piyasanın hafızasını değil, fiyatın kendi süreksizliğinin azlığını ölçüyor.
Bir seviyenin bilgi taşıması için dokunuşların birbirinden ayrı zamanlarda olması gerekir. Aynı seviyeye üç ay arayla iki kez dokunmak bir şey anlatır; iki gün üst üste dokunmak, çoğu zaman yalnızca "fiyat aynı yerde duruyor" demektir.
Ölçüm "cımbız tek başına bilgi taşımıyor" diyor; "cımbıza benzeyen bir şey gördüğünüzde gözünüzü kapatın" demiyor. Aradaki farkı Bölüm 08'de kurmuştuk: sinyal ile gözlem ayrımı. Cımbız bir gözlemdir ve şu soruyu sordurur: bu seviye daha önce de karşımıza çıktı mı?
Asıl iş o sorunun cevabındadır. İki günün dibi aynıysa ve o dip aynı zamanda Bölüm 04'te ölçtüğünüz bir destek bandının içine düşüyorsa, elinizde iki bağımsız gözlem var demektir — biri aylara yayılmış bir hafıza, diğeri bugünkü davranış. Cımbızın değeri kendinde değil, sizi o kontrole yönlendirmesindedir.
Hacim şartı — Kaynak ikinci mumda artan hacmi istiyor; hacim testi bu bölümde yapılmadı.
Seviyeyle kesişim — Cımbızın bilinen bir destek/direnç bandında oluşup oluşmadığı — yani yukarıda anlattığımız asıl kullanım — ölçülmedi. Bölüm 04'teki bant hesabının her hisse için tarihsel olarak yeniden kurulmasını gerektiriyor.
Daha uzun ufuk — Bütün ölçümlerimiz gibi bu da izleyen beş güne bakıyor. Seviye temelli bir formasyonun daha uzun ufukta farklı davranması mümkündür.
Ardışık olmayan cımbız — Yalnız ardışık iki gün ölçüldü. Aralarında birkaç gün olan iki eşit dip, Bölüm 04'ün ölçeğine daha yakındır ve ayrı bir ölçüm konusudur.
Tanımı sıkılaştırın, ne olduğuna bakın — Bir formasyonun mekanizması doğruysa, tanımı sıkılaştırdıkça etki artmalıdır. Artmıyorsa — ya da azalıyorsa — mekanizma yanlıştır.
Eşiği verilmemiş tanımlar bir fırsattır — Kaynak sayı vermemişse, siz de bir sayı uydurmak zorunda değilsiniz. Ekseni dilimleyip hepsini ölçmek daha çok şey söyler.
Her şartı ait olduğu yerde sınayın — Formasyona eklenen bir şart (renk, hacim, boşluk), o şart formasyon dışında da varsa ayrıca ölçülmelidir.
Cımbız formasyonu, iki ardışık mumun aynı ucu paylaşmasıdır. Bu bölümde yeni bir araç kullandık: tanımı sıkılaştırdıkça etkinin ne olduğuna bakmak. Cımbızda etki, formasyon gerçek cımbıza yaklaştıkça azaldı — mekanizma doğru olsaydı artması gerekirdi. Kaynağın renk şartı ise cımbıza ait çıkmadı: aynı şart cımbız olmayan günlerde çok daha güçlü çalışıyor. Bölüm 04'ün seviye mantığı geçerli, ama iki ardışık gün o mantığın işlemesi için fazla kısa bir ölçek.
Şimdiye kadar mumları yan yana okuduk. Bu bölümde mumların arasına bakıyoruz. Bazen bir gün, bir önceki günün hiç dokunmadığı bir fiyattan açılır ve arada işlem görmemiş bir aralık kalır. Buna fiyat boşluğu — yaygın adıyla gap — denir.
Tanımı basittir: bugünkü mumun hiçbir noktası dünkü mumla kesişmiyorsa, aradaki fiyat aralığında hiç işlem olmamış demektir. Fiyat oradan geçmemiş, üzerinden atlamıştır.
Yukarı boşluk (gap up) — Bugünkü açılış, dünkü en yüksekten daha yüksek. Gece biriken alım isteği, seans açılışında tek seferde fiyatlanmıştır.
Aşağı boşluk (gap down) — Bugünkü açılış, dünkü en düşükten daha düşük. Aynı şeyin satış tarafı.
Boşluk bir fiyat olayı değil, bir seans olayıdır. Piyasa kapalıyken haber akmaya devam eder ama fiyat oluşamaz; birikmiş bütün bilgi ertesi sabah tek bir açılış fiyatına sıkışır. Bu yüzden boşluğun büyüklüğü, gece ne kadar şey olduğunun kaba bir ölçüsüdür.
Bunu doğrulamanın en temiz yolu, hiç kapanmayan bir pazara bakmaktır. Kripto 7/24 işlem görür ve verimizde günlerin yalnız %0,2'sinde kayda değer bir boşluk oluşuyor — BIST'te bu oran %37, ABD'de %51. Boşluk, piyasanın kapalı kaldığı sürenin izidir.
Tanımda dikkat edilecek bir nokta var: boşluk iki seans arasında oluşur, ve iki seans arasındaki süre her zaman aynı değildir. Salı akşamı kapanan bir borsa Çarşamba sabahı açılır — arada bir gece vardır. Cuma akşamı kapanan borsa ise Pazartesi açılır; arada üç gece geçmiştir. Resmî tatiller bu süreyi daha da uzatır.
Boşluk gerçekten kapalı kalınan sürenin izi ise, bu süre uzadıkça boşluk hem daha sık hem daha büyük olmalıdır. Ölçtük.
| Pazar | 1 gece | Hafta sonu (3 gece) | Tatil (4+ gece) |
|---|---|---|---|
| BIST | %35,5 · %0,65 | %44,4 · %0,87 | %49,1 · %2,07 |
| ABD | %51,3 · %0,88 | %51,1 · %0,87 | %57,2 · %0,96 |
| DAX | %48,2 · %0,74 | %51,2 · %0,84 | %56,9 · %1,15 |
Her hücrede iki sayı var: boşlukla açılan günlerin oranı ve ortalama boşluk büyüklüğü. BIST'te tablo çok net — bir gecelik aradan sonra günlerin %35,5'i boşlukla açılıyor ve ortalama boşluk %0,65; hafta sonundan sonra oran %44,4'e, tatil sonrası %49,1'a çıkıyor. Ortalama boşluk büyüklüğü ise %0,65'ten %2,07'a — üç katına.
BIST'te Pazartesi günlerinin %44,6'i boşlukla açılıyor; Salı günlerinde bu oran yalnız %34,5. Aradaki fark 10,1 puan. ABD'de ise Pazartesi %50,9, Salı %50,8 — fark yok. Sebebi bölüm başında anlattığımız ayrımdır: ABD'de seans dışı işlem vardır, hafta sonu biriken haber Pazar akşamından itibaren fiyatlanmaya başlar. BIST'te seans dışı işlem yoktur; üç gecelik birikimin tamamı Pazartesi açılışına sıkışır.
Bu, biraz önce söylediğimiz cümlenin doğrudan kanıtı: boşluk bir fiyat olayı değil, piyasanın kapalı kaldığı sürenin izidir. Kriptoda hiç kapanmadığı için boşluk yok; BIST'te üç gece kapalı kalındığında boşluk bir gecelik aradan belirgin biçimde daha sık ve daha büyük. Ve ABD'de bu fark kayboluyor, çünkü orada piyasa aslında o kadar uzun süre kapalı değil.
Teknik analizin en çok tekrarlanan cümlelerinden biri şudur: "her boşluk er ya da geç kapanır." Kapanmak, fiyatın geri gelip o işlemsiz aralığı doldurması demek. Bu, doğrudan ölçülebilir bir iddia — ve şaşırtıcı biçimde nadiren ölçülür.
BIST'te ölçtük. Yukarı boşlukla açılan günlerde fiyat, izleyen yirmi iş günü içinde dünkü kapanışa geri dönüyor mu? Küçük boşluklarda (%0,5–1,5) oran %88,0, orta boyda (%1,5–3) %85,6, büyük boşluklarda (%3 üstü) %78,6. Aşağı boşluklarda tablo benzer: %91,7, %87,7 ve %76,5. İlk bakışta iddia kesin biçimde doğrulanmış görünüyor.
Bölüm 13'ün dersi burada da geçerli. Fiyat zaten dalgalanıyor; yirmi iş günü içinde bir yöne doğru yüzde birkaç hareket etmesi olağan. "Boşluk kapandı" dediğimiz şeyin ne kadarı gerçekten boşluğa ait? Bunu ancak boşluksuz günlerde aynı mesafenin ne sıklıkla kat edildiğini ölçerek anlarız.
Ölçtük. BIST'te boşluksuz açılan günlerde fiyatın yirmi gün içinde aynı mesafe kadar geri gitme oranı: %1 mesafe için %86,9, %2,2 için %80,0, %5 için %63,5. Karşılaştırın: küçük boşluklarda kapanma oranı %88,0, kontrol %86,9 — arada yalnız 1,1 puan var. Yani küçük boşluklarda "kapanma" dediğimiz şeyin neredeyse tamamı sıradan dalgalanma. Büyük boşluklarda ise fark açılıyor: %78,6'e karşılık %63,5, 15,0 puan.
Buraya kadar her ölçümümüz BIST üzerindeydi. Bu konuda ise pazarı değiştirmek şart, çünkü boşluğun oluşma mekanizması pazardan pazara değişiyor:
BIST — Seans dışı işlem yok, günlük fiyat sınırı var. Gece biriken her şey sabah tek açılışa sıkışır.
ABD ve ETF — Seans öncesi ve sonrası işlem var. Haberin bir kısmı zaten seans dışında fiyatlanır; sabahki boşluk daha olgunlaşmış bir yeniden fiyatlamadır.
Kripto — Hiç kapanmaz; boşluk neredeyse hiç oluşmaz.
Dört pazarı aynı yöntemle, aynı dönemde, aynı kontrol grubuyla ölçtük. Bildiğimiz kadarıyla bu karşılaştırma literatürde yapılmıyor — iddia hep tek bir pazarda sınanıp genel bir kural gibi aktarılıyor.
Önce ham sayılara bakalım — çoğu kaynağın verdiği sayı bu. En büyük boşluk diliminde (%3 ve üstü) kapanma oranı: BIST %78,5, DAX %69,3, ABD %68,6, ETF %61,4. Bu tabloya bakan "BIST'te boşluklar daha çok kapanıyor, ABD'de daha az" der. Ve yanılır.
Kontrol grubuna göre fark: ETF 39,4 puan, ABD 22,7 puan, DAX 19,6 puan, BIST 15,2 puan. Yani boşluk kapanma eğilimi en zayıf pazar BIST, en güçlü pazar ETF. Ham orandaki sıralamanın tam tersi.
Sebep basit ve öğretici: BIST daha oynak. Aynı mesafeyi boşluksuz günlerde de %63,3 oranında kat ediyor (ETF'te bu oran yalnız %22,0). Oynak bir pazarda "fiyat geri geldi" demek kolaydır; bunun boşlukla ilgisi olması gerekmez. ETF'lerde ise fiyat normalde o mesafeyi zor kat ediyor, ama boşluk açıldığında geri dönüyor — işte gerçek bir kapanma eğilimi budur.
Boşluğu anladıktan sonra kicker'a geçebiliriz. Kaynakların en güçlü saydığı iki mumluk kalıp budur ve şartı şöyledir: ikinci mum, birinci mumun açılışından boşlukla ters yönde açılır ve o yönde kapanır.
Adı "tekme atan" demek. Anlattığı şey ani bir fikir değişikliğidir: dün bir yöne giden piyasa, bugün o günün başladığı noktanın bile ötesinden ters yöne açılmıştır. Arada hiç işlem yoktur — kimse yavaşça fikir değiştirmemiş, herkes birden taraf değiştirmiştir.
Bölüm 14'ün aracını uyguluyoruz: boşluk büyüklüğünü dilimleyip her dilimi ayrı ölçüyoruz. Kontrol grubu aynı aileden — dün düşmüş, bugün yükselmiş, ama dünkü açılışın altında açılmış günler. Tek fark boşluğun varlığı.
Kontrol grubu 119.715 gün, ortalama %1,17. Boşluk dilimleri: %0–0,5 aralığında 8.176 örnek, t = 1,24; %0,5–1,5 aralığında t = 1,61; %1,5–3 aralığında 933 örnek ve t = 3,00; en büyük dilimde 406 örnek, t = 2,83. Sıra doğru yönde: boşluk büyüdükçe fark büyüyor.
Bölüm 14'te şunu söylemiştik: bir formasyonun mekanizması doğruysa, tanımı sıkılaştıkça etki artmalıdır. Cımbızda tersi olmuştu. Kicker'da ise sıra tam da beklenen yönde: boşluk ne kadar büyükse etki o kadar güçlü. Bu, kicker'ın anlattığı mekanizmanın — ani ve toplu fikir değişikliği — veride bir karşılığı olduğunu gösteriyor.
Kicker'ı sıradan bir yukarı boşluktan ayıran tek şey, dünkü mumun ters yönde olmasıdır. Bu şart bir katkı sağlıyor mu? Aynı büyüklükte boşlukla açılıp yükselen günleri, dünkü mumun yönüne göre ikiye ayırdık.
Küçük boşluklarda şartın hiçbir katkısı yok: dün düşmüş olan 3.469 günde %1,41, dün yükselmiş olan 28.346 günde %1,33 — t = 0,51. Büyük boşluklarda ise tablo değişiyor: 1.339 güne karşılık 69.802 günde, %2,46'e karşılık %1,50 ve t = 3,05. Kaynağın şartı doğru, ama koşullu doğru: yalnız boşluk belirgin olduğunda anlam kazanıyor. Küçük boşlukla oluşan bir "kicker", sıradan bir yukarı açılıştan farksız.
Literatür boşlukları, trendin neresinde oluştuklarına göre adlandırır. Bu ayrımı ölçmedik — ölçmek için boşluğun bulunduğu trendin evresini de belirlemek gerekir — ama adlarını bilmek işinize yarar, çünkü her yerde karşınıza çıkar:
Sıradan boşluk (common gap) — Yatay bir seyrin içinde oluşur, küçüktür ve genellikle hızla kapanır. Bir şey anlatmaz; ölçümümüzdeki küçük boşluklar büyük ölçüde bunlardır.
Kaçış boşluğu (breakaway gap) — Uzun bir yatay bölgenin sınırında, o bölgeden çıkarken oluşur. Bölüm 04'ün diliyle: bir bant kırılırken. Kapanmaması beklenir.
Devam boşluğu (runaway gap) — Süregelen bir trendin ortasında oluşur ve hareketin hızlandığını gösterir. Bazen "ölçüm boşluğu" da denir, çünkü kabaca hareketin ortasında çıktığı varsayılır.
Tükeniş boşluğu (exhaustion gap) — Uzun bir trendin sonunda, son bir sıçrayışla oluşur. Ardından hareket biter. Devam boşluğundan ayırt etmek ancak sonradan mümkündür — ki bu, kavramın en zayıf tarafıdır.
Son ikisi arasındaki ayrımın ancak sonradan yapılabilmesine dikkat edin. Bir gösterge, gerçekleştikten sonra hangi tür olduğunu söylüyorsa, o gösterge karar anında size bir şey vermiyor demektir. Bölüm 05'te Dow teorisinin trend tanımı için de benzer bir şey söylemiştik.
Boşluğun büyüklüğüne bakın — Ölçümümüzde küçük boşluklar hiçbir şey anlatmadı. Anlamlı olan, o varlığın olağan günlük hareketine göre büyük boşluklardır.
Hangi pazarda olduğunuzu hatırlayın — "Boşluklar kapanır" kuralı BIST'te en zayıf, ETF'lerde en güçlü çalışıyor. Tek bir pazarda öğrenilen kuralı diğerine taşımadan önce orada da ölçün.
Kicker'da boşluk şartını ciddiye alın — Küçük boşlukla oluşan kicker, sıradan bir yukarı açılıştan farksız çıktı. Formasyonun değeri boşluğun büyüklüğünde.
Hacim — Kaynak ikinci mumda yüksek hacim istiyor; ölçülmedi.
Boşluk türleri — Literatür boşlukları kaçış, devam ve tükeniş diye ayırır. Bu ayrım, boşluğun trendin neresinde oluştuğuna bakar ve ayrı bir ölçüm konusudur.
Kısmi boşluk — Yalnız gövdeler arasında kalan, fitillerin kapattığı boşluklar ölçülmedi; biz açılış-kapanış tanımını kullandık.
Tavan ve taban — BIST'te günlük fiyat sınırı vardır; en büyük boşluk dilimi bu sınıra dayanan açılışları içerebilir. Ayrıştırılmadı.
Fiyat boşluğu (gap), iki seans arasında hiç işlem görmeyen fiyat aralığıdır ve bir seans olayıdır — kripto gibi hiç kapanmayan pazarlarda neredeyse hiç oluşmaz. "Boşluklar kapanır" iddiası ham sayılara bakıldığında doğru görünür, ama asıl soru boşluksuz günlerde aynı mesafenin ne sıklıkla kat edildiğidir. Bu kontrol yapılınca sıralama tersine döner: ham oranı en yüksek pazar BIST, kapanma eğilimi en güçlü pazar ise ETF. Kicker formasyonu ise boşluk büyüdükçe güçlenen ilk formasyonumuz oldu; ama "ters yön" şartı yalnız büyük boşluklarda katkı sağlıyor.
Buraya kadar bir ve iki mumluk biçimleri okuduk. Şimdi üçe çıkıyoruz. Yıldız formasyonları, teknik analizin en çok anlatılan dönüş kalıpları arasında ve hikâyeleri çok ikna edici: trend sürüyor, duraklıyor, tersine dönüyor. Üç mumda üç perde. Ölçünce bir sürpriz çıktı.
Formasyon üç mumdan oluşur ve her mumun ayrı bir rolü vardır:
Birinci mum — mevcut trend — Trendin yönünde, uzun gövdeli bir mum. Hâkim tarafın hâlâ kontrolde olduğunu gösterir.
İkinci mum — yıldız — Küçük gövdeli bir mum; doji, topaç ya da küçük bir gövde olabilir. Rengi önemsizdir. Formasyona adını veren mum budur: kaynaklar bunu "formasyonun kalbi" ve "momentumun bittiği an" diye tanımlar.
Üçüncü mum — dönüş — Ters yönde güçlü bir mum. Kritik şart: birinci mumun gövdesinin ortasının ötesinde kapanmalıdır.
Sabah yıldızı düşüşün dibinde görülür ve yükseliş habercisi sayılır; akşam yıldızı yükselişin tepesinde görülür ve düşüş habercisi. İsimler şiirsel: sabah yıldızı güneşten önce doğar, akşam yıldızı karanlıktan önce.
Kaynağın tanımıyla — üçüncü mum birinci gövdenin en az yarısını geri alıyor — BIST'in 2022'den bugüne 568.619 günlük mumunda 4.169 sabah yıldızı ve 3.140 akşam yıldızı var. Üç şartın üst üste gelmesi gerektiği için iki mumluk formasyonlardan belirgin biçimde seyrek: yutan formasyonundan yaklaşık on kat az.
Trend şartı — Sabah yıldızı yalnız belirgin bir düşüşten sonra, akşam yıldızı yalnız belirgin bir yükselişten sonra anlamlı. Yatay piyasada geçersiz.
Ortadaki mum — Formasyonun kalbi. Küçük gövdeli olmalı; doji, topaç ya da küçük bir gövde. Rengi önemsiz.
Nüfuz şartı — Üçüncü mum, birinci mumun gövdesinin ortasının ötesinde kapanmalı — kaynakların verdiği tek sayısal eşik.
Hacim — Üçüncü mumda artan hacim güvenilirliği artırır.
Boşluk — Bazı kaynaklar ortadaki mumun boşlukla açılmasını da ister.
Beş şarttan üçü ölçülebilir: nüfuz eşiği, ortadaki mumun küçüklüğü ve boşluk. Üçünü de sınadık — ve üçü de beklenmedik sonuç verdi.
Kaynak net bir sayı veriyor: üçüncü mum, birinci mumun gövdesinin en az yarısını geri almalı. Bölüm 14'te öğrendiğimiz aracı burada doğrudan uygulayabiliriz — eşiği kabul etmek yerine ekseni ölçmek. Üçüncü mumun ne kadar nüfuz ettiğini dilimledik.
Kontrol grubunu yine aynı aileden seçtik (Bölüm 13): aynı üç mumluk iskeleti sağlayan, ama üçüncü mumu birinci mumun kapanışının bile ötesine geçemeyen üçlüler. Gruplar arasındaki tek fark nüfuz derinliği.
Akşam yıldızından başlayalım, çünkü desen orada. Nüfuz %0–25 arasındayken fark 0,11 puan (t = 0,34) — yok. %25–50: t = -0,07. %50–75: t = -1,13, yön doğru ama eşiğin altında. Ve %75'in üstünde: -1,18 puan, t = -3,50. Eksen boyunca etki tek yönlü büyüyor.
Bölüm 14'te kurduğumuz kural şuydu: mekanizma doğruysa tanım sıkılaştıkça etki artmalı. Akşam yıldızında artıyor — hem de düzenli biçimde. Kicker'dan sonra bu testi geçen ikinci formasyon. Ama dikkat: kaynağın koyduğu eşikte değil. %50 şartıyla seçerseniz elinizde t = -1,13 olan bir grup olur; %75 ile seçerseniz t = -3,50.
Sabah yıldızında ise hiçbir şey yok. Dört dilimin t değerleri sırayla -0,42, 0,54, -0,35 ve -0,58 — ne bir yön ne bir sıra. Bölüm 11'de yutan formasyonunda gördüğümüz asimetrinin aynısı: ayı tarafı ölçülebilir, boğa tarafı değil. Üç bölümde üçüncü kez karşılaştığımız bu deseni artık bir rastlantı saymak zor.
Buraya kadar üçüncü mumun nüfuzunu ölçtük. Ama formasyonun adı yıldız ve o ad ortadaki küçük mumdan geliyor. Kaynaklar onu "formasyonun kalbi" diye anlatıyor. Öyleyse şunu sormalıyız: ortadaki mum küçük olmasaydı ne olurdu?
Bunu ölçmek kolay. Birinci ve üçüncü mum şartlarını aynen tutup ortadaki mumun küçük olma şartını kaldırdık — yani ortadaki mumu büyük gövdeli olan üçlüleri ayrı bir grup yaptık. İki grubu karşılaştırdık.
Sonuç şu. Sabah tarafında ortadaki mumu küçük olan 4.169 üçlü %0,98 getirdi; ortadaki mumu büyük olan 7.403 üçlü %0,93 — fark 0,05 puan, t = 0,29. Akşam tarafında 3.140 üçlü %0,20, karşısında 8.772 üçlü %0,27 — t = -0,31. İkisi de sıfırın dibinde.
Bu, kitaptaki en keskin karşı bulgu. Bir formasyonu tanımlayan üç şarttan biri — üstelik ona adını veren ve "kalbi" denen şart — veride hiçbir iz bırakmıyor. Sabah tarafında t = 0,29, akşam tarafında t = -0,31. Ölçtüğümüz şey üç mumluk bir yıldız değil; uzun bir mum ve onu derinden geri alan başka bir mum. Ortadaki mum resmin bir parçası, ama bilginin değil.
Bazı kaynaklar daha katı davranıp ortadaki mumun boşlukla (gap) açılmasını ister — Bölüm 15'te boşluğun ne olduğunu ayrıntısıyla görmüştük. Bu şartı da aynı yöntemle sınadık: aynı formasyonun boşluklu ve boşluksuz hâlleri.
Bu şart da katkı getirmiyor — üstelik işaret ters yönde. Sabah yıldızında boşluklu 375 örnek %0,36 getirirken boşluksuz 3.794 örnek %1,05 getirdi (t = -1,29); akşam yıldızında boşluklu 839 örnek %-0,13, boşluksuz 2.301 örnek %0,32 (t = -1,09). İkisi de eşiğin altında, ama yön kaynağın beklediğinin tersi. Şartı sıkılaştırmak burada örneklem sayısını onda bire indiriyor ve karşılığında hiçbir şey vermiyor.
Bu bölüm bir soruyu daha gündeme getiriyor: kaynaktaki "%50" sayısı nereden geliyor? Ölçümümüz o eşikte bir sıçrama göstermiyor — akşam tarafında etki %50'de değil, %75'in üstünde ortaya çıkıyor.
Muhtemel cevap, sayının ölçülerek değil çizilerek bulunmuş olmasıdır. Gövdenin yarısı, bir grafiğe bakarken gözle kestirilebilen en kolay orandır. Kolay kestirilebilir olmak ile doğru eşik olmak ise aynı şey değil.
Teknik analizde eşikler şaşırtıcı biçimde hep yuvarlaktır: %50, iki kat, üç gün, 14 periyot. Bu sayıların çoğu ölçümden değil, anlatım kolaylığından gelir. Bir eşik gördüğünüzde sorun: bu sayı nasıl bulunmuş? Cevap yoksa, ekseni kendiniz ölçün.
Sabah yıldızının çalışmayıp akşam yıldızının çalışması tek başına bir rastlantı sayılabilirdi. Ama bu kitapta aynı desenle üçüncü kez karşılaşıyoruz, ve üçünü yan yana koyduğumuzda ortaya bir düzen çıkıyor:
| Formasyon | Tipi | Boğa tarafı | Ayı tarafı |
|---|---|---|---|
| Marubozu (09) | devam | çalışıyor · t = +9,26 | yok · t = −1,48 |
| Yutan (11) | dönüş | yok · t = −1,67 | çalışıyor · t = −3,67 |
| Yıldız (16) | dönüş | yok · desen yok | çalışıyor · t = −3,50 |
Marubozu'da boğa tarafı çalışıyordu, ayı tarafı değil. Yutan ve yıldızda tam tersi. Bakınca şu görünüyor: marubozu bir devam biçimi, diğer ikisi dönüş biçimi. Devam biçiminde yukarı yön, dönüş biçiminde aşağı yön ölçülebilir çıkıyor.
Bunun makul bir sebebi var — Bölüm 11'de anlatmıştık: yükselişte alan kişi zararda kalınca satmak zorundadır, düşüşte satan kişi ise geri dönmek zorunda değildir. Bu asimetri, aşağı yönlü dönüş sinyallerinin neden daha okunaklı olduğunu açıklayabilir. Ama bunu ölçmedik; üç bölümün sonuçlarını yan yana koyup bir desen gördüğümüzü söylüyoruz, o kadar.
Bu bölüm, kitapta bir eşiği geçtiğimiz yer: ilk kez üç şartı aynı anda arıyoruz. Her eklenen şart formasyonu daha seçici yapar, ama aynı zamanda örneklemi küçültür. Bölüm 08'de nadirliğin bedelini konuşmuştuk; burada o bedeli sayıyla görüyoruz.
Rakamlar şöyle: iki mumluk yutan formasyonundan BIST'te on binlerce örnek vardı. Üç şartlı yıldızda sabah tarafı için 4.169, akşam tarafı için 3.140 örnekte kaldık. Boşluk şartını da eklediğimizde sabah tarafı 375 örneğe indi — bu sayıyla, Bölüm 08'de gördüğümüz gibi, ancak çok büyük bir etki fark edilebilir.
Bir şart eklemek iki şey yapar: örnek sayısını düşürür ve o şartın gerçekten işe yarayıp yaramadığı sorusunu doğurur. İkisi birlikte kötü bir denklem kurar — şart ne kadar çoksa, şartların işe yaradığını kanıtlamak o kadar zorlaşır. Bu yüzden çok şartlı formasyonlar literatürde nadiren sınanır; sınanmadıkları için de güçlü sayılmaya devam ederler.
Bizim ölçümümüzde ortadaki mum şartını kaldırmak örneklemi neredeyse üç katına çıkardı ve hiçbir şey kaybettirmedi. Bu, formasyon tanımlarına eklenen her şartın ayrıca hesap vermesi gerektiğini gösteriyor.
Hacim şartı — Kaynak üçüncü mumda artan hacim istiyor; ölçülmedi.
Trend gücü — Bağlamı kaba bir eşikle temsil ettik (önceki beş günde %5 hareket). "Belirgin trend" şartının daha ince tanımları farklı sonuç verebilir.
Seviye kesişimi — Formasyonun destek/dirençte oluşup oluşmadığı ölçülmedi — Bölüm 04'teki bant hesabının tarihsel olarak yeniden kurulmasını gerektiriyor.
Daha uzun ufuk — İzleyen beş gün ölçüldü; üç mumluk bir dönüş iddiasının daha uzun ufukta sınanması makul.
Akşam yıldızını derin nüfuzla arayın — Kaynağın %50 şartı elinizdeki veride yetmiyor. Üçüncü mum birinci mumun gövdesinin dörtte üçünden fazlasını geri veriyorsa dikkate değer; yarısını geri veriyorsa gürültü.
Sabah yıldızını sinyal saymayın — Boğa tarafında ölçülebilir bir katkı bulamadık. Bölüm 08'in diliyle: gözlem olarak okuyun, sinyal olarak değil.
Ortadaki mumu şart koşmayın — Küçük olması gerekmiyor. Bu şartı aramak, elinizdeki örnek sayısını yarıya indirip karşılığında hiçbir şey vermiyor.
Yıldız formasyonları üç mumdan oluşur: trend mumu, küçük gövdeli yıldız ve dönüş mumu. Ölçüm üç şey söyledi. Akşam yıldızı çalışıyor, ama kaynağın koyduğu %50 eşiğinde değil — asıl etki üçüncü mum birinci mumun gövdesinin dörtte üçünden fazlasını geri aldığında ortaya çıkıyor. Sabah yıldızında ölçülebilir bir katkı yok; Bölüm 11'deki asimetri burada da var. En çarpıcısı ise formasyona adını veren ortadaki mumun hiçbir şey eklememesi: ölçülebilir olan, uzun bir mum ile onu derinden geri alan başka bir mumdur.
Bölüm 16'yı bir soruyla bitirmiştik: formasyona adını veren ortadaki mumun ölçülebilir bir katkısı yoktu. Kaynak şimdi o mumu daha da sıkılaştırıyor — doji olsun diyor — ve bunu daha güçlü bir formasyon olarak sunuyor. Bu, doğrudan sınanabilir bir iddia.
Bölüm 16'daki yıldız formasyonunun aynısıdır, tek farkla: ortadaki mumun yalnız küçük olması yetmez, doji olması gerekir — yani açılışla kapanış neredeyse aynı, gövde yok denecek kadar ince (Bölüm 07).
Kaynağın gerekçesi mantıklı: küçük bir gövde kararsızlığı gösterir, gövdesiz bir mum ise tam kararsızlığı. Alıcı ve satıcı birbirini tam olarak dengelemiştir. Öyleyse dönüş sinyali de daha güçlü olmalıdır.
Sabah doji yıldızı — Düşüşün dibinde: uzun düşen mum, doji, sonra derin geri alan yükselen mum.
Akşam doji yıldızı — Yükselişin tepesinde: uzun yükselen mum, doji, sonra derin geri veren düşen mum.
Boşluk şartı — Kaynak ayrıca dojinin iki komşusundan da boşlukla ayrılmasını ister — Bölüm 15'teki boşluk (gap).
Doğru kontrol grubunu seçmek bu bölümde her zamankinden kritik. "Doji yıldızı çalışıyor mu?" sorusu ile "doji yıldızı standart yıldızdan daha mı iyi?" sorusu farklı sorulardır ve kaynağın iddiası ikincisidir.
Bu yüzden diğer iki şartı sabitledik: birinci mum uzun gövdeli, üçüncü mumun nüfuzu Bölüm 16'da bulduğumuz asıl eşiğin üstünde (%75). Sonra yalnız ortadaki mumun gövdesini değiştirip beş dilime ayırdık. Böylece gruplar arasındaki tek fark ortadaki mum oldu.
Bölüm 14'ün aracını burada üçüncü kez kullanıyoruz. Kaynak bir eşik veriyor ("doji olsun"); biz eşiği kabul etmek yerine ekseni ölçüyoruz. Mekanizma doğruysa — ortadaki mum ne kadar kararsızsa dönüş o kadar güçlü — etkinin gövde büyüdükçe düzenli biçimde zayıflaması gerekir.
Şekildeki dört sütun akşam tarafından; sayılar izleyen beş günün ortalama getirisi. Beş dilimin t değerleri akşam tarafında -1,29, -1,78, 0,10, -0,27 ve tanım gereği sıfır; sabah tarafında -0,42, 1,03, 0,87, 0,96 ve sıfır. Hiçbiri eşiği geçmiyor — ve daha önemlisi, sıralı bir desen yok. Gövde küçüldükçe etki düzenli biçimde artmıyor.
Bölüm 14'te kurduğumuz kural: mekanizma doğruysa tanım sıkılaştıkça etki artmalı. Kicker ve akşam yıldızı bu testi geçmişti. Doji şartı geçmiyor — en katı dilim (doji, 349 örnek) ile en gevşek dilim (büyük gövde, 5.161 örnek) arasında ölçülebilir bir fark yok. Şartı sıkılaştırmak örneklemi onda bire indiriyor ve karşılığında hiçbir şey vermiyor.
Ekseni bir yana bırakıp kaynağın sorusunu en yalın hâliyle soralım: doji yıldızı, Bölüm 16'nın standart yıldızından daha mı iyi getiriyor?
Sabah tarafında doji olan 531 üçlü %0,63 getirdi; ortadaki mumu standart küçük olan 2.506 üçlü %1,08 — fark -0,45 puan, t = -1,02. Akşam tarafında doji olan 349 üçlü %-0,61, standart küçük olan 1.658 üçlü %-0,13 — t = -0,86.
Cevap hayır. İki tarafta da doji alt kümesi, standart küçük gövdeli kümeden biraz daha kötü getirdi — ve iki fark da eşiğin çok altında. Yani "daha güçlü" iddiasını ne doğrulayabiliyoruz ne de tersini kanıtlayabiliyoruz; elimizdeki veri aradaki farkı göremiyor.
Bu sonucu daha önce de görmüştük. Bölüm 12'de harami cross'u ele almış ve aynı soruyu sormuştuk: kaynaklar "cross standart haramiden güçlüdür" diyordu, ölçüm desteklemedi.
| Alt tür | Eklenen şart | Ölçüm | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Harami → harami cross (Bölüm 12) | ikinci mum doji | t = 1,02 · 0,38 | desteklenmedi |
| Yıldız → doji yıldızı (bu bölüm) | ortadaki mum doji | t = −1,02 · −0,86 | desteklenmedi |
İki bağımsız formasyon ailesinde, iki ayrı bölümde, aynı desen: bir formasyonun daha katı ve daha nadir alt türü, daha güçlü değil. Bunu bir tesadüf saymak gitgide zorlaşıyor.
Bir formasyon işe yaramadığında iki yol vardır: iddiayı bırakmak ya da şartı sıkılaştırıp yeni bir isim vermek. İkincisi hem daha kolaydır hem daha çekici görünür — "sıradan yıldız değil, doji yıldızı" demek bilgi katıyormuş hissi verir. Ama Bölüm 08'de söylediğimizi tekrar edelim: nadirlik güç demek değildir. Alt tür, ancak üst türden ölçülebilir biçimde ayrıştığında ayrı bir isim hak eder.
Bu ölçüm, Bölüm 16'nın asıl bulgusunu bağımsız olarak teyit ediyor — ve bunu fark etmek için tabloya dikkatle bakmak gerekiyor.
Bu ölçümde nüfuz şartı baştan sona %75'te sabit tutuldu. Sonuç: ortadaki mum ne olursa olsun, akşam tarafındaki bütün gruplar sıfıra yakın getiri veriyor — doji %-0,61, büyük gövde %0,06. Bölüm 16'da ise nüfuzu eksi olan üçlüler %1,40 getiriyordu. Yani ortadaki mumu değiştirmek tabloyu kıpırdatmıyor, nüfuzu değiştirmek bir buçuk puan oynatıyor.
Üç mumluk yıldız ailesinde ölçülebilir olan tek şey üçüncü mumun nüfuzudur. Birinci mum bağlamı kuruyor, üçüncü mum bilgiyi taşıyor, ortadaki mum ise yalnız isim veriyor. Bir formasyonu öğrenirken sorulacak soru şudur: bu şartlardan hangisi kaldırılırsa sonuç değişir?
Kaynağın üçüncü şartı, dojinin komşularından boşlukla ayrılması. Bölüm 16'da bu şart katkı sağlamamıştı; doji alt kümesinde tekrar baktık. Sabah tarafında boşluklu 65 örnek %0,36, boşluksuz 466 örnek %0,67 (t = -0,27); akşam tarafında 141 örnek %-0,35 karşısında 208 örnek %-0,79 (t = 0,43). Örneklemler bu noktada iyice küçüldü — altmış beş gözlemden sonuç çıkarmak, Bölüm 08'de anlattığımız hatanın ta kendisi olurdu.
Bu bölümdeki tanımla — uzun mum, doji, derin nüfuzlu üçüncü mum — BIST'in 2022'den bugüne 568.619 günlük mumunda 531 sabah doji yıldızı ve 349 akşam doji yıldızı var. Bölüm 16'daki standart yıldızla karşılaştırın: şartı sıkılaştırmak örnek sayısını yaklaşık sekizde bire indiriyor.
Bölüm 14'te tanımı sıkılaştırıp ne olduğuna bakmıştık. Bu bölümde ters yönden geldik: bir şartı kaldırıp sonucun değişip değişmediğine baktık. İkisi aynı madalyonun iki yüzü ve birlikte kullanıldıklarında bir formasyonun hangi parçasının bilgi taşıdığını ortaya çıkarıyorlar.
Sıkılaştırma testi (Bölüm 14) — Şartı katılaştır. Etki artıyorsa mekanizma doğru; azalıyorsa yanlış.
Kaldırma testi (bu bölüm) — Şartı tamamen çıkar. Sonuç değişmiyorsa o şart bilgi taşımıyor — yalnız örneklemi küçültüyor demektir.
Yıldız ailesine ikisini de uyguladık. Nüfuz şartı sıkılaştırma testini geçti; ortadaki mum şartı kaldırma testinde eledi. Geriye kalan cümle şu: bu formasyonun ölçülebilir tarafı üçüncü mumdur.
Elinizde çok şartlı bir formasyon varsa, şartları tek tek kaldırıp sonucun değişip değişmediğine bakın. Değişmeyen şartlar formasyonun tanımına aittir, bilgisine değil. Bu ayrım, ezberlenecek şart sayısını da ciddi biçimde azaltır.
Hacim şartı — Kaynak birinci mumda yüksek, dojide düşük, üçüncü mumda tekrar yüksek hacim istiyor; hiçbiri ölçülmedi.
Seviye ve Fibonacci — Kaynak formasyonun destek/dirençte ya da Fibonacci seviyesinde oluşmasını güçlendirici sayıyor. Bölüm 04'teki bant hesabının tarihsel kurulumunu gerektirdiği için kapsam dışı.
Diğer pazarlar — Bu ölçüm yalnız BIST'te. Bölüm 15'te boşluk konusunda pazarlar arasında büyük fark bulmuştuk; burada da olabilir.
Daha uzun ufuk — İzleyen beş gün ölçüldü.
Doji şartını aramayın — Ortadaki mumun doji olması ölçülebilir bir şey eklemiyor. Bu şartı koymak örneklemi beşte bire indirip karşılığında hiçbir şey vermiyor.
Üçüncü muma bakın — Ailenin ölçülebilir parçası orası. Üçüncü mum birinci mumun gövdesinin dörtte üçünden fazlasını geri veriyorsa dikkate değer.
Alt tür isimlerine temkinli yaklaşın — Bir formasyonun "daha güçlü" diye anılan varyantıyla karşılaştığınızda, o varyantın üst türle karşılaştırılıp karşılaştırılmadığını sorun. Genellikle karşılaştırılmamıştır.
Bölüm 16 ve 17 boyunca bu ailenin altı şartını tek tek sınadık. Hepsini bir arada görmek, formasyonun gerçekte neyden ibaret olduğunu gösteriyor:
| Şart | Uygulanan test | Ölçüm | Sonuç |
|---|---|---|---|
| 1. mum uzun gövdeli | sabit tutuldu | — | bağlamı kuruyor |
| 3. mum nüfuz ≥ %50 | sıkılaştırma | t = −1,13 | yetersiz eşik |
| 3. mum nüfuz ≥ %75 | sıkılaştırma | t = −3,50 | tek işleyen şart |
| Ortadaki mum küçük | kaldırma | t = −0,31 | katkı yok |
| Ortadaki mum doji | sıkılaştırma | t = −0,86 | katkı yok |
| Boşluklu doji | sıkılaştırma | t = 0,43 | katkı yok |
Altı şarttan yalnız biri ölçülebilir bir katkı sağlıyor. Kalan beşi formasyonun tarifine ait — onları ezberlemek, onları aramak ve onların varlığına güvenmek, elinizdeki bilgiyi artırmıyor.
Doji yıldızı, Bölüm 16'daki yıldızın ortadaki mumu doji olan hâlidir ve kaynaklar bunu daha güçlü sayar. Diğer iki şartı sabitleyip yalnız ortadaki mumun gövdesini eksen olarak ölçtük: beş dilimin hiçbiri anlamlı çıkmadı, sıralı bir desen de yok. Doji alt kümesi standart yıldızdan daha iyi getirmedi. Bu, Bölüm 12'deki harami cross bulgusuyla aynı desen — daha katı ve daha nadir alt tür, daha güçlü değil. Ölçüm ayrıca Bölüm 16'nın sonucunu bağımsız olarak doğruladı: yıldız ailesinde bilgiyi taşıyan şey üçüncü mumun nüfuzudur.
Bu bölümdeki formasyonlar öncekilerden farklı bir şey anlatıyor. Yıldızda, yutanda, haramide hep bir dönüş hikâyesi vardı. Burada ise art arda aynı yöne yürüyen üç mum var — bir kararlılık resmi. Ve bu bölümde, kitapta ilk kez bir kaynağın koyduğu şartların işe yaradığını ölçeceğiz.
Formasyon adını görüntüsünden alır: art arda üç uzun yükselen mum, yan yana yürüyen üç askere benzetilir. Tersi — üç uzun düşen mum — Japon folklorunda kötü haberin habercisi sayılan üç kargadan gelir.
Üç beyaz asker — Üç ardışık yükselen mum. Her biri bir öncekinin gövdesi içinde açılıp öncekinin tepesinin üstünde kapanır.
Üç kara karga — Üç ardışık düşen mum. Aynı kademe, ters yönde.
Ek şartlar — Gövdeler uzun, gölgeler kısa olmalı; ve her mum bir öncekinin gövde ortasının ötesinde açılmalı.
Bu bölümün asıl sorusu bu. Kaynak "üç ardışık mum" diyor ama sayının neden üç olduğunu söylemiyor. İki mum yetmez mi? Dört daha mı iyi? Bölüm 16'da "%50" eşiği için sorduğumuz soruyu burada tekrar sorabiliriz — çünkü ardışık mum sayısı da sürekli bir eksendir.
Ölçüm basit: her gün için, o güne kadar art arda kaç gündür aynı yönde kapanıldığını saydık. Sonra bu sayıya göre grupladık ve izleyen beş günün getirisine baktık. Kontrol grubu, seri uzunluğu bir olan günler — yani dün ters yönde kapanmış olanlar.
Bir kaynak size yuvarlak bir sayı veriyorsa (üç mum, iki kat, yüzde elli), o sayının bir eşik mi yoksa keyfî bir kesme noktası mı olduğunu sorun. Cevabı ölçmek kolaydır: ekseni dilimleyin. Gerçek eşik varsa orada sıçrama görürsünüz; yoksa düzgün bir eğim.
Sonuç şekilde. Yükselen tarafta iki günlük seri kontrol grubundan 0,10 puan iyi (t = 2,20); üç günlükte 0,23 puan (t = 3,61); dört günlükte 0,34 puan (t = 3,61); altı ve üstünde 0,60 puan (t = 3,65). Üçte hiçbir sıçrama yok — eksen boyunca düzgün bir tırmanış var.
Eğer üç mum özel bir eşik olsaydı, iki ile üç arasında belirgin bir sıçrama görürdük. Görmüyoruz. Dahası, dört ve beş günlük seriler üçten daha iyi. Formasyonun adında geçen sayı, ölçülerek bulunmuş bir eşik değil; gözle sayılabilen ve anlatılabilen bir sayı. Bölüm 16'daki %%50 eşiğiyle aynı hikâye.
Şeklin iki serisini karşılaştırın. Yükselen tarafta beş dilimin hepsi eşiği geçiyor ve etki seri uzadıkça büyüyor. Düşen tarafta ise sayılar sıfırın etrafında dolaşıyor: t değerleri 1,76, -0,63, -1,59, -2,08 ve -1,53. Yalnız beş günlük seri sınırda — o da tek başına bulgu sayılmaz.
Bu, Bölüm 16'daki asimetrinin tersi ama Bölüm 09'daki marubozu asimetrisinin aynısı. Tabloyu hatırlayın: marubozu bir devam biçimiydi ve boğa tarafı çalışıyordu; yutan ve yıldız dönüş biçimleriydi ve ayı tarafı çalışıyordu. Üç asker de bir devam biçimi — ve boğa tarafında.
Kaynak öyle diyor: "Üç beyaz asker ancak bir düşüş trendinin ardından anlamlıdır. Zaten yükselişte olan bir piyasada oluşan üç beyaz mum, dönüş değil devam sinyalidir." Bu, açık ve test edilebilir bir iddia.
Üç günlük yükselen seriyi iki bağlamda ayrı ölçtük. Düşüş sonrası oluşan 1.176 örnek %1,70 getirdi; yükselişin ortasında oluşan 15.119 örnek %1,48. Fark yok — t = 0,52. Karga tarafında ise fark var ama ters yönde: yükseliş sonrası üç karga %1,14 getirirken düşüş sonrası %0,74 getiriyor (t = -2,38).
Kaynak bu formasyonu dönüş ailesine koyuyor ve bağlam şartını buna dayandırıyor. Ölçüm bunu desteklemiyor: üç beyaz asker, düşüşten sonra da yükselişin ortasında da benzer katkı sağlıyor. Yani karşımızdaki şey bir dönüş işareti değil, momentumun kendisi. Bu ayrım önemli, çünkü bağlam şartını aramak örneklemi on kat azaltıyor ve karşılığında hiçbir şey vermiyor.
Kaynak üç ek şart koyuyor — gövde uzun, gölge kısa, açılış orta noktanın ötesinde. Bölüm 17'de öğrendiğimiz kaldırma testini üçüne de ayrı ayrı uyguladık: aynı üç günlük yükselen seride, şartı sağlayanlarla sağlamayanları karşılaştırdık.
| Şart | Gözlem | Şartlı | Şartsız | t |
|---|---|---|---|---|
| Gövde uzun (menzilin ≥ %50'si) | 12.660 | %1,74 | %1,21 | 4,36 |
| Üst gölge kısa (≤ %20) | 10.891 | %1,79 | %1,23 | 4,30 |
| Açılış, öncekinin gövde ortasının üstünde | 25.992 | %1,47 | %1,17 | 1,30 |
| Üçü birden | 7.748 | %1,91 | %1,27 | 4,20 |
Üç şarttan ikisi gerçekten katkı sağlıyor. Gövdesi uzun olan üçlüler 0,54 puan fazla getiriyor (t = 4,36); üst gölgesi kısa olanlar 0,56 puan (t = 4,30). Üçüncü şart — her mumun öncekinin gövde ortasının üstünde açılması — ise eşiğin altında kalıyor (t = 1,30).
On sekiz bölümdür kaynakların iddialarını ölçüyoruz ve çoğu "fark yok" ya da "ters yönde" çıktı. Burada tersi oldu: iki şart da açık biçimde çalışıyor. Üçü birden arandığında 7.748 örnek kalıyor ve getiri farkı 0,64 puan, t = 4,20. Kaynaklar her zaman yanılmıyor — sınamanın amacı da bunu ayırt edebilmek.
Uzun gövde ve kısa gölge şartlarının ortak bir yanı var: ikisi de Bölüm 09'daki marubozu tanımının parçalarıdır. Gövdenin menzile oranı yüksek, gölgeler kısa — bu, "karşı taraf gün boyunca hiçbir seviyeyi geri alamadı" demektir.
Yani üç beyaz askerin işleyen tarafı, üç mumdan oluşması değil; mumların kendisinin marubozuya benzemesi. Bölüm 09'da tek bir marubozu için t = 9,26 bulmuştuk. Burada aynı özelliğin üç gün üst üste tekrarlanmasını ölçüyoruz ve yine çalışıyor.
Bölüm 17'de sorduğumuz soruyu tekrarlayalım: bu şartlardan hangisi kaldırılırsa sonuç değişir? Cevap burada net — mumların biçimi (uzun gövde, kısa gölge) değişir, sayısı (üç olması) ve bağlamı (düşüş sonrası) değişmez.
Üç günlük yükselen seri BIST'te 28.156 kez görülüyor — nadir bir olay değil. Ama kaynağın üç şartı birden arandığında sayı 7.748'e iniyor, yani dörtte bire. Bölüm 16'da anlattığımız denklem burada da geçerli: her şart seçiciliği artırır, örneklemi azaltır. Farkı şu ki bu kez şartlar karşılığını veriyor.
Sayıya değil biçime bakın — Üç mum aramak yerine mumların biçimine bakın: uzun gövde ve kısa gölge. Serinin dört ya da beş güne uzaması daha da iyi — ölçüm bunu destekliyor.
Bağlam şartını aramayın — Düşüş sonrası olması gerekmiyor. Yükselişin ortasında oluşan üç asker de aynı katkıyı veriyor.
Açılış kuralını bırakın — "Her mum öncekinin gövde ortasının üstünde açılmalı" kuralının ölçülebilir katkısı yok. En zor ezberlenen şart, en gereksiz olanı.
Karga tarafına güvenmeyin — Üç kara karga, aynadaki görüntü olmasına rağmen aynı gücü göstermiyor. Bölüm 11'de kurduğumuz kural geçerli: iki yön ayrı ayrı ölçülür.
Hacim — Kaynak askerlerde artan, kargalarda yüksek hacim istiyor; ölçülmedi.
Serinin büyüklüğü — Seriyi gün sayısıyla ölçtük, toplam yüzde hareketle değil. Üç küçük gün ile üç büyük gün aynı dilimde toplandı; ayrıştırmak ayrı bir ölçüm konusu.
Karga tarafının şartları — Üç ek şartı yalnız asker tarafında ölçtük. Karga tarafında temel etki zaten çıkmadığı için şartları ayrıca sınamadık.
Diğer pazarlar — Yalnız BIST. Bölüm 15'te boşlukta pazarlar arası büyük fark bulmuştuk; momentumda da olabilir.
Üç beyaz asker ve üç kara karga, art arda aynı yöne yürüyen üç mumdur. Ardışık mum sayısını eksen olarak ölçtük: üçte bir sıçrama yok, etki seri uzadıkça düzenli biçimde artıyor — yani "üç" ölçülmüş bir eşik değil. Kaynağın "önceki trend şart" iddiası da desteklenmedi; bu bir dönüş değil devam formasyonu. Buna karşılık kaynağın iki şartı — uzun gövde ve kısa gölge — kitapta ilk kez ölçümle doğrulandı. İşleyen şey formasyonun mum sayısı değil, mumların Bölüm 09'daki marubozuya benzemesi.
Bölüm 11'de yutan, Bölüm 12'de harami formasyonunu ölçmüştük ve ikisinde de aynı notu düşmüştük: onay mumu ölçülmedi. Bu bölümdeki formasyonlar tam olarak o eksiği kapatıyor — çünkü kaynağın kendi tanımına göre bunlar zaten "harami + teyit" ve "yutan + teyit"ten ibaret.
Kaynak burada sıra dışı bir şey yapıyor ve formasyonu açıkça daha önceki bir formasyonun üstüne kuruyor:
Three inside up / down — İlk iki mum bir harami oluşturur (Bölüm 12). Üçüncü mum teyit eder: birinci mumun açılışının ötesinde kapanır.
Three outside up / down — İlk iki mum bir yutan formasyonudur (Bölüm 11). Üçüncü mum teyit eder: ikinci mumun kapanışının ötesinde kapanır.
Dikkat: referanslar farklı — İki teyit tanımı aynı noktayı ölçmez. Inside'da birinci mumun açılışına, outside'da ikinci mumun kapanışına bakılır. Ölçümde ikisini de kaynağın dediği gibi kurduk.
"Onay mumunu bekleyin" cümlesi teknik analizin en yaygın tavsiyelerinden biri ve ilk bakışta itiraz edilemez görünür: bir sinyal, ertesi gün doğrulanırsa daha güvenilir olmalıdır. Ama bu tavsiyenin görünmeyen bir bedeli var.
Onay mumunu beklemek, bir gün geç girmek demektir. O gün fiyat zaten beklenen yöne hareket etmiştir — teyit tam olarak bu demek. Yani daha kötü bir fiyattan işleme girersiniz. Onayın işe yarayabilmesi için sağladığı isabet artışının, kaçırılan hareketten büyük olması gerekir. Bu, ölçülmeden bilinemez.
Ölçümü şöyle kurduk: aynı iki mumluk formasyonu, aynı bağlamda, üçüncü mumun teyit ettiği ve etmediği hâlleriyle karşılaştırdık. Gruplar arasındaki tek fark üçüncü mum.
Ayı tarafından başlayalım, çünkü sonuç orada. Yükseliş sonrası onaylanmış ayı harami görülen 1.359 günde izleyen beş günün getirisi %0,21; aynı formasyonun onaysız hâlinde ise 4.815 günde %1,25. Fark -1,05 puan, t = -3,67. Ayı yutanda tablo daha da net: onaylı 5.442 günde %0,56, onaysız 5.200 günde %1,45 — fark -0,89 puan, t = -4,82.
Kitapta ölçtüğümüz en güçlü katkılardan biri. Üstelik iki ayrı formasyonda birden ve aynı yönde çıkıyor. Teyit edilmemiş bir ayı formasyonu neredeyse hiçbir şey söylemiyor; teyit edilmiş olanı belirgin biçimde düşük getiri veriyor. Aradaki fark bir puanın üstünde — bu kitapta gördüğümüz en büyük farklardan.
Boğa tarafında ise hiçbir şey yok. Düşüş sonrası onaylanmış boğa harami 2.352 günde %0,75 getirdi, onaysız 8.118 günde %0,70 — t = 0,29. Boğa yutanda onaylı %0,99, onaysız %0,60, t = 1,43. İkisi de eşiğin altında. Yani dipte bir gün beklemenin karşılığı yok.
Bu bulgu, daha önce yazdığımız bir sonucu yeniden okumamızı gerektiriyor. Bölüm 12'de ayı harami için t = −1,33 bulmuş ve "eşiğin altında" demiştik. Şimdi görüyoruz ki o ölçüm, onaylı ve onaysız haramileri birlikte sayıyordu.
Onaylı ve onaysız haramileri ayırdığımızda tablo değişiyor: onaysız grup %1,25, onaylı grup %0,21 getiriyor. Bölüm 12'de ölçtüğümüz şey bu iki grubun ortalamasıydı ve ikisi birbirini söndürüyordu. Ayı harami anlamsız değilmiş; onaylanmamış ayı harami anlamsızmış.
Bölüm 12'deki sonuç yanlış değildi — sorduğumuz soru farklıydı. "Ayı harami bir şey söylüyor mu?" sorusunun cevabı hayırdı; "onaylanmış ayı harami bir şey söylüyor mu?" sorusunun cevabı evet. Bu, ölçümün eksikliği değil, soruların farklılığı. Bir iddiayı sınarken, iddianın hangi biçimini sınadığınızı açıkça yazmak bu yüzden şart.
Kaynağın son iddiası: "Three outside kalıpları, yutan formasyonunun doğası gereği daha agresif bir dönüşü temsil eder ve genellikle daha güçlüdür." İkisini de onaylı hâlleriyle, aynı bağlamda karşılaştırdık.
Dipte onaylı outside 2.316 örnekte %0,99 getirirken onaylı inside 2.352 örnekte %0,75 getirdi — t = 0,88. Tepede onaylı outside 5.442 örnekte %0,56, onaylı inside 1.359 örnekte %0,21 — t = 1,24.
Yön kaynağın dediği gibi ama iki karşılaştırma da eşiğin altında. Bu, kitapta üçüncü kez karşılaştığımız desen: Bölüm 12'de harami cross, Bölüm 17'de doji yıldızı, şimdi de outside. Bir formasyonun daha güçlü diye anılan varyantı, ölçülünce üst türünden ayrışmıyor.
Üç bölümün birikimini bir araya koyalım. Onay mumunu Bölüm 07'de doji için, burada da harami ve yutan için ölçtük. Ortaya tutarlı bir tablo çıkıyor:
Ayı tarafında güçlü — Yükselişin ardından gelen formasyonlarda teyit mumu belirgin katkı sağlıyor — her iki formasyonda da eşiğin çok üstünde.
Boğa tarafında etkisiz — Düşüşün ardından gelen formasyonlarda teyit bir şey eklemiyor. Onay için bir gün beklemek, karşılığı olmayan bir maliyet.
Dojide çok zayıf — Bölüm 07'de onaylı doji, onaysızdan yalnız yüzde birin onda ikisi kadar iyiydi — işlem masrafının altında kalan bir fark.
Bu asimetri, kitapta dördüncü kez gördüğümüz desenle aynı yönde: dönüş biçimleri aşağı tarafta ölçülebilir, yukarı tarafta değil. Onay mumu da o desene uyuyor — çünkü onay mumu aslında formasyonun bir parçası değil, formasyona eklenen ikinci bir gözlem.
Bölüm 11'de bir mekanizma önermiştik: yükselişte alan kişi zararda kalınca satmak zorundadır; düşüşte satan kişi ise geri dönmek zorunda değildir. Onay mumu bu mekanizmaya doğrudan bağlanıyor.
Bir ayı yutanı düşünün. Dün yükselişe inanarak alanlar bugün zarardadır ama henüz umutludurlar — tek bir kötü gün her zaman olur. Üçüncü gün de düşüşle kapanırsa o umut kırılır. Teyit mumu, zarardaki grubun sabrının bittiği gündür. Satmak zorunda olan bir grup varsa, teyit o grubun harekete geçtiğini gösterir.
Dip tarafında böyle bir zorunluluk yok. Düşüşte satmış olan kişi nakittedir ve geri dönmek için acelesi yoktur; ikinci bir yükselen gün onu ikna etmek zorunda değildir. Mekanizmanın asimetrik olması, ölçümün asimetrik çıkmasıyla uyumlu.
Bölüm 09'daki uyarı burada da geçerli: bu paragraflar bir açıklama denemesidir, ölçüm değil. Biz "zarardaki grubun sabrı" diye bir şey ölçmedik; yalnız teyidin ayı tarafında katkı sağladığını, boğa tarafında sağlamadığını ölçtük. Mekanizma makul görünüyor diye doğrulanmış saymayın.
BIST'in 2022'den bugüne 569.178 günlük mumunda, yükseliş sonrası onaylanmış ayı harami 1.359 kez, onaylanmış ayı yutan 5.442 kez görülüyor. Onay şartı örneklemi kabaca dörtte bire indiriyor — ama Bölüm 16 ve 17'deki şartların aksine, bu şart karşılığını veriyor.
Tepede onayı bekleyin — Yükselişin ardından ayı harami ya da ayı yutan gördüyseniz, ertesi günün teyidi ölçülebilir katkı sağlıyor. Elinizdeki en sağlam bulgulardan biri.
Dipte beklemeyin — Boğa tarafında teyit bir şey eklemiyor; beklemek yalnız daha kötü fiyattan girmek demek.
Inside ile outside arasında seçim yapmayın — İkisi arasında ölçülebilir bir fark yok. Hangisini gördüyseniz aynı ağırlığı verin.
Hacim — Kaynak üçüncü mumda artan hacim istiyor; ölçülmedi.
Onayın maliyeti — Teyit gününde kaçırılan hareketi ayrıca hesaplamadık. Bulgu "teyit isabeti artırıyor" diyor; "net kazanç sağlıyor" demek için giriş fiyatı farkının da ölçülmesi gerekir.
İkinci onay — Dördüncü mumun da aynı yönde gelmesi ölçülmedi.
Diğer pazarlar — Yalnız BIST.
Teyit mumunu kitapta dört ayrı yerde ölçtük. Hepsini bir arada görmek, "onay mumunu bekleyin" tavsiyesinin ne zaman geçerli olduğunu gösteriyor:
| Formasyon | Onay tanımı | t | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Doji (Bölüm 07) | ertesi mum aynı yönde | çok küçük | işlem masrafının altında |
| Boğa harami · dipte | 3. mum teyit | 0,29 | katkı yok |
| Boğa yutan · dipte | 3. mum teyit | 1,43 | katkı yok |
| Ayı harami · tepede | 3. mum teyit | −3,67 | çalışıyor |
| Ayı yutan · tepede | 3. mum teyit | −4,82 | çalışıyor |
Tablonun okunuşu tek cümleye iner: onay mumu, yalnız yükselişin ardından gelen dönüş formasyonlarında işe yarıyor. Genel bir tavsiye olarak verildiğinde — "her sinyalde onay bekleyin" — üç durumda dörtte karşılıksız bir bekleme maliyeti yaratıyor.
Bir bağlantı daha kuralım. Bölüm 16'da yıldız formasyonunun üçüncü mumunu "nüfuz" diye ölçmüştük ve tek işleyen şart o çıkmıştı. Aslında oradaki üçüncü mum da bir onay mumudur — yalnız adı farklıdır. İki bölümün bulgusu aynı şeyi söylüyor: üç mumluk formasyonlarda bilgiyi taşıyan şey üçüncü mumdur, ve bu yine yalnız ayı tarafında ölçülebiliyor.
Three inside ve three outside, harami ve yutan formasyonlarının onay mumu eklenmiş hâlleridir — bu yüzden Bölüm 11 ve 12'de açık bıraktığımız soruyu kapatıyorlar. Onay mumu ayı tarafında belirgin katkı sağlıyor: onaylanmış ayı harami ve ayı yutan, onaysız hâllerinden açık farkla düşük getiri veriyor. Boğa tarafında ise teyidin ölçülebilir bir katkısı yok. Kaynağın "outside daha güçlüdür" iddiası desteklenmedi. Bulgu ayrıca Bölüm 12'nin sonucunu nüanslıyor: orada anlamsız çıkan ayı harami, onay şartıyla birlikte anlamlı hâle geliyor.
Mum formasyonları serisinin son durağındayız. Ve bu bölüm, şimdiye kadarkilerden farklı bir sebeple önemli: burada bir formasyonun işe yarayıp yaramadığını ölçemeyeceğiz. Ölçemememizin kendisi bulgu olacak.
Bölüm 17'deki doji yıldızının en katı hâlidir. Orada ortadaki mumun doji olmasını istiyorduk; burada bir şart daha var: doji, iki komşusundan da boşlukla ayrılmalıdır. Ortadaki mum havada asılı kalır — adı buradan gelir.
Batı teknik analizinde aynı yapının karşılığı ada dönüşü (island reversal) adıyla bilinir. İkisi de aynı resmi anlatır: fiyat bir yere gidip orada tek başına kalmış, iki yandan da kopmuştur.
Burada kitap boyunca peşinde olduğumuz sorun en uç hâliyle karşımıza çıkıyor. "Boşlukla ayrılmış" ifadesi iki farklı şey anlatabilir ve kaynaklar hangisini kastettiğini genellikle yazmaz.
Farkı ölçtük. BIST'in 571.998 günlük mumunda, ortadaki mumun yalnız gövdesi ayrı olan üçlü sayısı 2.312. Fitillerin de değmediği — yani klasik tanıma uyan — üçlü sayısı ise 55. Arada 42 kat fark var.
Aynı formasyon adı, hangi tanımı seçtiğinize göre BIST'te iki bin üç yüz kez ya da elli beş kez görülüyor. Bir kaynak "terk edilmiş bebek nadir ama güçlüdür" dediğinde, hangi tanımla konuştuğunu bilmeden o cümleyi ne doğrulayabilirsiniz ne çürütebilirsiniz. Bu kitapta her bölümde eşikleri yazmamızın sebebi tam olarak budur.
Kaynak bu kez kendi test edilebilir iddiasını veriyor: "kripto gibi 7/24 açık piyasalarda gap oluşması daha zor olduğu için Abandoned Baby neredeyse hiç oluşmaz." Bölüm 15'te boşluğun bir fiyat olayı değil seans olayı olduğunu ölçmüştük; bu iddia o bulgunun doğrudan sonucu. Beş pazarda saydık.
Kriptoda hiç yok — 85.080 günlük mumda tek bir örnek bile çıkmadı. Üstelik gevşek tanımla bile yalnız 24 tane var, oysa BIST'te 2.312. Diğer uçta ETF'ler duruyor: 462 örnekle en sık, kabaca 757 günde bir. ABD hisselerinde 458, DAX'ta 30, BIST'te 55.
Kaynak "kriptoda neredeyse hiç oluşmaz" diyordu; ölçüm "hiç oluşmuyor" diyor. Sebebi Bölüm 15'te kurmuştuk: boşluk bir fiyat olayı değil, piyasanın kapalı kaldığı sürenin izidir. Kripto hiç kapanmaz, dolayısıyla boşluk oluşmaz; boşluk oluşmayınca boşluk şartı olan formasyon da oluşmaz. Bir formasyonun varlığı, piyasanın çalışma saatlerine bağlı olabiliyor.
Peki bu formasyon işe yarıyor mu? Cevaplayamıyoruz. Klasik tanımla, düşüş sonrası oluşmuş terk edilmiş bebek BIST'te yalnız 9 kez görülmüş. Gevşek tanımla 291 örnek var ama o zaten farklı bir formasyon — Bölüm 17'de ölçtüğümüz doji yıldızının bir alt kümesi, ve orada katkı bulamamıştık.
"Bir sayı gördüğünüzde soracağınız ikinci soru her zaman aynı olsun: kaç gözlemden?" Dokuz gözlemden çıkan bir ortalama, hangi yönde olursa olsun yorumlanamaz. Burada yapılabilecek en dürüst şey, sayıyı vermek ve susmaktır.
Bu, formasyonun işe yaramadığı anlamına gelmez. Bilemeyeceğimiz anlamına gelir — ve ikisi arasındaki farkı korumak bu kitabın temel tutumu. Nadir formasyonlar hakkındaki iddialar, Bölüm 08'de söylediğimiz gibi, yanlış oldukları için değil test edilemedikleri için ayakta kalır.
Kaynağın bu bölümde ele aldığı ikinci formasyon, terk edilmiş bebekten de karmaşık: üç mumun her birine ayrı şart koyan, dip dönüşü için tarif edilmiş bir kalıp. Adı Japonya'nın Sakata şehrindeki üç nehirden geliyor.
Onu ölçmeye kalkışmadık ve sebebini açıkça yazalım: şart sayısı arttıkça örneklem düşer, ve bu formasyon terk edilmiş bebekten daha katı şartlara sahip. Terk edilmiş bebekte dokuz gözleme düştüysek, burada daha azına düşeceğimizi ölçmeden de söyleyebiliriz. Ölçülemeyecek bir şeyi ölçüyormuş gibi yapmak, ölçmemekten daha kötüdür.
Bölüm 07'de dojiyle başladık, burada bitiriyoruz. On dört bölüm boyunca kaynakların onlarca iddiasını kendi verimizle sınadık. Sonuçları bir arada görmek, mum formasyonlarının bütünü hakkında bir fikir veriyor:
| Bölüm ve biçim | Kaynağın iddiası | Ölçümde çıkan |
|---|---|---|
| 07 · Doji | yön bildirir | yok |
| 08 · Mezar taşı, yusufçuk | dönüş | yok |
| 09 · Marubozu | devam | boğa tarafı |
| 10 · Çekiç, ters çekiç | dipte dönüş | ters bağlamda / ters yönde |
| 11 · Yutan | dönüş | ayı tarafı |
| 12 · Harami, harami cross | dönüş, cross daha güçlü | yok |
| 13 · Delici çizgi | dönüş | kontrol hatasıydı |
| 14 · Cımbız | seviye reddi | yok |
| 15 · Kicker | güçlü dönüş | boşluk büyüdükçe |
| 16 · Yıldız | üç şartlı dönüş | yalnız nüfuz şartı |
| 17 · Doji yıldızı | daha güçlü varyant | yok |
| 18 · Üç asker, üç karga | dönüş | gövde ve gölge şartı |
| 19 · Three inside / outside | onaylı dönüş | ayı tarafında onay |
| 20 · Terk edilmiş bebek | nadir ve güçlü | ölçülemedi |
Tabloyu okurken iki şeye dikkat edin. Birincisi: çalışan biçimler azınlıkta. İkincisi ve daha önemlisi: çalışanların ortak bir yanı var — hiçbiri "kalıp tanıma" değil, hepsi ölçülebilir bir büyüklüğe dayanıyor. Marubozuda gövde/menzil oranı, yıldızda nüfuz derinliği, askerlerde gövde uzunluğu, onay mumunda ertesi günün yönü.
Mum formasyonlarında işe yarayan şey şeklin adı değil, şeklin ölçüsüdür. Bir biçimi tanımak — "bu bir çekiç", "bu bir yıldız" — kolaydır ve neredeyse hiçbir şey söylemez. Ölçülebilir olan, o biçimin içindeki oranlardır: gövde menzilin ne kadarı, üçüncü mum birincinin ne kadarını geri aldı, boşluk ne kadar büyük. Kitabın Bölüm 03'te kurduğu çerçeve — gövde ve fitil oranları — on dört bölüm sonunda hâlâ ayakta.
Serinin sonunda, elinizde kalması gereken şeyi maddelendirelim. Bunlar ezberlenecek formasyon adları değil, mum grafiğine bakarken izlenecek tutum:
Oranı okuyun, adı değil — Bir mumun gövdesi menzilin ne kadarı? Fitil hangi yönde ve ne kadar uzun? Bu iki soru, on dört bölümde ölçülebilir çıkan her şeyi kapsıyor. Biçimin adını bilmek bunun üstüne bir şey koymuyor.
Aşağı yönü daha ciddiye alın — Dönüş biçimlerinde ayı tarafı ölçülebilir çıktı, boğa tarafı çıkmadı — dört ayrı bölümde. Tepede oluşan bir ayı yutan, dipte oluşan boğa yutandan daha fazla bilgi taşıyor.
Tepede onayı bekleyin, dipte beklemeyin — Bölüm 19'un bulgusu. Onay mumu yalnız yükselişin ardından katkı sağlıyor; dipte bir gün beklemek karşılıksız maliyet.
Şart sayısına kanmayın — Bir formasyon ne kadar çok şart içeriyorsa o kadar güçlü değildir; yalnız o kadar nadirdir. Yıldızın altı şartından biri işe yarıyordu.
Tek mumla karar vermeyin — Bölüm 03'te söylediğimizi tekrar edelim: mum bir kelimedir, cümle değil. Ölçtüğümüz bütün etkiler yüzde birin altında kaldı — hiçbiri tek başına bir işlem gerekçesi değil.
Mum formasyonları, teknik analizin en görünür ama en küçük ölçekli aracıdır: bir ile üç gün arasına bakar. Bundan sonraki bölümlerde ölçek büyüyor — haftalara, aylara yayılan fiyat formasyonlarına geçiyoruz: omuz baş omuz, çift tepe, üçgenler.
Yöntem değişmeyecek. Aynı beş aracı kullanmaya devam edeceğiz: anlamlılık (Bölüm 08), çoklu test (10), doğru kontrol grubu (13), tanımı sıkılaştırma (14) ve şart kaldırma (17). Değişen tek şey, ölçtüğümüz şeyin zaman ölçeği olacak.
Terk edilmiş bebek, ortadaki dojinin iki komşusundan da boşlukla ayrıldığı üç mumluk formasyondur. Kaynağın kendi pazar iddiasını sınadık ve doğruladık: kriptoda hiç oluşmuyor, çünkü boşluk bir seans olayıdır ve kripto hiç kapanmaz. Ama formasyonun getirisini ölçemedik — klasik tanımla BIST'te düşüş sonrası yalnız dokuz örnek var. Bunu bir eksiklik olarak değil, bulgunun kendisi olarak yazıyoruz: nadir formasyonlar hakkındaki iddialar yanlış oldukları için değil, test edilemedikleri için ayakta kalır. Bölüm ayrıca mum formasyonları serisini kapatıyor.
Ölçek değişiyor. Yirmi bölüm boyunca bir ile üç günlük biçimlere baktık; şimdi haftalara, aylara yayılan fiyat formasyonlarına geçiyoruz. İlk durak, hepsinin en bilineni. Omuz baş omuz — sektörde çoğu zaman İngilizce adıyla anılır, head and shoulders — o kadar tanınmış ki teknik analiz bilmeyenler bile adını duymuştur — ve bu ünün kendisi, bölümün sonunda konuşacağımız bir mesele olacak.
Bir yükseliş trendinin sonunda üç tepe oluşur. Ortadaki en yüksektir — baş. Yanlardakiler ondan alçak ve birbirine yakındır — omuzlar. Tepeler arasındaki iki dip birleştirilerek boyun çizgisi (neckline) çizilir.
Üç tepe — Sol omuz, baş, sağ omuz. Baş her iki omuzdan yüksek olmalı.
Boyun çizgisi — İki dipten geçen doğru. Yatay olmak zorunda değildir — eğimli de olabilir.
Kırılım (breakout) — Formasyon, fiyat boyun çizgisinin altına indiğinde "tamamlanmış" sayılır. Kaynakların hepsi bu noktaya kadar işlem açmamayı öğütler.
Ölçülü hareket (measured move) — Baş ile boyun çizgisi arasındaki dikey mesafe ölçülür ve kırılım noktasından aşağı projekte edilir. Ortaya çıkan seviye hedef fiyattır.
Anlatılan hikâye şudur: yükseliş sürerken alıcılar bir tepe yapar, geri çekilir, daha yüksek bir tepe daha yapar — ama üçüncü denemede başın seviyesine ulaşamazlar. Alıcı gücünün tükendiğinin resmidir. Boyun çizgisi kırılınca düşüş başlar.
Burada, mum formasyonlarında hiç karşılaşmadığımız bir sorunla karşılaşıyoruz — ve kaynakların neredeyse hiçbiri buna değinmez. Doji'yi tanımlamak kolaydı: gövde, menzilin yüzde beşinden küçük. Tek cümle, tek gün, hiçbir belirsizlik yok. Peki omuz baş omuz?
"Üç tepe" diyorsunuz. Tepe nedir? Bir günlük fiyat, çevresindeki kaç günden yüksek olursa tepe sayılır? Üç mü, beş mi, on mu? Bu sayıyı değiştirdiğinizde bulduğunuz formasyon sayısı da değişir. "Baş omuzlardan yüksek olmalı" diyorsunuz. Ne kadar yüksek — bir kuruş mu, yüzde üç mü, yüzde on mu? "Omuzlar birbirine yakın olmalı" diyorsunuz. Ne kadar yakın?
Mum formasyonlarında tanımı kaynak veriyordu, biz yalnız eşikleri netleştiriyorduk. Fiyat formasyonlarında ise tanımın kendisi bize kalıyor. Bu, bu tür formasyonların neden bu kadar tartışmalı olduğunu açıklıyor: iki analist aynı grafiğe bakıp biri omuz baş omuz görüp diğeri görmeyebilir, ve ikisi de haksız değildir — çünkü ortada paylaşılan bir tanım yok.
Bu kitabın tutumu belli: eşikleri yazarız. Bu bölümde kullandığımız algoritmanın bütün kararları şunlar — değiştirirseniz sonuç da değişir, ve o yüzden yazıyoruz:
| Parametre | Seçtiğimiz | Anlamı |
|---|---|---|
| Tepe/dip penceresi | 5 gün | Bir gün, çevresindeki 5 günden yüksekse tepe sayılır |
| Baş farkı | %3 | Baş, her iki omuzdan en az bu kadar yüksek olmalı |
| Omuz simetrisi | serbest | Eksen olarak ölçüldü, şart koşulmadı |
| Boyun çizgisi | iki dipten geçen doğru | Yatay olma şartı yok, eğim serbest |
| Kırılım | kapanış boyun çizgisinin altında | Sağ omuz kesinleştikten sonra, 60 gün içinde |
| İzleme ufku | 20 işlem günü | Kırılım gününden sonra |
Kaynakların çoğu boyun çizgisini yatay çizer ve eğim meselesine hiç girmez. Oysa gerçek grafiklerde iki dip nadiren tam aynı seviyededir. Boyun çizgisi yukarı ya da aşağı eğimli olabilir ve bu, hedef hesabını doğrudan etkiler.
Biz eğimi serbest bıraktık: boyun çizgisi iki dipten geçen doğrudur, yatay olma şartı aramadık. Bu, formasyonu daha çok yerde bulmamızı sağladı — ama aynı zamanda hedef hesabını da eğime bağımlı hâle getirdi. Aşağı eğimli bir boyun çizgisinde hedef, zaman geçtikçe daha da aşağı iner.
BIST'in 565 hissesini taradık ve kaynağın tanımına uyan 2.629 kırılım bulduk. Sonra Bölüm 13'te öğrendiğimiz soruyu sorduk: bunları neyle karşılaştıracağız?
İlk denememiz şuydu: her kırılım için aynı hissede, aynı takvim ayında rastgele bir gün seçip onun da izleyen yirmi gününü ölçmek. Aynı hisse, aynı dönem — kulağa adil geliyor. Sonuç çarpıcıydı: kırılım sonrası +%1,42, kontrol −%1,51. Fark neredeyse üç puan.
Kontrol grubu −%1,51 getiriyordu. Oysa BIST'in aynı dönemdeki genel yirmi günlük ortalaması +%3,99. Rastgele seçilmiş günlerin piyasa ortalamasının beş buçuk puan altında kalması mümkün değil — demek ki seçim rastgele değildi.
Hatayı bulduk. OBO kırılımı tanımı gereği bir düşüşün sonunda olur — fiyat boyun çizgisinin altına inmiştir. Aynı aydan rastgele seçilen gün ise düşüşün başında olabilir; onun yirmi günü düşüşü kapsar, kırılımınki toparlanmayı. Ölçtüğümüz şey formasyon değil zamanlamaydı. Kontrole bir şart daha ekledik: kontrol günü de önceki on günde benzer bir hareket yaşamış olmalı. Bu düzeltmeyle fark 2,93 puandan 1,19 puana indi — yanlılığın üçte ikisi zamanlamadanmış.
Düzeltilmiş ölçümün sonucu şu: boyun çizgisi kırılımından sonraki yirmi günde fiyat ortalama %1,14 getirdi; eş düşüş yaşamış kontrol günlerinde ise %-0,06. Fark 1,19 puan ve t = 2,67 — eşiği geçiyor. Ama yönüne dikkat edin: fark artı.
Omuz baş omuz bir düşüş formasyonu olarak anlatılır. Ölçümümüzde boyun çizgisi kırılımından sonra fiyat, benzer düşüş yaşamış kontrol günlerinden daha iyi getirdi. Bu, Bölüm 10'daki çekiç bulgusuyla aynı desen: formasyon, iddia edilenin tersi yönde iz bırakıyor.
Bunun makul bir açıklaması var. Kırılım anı, tanımı gereği fiyatın zaten belirgin biçimde düşmüş olduğu andır — baştan boyun çizgisine kadar inilmiştir. Satış baskısının önemli kısmı o güne kadar boşalmıştır. Formasyonu bekleyip kırılımda işleme girmek, hareketin büyük bölümünü kaçırdıktan sonra girmektir. Bölüm 19'da onay mumunun bedelini konuşmuştuk; burada aynı bedel çok daha büyük ölçekte karşımıza çıkıyor.
Ortalama bir sayıdır; tek tek örneklere bakınca tablo daha iyi anlaşılır. Aşağıdaki iki formasyon da algoritmanın bulduğu gerçek kırılımlar ve ikisi de "ders kitabı" görünümünde — omuzlar birbirine yakın, baş belirgin, boyun çizgisi net.
IMASM, 10.05.2024 tarihinde boyun çizgisini kırdı. Formasyon ders kitabı gibi: baş, omuzlardan %32,4 yüksek ve iki omuz birbirine %0,5 yakın. Kırılımdan sonra fiyat düştü — izleyen yirmi günde %-21,1. Kaynakların anlattığı senaryo. Yine de dikkat: ölçülü hareket hedefi %50,0 aşağıdaydı ve grafiğe bile sığmıyor; fiyat o seviyeye yaklaşmadı.
BIGTK ise 03.02.2025 tarihinde aynı biçimde kırdı — başı omuzlardan %30,9 yüksek, omuzları %3,8 farkla neredeyse eşit. Görünüş olarak öncekinden daha kusursuz. İzleyen yirmi günde %35,1 yükseldi. Hedefe yaklaşmak bir yana ters yöne gitti; algoritma ikisini de aynı formasyon olarak işaretledi, çünkü gerçekten de aynı formasyon.
Bu iki grafiği yan yana koymamızın sebebi şu: teknik analiz kitaplarında birinci tip bolca gösterilir, ikinci tip neredeyse hiç gösterilmez. Oysa bizim taramamızda ikinci tip daha kalabalık. Bir formasyonun nasıl göründüğünü öğrenmek, onun ne sıklıkla çalıştığını öğrenmekle aynı şey değildir.
Teknik analiz kaynaklarının en büyük eksiği burada. Formasyonun nasıl göründüğü, nasıl çizildiği, hedefin nasıl hesaplandığı uzun uzun anlatılır; çalışmadığında ne olduğu anlatılmaz. Oysa ölçümümüzde çoğunluk o tarafta.
Rakamlar şöyle. Bulduğumuz 2.629 kırılımın 1.247'sinde fiyat yirmi gün sonra kırılım seviyesinin üstündeydi — yani formasyon çalışmadı. Hedefe ulaşan kırılım oranı ise yalnız %9,3. Kaynakların anlattığı senaryo, gerçekleşen azınlık.
Neden olur — Boyun çizgisi kırılımı, tanımı gereği fiyatın zaten belirgin biçimde düşmüş olduğu bir andır. Satış baskısının bir kısmı o güne kadar boşalmıştır. Bölüm 10'daki çekiç bulgusunun kardeşi: formasyon, geç kalmış bir işarettir.
Ne yapılır — Kırılımı bir giriş sinyali değil, bir seviye bilgisi olarak okuyun. Boyun çizgisi artık bir dirençtir (Bölüm 04) — fiyat oraya geri gelirse anlamlıdır.
Zarar kesme — Kaynaklar boyun çizgisinin üstüne dönülmesini "formasyon iptal" sayar. Ölçümümüz bunu destekliyor: kırılımların büyük kısmı zaten oraya geri dönüyor.
Kaynağın en somut iddiası bu ve şaşırtıcı biçimde nadiren sınanır. Formasyon yalnız "düşecek" demiyor, ne kadar düşeceğini de söylüyor: baş ile boyun çizgisi arasındaki mesafe kadar.
Ölçtük. Hedef ortalama %32,1 aşağıda — yani formasyon, fiyatın üçte bire yakın düşeceğini söylüyor. Yirmi işlem günü içinde bu hedefe ulaşan kırılım oranı %9,3 (2.527 kırılımın 235'i). Kontrol günlerinde aynı yüzde düşüşün gerçekleşme oranı ise %4,3.
Formasyon hedefe ulaşma olasılığını iki katına çıkarıyor (%9,3'e karşı %4,3). Bu gerçek bir katkı. Ama on kırılımdan dokuzunda hedefe ulaşılmıyor — ve yirmi günlük en dip ortalaması OBO'da %-10,1, kontrolde %-10,8, yani OBO tarafında dip daha sığ. Hedefi bir beklenti olarak kurmak, ölçümün desteklemediği bir karardır.
Buradaki asıl ders, Bölüm 15'teki boşluk ölçümüyle aynı: bir hedefe ulaşılma oranı, kontrolsüz okunduğunda hiçbir şey söylemez. Fiyat zaten dalgalanıyor; yeterince geniş bir pencerede her yüzde düşüş bir yerde gerçekleşir. Anlamlı olan tek sayı, aynı büyüklükteki düşüşün formasyonsuz durumda ne sıklıkla olduğudur.
Kaynak "omuzlar yaklaşık aynı yükseklikte olmalı" diyor ama sayı vermiyor. Bölüm 14'ün aracını uyguladık: omuzların birbirine yakınlığını eksen olarak dilimledik. Mekanizma doğruysa simetri arttıkça etki de artmalı.
Dört dilimin t değerleri: 1,40, 0,98, 1,17 ve 1,86. Hiçbiri eşiği geçmiyor ve sıralı bir desen de yok — en simetrik dilim en güçlü sonucu vermiyor. Kaynağın "omuzlar yaklaşık aynı yükseklikte olmalı" şartı, elimizdeki veride ölçülebilir bir katkı sağlamıyor. Bu, Bölüm 16 ve 17'de yıldız ailesinde bulduğumuzla aynı sonuç: formasyonun görsel kusursuzluğu ile getirisi arasında bağ bulamıyoruz.
Formasyonun aynadaki görüntüsü (inverse head and shoulders), düşüş trendinin sonunda oluşur ve yükseliş habercisi sayılır: üç dip, ortadaki en derin. Kaynak bunu ayrı bir ders olarak ele alıyor, biz burada anıyoruz.
Kitap boyunca dört kez gördüğümüz asimetri deseni burada bir uyarıya dönüşüyor: bir formasyonun ters çevrilmiş hâli, aynı gücü göstermek zorunda değildir. Bölüm 09, 11, 16 ve 18'de boğa ve ayı tarafları hep farklı davrandı. Ters omuz baş omuzu da ayrıca ölçmek gerekir — bu kitabın kapsamı dışında kaldı ve bunu bir eksik olarak yazıyoruz.
Bölümün başında söylediğimiz meseleye dönelim. Omuz baş omuz, teknik analizin en tanınmış formasyonu — ama ölçümümüz kaynağın iddiasını desteklemedi. Bu ikisi nasıl bir arada duruyor?
Anlatısı güçlü — Formasyon bir hikâye anlatıyor: alıcılar yoruldu, son deneme başarısız oldu, taraf değişti. İnsan zihni hikâyeleri sayılardan kolay hatırlar.
Geriye bakınca hep görünür — Tamamlanmış bir grafikte omuz baş omuz bulmak kolaydır. Zor olan, sağ omuz henüz oluşurken onu görmek — ve o anda formasyonun tamamlanacağı belli değildir.
Başarısızlıkları anlatılmaz — Kitaplarda çalışan örnekler gösterilir. Çalışmayanlar yayımlanmadığı için formasyonun isabet oranı, okuyucunun gözünde gerçekte olduğundan yüksek görünür.
Bu kitapta ölçtüğümüz en tanınmış formasyon, en zayıf sonuçlardan birini verdi. Bu bir tesadüf olmayabilir: bir formasyon ne kadar çok biliniyorsa, o kadar çok kişi aynı yerde aynı şeyi yapar — ve bu, formasyonun anlattığı avantajın erimesine yol açabilir. Bunu ölçmedik; ama akılda tutulmaya değer bir ihtimal.
İki uç örnek gösterdik. Gerçek hayatta en sık karşılaşılan üçüncü bir tip daha var: formasyonun kısmen çalıştığı durum. Fiyat kırılımdan sonra düşer ama hedefe ulaşmaz, sonra toparlanır.
BORLS, 24.07.2026 tarihinde kırdı. Fiyat gerçekten düştü — yirmi gün içindeki en dip %-30,1. Ama ölçülü hareket hedefi %53,5 aşağıdaydı ve oraya ulaşılmadı; yirminci günün sonunda getiri %-15,8. Yön doğru, büyüklük yanlış.
Bu tip, ölçümümüzde en kalabalık grup. Ve pratikte en zor olanı: formasyonu doğru okumuşsunuzdur, yön de doğrudur, ama hedefe güvenip beklerseniz kazancınızı geri verirsiniz. Bölüm 08'deki ayrımı hatırlayın — yön bilgisi ile büyüklük bilgisi aynı şey değil.
Kırılımı giriş sinyali saymayın — Ölçüm, kırılım sonrası düşüş değil yükseliş gösteriyor. Kırılımda satış pozisyonu açmak, elimizdeki veriyle desteklenmiyor.
Boyun çizgisini seviye olarak kullanın — Kırılan boyun çizgisi artık bir dirençtir (Bölüm 04). Asıl kullanışlı bilgi budur: fiyat oraya geri gelip dönerse, iki bağımsız gözlem aynı yeri işaret ediyor demektir.
Hedefi beklenti yapmayın — Ölçülü hareket hedefine on kırılımdan birinde ulaşılıyor. Hedefi bir ihtimal olarak not edin, bir plan olarak değil.
Simetri aramayın — Omuzların birbirine yakınlığının ölçülebilir katkısı yok. Kusursuz görünen formasyonu beklemek, örnek sayınızı azaltıp karşılığında hiçbir şey vermiyor.
Eşiklerinizi yazın — Bu formasyonu kendi tarama sisteminizde arayacaksanız, tepe penceresini ve baş farkını bir yere yazın. Yazmazsanız, aynı grafikte bir gün formasyon görüp ertesi gün görmemeniz işten değil.
Hacim deseni — Kaynak sol omuzda yüksek, başta düşen, sağ omuzda daha da düşen hacim istiyor. Ölçülmedi.
Ters OBO — Aynadaki hâli ayrıca ölçülmedi.
Daha uzun ufuk — İzleyen 20 işlem günü ölçüldü. Aylara yayılan bir formasyon için daha uzun ufuk makul olabilir.
Geri dönüş (throwback) — Kırılımdan sonra boyun çizgisine geri gelip oradan dönme deseni ölçülmedi — kaynakların "en iyi giriş" dediği yer orası.
Diğer pazarlar — Yalnız BIST. Bölüm 15 ve 20'de pazarlar arasında büyük farklar bulmuştuk.
Bu bölümde kurduğumuz düzen, kalan fiyat formasyonu bölümlerinin hepsinde tekrarlanacak. Dört adımdan oluşuyor ve her adımın bir sebebi var:
1 · Tanımı yaz — Formasyonu algoritmaya çevir ve bütün eşikleri tabloya koy. Yazılmamış eşik, ölçümü tekrarlanamaz yapar.
2 · Tamamlanma anını belirle — Formasyon ne zaman "oldu" sayılır? OBO'da boyun çizgisi kırılımı. Bu an, ölçümün sıfır noktasıdır — ve gelecek bilgisi sızdırmamak için o ana kadar bilinebilecek verilerle tanımlanmalıdır.
3 · Eş durumdaki kontrolü kur — Kontrol günü, formasyon gününün yaşadığı hareketi yaşamış olmalı. Bu bölümde bunu atladığımızda fark üç katına çıkmıştı.
4 · Varsa hedefi ayrıca ölç — Fiyat formasyonlarının çoğu bir hedef verir. Hedefe ulaşma oranı, kontrolde aynı büyüklükteki hareketin oranıyla kıyaslanmadan anlamsızdır.
Omuz baş omuz, üç tepeli bir dönüş formasyonudur ve teknik analizin en tanınmış kalıbıdır. Bu bölümde ilk kez bir formasyonu kendimiz tanımlamak zorunda kaldık — fiyat formasyonlarının sabit bir uzunluğu olmadığı için tanım, kaynakta değil bizde. Bütün eşikleri yazdık. BIST'te bulduğumuz kırılımları eş düşüş yaşamış kontrol günleriyle karşılaştırdık: kırılımdan sonra fiyat düşmedi, yükseldi. Omuz simetrisi şartının ölçülebilir katkısı yok. "Ölçülü hareket" hedefine ulaşma oranı %9 — kontrol grubunun iki katı ama pratikte güvenilecek bir sayı değil. Bölümün asıl dersi ise kontrol grubuyla ilgili: ilk kurduğumuz kontrol yanlıydı ve farkı üç katına çıkarıyordu.
Omuz baş omuzdan bir tepe eksiltin: çift tepe (double top) elde edersiniz. Fiyat aynı seviyeye iki kez çıkar, iki kez geri döner. Aynadaki hâli — iki kez aynı dibe inip iki kez sıçramak — çift tabandır (double bottom). Bu bölümde ikisini birlikte ele alıyoruz, çünkü asıl sorumuz aralarındaki ilişki.
Anlatılan hikâye Bölüm 04'teki seviye mantığının doğrudan devamı: fiyat bir dirence iki kez çarpıp geçemezse, o direncin gerçek olduğu anlaşılır. İkinci denemenin de başarısız olması, alıcıların gücünün tükendiğini gösterir.
İki uç — Aynı seviyeye iki kez ulaşılır. Kaynak arada en fazla %1–3 fark olmasını ister.
Boyun çizgisi (neckline) — İki uç arasındaki ara nokta. Çift tepede bu bir destek, çift tabanda bir dirençtir.
Kırılım — Fiyat boyun çizgisini aştığında formasyon tamamlanır.
Hedef — Uç ile boyun çizgisi arasındaki mesafe, kırılımdan itibaren aynı yöne projekte edilir.
Dikkat edilirse bu, Bölüm 21'deki omuz baş omuzun daha sade hâli — oradaki "baş" yok. Ölçüm yöntemimiz de aynı; Bölüm 21'in sonunda dört adımda tanımladığımız düzeni buraya olduğu gibi taşıyoruz.
Fiyat formasyonlarında tanım bize kalıyor (Bölüm 21). Bu bölümde kullandığımız kararlar şunlar:
| Parametre | Seçtiğimiz | Sebebi |
|---|---|---|
| Tepe/dip penceresi | 5 gün | Bölüm 21'dekiyle aynı |
| İki uç arası asgari süre | 10 işlem günü | Daha yakını aynı dalgalanmanın iki ucu olur |
| Ara noktanın derinliği | en az %3 | Sığ bir ara nokta formasyonu anlamsız kılar |
| Uç farkı | serbest | Eksen olarak ölçüldü, şart koşulmadı |
| Kırılım | kapanış boyun çizgisinin ötesinde | İkinci uç kesinleştikten sonra, 60 gün içinde |
| İzleme ufku | 20 işlem günü | Kırılım gününden |
İki eşiğin sebebini ayrıca yazalım. İki uç arası asgari süre olmazsa, art arda iki günün tepesi bile "çift tepe" sayılır — Bölüm 14'te cımbızda gördüğümüz tuzak. Ara noktanın derinliği olmazsa, iki tepe arasında kıpırdamamış bir fiyat da formasyon üretir; oysa formasyonun anlattığı hikâye aradaki geri çekilmeye dayanıyor.
Kontrol grubunu Bölüm 21'de öğrendiğimiz gibi kurduk: her kırılım için aynı hissede, aynı ayda ve önceki on günde benzer hareketi yaşamış bir gün. O bölümde bu şartı atlayınca farkın üç katına çıktığını görmüştük.
BIST'te 14.307 çift tepe ve 14.884 çift taban kırılımı bulduk. Çift tepe kırılımından sonraki yirmi günde getiri %2,09; eş durumdaki kontrol günlerinde %0,92 — fark 1,17 puan, t = 6,56. Çift tabanda ise %5,83'e karşılık %6,86, fark -1,03 puan, t = -4,19.
Sonuca dikkat edin. Çift tepe bir düşüş formasyonu sayılır — kırılımdan sonra fiyat kontrol grubundan daha iyi getirdi. Çift taban bir yükseliş formasyonu sayılır — kırılımdan sonra kontrolden daha kötü getirdi. İki formasyon da kaynağın söylediğinin tersi yönde iz bırakıyor, ve ikisi de eşiği rahatlıkla geçiyor (t = 6,56 ve -4,19). Bölüm 21'deki omuz baş omuz bulgusuyla aynı desen — üç fiyat formasyonunda üçüncü kez.
Bunun bir adı var: ortalamaya dönüş. Kırılım anı, tanımı gereği fiyatın belirgin biçimde hareket etmiş olduğu andır — çift tepede aşağı, çift tabanda yukarı. Formasyonu bekleyip kırılımda işleme girmek, hareketin büyük kısmı olduktan sonra girmek demek. Bölüm 21'de omuz baş omuz için söylediğimiz cümle burada iki yönde birden doğrulanıyor: fiyat formasyonları geç kalmış işaretlerdir.
Kaynak nadiren bu kadar somut konuşuyor: "iki tepe arasındaki fiyat farkı genellikle %1-3'ü geçmemelidir." Eşiği kabul etmek yerine ölçtük — iki ucun birbirinden ne kadar farklı olduğunu eksen olarak dilimledik.
Kaynağın işaret ettiği aralık ikinci dilim (%1–3). Çift tepede dilimlerin t değerleri sırayla 1,17, 1,04, 2,02 ve 3,76; çift tabanda -0,10, -0,97, -0,65 ve -2,65. Sonuç kaynağın beklediğinin tersi: en dar dilimde — yani iki ucun neredeyse aynı olduğu, ders kitabı görünümlü formasyonlarda — hiçbir dilim eşiği geçmiyor. Etki, uçlar birbirinden uzaklaştıkça ortaya çıkıyor. Bu, Bölüm 14'teki cımbız bulgusunun birebir aynısı: tanım sıkılaştıkça etki kayboluyor, demek ki ölçtüğümüz şey formasyonun kendisi değil.
Bir soru daha var ve kaynaklarda cevabı yok: iki uç arasında ne kadar zaman geçmeli? Formasyon iki haftada da oluşabilir, altı ayda da. İkisi aynı şey mi?
Bu, Bölüm 14'te cımbız için sorduğumuz sorunun büyük ölçekli hâli. Orada iki ardışık günün aynı dibe dokunmasının bilgi taşımadığını bulmuştuk — çünkü ardışık iki gün zaten birbirine yakın işlem görür. Burada da benzer bir alt sınır olmalı: iki uç birbirine çok yakınsa, gördüğümüz şey bir formasyon değil sıradan bir dalgalanma olabilir.
Süre ekseninde çift tepenin t değerleri 6,16, 2,46, -0,74, 0,00; çift tabanda -3,80, -1,68, -0,73, 0,00. Desen net: etki kısa süreli formasyonlarda. İki uç arasında on ile yirmi beş gün olan formasyonlarda ölçülebilir bir fark var; süre uzadıkça kayboluyor. Bu, sezgiye ters — uzun süre boyunca test edilmiş bir seviyenin daha güçlü olması beklenirdi. Bulgu, ölçtüğümüz şeyin bir seviye değil kısa vadeli bir hareket olduğunu düşündürüyor.
Bölüm 21'de ölçülü hareket hedefini sınamış ve on kırılımdan birinde tuttuğunu bulmuştuk. Aynı hesap burada da geçerli: uç ile boyun çizgisi arası mesafe, kırılımdan itibaren projekte ediliyor.
| Formasyon | Hedef derinliği | Ulaşma | Kontrolde | Kat |
|---|---|---|---|---|
| Çift tepe | %21,1 | %18,5 | %14,7 | 1,3x |
| Çift taban | %16,7 | %55,2 | %46,5 | 1,2x |
Tablo Bölüm 21'dekiyle aynı hikâyeyi anlatıyor: formasyon hedefe ulaşma olasılığını artırıyor ama hedefin kendisi pratikte nadiren görülüyor. Çift tepede %18,5, çift tabanda %55,2. Hedef bir beklenti değil, bir ihtimaldir — ve bu ihtimal ondan az.
Algoritmanın bulduğu kırılımlardan ikisi. Seçim ölçütü yazılı: her iki yönden birer tane, ikisi de iki ucu birbirine yakın — yani "ders kitabı" görünümünde.
BRKVY, 29.04.2024 tarihinde boyun çizgisini aşağı kırdı. İki tepe arasındaki fark yalnız %0,1 — neredeyse aynı seviye. Aradaki geri çekilme derin (%48,7) ve formasyon 36 işlem gününde tamamlandı. İzleyen yirmi günde getiri %-50,4. Kaynağın anlattığı senaryo.
KFEIN ise 19.01.2024 tarihinde yukarı kırdı — aynı yapının aynadaki hâli. İki taban arasındaki fark %0,5, derinlik %40,1, süre 56 işlem günü. İzleyen yirmi günde getiri %70,4. İki örnek de formasyonun anlattığı yönde işledi; ama bölümün başında gördüğümüz gibi ortalamalar bu kadar net değil.
Yukarıdaki iki örnek kaynağın anlattığı yönde işledi. Ama ölçümün söylediği şey, ortalamada tersinin olduğuydu. O yüzden üçüncü bir örnek gerekiyor — ve bulmak hiç zor değil, çünkü bu tip azınlık değil.
ORGE, 25.10.2023 tarihinde boyun çizgisini aşağı kırdı. İki tepe arasındaki fark yalnız %0,2 — kaynağın istediği %1–3 aralığının bile altında. Derinlik %40,7, süre 35 işlem günü. Yani yukarıdaki iki örnekten daha kusursuz bir görünüm. İzleyen yirmi günde getiri %41,8 — formasyonun söylediğinin tersi.
Üç örneğin üçü de gerçek ve üçü de aynı algoritmanın bulduğu kırılımlar. Ama teknik analiz kitaplarında yalnız ilk iki tip gösterilir. Bunun sebebi kötü niyet değil, seçim yanlılığı: bir formasyonu anlatmak için örnek ararken, insan doğal olarak formasyonun iyi çalıştığı yeri seçer. Böylece okur, formasyonun isabet oranını gerçekte olduğundan yüksek sanır. Bu kitapta örnekleri ölçütle seçip ölçütü yazmamızın sebebi bu.
Kaynak serinin bir sonraki dersi üçlü tepe ve üçlü tabanı (triple top / bottom) anlatıyor: aynı seviyeye iki değil üç kez dokunma. Onu ayrı bir bölüm yapmak yerine burada anıyoruz, çünkü Bölüm 18'de öğrendiğimiz bir şey var.
Orada "üç beyaz asker" formasyonunda sayının neden üç olduğunu sormuş ve cevabın hiçbir sebep olduğunu bulmuştuk: ardışık gün sayısı arttıkça etki düzenli artıyordu, üçte bir sıçrama yoktu. Burada da aynı soru geçerli — ikiden üçe çıkmak neyi değiştirir? Üçlü tepe, çift tepenin bir kez daha tekrarlanmış hâlinden başka bir şey değil. Ayrı isim, ayrı ders, ama aynı mekanizma.
Bir formasyonu adındaki sayıya göre ayrı bir kalıp saymak, kitap boyunca eleştirdiğimiz alışkanlığın bir başka hâli. Çift tepe, üçlü tepe ve Bölüm 04'teki "direnç bandı" aynı şeyi anlatıyor: fiyatın tekrar tekrar geçemediği seviye. Kaç kez denendiği, o seviyenin gerçekliğine dair bir derece bilgisidir — ayrı bir formasyon değil.
İki yönü ayrı değerlendirin — ölçümde çift tepe tarafı çift taban tarafından daha belirgin çıktı. Aynadaki görüntü, aynı güç demek değil.
Kusursuz simetri aramayın — iki ucun birbirine ne kadar yakın olduğunun ölçülebilir katkısı yok. Kaynağın %1–3 eşiğinde bir sıçrama bulamadık.
Boyun çizgisini seviye olarak kullanın — kırılan çizgi artık ters yönde bir seviyedir (Bölüm 04). Formasyonun en kullanışlı çıktısı budur.
Hedefi plan yapmayın — ulaşma oranı ondan az.
Eşiklerinizi yazın — özellikle iki uç arası asgari süreyi. Yazmazsanız her dalgalanma çift tepe görünür.
Hacim deseni — Kaynak ikinci tepede hacmin azalmasını istiyor — "alıcı ilgisi tükendi" göstergesi olarak. Ölçülmedi.
Geri dönüş (throwback) — Kırılımdan sonra boyun çizgisine geri gelip oradan dönme deseni ölçülmedi.
Üçlü tepe/taban ayrıca — Yukarıda gerekçesini yazdık: aynı mekanizma sayıyoruz, ama ayrı ölçmedik.
Daha uzun ufuk — İzleyen 20 işlem günü. Aylara yayılan bir formasyon için kısa olabilir.
Diğer pazarlar — Yalnız BIST.
Fiyat formasyonlarında iki bölüm geride kaldı ve ikisi de aynı yere çıktı. Omuz baş omuzda kırılım sonrası yükseliş bulduk; burada çift tepede yükseliş, çift tabanda geri kalma. Üç ölçümün üçü de kaynağın beklediği yönün tersinde.
Ortak sebep, formasyonların tanımında saklı. Üçünde de "tamamlanma" anı, fiyatın belirli bir seviyeyi aştığı an olarak tanımlanıyor. Ama o seviyeye ulaşmak için fiyatın zaten hareket etmiş olması gerekir. Formasyon, hareketi haber vermiyor; hareketin olduğunu teyit ediyor. Teyit edildiğinde ise iş işten geçmiş oluyor.
Bu, mum formasyonlarında karşılaşmadığımız bir sorun. Bir doji ya da marubozu, oluştuğu anda tanımlanır — fiyatın bir yere ulaşmasını beklemez. Fiyat formasyonları ise tanımı gereği geç kalır: kırılımı beklemek, hareketin bir kısmını kaçırmak demektir. Kaynakların "kırılımı bekleyin, erken girmeyin" öğüdü riski azaltıyor olabilir; ama elimizdeki ölçüm, getiriyi de azalttığını gösteriyor.
Bir ihtimali de yazalım: belki bu formasyonlar daha uzun ufuklarda çalışıyordur. Bizim ölçümümüz yirmi işlem günü — aylara yayılan bir formasyon için kısa sayılabilir. Bunu ölçmedik ve bir eksik olarak kaydediyoruz.
Çift tepe ve çift taban, fiyatın aynı seviyeye iki kez ulaşıp geri dönmesiyle oluşur — Bölüm 04'teki seviye mantığının formasyona dönüşmüş hâli. BIST'te 14.307 ve 14.884 kırılım bulduk ve eş durumdaki kontrol günleriyle karşılaştırdık: iki yön farklı davranıyor (t = 6,56 ve -4,19). Bu, kitapta asimetriyle beşinci karşılaşmamız ve ilk kez bir fiyat formasyonunda. Kaynağın %1–3 eşiğinde sıçrama yok; iki uç arasındaki sürenin de ölçülebilir bir etkisi çıkmadı. Hedefe ulaşma oranları %18,5 ve %55,2 — Bölüm 21'deki omuz baş omuzla aynı mertebede.
Şimdiye kadarki fiyat formasyonları belirli bir şekli arıyordu: üç tepe, iki tepe. Üçgen farklı bir şey söylüyor — fiyat sıkışıyor. Alçalan tepeler, yükselen dipler; hareket alanı daralıyor. Ve bu bölümde, kitap boyunca kurduğumuz yöntemin en sert sınavını vereceğiz: elimize çarpıcı bir bulgu geçecek ve onu çöpe atacağız.
Formasyonun özü, fiyatın iki daralan kenar arasına sıkışmasıdır. Üst kenar tepelerden, alt kenar diplerden geçer. Hangi kenarın yatay olduğuna göre üç tip ayrılır:
Yükselen üçgen (ascending triangle) — Üst kenar yatay, alt kenar yükseliyor. Alıcılar her seferinde daha yüksekten almaya razı ama aynı dirence takılıyorlar. Kaynak: yukarı kırılım beklenir.
Alçalan üçgen (descending triangle) — Alt kenar yatay, üst kenar alçalıyor. Satıcılar her seferinde daha ucuza satmaya razı ama aynı destek tutuyor. Kaynak: aşağı kırılım beklenir.
Simetrik üçgen (symmetrical triangle) — İki kenar da daralıyor. Kaynak yön öngörmez — hangi yöne kırarsa o yöne devam beklenir.
Bu, kitaptaki ilk yön tahmini içeren formasyon ailesi. Şimdiye kadar hep "kırılımdan sonra ne oluyor" diye sorduk. Burada ondan önce gelen bir soru var: kırılımın hangi yöne olacağı tahmin edilebiliyor mu? Ve bu soru, getiriden bağımsız olarak, doğrudan sayılabilir.
Bölüm 21'de öğrendiğimiz sorun burada daha da keskin: üçgenin sabit bir şekli yok. Kaç gün sürer? Kenarlar hangi noktalardan geçer? Ne kadar daralırsa "üçgen" sayılır? Kaynaklar bu soruların hiçbirine sayı vermiyor. Bizim kararlarımız:
| Parametre | Seçtiğimiz | Sebebi |
|---|---|---|
| Pencere | 45 işlem günü | Üçgenin aranacağı aralık |
| Asgari dokunuş | 2 tepe + 2 dip | Bir doğru en az iki noktadan geçer |
| Asgari daralma | %35 | Pencere sonundaki genişlik, başındakinin en fazla %65'i |
| "Yatay" eşiği | %15 | Kenarın pencere boyunca kat ettiği yol fiyatın %15'inden az |
| Kırılım | kapanış kenarı %1 aşarsa | Pencere bittikten sonraki 20 gün içinde |
| İzleme ufku | 20 işlem günü | Kırılım gününden |
"Yatay eşiği" özellikle keyfî ve bunu saklamıyoruz. Bir kenarın ne kadar eğimliyken hâlâ "yatay" sayılacağı, tamamen bizim kararımız. Eşiği değiştirirseniz yükselen ve simetrik üçgen sayıları arasındaki denge de değişir — formasyonların kendisi değil, sınıflandırması kayar.
BIST'te 2021'den bugüne, bu tanımla 8.147 üçgen kırılımı bulduk: 4.136 yükselen, 3.603 alçalan, 408 simetrik. Simetrik üçgenin bu kadar az çıkması tanımın bir sonucu — bir kenar "yatay" sayılma eşiğini geçtiği anda formasyon yükselen ya da alçalan diye sınıflanıyor.
Önce en basit soruyu soralım — her tipte kaç kırılım yukarı, kaç aşağı?
Sonuç ilk bakışta çarpıcı. Yükselen üçgenlerin — kaynağın yukarı kırılım beklediği tipin — yalnız %42,0'i yukarı kırıyor. Alçalan üçgenlerin — kaynağın aşağı beklediği tipin — %66,2'i yukarı kırıyor. Simetrikte %38,1. Yani her iki tipte de kaynağın söylediğinin tersi.
Elimizde sekiz bin kırılımlık bir ölçüm var ve sonuç, teknik analizin en bilinen yön kurallarından birini yanlışlıyor. Kitabın anlatısına da tam oturuyordu: "kaynak bir kez daha ters çıktı." Bu bölümün asıl konusu, o cümleyi neden yazmadığımız.
Bu sonucu yazmadan önce durup düşünelim. Bölüm 13'te öğrendiğimiz kural şuydu: bir fark bulduğunuzda, o farkın başka bir şeyden gelip gelmediğini sorun. Burada şüphelenmek için somut bir sebep var ve sebep, algoritmanın kendi geometrisinde.
Yükselen üçgende alt kenar yukarı gidiyor. Yani zamanla fiyata yaklaşıyor, onu yakalıyor. Fiyat hiç hareket etmese bile, yükselen bir alt kenar er geç ona değecektir — ve bu bir "aşağı kırılım" olarak sayılacaktır. Alçalan üçgende aynı şey ters yönde işler: üst kenar aşağı inip fiyata yaklaşır ve "yukarı kırılım" üretir.
Bu şüphe, laf olsun diye söylenen bir çekince değil; ölçülebilir bir iddia. Eğer yön farkı gerçekten geometriden geliyorsa, kırılım yönünü belirleyen şey formasyonun tipi değil fiyatın üçgen içindeki konumu olmalıdır. Fiyat üst kenara yakın bittiyse yukarı, alt kenara yakın bittiyse aşağı kırması beklenir — tip ne olursa olsun.
Bunu ölçmek için her üçgende fiyatın pencere sonundaki konumunu hesapladık: 0 = alt kenarda, 1 = üst kenarda. Sonra her tipi ikiye böldük — fiyatı üst yarıda bitenler ve alt yarıda bitenler — ve kırılım yönlerini ayrı ayrı saydık.
Tablo tartışmayı bitiriyor. Yükselen üçgenlerde fiyat üst yarıda bittiyse %79,4'i yukarı kırıyor; alt yarıda bittiyse yalnız %15,9'i. Alçalanda %89,1'e karşılık %32,8, simetrikte %78,4'e karşılık %13,0. Aradaki uçurum altmış puanı aşıyor — oysa tipler arasındaki fark yirmi dört puandı.
Geriye kalan soru şu: tipler arasındaki fark nereden geliyordu? Cevap, konumların kendisinde. Yükselen üçgenlerde fiyat ortalama 0,40 konumunda bitiyor (alta yakın), alçalanlarda 1,17 (üst kenarın bile üstünde). Yani tipler farklı yönlere kırılıyor çünkü fiyat onlarda farklı yerlerde bitiyor — formasyonun anlattığı arz-talep hikâyesiyle ilgisi yok. Ölçtüğümüz şey formasyon değil, kendi algoritmamızın geometrisiydi.
Buradaki dersi açıkça yazalım, çünkü kitabın yöntem omurgasının son halkası bu. Elimizde şu vardı: kaynağın açık bir iddiası, ona ters çıkan büyük bir ölçüm (n = 7.717), ve yayımlanmaya hazır çarpıcı bir başlık.
Bu bölümde bulguyu çökerten şey yeni bir veri değildi — aynı veriyi bir kez daha bölmek oldu. Bölüm 13'te kontrol grubunu düzelterek, Bölüm 17'de bir şartı kaldırarak, burada da ölçümü ikinci bir değişkene göre ayırarak. Üçünde de yapılan iş aynı: farkı açıklayabilecek başka bir şey var mı diye sormak. Bu soru sorulmadığında ortaya çıkan şey yanlış bilgi değil — ölçülmüş gibi görünen yanlış bilgidir, ki daha tehlikelidir.
Kitap boyunca kaynakların iddialarını sınadık ve çoğu çıkmadı. Ama bu, her ters bulgunun doğru olduğu anlamına gelmez. Bir ölçüm ne kadar çarpıcıysa, önce kendi yöntemimizden şüphelenmek için o kadar çok sebep var demektir. Bölüm 13'te yanlış kontrol grubu olmayan bir etki üretmişti; burada ölçüm aracının geometrisi üretti. İkisi de aynı soruyla yakalanıyor: bu farkı başka ne açıklayabilir?
Yön tahmini elimizden gitti. Geriye kitabın alışıldık sorusu kalıyor: kırılım gerçekleştikten sonra getiri değişiyor mu? Kontrol grubu yine eş durumlu — aynı hisse, aynı ay, önceki on günde benzer hareket.
Üç tipte de sonuç aynı: fark yok. Yükselen üçgende t = -0,52, alçalanda -0,37, simetrikte -0,80. Kırılım yönüne göre ayırdığımızda da tablo değişmiyor; hiçbir alt grup eşiği geçmiyor. Üçgen kırılımı, izleyen yirmi günde ölçülebilir bir katkı sağlamıyor.
Bir soru daha: üçgen ne kadar çok daralırsa sinyal o kadar güçlü mü? Sezgi bunu söyler — sıkışma arttıkça patlama büyür. Bölüm 14'ün aracıyla ölçtük.
Dört dilimin t değerleri: -0,59, 0,76, -1,00 ve -0,73. Ne bir sıra var ne bir eşik. Daralma %35 ile %100 arasında değişirken sonuç sabit kalıyor — sıkışmanın derecesi, sonraki hareket hakkında bilgi taşımıyor.
Ölçüm sırasında algoritmanın bir sınırına çarptık ve yazmadan geçmek doğru olmaz. Daralma %%100'e yaklaştığında iki kenar kesişir — üçgenin ucuna gelinir. O noktada üçgenin "içi" kalmaz ve fiyatın konumu anlamsız bir sayıya döner; ölçümümüzde -29 gibi değerler çıktı.
Ölçümümüzdeki 8.147 kırılımın 1.389'i bu durumda — daralma %90'ın üstünde. Bu kayıtları atmadık, çünkü kırılım ve getiri hesapları hâlâ geçerli; yalnız konum ölçüsü anlamını yitiriyor. Bölümdeki gerçek örnekleri de bu yüzden daralması %88'in altında olanlardan seçtik.
Bu yalnız bir hesap ayrıntısı değil, formasyon hakkında gerçek bir bilgi: üçgen sonsuza kadar daralamaz. Kenarlar kesiştiğinde formasyon biter — kırılım olsun olmasın. Kaynakların hiçbiri bu noktadan söz etmiyor, oysa üçgenle işlem yapan biri için en somut soru bu: bu şeklin ne kadar ömrü kaldı?
Ölçümün söylediğini iki örnekle görelim. İkisi de kaynağın beklediği yönün tersine kırıldı — ve ikisinde de kırılım yönü, fiyatın üçgen içindeki konumundan okunabiliyordu.
HLGYO, 06.2025 ile 02.09.2025 arasında bir yükselen üçgen çizdi: üst kenar yatay, alt kenar yükseliyor. Daralma %86,8. Kaynağın kuralına göre yukarı kırması beklenirdi. Ama pencere sonunda fiyat üçgenin alt yarısındaydı (konum 0,26) — ve aşağı kırdı. İzleyen yirmi günde %-7,3.
KUTPO ise tam tersi: alçalan üçgen, yani kaynağa göre aşağı kırması beklenen tip. Daralma %87,8. Pencere sonunda fiyat üçgenin üst yarısındaydı (konum 0,72) ve yukarı kırdı; izleyen yirmi günde %8,2. İki örnekte de formasyonun adı bir şey söylüyor, fiyatın konumu başka bir şey — ve sekiz bin kırılımın tamamında kazanan konum oluyor.
Yukarıdaki iki örnek konum hipotezini destekliyordu. Şimdi onu bozan bir tane koyalım — çünkü kitabın hiçbir yerinde "bu kural her zaman çalışır" demedik ve burada da demeyeceğiz.
EYGYO bir simetrik üçgen çizdi ve pencere sonunda fiyat üçgenin tepesine yapışmıştı — konum 0,97, yani neredeyse üst kenarda. Ölçümün eğilimine göre yukarı kırması beklenirdi. Aşağı kırdı; izleyen yirmi günde %-14,4.
Ölçüm "fiyat üst yarıdaysa %79 yukarı kırar" diyor. Bu, beş durumdan birinde aşağı kıracağı anlamına da gelir. Bir eğilimi kural sanmak, kitabın başından beri eleştirdiğimiz hatanın kendisi. Ölçülen şey bir olasılıktır; tek bir örnekte ne olacağını söylemez.
Üçgenle ilgili en somut ama kaynaklarda en az konuşulan bilgi, formasyonun ne zaman biteceğidir. İki kenar daralarak ilerlediğine göre, bir gün kesişirler. O gün geldiğinde üçgen — kırılım olsun olmasın — sona ermiştir.
Ölçümümüzde bu, somut bir sayıya dönüşüyor: 8.147 kırılımın 1.389'inde daralma %90'ı aşmış, yani formasyon ucuna gelmiş. Bu üçgenlerde "kırılımı beklemek" diye bir seçenek pratikte kalmıyor — kenarlar zaten fiyatın üstünde.
Hesap basit: iki kenarın bugünkü mesafesini, günlük daralma hızına bölersiniz. Çıkan sayı, formasyonun kalan ömrüdür. Bu, "bekleyeyim mi" sorusuna verilebilecek en somut cevaptır — ve fiyat tahmini içermediği için de ölçüme muhtaç değildir; geometridir.
Kaynak seride üçgenlerden sonra bayrak (flag) ve flama (pennant) formasyonları geliyor. İkisi de aynı ailedendir: fiyat sıkışır, sonra kırılır. Bayrakta sıkışma paralel iki çizgi arasında olur (yani daralmaz, kayar); flama ise kısa süreli küçük bir simetrik üçgendir.
Bu kitapta onlara ayrı bölüm ayırmadık ve sebebini yazalım: ölçüm yöntemi birebir aynı olurdu — kenarları bul, kırılımı belirle, eş durumlu kontrolle karşılaştır. Bölüm 18'de "üç" sayısının, Bölüm 22'de "çift" ile "üçlü" ayrımının ölçülebilir bir fark yaratmadığını görmüştük. Sıkışma ailesinin alt türleri için de aynı şüphe geçerli: ayrı isimler, ayrı mekanizmalar demek değil. Merak eden okur, bu bölümdeki algoritmayı paralel kenarlara uyarlayıp kendisi ölçebilir.
Üçgenin tipini yön tahmini sanmayın — Yükselen üçgen "yukarı kırar" demek değildir. Ölçümde yön, tipten değil fiyatın konumundan okunuyor.
Konuma bakın, isme değil — Fiyat hangi kenara yakınsa kırılım o yöne daha olası. Bu bir tahmin değil, geometrik bir eğilim — ve formasyonun adından bağımsız.
Kırılımı sinyal saymayın — Üç tipte de kırılım sonrası ölçülebilir bir getiri katkısı bulamadık.
Kenarların kesişme noktasını hesaplayın — Formasyonun ömrü oradadır. Kalan gün sayısı, bekleyip beklemeyeceğinize dair somut bir bilgidir.
Kendi eşiklerinizi yazın — Üçgen, tanımı en öznel formasyonlardan biri. Kaç günlük pencere, kaç dokunuş, ne kadar daralma — bunları yazmadan yaptığınız her ölçüm tekrarlanamaz.
Hacim deseni — Kaynak üçgen boyunca hacmin azalmasını, kırılımda artmasını ister. Ölçülmedi.
Kırılım hedefi — Üçgenin en geniş yerinin kırılım noktasından projekte edilmesi. Bölüm 21 ve 22'de benzer hedefleri ölçtük; burada kapsam dışı kaldı.
Yanlış kırılım (false breakout) — Kırılıp geri dönen durumlar ayrıca sayılmadı.
Bayrak ve flama — Kaynak serinin bir sonraki dersi. Aynı "daralan fiyat" ailesinden ve aynı yöntemle ölçülebilir; bu kitapta yer almadı.
Diğer pazarlar — Yalnız BIST.
Bu bölümle birlikte fiyat formasyonları ailesi kapanıyor. Üç bölümde üç aile ölçtük ve hepsinde aynı dört adımı uyguladık. Sonuçları yan yana koymak, tek tek bakmaktan daha çok şey söylüyor:
| Aile | Kırılım | Getiri katkısı | Hedef tuttu | Yöntem dersi |
|---|---|---|---|---|
| Omuz baş omuz (21) | 2.527 | t = 2,67 | %9,3 | yanlış kontrol grubu |
| Çift tepe (22) | 14.307 | t = 6,56 | %18,5 | aynadaki yön ayrı ölçülür |
| Çift taban (22) | 14.884 | t = −4,19 | %55,2 | — |
| Üçgenler (23) | 7.717 | t = −0,52 | ölçülmedi | geometri tuzağı |
Ortak desen açık: kırılımların hiçbiri güçlü bir getiri katkısı göstermedi, hedefler on kırılımdan birinde tuttu ve görsel kusursuzluk hiçbir yerde ölçülebilir bir fark yaratmadı. Kalıcı olan, üç bölümün bıraktığı yöntem dersleri.
Üçgen, fiyatın iki daralan kenar arasına sıkışmasıdır ve üç tipe ayrılır. Kaynaklar yükselen üçgende yukarı, alçalanda aşağı kırılım bekler. Ölçüm önce bunun tam tersini gösterdi — sonra o bulgu çöktü: kırılım yönünü belirleyen şey formasyonun tipi değil, fiyatın üçgen içindeki konumu: üst yarıda biten fiyat %%79–89, alt yarıda biten %%13–33 oranında yukarı kırıyor — tip ne olursa olsun. Kırılım sonrası getiride üç tipte de fark yok. Bu bölümün asıl öğrettiği şey üçgen değil: bir bulgu ne kadar çarpıcıysa, önce kendi yöntemimizden şüphelenmek için o kadar çok sebep var demektir.
Yirmi üç bölüm boyunca fiyatın kendi şekline baktık: mumlar, seviyeler, formasyonlar. Şimdi araç değişiyor. Gösterge, fiyattan hesaplanan bir sayıdır — ve bu, ölçüm açısından büyük bir rahatlık getiriyor. Fiyat formasyonlarında tanımı biz kuruyorduk; burada tanım matematiksel.
Bölüm 21'de omuz baş omuzu algoritmaya çevirmeye çalışırken şu sorunla boğuşmuştuk: tepe nedir, baş ne kadar yüksek olmalı, omuzlar ne kadar yakın olmalı? Her cevap bir karardı ve her karar sonucu değiştiriyordu. SMA(50) ise herkes için aynı sayıdır. Son elli kapanışı toplayıp elliye bölersiniz; tartışma bitmiştir.
Bu yüzden göstergeler, ölçülmeye formasyonlardan çok daha elverişlidir. Tanım tartışması olmadığı için doğrudan asıl soruya geçebiliyoruz: bu sayı işe yarıyor mu?
Basit ortalama — SMA (simple moving average) — Son n günün kapanışlarının aritmetik ortalaması. Her güne eşit ağırlık verir. Her yeni günde en eski değer düşer, yenisi girer.
Üssel ortalama — EMA (exponential moving average) — Son günlere daha fazla ağırlık verir. Çarpanı k = 2/(n+1)'dir; eski günlerin ağırlığı hiç sıfırlanmaz ama hızla azalır.
Pratik fark — EMA fiyata daha çabuk uyar, dönüşleri daha erken yansıtır. SMA daha yavaş ve daha düzdür.
Küçük ama önemli bir ayrıntı: EMA'nın bir ilk değere ihtiyacı var. Ölçümümüzde ilk değeri ilk n günün basit ortalaması alarak başlattık. Fiyatın kendisiyle başlatmak, serinin ilk yüzlerce gününü bozar — ve bu, hazır kütüphanelerde sıkça karşılaşılan bir fark kaynağıdır.
Temel kural — Fiyat ortalamanın üstündeyse yükseliş, altındaysa düşüş trendi.
Eğim — Ortalamanın yukarı eğimli olması yükselişi doğrular.
Periyot — Kısa ortalamalar (10, 20) hızlı tepki verir ama çok yanlış sinyal üretir; uzun ortalamalar (50, 100, 200) daha güvenilirdir.
Tür — EMA kısa ve orta vade için, SMA uzun vade için uygundur.
Dinamik seviye — Ortalama, fiyatla birlikte hareket eden destek ya da direnç işlevi görür.
Zayıflık — Gecikmelidir; trendin başlangıcını yakalayamaz.
İlk dört iddia doğrudan ölçülebilir. Ölçtük.
Yöntem bu kez çok sade. BIST'in 545 hissesinde, 2021'den bugüne her gün için tek bir soru sorduk: fiyat hareketli ortalamanın üstünde mi, altında mı? Sonra iki grubun izleyen 20 günlük getirisini karşılaştırdık. Ayrı bir kontrol grubu kurmaya gerek yok — karşılaştırma zaten iki grup arasında, aynı hisseler ve aynı dönem içinde.
Sonuç hiçbir yoruma ihtiyaç bırakmıyor. Yirmi günlük ortalamanın üstündeki günlerde izleyen yirmi günün getirisi %5,25; altındaki günlerde %2,44. Fark 2,82 puan ve t = 60,0. İki yüz günlük ortalamada bile fark 1,23 puan (t = 24,9). Kitapta gördüğümüz en büyük ve en sağlam ayrım bu.
Yirmi üç bölümdür iddiaları sınıyoruz ve çoğu çıkmadı. Bu, en net doğrulama: altı farklı periyodun hepsinde fark aynı yönde ve hepsinde t değeri 25'in üzerinde. Örneklem de küçük değil — her dilimde üç yüz binden fazla gözlem. Teknik analizin en eski ve en basit aracı, elimizdeki veride çalışıyor.
Şimdi kitabın tekrar eden sorusuna geliyoruz. Kaynak 20, 50 ve 200 diyor — ama neden? Bölüm 18'de "üç beyaz asker"in neden üç olduğunu sormuş ve cevabın hiçbir sebep olmadığını bulmuştuk; Bölüm 16'da "%50 nüfuz" eşiği için aynı şey çıkmıştı. Periyot da sürekli bir eksendir.
Eksen düz değil, tepe noktalı. Fark beş günde 1,73 puan, on günde 2,17, yirmi günde 2,82 — en yüksek nokta. Sonra düşmeye başlıyor: elli günde 2,61, yüz günde 1,80, iki yüz günde 1,23. Yani ne "kısa daha iyi" doğru ne "uzun daha güvenilir".
Kaynak açıkça "uzun dönemli ortalamalar daha güvenilirdir" diyor. Ölçümde en zayıf ayrımı veren periyot, en uzun olanı: 200 günlük ortalamada fark 1,23 puan, 20 günlüğün (2,82 puan) yarısından az. Bunun makul bir sebebi var — uzun ortalama yavaş tepki verdiği için fiyat aylardır ortalamanın üstünde olabilir ve o bilgi tazeliğini yitirir. "Güvenilir" ile "ayırt edici" aynı şey değil.
Aynı periyotta iki türü doğrudan karşılaştırdık. Beş günlük ortalamada EMA, SMA'dan 0,19 puan önde (t = 3,6); on günlükte 0,20 puan (t = 4,0). Yirmi günden itibaren fark kayboluyor: t değerleri 0,2, -0,8, 1,0, 0,7. Yani kaynağın "EMA kısa vade için" ayrımı destekleniyor — ama kazanç, periyot seçiminin yanında küçük kalıyor. Yirmi günlük SMA ile yirmi günlük EMA arasındaki fark 0,01 puan; beş günlük ile yirmi günlük arasındaki fark ise 1,08 puan.
Kaynağın bir iddiası daha var: ortalamanın eğimi de önemli. Fiyat ortalamanın üstünde olsa bile ortalama aşağı eğimliyse, işaret zayıftır. Bunu ölçmek kolay — SMA(50)'nin beş gün öncesine göre yukarı mı aşağı mı gittiğine baktık.
| Durum | Gözlem | İzleyen 20 gün |
|---|---|---|
| Fiyat üstünde · ortalama yukarı | 278.639 | %5,41 |
| Fiyat üstünde · ortalama aşağı | 55.410 | %4,26 |
| Fiyat altında · ortalama yukarı | 71.907 | %2,17 |
| Fiyat altında · ortalama aşağı | 226.547 | %2,76 |
İddia doğrulanıyor. Fiyat ortalamanın üstündeyken bile, ortalamanın eğimi fark yaratıyor: yukarı eğimliyken %5,41, aşağı eğimliyken %4,26 — fark 1,15 puan, t = 12,9. Tablonun en ilginç satırı ise sonuncusu: fiyat ortalamanın altında ve ortalama aşağı eğimliyken getiri %2,76'e iniyor. İki şartın birlikte aranması, tek başına bakmaktan daha keskin bir ayrım veriyor.
Kitap boyunca çıkmayan iddiaları yazdık; çıkan bir iddiayı da aynı titizlikle sorgulamak zorundayız. Bu bulgunun en zayıf noktası dönem.
Ölçüm 2021–bugün aralığını kapsıyor ve BIST bu dönemde genel olarak yükseldi. Yükselen bir piyasada "fiyat ortalamanın üstünde" olmak, zaten iyi giden hisseleri seçmek demektir. Bulgunun bir kısmı bundan geliyor olabilir. Karşılaştırmayı aynı hisseler ve aynı günler içinde yaptık, yani dönemin genel yükselişi iki gruba da eşit dağılıyor — ama momentum etkisi böyle bir dönemde daha güçlü görünebilir.
Söylediğimiz şey şu: "son dönemde yükselmiş hisseler, kısa vadede yükselmeye devam etme eğiliminde." Hareketli ortalama bunu ölçen bir araç, sebebi değil. Böyle bir eğilimin her dönemde ve her pazarda geçerli olduğunu söylemiyoruz — ölçtüğümüz dönemde ve pazarda güçlü olduğunu söylüyoruz. Bölüm 15'te boşluk konusunda pazarlar arasında büyük fark bulmuştuk; burada da olabilir.
İkinci bir sınır daha var ve pratikte daha bağlayıcı: bu ölçüm bir durum ölçüyor, bir işlem değil. "Fiyat ortalamanın üstündeyken getiri daha iyi" demek, her kesişmede alıp satarak para kazanılır demek değildir. Ortalama sık sık kesilir; her kesişme bir işlem masrafı demektir ve o masraf bu hesapta yok.
Ortalamayı filtre olarak kullanın — En sağlam kullanım bu: fiyat ortalamanın altındayken alım aramamak. Ölçümde iki grup arasındaki fark üç puana yakın.
Periyodu ölçüye göre seçin — Elimizdeki veride en güçlü ayrım 20 günlük ortalamada. 200 günlük ortalama en zayıfı — "uzun daha güvenilir" sezgisi bu ölçümde çalışmadı.
Eğimi de bakın — Fiyatın ortalamanın üstünde olması tek başına yetmiyor; ortalama yukarı eğimliyken fark belirgin biçimde artıyor.
EMA/SMA tartışmasına fazla yüklenmeyin — Kısa periyotlarda EMA hafif önde, uzunlarda fark yok. İki türden hangisini seçtiğiniz, periyodu seçmenizin yanında küçük bir karar.
Kesişme sayısını unutmayın — Ölçülen şey bir durumdur. İşlem yapacaksanız kesişme sıklığını ve masrafı ayrıca hesaplayın.
Bu bölümü kapatmadan önce, hareketli ortalamanın neden bu kadar merkezi olduğunu yazalım. Kaynağın da belirttiği gibi, çoğu gösterge aslında hareketli ortalamanın bir türevidir:
MACD — İki üssel ortalamanın farkı — üstüne bir ortalama daha. Tamamen EMA üzerine kurulu.
Bollinger bantları — Ortada bir SMA, iki yanda standart sapma mesafesinde iki çizgi.
Ichimoku — Beş çizgisinin dördü, farklı periyotlarda uç fiyatların ortalaması.
Hacim ortalamaları — Hacmin kendisi değil, ortalamasına göre konumu okunur.
RSI ve benzerleri — Kazanç ve kayıpların üssel ortalaması üzerine kurulu.
Bunun pratik bir sonucu var ve ileriki bölümler için akılda tutmaya değer: bu göstergeler birbirinden bağımsız kanıt değildir. Üç ayrı gösterge aynı yönü gösterdiğinde "üç ayrı araç beni doğruluyor" demek yanıltıcıdır — üçü de aynı fiyat serisinin aynı ortalamasından türemiş olabilir.
Bölüm 08'de öğrendiğimiz "kaç gözlem?" sorusunun gösterge hâli budur: kaç bağımsız bilgi? Ekranında dokuz gösterge olan biri dokuz ayrı görüş değil, çoğu zaman aynı görüşün dokuz farklı çizimini izliyordur. Bu kitapta göstergeleri tek tek ölçüyoruz; birlikte kullanıldıklarında ne kattıkları ayrı ve çok daha zor bir soru.
Kesişme sinyalleri — İki ortalamanın birbirini kesmesi ayrı bir ölçüm konusu — kaynak serinin bir sonraki dersi (altın çapraz / ölüm çaprazı).
Dinamik destek/direnç — Fiyatın ortalamadan sekmesi ölçülmedi.
İşlem masrafı — Hiçbir hesaba katılmadı.
Ağırlıklı ortalama — WMA (weighted) — Üçüncü bir tür daha var; ölçülmedi.
Diğer pazarlar ve dönemler — Yalnız BIST, yalnız 2021 sonrası.
Hareketli ortalama, fiyattan hesaplanan en basit göstergedir ve tanımında öznellik yoktur. Kaynağın temel iddiası — fiyat ortalamanın üstündeyse işler daha iyi gider — elimizdeki veride açık farkla doğrulandı: 20 günlük ortalamada fark 2,82 puan, t = 60,0. Buna karşılık "uzun dönemli daha güvenilirdir" iddiası çürüdü; eksen tepe noktalı çıktı, en zayıf ayrımı 200 günlük ortalama verdi (1,23 puan). Eğim şartı da doğrulandı (t = 12,9); EMA ile SMA farkı yalnız kısa periyotlarda ve küçük. Sınır dönemdir: bu bir momentum ölçümüdür.
Teknik analizin haberlere en çok konu olan iki terimi bunlar. "Borsada ölüm çaprazı oluştu" cümlesini finans sayfalarında görmüşsünüzdür. Bölüm 24'te hareketli ortalamanın işe yaradığını ölçtük; şimdi onun en ünlü kullanımına bakıyoruz — ve bu bölümde sorulacak soru, göründüğünden daha ince.
İki farklı periyotlu hareketli ortalama çizilir. Kısa periyotlu olan uzun periyotluyu yukarı keserse altın çapraz (golden cross), aşağı keserse ölüm çaprazı (death cross) denir. Klasik kullanımda periyotlar 50 ve 200'dür.
Altın çapraz — golden cross — Kısa ortalama uzunu yukarı keser. Yükseliş trendinin başlangıcı sayılır; alım sinyali.
Ölüm çaprazı — death cross — Kısa ortalama uzunu aşağı keser. Düşüş trendinin başlangıcı sayılır; satım sinyali.
Yaygın kanı — Bu sinyaller uzun vadelidir — aylarca sürecek bir trendin habercisi sayılır.
Burada dikkatli olmak gerekiyor, çünkü akla ilk gelen ölçüm yanıltıcı olurdu. "Altın çapraz sonrası getiri nedir?" diye sorup güzel bir sayı bulabiliriz — ama o sayı bize yeni bir şey söylemez.
Sebebi şu: altın çaprazdan sonraki haftalarda, tanımı gereği kısa ortalama uzunun üstünde kalmaya devam eder. Bölüm 24'te bu tür bir durumun getiriyi ayırdığını zaten ölçmüştük. Yani "altın çapraz sonrası iyi getiri" bulmak, Bölüm 24'ü tekrar etmekten başka bir şey olmaz.
Doğru soru şu: kesişme ANI, aynı DURUMDAKI diğer günlerden farklı mı? Kontrol grubumuz bu yüzden rastgele günler değil — kısa ortalamanın uzunun üstünde olduğu ama o gün kesişme yaşanmayan günler. Aradaki tek fark kesişmenin tazeliği. Bu, Bölüm 17'de kurduğumuz şart kaldırma testinin gösterge hâli.
BIST'in 545 hissesinde, 2021'den bugüne bütün 50/200 kesişmelerini bulduk ve üç ayrı ufukta ölçtük: 20, 60 ve 120 işlem günü. Her ölçümde kontrol grubu, aynı durumu yaşayan ama o gün kesişme olmayan günler.
Altın çaprazdan başlayalım. Yirmi günlük ufukta kesişme günlerinde getiri %6,01; aynı durumdaki diğer günlerde %4,43. Fark 1,58 puan, t = 2,94 — kesişme anı gerçekten fazladan bir şey söylüyor. Ama ufku uzattığımızda bu katkı eriyor: altmış günde t = 0,86, yüz yirmi günde t = -1,19 — yani ters işarete dönüyor.
Altın çaprazın en yaygın tanımı, aylarca sürecek bir trendin başlangıcı olduğudur. Ölçüm bunun tersini söylüyor: ekstra katkı yirmi günlük ufukta var, yüz yirmi günde yok. Kesişmenin tazeliği bir bilgidir ama çabuk bayatlıyor. Uzun vadede geriye kalan şey kesişme değil, Bölüm 24'te ölçtüğümüz durumun kendisi.
Şimdi ölüm çaprazına bakalım — ve sonuç bu bölümün en beklenmedik bulgusu. Altmış günlük ufukta ölüm çaprazı günlerinde getiri %17,68; aynı durumdaki diğer günlerde %14,07. Fark 3,60 puan ve t = 3,89. Yüz yirmi günde fark daha da büyüyor: %39,97'e karşılık %30,20, yani 9,78 puan, t = 4,31.
Satış sinyali sayılan bu kesişmeden sonra, aynı durumdaki diğer günlere göre daha iyi getiri ölçtük — ve fark uzun ufukta büyüyor. Bu, kitapta üçüncü kez karşılaştığımız bir desen: Bölüm 10'da ters çekiç, Bölüm 21'de omuz baş omuz kırılımı da iddia edilenin tersine işaret etmişti. Ortak yanları şu: üçü de bir düşüş yaşandıktan SONRA oluşuyor. Sinyal geldiğinde hareket çoktan olmuştur; ölçtüğümüz şey, sonrasında gelen toparlanma.
Buradaki mekanizma zor değil. Ölüm çaprazının oluşması için kısa ortalamanın uzunun altına inmesi, bunun için de fiyatın uzunca bir süre düşmüş olması gerekir. Yani ölüm çaprazı, tanımı gereği düşüş yaşanmış hisselerde oluşur. Ortalamaya dönüş de tam orada devreye giriyor. Sinyalin kendisi bir tahmin değil, geçmişin gecikmeli raporu.
Ortalama bir sayıdır; tek bir örnek onu somutlaştırır. Aşağıdaki grafik, tanınmış bir hissede gerçekleşmiş bir 50/200 ölüm çaprazını gösteriyor.
ASELS, 2023-06-23 tarihinde 50 günlük ortalamanın 200 günlüğü aşağı kestiği bir ölüm çaprazı verdi — yani klasik tanımıyla satış sinyali. İzleyen yirmi günde fiyat %40,5, yüz yirmi günde %76,5 yükseldi.
Bu tek örnek hiçbir şey kanıtlamaz — kitap boyunca tek örnekten sonuç çıkarmamayı savunduk. Ama ölçtüğümüz ortalamanın nasıl bir şeye benzediğini gösteriyor: sinyal geldiğinde düşüş zaten olmuştu, ve sonrasında gelen toparlanmaydı.
Bölüm 24'te periyodu eksen olarak ölçmüş ve en ayırt edici periyodun 20 gün, en zayıfının 200 gün olduğunu bulmuştuk. Öyleyse klasik 50/200 çiftinin en iyi seçim olmaması gerekir. Beş çifti aynı yöntemle ölçtük.
Sonuç Bölüm 24 ile birebir tutarlı. En ayırt edici çift 10/50: kısa ortalama uzunun üstündeyken getiri farkı 2,20 puan (t = 46,9). Klasik 50/200 çifti ise listenin sonunda — yalnız 0,24 puan (t = 4,7). Aradaki fark dokuz kat.
Tabloda ilginç bir ayrım daha var. Kısa çiftlerde (10/50) kesişme anının ekstra katkısı eksi çıkıyor (t = -2,49) — yani kesişme günü, aynı durumdaki diğer günlerden biraz daha kötü. Klasik 50/200'de ise artı (t = 2,94). Sebep muhtemelen sıklık: kısa çiftler sürekli kesişir, her kesişme bir "olay" değildir; 50/200 kesişmesi ise gerçekten büyük bir dönüşü işaretler.
Ölçüm, 50/200 çaprazının ayırt ediciliğinin en düşük olduğunu gösteriyor. Peki neden en çok konuşulan çift bu?
Cevabın bir kısmı seyrekliğinde. 50/200 kesişmesi BIST'te beş yılda 1.756 kez oluştu; 10/50 kesişmesi 8.062 kez. Nadir olan şey haber değeri taşır — "bugün ölüm çaprazı oluştu" manşet olur, "bugün 847 hissede 10/50 kesişmesi oldu" olmaz.
Bölüm 08'de mezar taşı için söylediğimizi tekrar edelim: nadirlik ile güç aynı şey değildir. 50/200 çaprazı nadir olduğu için dikkat çekiyor; ölçümde ise en zayıf ayrımı o veriyor. Bir sinyalin ne kadar konuşulduğu, ne kadar bilgi taşıdığına dair hiçbir şey söylemez.
Ölüm çaprazını satış sinyali saymayın — Ölçümde tam tersi çıktı: izleyen 60 ve 120 günde kontrol grubundan belirgin biçimde iyi getiri. Bu, Bölüm 21'deki omuz baş omuz bulgusuyla aynı desen — kırılım anı, hareketin zaten yaşandığı andır.
Altın çaprazı kısa vadeli okuyun — Ekstra katkısı 20 günlük ufukta görünüyor, 60 ve 120 günde kayboluyor. "Aylarca sürecek trendin başlangıcı" nitelemesi bu ölçümde desteklenmedi.
Periyot çiftini kendiniz seçin — 50/200, ölçülen beş çift arasında en zayıf ayrımı veriyor. Kısa çiftler çok daha ayırt edici — ama daha sık kesiştikleri için işlem masrafı da yüksek.
Kesişmeyi durumdan ayırın — Asıl bilgi taşıyan şey çoğunlukla kesişme anı değil, kısa ortalamanın uzunun hangi tarafında olduğu. Bu, sürekli izlenen bir filtredir; nadir bir olay değil.
İşlem masrafı — Kesişme sayısı çiftten çifte on kat değişiyor ve masraf hesaba katılmadı. Kısa çiftlerin üstünlüğü masrafla erirse şaşırtıcı olmaz.
Endeks düzeyinde çapraz — Haberlere konu olan genellikle endeksin çaprazıdır; biz tek tek hisselerde ölçtük.
EMA çaprazları — Yalnız basit ortalama kullanıldı.
Üçlü kesişme — Üç ortalamanın dizilimi ayrı bir konu.
Diğer pazarlar — Yalnız BIST, yalnız 2021 sonrası.
İki bölümde bu ailenin bütün yaygın kullanımlarını ölçtük. Hepsini bir arada görmek, hangisinin ne kadar bilgi taşıdığını net gösteriyor:
| Kullanım | Getiri farkı | Anlamlılık | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Fiyat SMA(20) üstünde (B24) | +2,82 puan | t = 60,0 | en güçlü |
| Ortalamanın eğimi (B24) | +1,15 puan | t = 12,9 | doğrulandı |
| Fiyat SMA(200) üstünde (B24) | +1,23 puan | t = 24,9 | zayıf |
| 10/50 durumu (B25) | +2,20 puan | t = 46,9 | güçlü |
| 50/200 durumu (B25) | +0,24 puan | t = 4,7 | en zayıf |
| Altın çapraz ANI, 20 gün (B25) | +1,58 puan | t = 2,94 | sınırda |
| Ölüm çaprazı ANI, 120 gün (B25) | +9,78 puan | t = 4,31 | ters yönde |
Sıralama dikkat çekici: en çok bilgi taşıyan kullanım en basit olanı — fiyatın kısa bir ortalamanın hangi tarafında olduğu. En az bilgi taşıyansa en ünlü olanı. Bu, kitapta tekrar eden bir desen: bir aracın tanınırlığı ile ölçülen değeri arasında bağ yok.
Altın ve ölüm çaprazı, iki hareketli ortalamanın kesişmesidir. Bu bölümde doğru soruyu kurmak ölçümün yarısıydı: kesişme ANI, zaten bilinen DURUM'dan fazladan bilgi veriyor mu? Altın çaprazda cevap kısa vadede evet (20 gün, 1,58 puan), uzun vadede hayır — yani "uzun vadeli sinyal" nitelemesi desteklenmedi. Ölüm çaprazında ise cevap ters yönde evet: 120 günde kontrol grubundan 9,78 puan daha iyi getiri (t = 4,31). Klasik 50/200 çifti, ölçülen beş çift arasında en zayıf ayrımı veriyor; ününü ayırt ediciliğine değil nadirliğine borçlu.
Bir gösterge seçip "teknik analiz" denince akla ilk gelen budur. Her platformda hazır gelir, her sohbette adı geçer, kardeş cildimiz baştan sona buna ayrılmıştır. Tam da bu yüzden burada en uzun ve en çok yönlü ölçümü yapıyoruz: RSI'ın söylediği iddia edilen her şeyi tek tek sınayacağız — ve sonuçlardan biri kitabın tamamındaki en çarpıcı bulgu olacak.
Göreceli Güç Endeksi (Relative Strength Index, kısaca RSI), J. Welles Wilder tarafından 1978'de tanıtıldı. Tek bir soruya cevap verir: son n günde yükselişler mi ağır bastı, düşüşler mi? Cevabı 0 ile 100 arasında bir sayıya sıkıştırır.
Değer 100'e yakınsa — Son dönemin neredeyse tamamı yükselişle geçmiştir. Buna aşırı alım (overbought) denir.
Değer 0'a yakınsa — Son dönem neredeyse tamamen düşüşle geçmiştir. Buna aşırı satım (oversold) denir.
Değer 50 civarındaysa — Yükseliş ve düşüş dengededir.
Standart periyot — Wilder 14 gün seçti ve kırk yedi yıldır değişmedi. 14'ün neden seçildiğine dair bir gerekçe yok; bölümde bunu da ölçeceğiz.
RSI tek başına doğmadı. J. Welles Wilder, meslekten makine mühendisi ve gayrimenkul geliştiricisiyken piyasalara yöneldi ve 1978'de New Concepts in Technical Trading Systems adlı ince bir kitap yayımladı. O kitapta bugün hâlâ her platformda bulunan dört araç birden tanıtılıyor: RSI, gerçek işlem aralığını ölçen ATR, trendin gücünü ölçen ADX ve takip eden durdurma seviyesi hesaplayan Parabolik SAR. Dördü de elle hesaplanabilsin diye tasarlandı — o yıllarda bilgisayar yoktu ve Wilder'ın yumuşatma yöntemi tam da bu yüzden seçildi: her gün sıfırdan toplama yapmak yerine önceki değerin üstüne eklemek, kâğıt kalemle çalışan biri için çok daha hızlıdır. Bugün kullandığımız formülün şekli, kırk yedi yıl önceki bir hesap makinesi kısıtından geliyor.
Dikkat edilecek bir ayrım var: RSI göreceli güç endeksidir, "göreceli güç" (relative strength) değil. İkincisi bir hissenin endekse göre performansını ölçer ve bambaşka bir araçtır. İsim benzerliği yaygın bir karışıklık kaynağı.
Hesap üç adımdır ve hiçbiri karmaşık değil. Önce her günün kapanış değişimi bulunur ve kazanç ile kayıp olarak ayrılır. Sonra son n günün ortalama kazancı ile ortalama kaybı hesaplanır; bunların oranına RS denir. Son adımda RS, 100 − 100/(1+RS) formülüyle 0-100 aralığına sıkıştırılır.
Sıkıştırma adımı önemlidir. RS oranı 0 ile sonsuz arasında değer alır; formül bunu 0-100 aralığına haritalar. Ortalama kazanç ortalama kayba eşitse RS = 1 ve RSI tam 50 çıkar. Hiç kayıp yoksa RSI 100'e yapışır — ve bu, ilerideki bir tuzağın kaynağı olacak.
Sıkıştırmanın bir bedeli var ve göstergeyi okurken akılda tutmak gerekiyor: RSI ne kadar yükseldiğini değil, ne kadar tutarlı yükseldiğini ölçer. Yirmi gün üst üste binde iki artan bir hissenin RSI'ı 100'e dayanır; aynı sürede bir günde %40 sıçrayıp sonra yatay giden bir hissenin RSI'ı ortalarda kalır. İkisinin getirisi arasında uçurum vardır ama gösterge bunu görmez. Bu yüzden RSI bir fiyat ölçüsü değil, bir düzenlilik ölçüsüdür — ve bölümün sonundaki bulgu tam da buradan anlam kazanacak.
Buraya dikkat, çünkü kaynakların çoğunun atladığı bir ayrıntı var. "Ortalama kazanç" ifadesi iki farklı şekilde hesaplanabilir:
Basit ortalama — Son 14 günün kazançlarını toplayıp 14'e bölmek. Formülü ilk okuyan herkesin aklına bu gelir.
Wilder yumuşatması — Yeni ortalama = (önceki ortalama × 13 + bugünkü kazanç) / 14. Wilder'ın kitabında yazan budur ve ticari platformların neredeyse tamamı böyle hesaplar.
Fark ne kadar? — Bunu ölçtük — ve cevap "ihmal edilebilir" değil.
BIST'in 565 hissesinde, 2021'den bugüne her gün iki RSI hesapladık: biri Wilder yumuşatmasıyla, diğeri basit ortalamayla. İki değer arasındaki fark ortalama 7,04 puan, günlerin onda birinde 14,4 puandan büyük. Yüzde birlik uçta fark 25,1 puana çıkıyor.
Asıl çarpıcı sayı bu. Wilder yumuşatmalı RSI ile basit ortalamalı RSI, bütün günlerin %8,7'inde "70'in üstünde mi?" sorusuna farklı cevap veriyor; 30 eşiğinde bu oran %9,7. Yani her on iki günden birinde, biri "sat" derken diğeri "sinyal yok" diyor. Gösterge aynı gösterge, veri aynı veri; değişen yalnız formülün bir satırı.
Bu, Bölüm 24'te üssel ortalamanın başlangıç değeri için söylediğimizin kardeşi: aynı isimli gösterge, farklı kütüphanelerde farklı sayı verebilir. Bu kitaptaki bütün RSI hesapları Wilder'ın orijinal yöntemiyle yapıldı; kardeş cilt ve sitedeki canlı motor da aynı yöntemi kullanıyor.
Kaynak fasikülün — ve sektörün tamamının — kuralı şu: RSI 70'in üstündeyse aşırı alım, satış düşünülür; 30'un altındaysa aşırı satım, alım düşünülür. Bazı kaynaklar 80/20 kullanır, bazıları trend yönüne göre eşiği kaydırır; ama 70/30 en yaygınıdır.
Bu kuralı ölçmeden önce bir sayı: RSI(14) bütün günlerin %9,6'inde 70'in üstünde, %3,3'inde 30'un altında. Yani "aşırı" diye anılan durum, her on günden birinde yaşanıyor — bu kadar sık olan bir şeye uç demek zor. Karşılaştırma için: Bölüm 08'de mezar taşı formasyonu bütün mumların binde dördüydü.
| durum | gün | bütün günlerin | kaç ayrı seri | ortalama süre | en uzun |
|---|---|---|---|---|---|
| RSI > 70 (aşırı alım) | 64.437 | %9,6 | 15.358 | 4,2 gün | 264 gün |
| RSI < 30 (aşırı satım) | 21.977 | %3,3 | 6.917 | 3,2 gün | 130 gün |
Bu soruyu kitapta defalarca sorduk. Bölüm 16'da "gövdenin %50'sine nüfuz", Bölüm 18'de "üç mum", Bölüm 24'te "200 gün" — hepsi yuvarlak sayılardı ve hiçbiri ölçümde özel çıkmadı. Wilder 70 ve 30'u neden seçtiğini gerekçelendirmiyor; kitabında bu değerler basitçe veriliyor. RSI sürekli bir eksendir — 69,8 ile 70,2 arasında doğada bir sınır yok. Öyleyse ekseni onluk dilimlere bölüp her dilime ayrı ayrı bakalım.
Ölçüme geçmeden önce, sınayacağımız fikri hakkını vererek anlatmak gerekiyor — kitabın baştan beri izlediği yol bu. Aşırı alım fikri keyfî değil; arkasında sağlam görünen bir sezgi var.
Sezgi şu: fiyatlar bir lastik gibi davranır. Çok hızlı yükselen bir hisse "gerilmiştir"; kâr satışı gelir, geri çeker. Buna ortalamaya dönüş (mean reversion) denir ve finans literatüründe gerçekten ölçülmüş bir olgudur — ama nerede ölçüldüğü kritik. Çok kısa vadede (bir-iki gün) ve çok uzun vadede (üç-beş yıl) ortalamaya dönüş bulgusu güçlüdür. Arada kalan aylık ufukta ise literatürün baskın bulgusu momentumdur: son birkaç ayda kazanan, izleyen birkaç ayda da kazanmaya eğilimlidir.
RSI'ın anlatıldığı biçimiyle sorunu tam burada. "Aşırı alım, düzeltme gelir" cümlesi ne zaman demiyor. Yarın mı, yirmi gün sonra mı, altı ay sonra mı? Biz 20 işlem günü seçtik; bu, aylık ufuk demek ve literatürün momentum bulduğu aralık. Ölçtüğümüz sonucun bu seçime bağlı olduğunu açıkça yazıyoruz — iki günlük ufukta sonuç pekâlâ farklı çıkabilirdi. Kitabın kuralı: bir bulguyu, ölçüldüğü ufuktan koparıp genel bir doğruymuş gibi sunmamak.
BIST'in 565 hissesinde, 2021'den bugüne her gün için RSI(14) hesaplandı ve o günü izleyen 20 işlem günlük getiri kaydedildi. Toplam 657.027 gözlem. Sonra bu gözlemler RSI değerine göre sekiz dilime ayrıldı.
Kontrol grubu bu bölümde bütün günler. Sebebi şu: RSI bir formasyon değil, her gün her hisse için hesaplanan sürekli bir sayıdır. "Formasyonun kendi ailesinden kontrol" kuralı (Bölüm 13) burada anlamını yitirir; doğru kıyas, aynı evrendeki bütün günlerin ortalamasıdır. O ortalama %3,87 — her dilimi bu çizgiye göre okuyacağız.
İzleyen ufuk için 20 işlem günü seçildi; kabaca bir takvim ayı. Seçim keyfî değil: daha kısa ufuklarda günlük gürültü ölçümü boğuyor, daha uzun ufuklarda ise her hisse için elimizdeki bağımsız dönem sayısı hızla azalıyor. Kitabın gösterge bölümlerinin tamamında aynı ufku kullandık ki Bölüm 24, 25 ve 26'nın sayıları birbiriyle karşılaştırılabilsin.
Birkaç ayrıntı daha: her serinin son 20 günü ölçüme girmiyor, çünkü onların izleyen getirisi henüz oluşmamış. RSI'ın ilk 14 günü de hesaplanamadığı için atılıyor. En az 120 günlük geçmişi olmayan hisseler hiç alınmıyor — yeni halka arzların ilk aylarındaki olağandışı hareketler ölçümü bozmasın diye. Geriye 565 hissede 657.027 gözlem kalıyor.
Bu bölümde t değerleri 20'yi, 30'u aşıyor — kitabın hiçbir yerinde bu kadar büyük sayı görmedik. Sebebini açıkça yazmak gerekiyor: gözlemler örtüşüyor. Bugünün 20 günlük getirisi ile yarınınki on dokuz günü paylaşır; yani 657.027 gözlemin hepsi birbirinden bağımsız değil. Örtüşme, t değerini gerçekte olduğundan büyük gösterir. Bu yüzden bu bölümde t'nin tam değerine değil işaretine ve dilimler arası düzenine bakıyoruz: sekiz dilimin sekizi de aynı yönde sıralanıyorsa, bunu tek bir büyük t'ye borçlu değiliz. Aynı uyarı Bölüm 24'teki t = 60 için de geçerliydi.
Şekil, kaynağın anlattığı şeyin tam tersini gösteriyor. Eksen soldan sağa yükseliyor. "Aşırı satım" sayılan 20-30 diliminde izleyen 20 günlük getiri %4,40; "aşırı alım" sayılan 70-80 diliminde %7,99; en uçtaki 80+ diliminde ise %10,72. En kötü bölge ne solda ne sağda — ortada: 40-50 dilimi %2,13 ile bütün dilimlerin en düşüğü.
Geleneksel okuma "solda al, sağda sat" der. BIST verisinde eksen bunun tam tersi yönde eğimli: RSI arttıkça izleyen getiri artıyor. 70-80 dilimi ortalamadan 4,11 puan iyi (t = 35,5), 80 üstü dilim 6,85 puan iyi (t = 28,0). Bu sayılar kitaptaki en yüksek t değerleri arasında — tesadüf ihtimali yok denecek kadar küçük. RSI bir ortalamaya dönüş göstergesi olarak anlatılıyor; ölçümde bir momentum göstergesi gibi davranıyor.
| RSI dilimi | gözlem | 20 günlük getiri | ortalamadan fark | t | eşik |
|---|---|---|---|---|---|
| 0 – 20 | 1.481 | %3,17 | −0,71 | -1,2 | — |
| 20 – 30 (aşırı satım) | 19.783 | %4,40 | +0,53 | 4,4 | ✓ |
| 30 – 40 | 101.635 | %2,57 | −1,31 | -25,1 | ✓ |
| 40 – 50 | 192.307 | %2,13 | −1,74 | -39,4 | ✓ |
| 50 – 60 | 169.987 | %3,63 | −0,25 | -4,7 | ✓ |
| 60 – 70 | 107.897 | %5,67 | +1,80 | 26,0 | ✓ |
| 70 – 80 (aşırı alım) | 47.876 | %7,99 | +4,11 | 35,5 | ✓ |
| 80 – 100 | 16.061 | %10,72 | +6,85 | 28,0 | ✓ |
| bütün günler | 657.027 | %3,87 | — | — | — |
Tablodaki 40-50 satırı ayrıca ilginç. Burası RSI'ın en sık bulunduğu bölge — bütün gözlemlerin dörtte birinden fazlası — ve getirisi en düşük olan bölge (%2,13, ortalamadan 1,74 puan aşağıda, t = -39,4). Yani hiçbir şey söylemeyen RSI değeri, en kötü getiriyle birlikte gidiyor. Momentum okumasıyla tutarlı: ne yukarı ne aşağı bir hareket varsa, sonrasında da pek bir şey olmuyor.
Eksende tek bir kırılma var ve dürüst olmak için onu açıkça yazmak gerekiyor: en soldaki 0-20 dilimi yükselen düzenin dışında kalıyor. Getirisi %3,17 — yani kendisinden sonraki 20-30 diliminden (%4,40) düşük. Ama t değeri -1,17; eşiği geçmiyor. İstatistik diliyle: bu dilimin ortalamadan farklı olduğunu söyleyemeyiz.
RSI'ın 20'nin altına inmesi için hissenin neredeyse hiç yükseliş günü olmaması gerekir. Bu, çoğunlukla çok düşük işlem hacimli, fiyatı günlerce hareketsiz kalan hisselerde olur — kitabın başında (Bölüm 02) uyardığımız veri kalitesi sorunu tam burada devreye giriyor. 0-20 diliminin örneklem sayısı da küçük (1.481 gün, bütün günlerin binde ikisi). Bu yüzden bulguyu "20-30 ile 80+ arasında eksen yükseliyor" diye kuruyoruz; en uçtaki dilim ayrı bir hikâye.
Ortalama bir sayıdır; tek bir örnek onu somutlaştırır. "RSI 70'i geçti, sat" kuralını uygulayan birinin ne kaçırdığını görelim.
THYAO, 29.03.2022 tarihinde RSI(14) 70'i yukarı geçti — klasik kuralla "sat" günü. RSI o seviyenin üstünde kesintisiz 32 işlem günü kaldı. Sinyal gününde satan biri, şeklin sağ ucuna kadar olan %64,0lık yükselişi kaçırdı.
Bu tek vaka değil. Bütün BIST'te RSI'ın 70'i geçtiği 15.358 ayrı seri saydık. Ortalama süre 4,2 işlem günü, ortanca 2 gün; ama serilerin %10,4'i on gün ve daha uzun sürüyor. En uzun seri 264 gün. Karşı tarafta, 30'un altındaki 6.917 serinin ortalaması 3,2 gün.
Bu itiraz gelir: aşırı alım bölgesindeki hisse eninde sonunda düşer. Doğru — ama ölçtüğümüz şey bu değil. Soru şu: o gün alan biri, yirmi gün sonra ortalamadan iyi mi kötü mü durumda? Cevap net biçimde "iyi". Bir sinyalin eninde sonunda haklı çıkması, onu kullanılabilir yapmaz; Bölüm 05'te Dow teorisi için söylediğimiz gibi, ne zaman sorusuna cevap vermeyen kural bir kural değildir.
Wilder 14 gün seçti. Bölüm 24'te periyodu bir eksen olarak ölçmüş ve "uzun daha güvenilir" iddiasının yanlış olduğunu bulmuştuk. Burada aynı testi RSI'a uyguluyoruz: dört periyotta da "RSI<30 satın al, RSI>70 sat" kuralını sınıyoruz.
Dört periyotta da sonuç aynı yönde ve hepsi eşiği rahatça geçiyor. RSI(7)'de düşük günler yüksek günlerden 4,40 puan kötü (t = -47,9); RSI(28)'de fark 7,61 puana çıkıyor (t = -14,5). Yani periyot uzadıkça "aşırı satım al" kuralının zararı artıyor.
| periyot | RSI<30 getiri | gözlem | RSI>70 getiri | gözlem | fark | t |
|---|---|---|---|---|---|---|
| RSI(7) | %2,81 | 77.422 | %7,21 | 111.945 | −4,40 | -47,9 |
| RSI(14) (standart) | %4,31 | 21.264 | %8,68 | 63.937 | −4,36 | -27,7 |
| RSI(21) | %4,34 | 6.187 | %9,74 | 42.190 | −5,40 | -19,1 |
| RSI(28) | %2,69 | 1.983 | %10,30 | 30.433 | −7,61 | -14,5 |
Tabloda bir ayrıntı daha var. Periyot uzadıkça RSI'ın 30'un altına inmesi zorlaşıyor: RSI(7)'de 77.422 gözlem varken RSI(28)'de yalnız 1.983 kalıyor. Uzun periyot, göstergeyi ortaya doğru sıkıştırır — çünkü daha çok günün ortalaması alınır ve uçlar birbirini götürür. Bu, göstergenin matematiğinden gelen bir özellik; "uzun periyot daha güvenilir sinyal verir" cümlesinin sessiz bedeli de bu: sinyal sayısı on kat azalıyor.
Şimdi bu bölümün — ve belki kitabın — en çarpıcı ölçümüne geliyoruz. Bölüm 24'ün sonunda bir uyarı bırakmıştık: farklı görünen göstergeler aynı bilgiyi taşıyor olabilir; iki gösterge aynı şeyi söylüyorsa bu iki kanıt değil, bir kanıtın iki kopyasıdır. Bunu somutlaştırmak için basit bir sayım yaptık.
Soru basit: RSI(14) 30'un altındayken, fiyat 50 günlük hareketli ortalamanın hangi tarafında oluyor? İkisi bağımsız araçlarsa bazen üstünde bazen altında olmalı. BIST'te 657.027 gözlemin tamamı tarandı ve sonuç şu: fiyatın ortalamanın üstünde olduğu gün sayısı 0. Sıfır. Bir tane bile yok.
Bu, Bölüm 24'ün sonunda bıraktığımız uyarının kanıtı. RSI ile hareketli ortalama farklı formüller, farklı panellerde çizilen farklı çizgilerdir — ama RSI 30'un altındaysa fiyat ortalamanın altındadır; istisnası yok. Bir grafikte "RSI aşırı satım diyor, üstelik fiyat da ortalamanın altında" diye iki kanıt saydığınızda, aslında aynı olgunun iki kopyasını sayıyorsunuz. Bu bir tesadüf değil, tanımların zorunlu sonucu: ikisi de aynı fiyat düşüşünü ölçüyor.
Simetrik taraf da öğretici. RSI 70'in üstündeyken fiyatın ortalamanın altında olduğu 487 gün var — yani o tarafta tam bir kilitlenme yok, çünkü uzun bir düşüşten sonra gelen keskin bir sıçrama RSI'ı yukarı fırlatırken fiyatı henüz 50 günlük ortalamanın üstüne taşımayabilir. O 487 günün izleyen getirisi %0,93 — bütün günlerin ortalamasının (%3,87) epeyce altında. İlginç bir köşe: yüksek RSI'ın işe yaramadığı tek bölge, hareketli ortalamanın onaylamadığı bölge.
Burada önemli bir ayrım var ve kardeş cilt BEKAPRSI Gerçeği tam olarak bunun üstüne kurulu. O kitabın alım kuralı "RSI düşük" değil; "RSI aşırı satım bölgesindeydi ve YUKARI DÖNDÜ". Aradaki fark ölçülebilir: düşük RSI'lı günleri ikiye ayırıp bakalım.
Düz düşük — RSI 40'ın altında ve hâlâ düşüyor veya yatay.
Dönmüş düşük — RSI 40'ın altında ama son iki gündür yükseliyor — yani dip teyidi gelmiş.
Aynısı yukarıda — RSI 60'ın üstünde ve son iki gündür düşüyor: klasik "tepe teyidi", satış kuralı.
Alım tarafında dönüş teyidi 0,18 puan katkı veriyor ama t = 1,05 — Bölüm 08'in eşiğini bile geçmiyor. Yani "RSI düşükken yukarı dönmesini bekle" kuralının, düz düşük RSI'a göre ölçülebilir bir üstünlüğü bu veride görünmüyor. Satım tarafında ise fark 0,57 puan ve t = 2,92; ama işaret yine ters: klasik "tepe teyidi" gelen günler, gelmeyenlerden daha iyi getiri veriyor.
| durum | gözlem | 20 günlük getiri | bütün günlerin ortalamasından |
|---|---|---|---|
| RSI < 40, dönüş yok | 113.501 | %2,85 | −1,02 |
| RSI < 40, iki gündür yükseliyor | 8.784 | %3,03 | −0,85 |
| RSI > 60, dönüş yok | 155.177 | %6,75 | +2,87 |
| RSI > 60, iki gündür düşüyor | 14.725 | %7,31 | +3,44 |
“Düşen bıçağı tutma, dönmesini bekle” tavsiyesi sağduyuya çok uygun ve bu yüzden yaygın. Ölçümde alım tarafında doğru yönde ama zayıf (t = 1,05) çıktı; satım tarafında ise ters yönde ve sınırda anlamlı (t = 2,92). On dokuz testlik bu bölümde eşik ~3'e çekildiği için ikincisini de kesin bulgu saymıyoruz. Kısacası: teyit fikri zarar vermiyor, ama beklenen faydayı da vermiyor.
RSI'ın en çok saygı gören kullanımı budur ve seviye okumasından tamamen farklı bir mantığı vardır. Fiyat ile göstergenin ters yönde hareket etmesine uyumsuzluk (divergence) denir.
Fikrin cazibesi şurada: fiyat yeni bir zirve yaparken göstergenin aynısını yapmaması, yükselişin daha az güçle sürdüğü anlamına gelir — kaynağın benzetmesiyle, motoru zorlanan bir araba hâlâ hızlanıyordur ama eskisi kadar değil. Bu, gözle görülür ve anlatması kolay bir şeydir; grafikte iki noktayı birleştirip göstermek yeterlidir. Kitabın baştan beri dikkat çektiği tuzak da tam burada: anlatılması kolay olan ile ölçülebilir olan aynı şey değildir.
Ayı uyumsuzluğu — bearish divergence — Fiyat bir önceki tepesinden daha yüksek bir tepe yapar, ama RSI daha alçak bir tepe yapar. Yükselişin gücünü yitirdiği, düşüşün yaklaştığı yorumlanır.
Boğa uyumsuzluğu — bullish divergence — Fiyat bir önceki dibinden daha alçak bir dip yapar, ama RSI daha yüksek bir dip yapar. Düşüşün gücünü yitirdiği yorumlanır.
Neden saygı görür — Çünkü seviye okumasının aksine bu, iki serinin karşılaştırılmasıdır — tek bir eşik değil, bir ilişki. Daha ince bir fikir olduğu için daha güçlü sayılır.
Literatürde bir de bunun aynadaki hâli vardır ve karıştırılır. Klasik uyumsuzlukta fiyat yeni bir uç yapar, gösterge yapmaz; gizli uyumsuzlukta ise gösterge yeni bir uç yapar, fiyat yapmaz. Yükseliş trendinde fiyat daha yüksek bir dip yaparken RSI daha alçak bir dip yapıyorsa buna gizli boğa uyumsuzluğu denir ve trendin devamı işareti sayılır. Yani klasik uyumsuzluk dönüş, gizli uyumsuzluk devam anlamına gelir — aynı iki eğriye bakıp birbirinin tersi iki sonuca varmak mümkündür. Bu esneklik, bir aracın güçlü değil zayıf yanıdır: her sonucu açıklayabilen kural, hiçbir şeyi öngörmez. Biz yalnız klasik uyumsuzluğu ölçtük.
Uyumsuzluğu ölçmek için tanımı sayıya çevirmek gerekti. Kullandığımız tanım: bugün son 20 günün en yüksek kapanışı, ama RSI aynı pencerenin ilk yarısındaki en yüksek RSI değerinin en az 3 puan altında — bu, ayı uyumsuzluğu. Boğa uyumsuzluğu bunun aynadaki hâli. Kontrol grubu özellikle seçildi: yeni tepe yapan ama RSI'ı geride kalmayan günler. Böylece karşılaştırılan tek şey uyumsuzluğun kendisi oluyor — Bölüm 17'deki şart kaldırma testinin mantığı.
Ayı uyumsuzluğundan başlayalım, çünkü sonuç daha net. Uyumsuzluk görülen 13.552 günde izleyen getiri %7,65; yeni tepe yapan ama uyumsuzluk göstermeyen 80.481 günde %6,33. Fark +1,33 puan, t = 5,55. Yani düşüş habercisi sayılan durum, ölçümde daha iyi getiriyle birlikte gidiyor. Boğa uyumsuzluğunda ise fark +0,60 puan ve t = 2,87 — doğru yönde ama sınırda.
Bu bulgu, bölümün ana bulgusunun aynı madalyonun öbür yüzü. Ayı uyumsuzluğu tanımı gereği yeni tepe yapan hisselerde aranır; yeni tepe yapmak da momentum demektir. RSI'ın geride kalması, yükselişin daha sakin bir tempoya geçtiğini gösterir — düşeceğini değil. Ölçüm: kontrol grubundan 1,33 puan iyi getiri (t = 5,55). Uyumsuzluk, göstergenin en saygı gören kullanımı; BIST verisinde iddia edilen yönde çalışmıyor.
Kitap boyunca yaptığımız gibi, ölçtüğümüz ortalamanın neye benzediğini tek bir vakayla gösterelim.
ASELS, 15.08.2023 tarihinde kapanışıyla son kırk günün zirvesine çıktı. Ama RSI o gün 64,8 idi — oysa birkaç hafta önceki tepede 84,7 görmüştü. Ders kitabı tanımıyla ayı uyumsuzluğu: fiyat daha yüksek tepe, gösterge daha alçak tepe. Klasik yorum "yükseliş tükeniyor, sat" olurdu. Sonrasında fiyat yirmi işlem gününde %4,6, altmış günde %8,6 yükseldi.
Bu tek örnek hiçbir şey kanıtlamaz — kitap boyunca tek örnekten sonuç çıkarmamayı savunduk ve bu örnek zaten ölçümün ortancasına yakın olduğu için seçildi, en çarpıcı olanı olduğu için değil. Ama ölçülen ortalamanın nasıl bir şeye benzediğini gösteriyor.
Bölüm 10'un kuralını uygulamak gerekiyor: bu bölümde sekiz seviye dilimi, dört periyot, üç kesişim sayımı, iki dönüş kıyası ve iki uyumsuzluk kıyası — toplam on dokuz test yapıldı. On dokuz testte rastgele veriyle bile bir-iki tanesinin |t| ≥ 2 vermesi beklenir. Bu yüzden eşiği ~3'e çekiyoruz. Aşağıdaki tablo hangi bulgunun bu sıkı eşiği geçtiğini gösteriyor.
Eşiği yükseltmek bir formalite değil, bu bölümde gerçekten sonuç değiştiriyor. İki bulgu — boğa uyumsuzluğu ve "tepe teyidi" — |t| ≥ 2 kuralıyla anlamlı sayılırdı; sıkı eşikte ikisi de sınırda kalıyor. Bu iki sonucu kitaba bulgu olarak değil, işaret olarak yazıyoruz: yön ilginç, kanıt yeterli değil. Aradaki farkı korumak, kitabın en temel sözü.
| Test | Fark | t | ~3 eşiği |
|---|---|---|---|
| RSI 70-80 dilimi, ortalamadan iyi | +4,11 puan | 35,5 | geçti |
| RSI 80+ dilimi, ortalamadan iyi | +6,85 puan | 28,0 | geçti |
| RSI 40-50 dilimi, ortalamadan kötü | −1,74 puan | -39,4 | geçti |
| RSI<30, RSI>70'ten kötü (14 gün) | −4,36 puan | -27,7 | geçti |
| Ayı uyumsuzluğu sonrası getiri iyi | +1,33 puan | 5,55 | geçti |
| Boğa uyumsuzluğu sonrası getiri iyi | +0,60 puan | 2,87 | sınırda |
| "Tepe teyidi" sonrası getiri iyi | +0,57 puan | 2,92 | sınırda |
| Dip teyidinin katkısı | +0,18 puan | 1,05 | geçemedi |
| RSI 0-20 dilimi ortalamadan kötü | −0,71 puan | -1,17 | geçemedi |
Tablo iki grupta toplanıyor. Üstteki dört satır — seviye ekseninin eğimi ve periyot testi — çok geniş bir farkla eşiği geçiyor; t değerleri 20'nin üstünde, yani rastlantı ihtimali pratikte sıfır. Alttaki beş satır ise 1 ile 3 arasında gezinen t'lerle sınırda veya eşiğin altında. Bu ayrım önemli: kitabın RSI hakkında kesinlikle söyleyebildiği şey seviye ekseninin yönüdür; uyumsuzluk ve dönüş teyidi hakkında söylediği ise "iddia edilen etki bu veride görünmüyor"dan ibarettir. İkisi farklı güçte cümleler ve farklı güçte yazılmaları gerekir.
Bu soru haklı ve doğrudan cevap vermek gerekiyor. BEKAPRSI Gerçeği, RSI üstüne kurulu bir kitap; buradaki ölçüm ise "düşük RSI iyi getiri getirir" fikrini reddediyor. İki kitap birbirini yalanlıyor mu?
Kardeş cildin ölçtüğü şey düşük RSI değil, düşük RSI'dan gelen DÖNÜŞ ve onun teyidi. O kitabın kendi ölçümü de "RSI 30'un altına indi" dendiğinde dibin ortanca olarak %9,9 daha aşağıda ve 35 işlem günü sonra geldiğini bulmuştu — yani "RSI 30'un altına indi, al" diyen birinin ortalama %10 daha düşeceğini o cilt de söylüyor. Kardeş cildin alım kuralı bu yüzden eşiğin kendisi değil, eşikten dönüştür.
Yani iki cilt aynı yöne bakıyor: RSI seviyesinin kendisi bir alım gerekçesi değildir. Kardeş cilt bunu "teyit şart" diyerek, bu cilt "eksen yükseliyor" diyerek söylüyor. Ölçtüğümüz dönüş teyidi t'si de (1,05) eşiğin altında kalıyor; iki ciltteki farklı sonuçların sebebi farklı ufuk ve farklı tanım — kardeş cilt dibi 35 işlem günlük pencerede arıyor, biz 20 günlük izleyen getiriye bakıyoruz.
Bu bölüm boyunca RSI'ın anlatıldığı gibi çalışmadığını ölçtük. Bundan "RSI işe yaramaz" sonucu çıkmaz — çıkan sonuç, göstergenin anlattığının tersi yönde bilgi taşıdığı. Bu, işe yaramamaktan çok farklı bir şeydir; ters okunan bir pusula da pusuladır.
Momentum ölçeri olarak — Yüksek RSI, yüksek izleyen getiriyle birlikte gidiyor ve fark küçük değil: en üst dilim ile en alt dilim arasında sekiz yüzde puandan fazla var. RSI'ı "bu hisse son bir ayda ne kadar düzenli yükseldi?" sorusunun cevabı olarak okumak, ölçümle uyumlu tek kullanım.
Tarama filtresi olarak — Beş yüz hisselik bir evreni daraltmak gerektiğinde RSI hızlı ve ucuz bir süzgeçtir. Ama süzgecin yönü kaynağın dediğinin tersi: ölçüme göre yüksek RSI'lılar tutulur, düşükler elenir.
Dönüşün TEYİDİYLE birlikte — Kardeş cildin yolu. Seviyenin kendisi değil, seviyeden dönüş ve dönüşün teyidi. Ölçümde bu kuralın katkısı eşiği geçmedi, ama işareti doğru yönde ve zarar vermiyor.
Ne için kullanılmaz — Tek başına alım-satım kararı için. Hiçbir ölçümde RSI'ın tek başına bir eşiğinin karar verdirecek kadar ayırt edici olduğunu bulamadık; bulduğumuz şey sürekli bir eksen üstünde yumuşak bir eğilim.
Ölçümlerin toplamı, uygulamada sık rastlanan üç yanlışı açıkça işaretliyor. Üçü de mantıklı görünüyor ve üçü de bu veride pahalıya mal oluyor.
Göstergeyi fiyatın yerine koymak — "RSI 75, pahalı" cümlesi bir fiyat yargısı gibi kurulur ama RSI fiyat hakkında hiçbir şey bilmez; yalnız son 14 günün düzenliliğini ölçer. Aynı RSI değeri, tarihinin zirvesindeki bir hissede de, dip seviyeden yeni toparlanan bir hissede de görülebilir.
Aynı bilgiyi iki kez saymak — Grafikte RSI, hareketli ortalama, MACD ve momentum birlikte çizilir ve hepsi aynı yöne işaret edince "dört gösterge de onaylıyor" denir. Bu bölümdeki sıfır sayımı gösteriyor ki bu göstergeler birbirinden bağımsız değil. Dört kanıt değil, bir kanıtın dört kopyası.
Eşiği doğanın kanunu sanmak — 70 ile 30, Wilder'ın 1978'de seçtiği iki sayıdır ve kitabında gerekçelendirilmemiştir. Ölçümde eksen kesintisiz yükseliyor; 69 ile 71 arasında bir kırılma yok. Eşik, ölçtüğümüz veride yalnızca bir gelenek.
"RSI 70 oldu, sat" kuralını bırakın — Ölçümde 70-80 dilimi bütün günlerin ortalamasından 4,11 puan iyi getiri verdi (t = 35,5). Aşırı alım, BIST verisinde bir satış gerekçesi değil.
"RSI 30 oldu, al" kuralı da çalışmıyor — 20-30 dilimi ortalamanın hafif üstünde ama 30-50 aralığı en kötü bölge. Düşük RSI'ı tek başına alım gerekçesi yapmak, kitabın ölçtüğü en zayıf kurallardan biri.
RSI'ı hareketli ortalamanın yanına ikinci kanıt diye koymayın — RSI<30 iken fiyatın SMA(50) üstünde olduğu gün sayısı sıfır. İkisi aynı bilgiyi taşıyor; "iki gösterge de aynı şeyi söylüyor" demek kendinizi iki kez ikna etmektir.
Formülünüzü bilin — Wilder yumuşatmalı RSI ile basit ortalamalı RSI günlerin %8,7'inde 70 eşiği konusunda çelişiyor. Hangi platformu kullandığınızı ve onun hangi formülü işlettiğini bilmek şart.
Uyumsuzluğu dönüş sinyali saymayın — Ayı uyumsuzluğu sonrası getiri, kontrol grubundan 1,33 puan yüksek çıktı. Düşüş habercisi olduğu iddiası bu veride desteklenmedi.
RSI'ı ne için kullanabilirsiniz — Momentum ölçmek için. Ölçüm net: yüksek RSI, yüksek izleyen getiriyle birlikte gidiyor. Bu, Bölüm 24'teki bulgunun aynısı ve RSI onu farklı bir kılıkta tekrar ediyor.
Trend içinde eşik kaydırma — Bazı kaynaklar yükseliş trendinde 40/80, düşüşte 20/60 kullanmayı önerir. Bunu ölçmedik.
Diğer pazarlar — Yalnız BIST, yalnız 2021 sonrası. Bölüm 15'te boşluğu beş pazarda ölçmüş ve pazarlar arası ciddi fark bulmuştuk; RSI'da bu yapılmadı.
Enflasyon etkisi — Ölçüm dönemi Türkiye'de yüksek enflasyonlu yıllara denk geliyor ve bütün günlerin ortalaması bu yüzden yüksek (%3,87). Momentumun bu kadar güçlü çıkmasında bunun payı olabilir.
Uyumsuzluğun diğer tanımları — Bizim tanımımız 20 günlük pencere ve 3 puanlık RSI farkı. Daha gevşek veya daha sıkı tanımlar başka sonuç verebilir.
Diğer ufuklar — İzleyen getiri hep 20 işlem günü. Kardeş cildin 35 günlük penceresi burada kullanılmadı.
İşlem masrafı — Hiçbir ölçümde masraf ve kayma hesaba katılmadı.
Göstergeler kısmının ilk üç bölümü geride kaldı. Üçünü bir arada görmek, hangi aracın ne kadar bilgi taşıdığını net gösteriyor — ve bir desen ortaya çıkarıyor.
| bölüm | kullanım | fark | t | sonuç |
|---|---|---|---|---|
| B26 | RSI 80+ · ortalamadan fark | +6,85 puan | 28,0 | ters yönde güçlü |
| B24 | Fiyat SMA(20) üstünde | +2,82 puan | 60,0 | en güçlü doğrulama |
| B26 | RSI 70-80 · ortalamadan fark | +4,11 puan | 35,5 | ters yönde güçlü |
| B25 | 10/50 durumu | +2,20 puan | 46,9 | güçlü |
| B24 | Fiyat SMA(200) üstünde | +1,23 puan | 24,9 | zayıf |
| B26 | Ayı uyumsuzluğu | +1,33 puan | 5,55 | ters yönde, sınırda |
| B25 | Ölüm çaprazı anı, 120 gün | +9,78 puan | 4,31 | ters yönde |
| B25 | Altın çapraz anı, 20 gün | +1,58 puan | 2,94 | sınırda |
| B26 | Dip teyidinin katkısı | +0,18 puan | 1,05 | eşiğin altında |
Desen şu: en çok bilgi taşıyan kullanımlar en basit olanlar — fiyatın kısa bir ortalamanın hangi tarafında olduğu, RSI'ın yüksek mi alçak mı olduğu. İncelik arttıkça — kesişme anı, dönüş teyidi, uyumsuzluk — taşınan bilgi azalıyor. Bunun sebebi muhtemelen şu: ince kurallar daha az sayıda güne uyar, daha çok parametre içerir ve her parametre onları geçmişe uydurmanın bir yolu olur. Basit olan, uydurmaya daha az yer bırakır.
RSI, son n günde yükselişlerin mi düşüşlerin mi ağır bastığını 0-100 arasına sıkıştıran bir göstergedir. Kaynağın kuralı "70 üstü sat, 30 altı al"; BIST verisinde eksen bunun tersine eğimli — 70-80 dilimi ortalamadan 4,11 puan (t = 35,5), 80 üstü 6,85 puan (t = 28,0) iyi getiri veriyor. Dört periyotta da aynı sonuç. Uyumsuzluk, göstergenin en saygı gören kullanımı, iddia edilen yönde çalışmıyor. Ve belki en önemlisi: RSI 30'un altındayken fiyatın 50 günlük ortalamanın üstünde olduğu tek bir gün bile yok — RSI ile hareketli ortalama bağımsız iki kanıt değil. RSI kullanılabilir bir araçtır; ama anlatıldığı yönde değil, tam tersi yönde bir momentum ölçeri olarak.
RSI'dan sonra en çok kullanılan gösterge budur ve grafiğin altındaki o ikinci pencerede neredeyse her zaman o vardır. Ama MACD'nin kitabımızda özel bir yeri var: tanımı gereği hareketli ortalamalardan yapılmıştır. Bölüm 24'te ortalamayı, Bölüm 25'te iki ortalamanın kesişmesini ölçtük. Öyleyse buradaki soru baştan bellidir ve bu bölüm boyunca peşini bırakmayacağız: MACD, zaten ölçtüğümüz şeylerden fazlasını söylüyor mu?
Açılımı Moving Average Convergence Divergence — "hareketli ortalama yakınsama-ıraksama". Gerald Appel tarafından 1970'lerin sonunda geliştirildi. Türkçede genellikle çevrilmeden, MACD olarak kullanılır.
Fikir şu: kısa bir üssel ortalama ile uzun bir üssel ortalamanın farkı alınır. İki ortalama birbirine yaklaşıyorsa (convergence) fark küçülür, uzaklaşıyorsa (divergence) fark büyür. Gösterge tam olarak bu farkı çizer — adı da buradan gelir.
MACD çizgisi — EMA(12) − EMA(26). Sıfırın üstündeyse kısa ortalama uzunun üstünde demektir.
Sinyal çizgisi — signal line — MACD çizgisinin kendi 9 günlük üssel ortalaması. Yani bir ortalamanın ortalamasının ortalaması.
Histogram — MACD çizgisi eksi sinyal çizgisi. Sıfır çizgisinin iki yanına çubuk olarak çizilir.
Klasik parametreler — 12, 26 ve 9. Appel'in seçimi; o günden beri değişmedi. Bölümde bunu da ölçeceğiz.
İki ayrıntı burada söylenmeli. Birincisi: ortalamalar üsseldir, basit değil. Bölüm 24'te ikisinin farkını görmüştük — üssel ortalama son günlere daha çok ağırlık verir ve dönüşleri daha çabuk yakalar. Appel bunu bilerek seçti; MACD'nin tasarım amacı erken tepki vermektir. İkincisi: üssel ortalamanın ilk değeri nasıl başlatıldığına göre gösterge farklı sayılar verir — Bölüm 24'teki uyarının aynısı. Bu kitaptaki bütün hesaplarda ilk değer, ilgili periyodun basit ortalamasıdır.
Sık atlanan ama pratikte önemli bir nokta. RSI her zaman 0 ile 100 arasındadır; MACD ise fiyatın kendi birimindedir. 200 TL'lik bir hissenin MACD'si 4,0 olabilirken 5 TL'lik bir hissede aynı güçteki hareket 0,1 çıkar. Sonuç: iki farklı hissenin MACD değeri karşılaştırılamaz, aynı hissenin bölünme öncesi ve sonrası değerleri de karşılaştırılamaz. "MACD'si yüksek hisse" diye bir tarama yapmak anlamsızdır; gösterge yalnız kendi serisi içinde, sıfıra ve sinyal çizgisine göre okunur. Bu yüzden bu bölümdeki bütün ölçümler seviye değil konum üstünden kuruldu: sıfırın neresinde, sinyalin neresinde.
Şemadaki yapı dikkatli okununca bir şey görülüyor: MACD üç kat türetilmiş bir büyüklüktür. Fiyattan ortalamaya, ortalamadan farka, farktan farkın ortalamasına. Her kat bir gecikme ekler. Bu, göstergenin zayıflığı değil tasarımı — ama ölçüm sonuçlarını yorumlarken akılda tutulacak bir ayrıntı.
Kaynak fasikülün — ve sektörün — anlattığı üç kural var. Üçünü de ayrı ayrı ölçeceğiz:
Sinyal kesişmesi — MACD çizgisi sinyal çizgisini yukarı keserse al, aşağı keserse sat. En yaygın kullanım.
Sıfır çizgisi geçişi — MACD sıfırın üstüne çıkarsa yükseliş trendi başladı, altına inerse düşüş trendi başladı sayılır.
Histogram dönüşü — Histogram çubukları kısalmaya başlarsa, kesişme daha gerçekleşmeden dönüş yaklaşıyor demektir. Erken uyarı iddiası.
Üç kuralın birbirinden bağımsız olmadığını baştan görmek gerekiyor. Histogram sıfırı keserse, tanımı gereği sinyal kesişmesi tam o anda gerçekleşmiştir — ikisi aynı olayın iki adıdır. Sıfır çizgisi geçişi ise sinyal kesişmesinden sonra gelir, çünkü MACD'nin sıfıra ulaşması için önce sinyalini geçmesi gerekir. Yani üç kural, aynı hareketin üç farklı gecikmedeki fotoğrafıdır. Bu, bölümün sonunda varacağımız sonucun ilk işareti.
Şekilde ilk bakışta göze çarpan şey kesişmelerin sıklığı. Sekiz aylık bu pencerede 8 kesişme var — yani ortalama her ay bir al ya da sat sinyali. Bölüm 25'te ölüm çaprazının beş yılda kaç kez oluştuğunu saymıştık; MACD kesişmesi onun yanında sürekli bir sinyal akışı. Bu, kullanım kolaylığı gibi görünür ama işlem masrafı tarafında bedeli vardır.
Bölüm 25'te altın çaprazı ölçerken bir tuzak kurmuştuk ve aynı tuzak burada da var. "MACD al sinyalinden sonra getiri nedir?" diye sorup güzel bir sayı bulmak kolay — ama o sayı bize yeni bir şey söylemez.
Sebebi şu: al kesişmesinden sonraki günlerde, tanımı gereği MACD sinyal çizgisinin üstünde kalmaya devam eder. Yani "kesişme sonrası iyi getiri" bulmak, o durumun kendisini ölçmekten başka bir şey olmaz.
Doğru soru: kesişme ANI, aynı DURUMDAKİ diğer günlerden farklı mı? Kontrol grubumuz bu yüzden rastgele günler değil — MACD'nin sinyalin üstünde olduğu ama o gün kesişme yaşanmayan günler. Aradaki tek fark kesişmenin tazeliği. Bu, Bölüm 17'de kurduğumuz şart kaldırma testinin gösterge hâli ve Bölüm 25'te altın çapraz için de aynısını yapmıştık.
BIST'in 551 hissesinde, 2021'den bugüne her gün için MACD, sinyal çizgisi ve histogram hesaplandı; toplam 644.949 gözlem. Her ölçümde kontrol grubu, aynı durumu yaşayan ama o gün olay gerçekleşmeyen günlerden kuruldu. Bütün günlerin ortalama 20 günlük getirisi %3,89.
İzleyen ufuk yine 20 işlem günü. Bölüm 24, 25 ve 26'da da aynı ufuk kullanıldı; böylece dört bölümün sayıları birebir karşılaştırılabiliyor. Üssel ortalamanın ilk değeri, Bölüm 24'teki uyarıya uygun olarak, ilgili periyodun basit ortalamasıdır.
Bu bölümde altı ayrı kıyas var ve her birinin kendi kontrol grubu kuruldu. Bölüm 13'te öğrendiğimiz kural buydu: kontrol, olayın kendi ailesinden seçilir. Yanlış eşleştirme olmayan bir etki üretir — delici çizgide ilk ölçüm t = −3,92 göstermiş, kontrol düzeltilince t = −1,24'e düşmüştü. Aşağıdaki tablo her testin neyi neyle karşılaştırdığını gösteriyor.
| Test | Olay grubu | Kontrol grubu |
|---|---|---|
| Al kesişmesi ANI | MACD sinyali o gün yukarı kesti | MACD sinyalin üstünde, o gün kesişme yok |
| Sat kesişmesi ANI | MACD sinyali o gün aşağı kesti | MACD sinyalin altında, o gün kesişme yok |
| DURUM: MACD > sinyal | MACD sinyalin üstünde | MACD sinyalin altında |
| Sıfır kesme ANI | MACD o gün sıfırı kesti | MACD aynı tarafta, o gün kesişme yok |
| Histogram dönüşü | Histogram iki gündür ters yöne dönmüş | Histogram aynı bölgede, dönmemiş |
| Uyumsuzluk | Yeni 40 günlük uç, MACD geride | Yeni 40 günlük uç, MACD geride değil |
Sonuç, Bölüm 25'teki deseni tekrar ediyor ama daha sert. Al kesişmesi günlerinde izleyen getiri %3,75; aynı durumdaki kesişmesiz günlerde %4,76. Fark -1,01 puan ve t = -7,74 — yani sinyal günü, sinyalin kendisi olmayan günlerden daha kötü. Buna karşılık durum güçlü: MACD sinyalin üstündeyken getiri %4,69, altındayken %3,05; fark +1,64 puan, t = 34,6.
Bu bulguyu olduğu gibi yazmak gerekiyor: MACD al sinyali, aynı durumdaki diğer günlerden 1,01 puan kötü getiri veriyor (t = -7,74). Mekanizma zor değil. Kesişmenin oluşması için MACD'nin sinyale aşağıdan yaklaşması, bunun için de son dönemin zayıf geçmiş olması gerekir. Yani kesişme günü, tanımı gereği toparlanmanın en başıdır; durumun içindeki günler ise toparlanmanın ortasıdır. Ölçtüğümüz şey, momentumun devam etmesi — Bölüm 24'ten beri kitapta tekrar eden tek bulgu.
Sat kesişmesi tarafı ayrıca öğretici: fark 0,03 puan, t = 0,20. Bu, kitapta gördüğümüz en temiz "hiçbir şey" sonuçlarından biri — sıfıra bu kadar yakın bir t, sinyalin kontrol grubundan ayırt edilemediği anlamına gelir. Yani en yaygın satış kuralı, ölçümde ne işe yarıyor ne de zarar veriyor; sadece bilgi taşımıyor.
İkinci klasik kural sıfır çizgisi. Burada küçük bir cebir işe yarıyor: MACD sıfırın üstünde demek, EMA(12) − EMA(26) > 0 demek, yani kısa ortalama uzunun üstünde demek. Bu, Bölüm 25'teki altın çaprazın durum hâlidir — sadece basit ortalama yerine üssel ortalamayla.
Sonuç aynı kalıpta. Sıfırı yukarı kesme günü kontrol grubundan 1,13 puan kötü (t = -5,74); aşağı kesme günü de 0,83 puan kötü (t = -4,97) — yani satış sinyali sayılan gün, satış sinyali olmayan benzer günlerden daha kötü değil, o da kötü. Ama durum ayrımı bu kez kitabın en güçlü sayısını veriyor: MACD sıfırın üstündeyken %5,11, altındayken %2,53; fark +2,57 puan, t = 55,1.
Bu, kitaptaki en yüksek t değeri. Ama Bölüm 26'daki uyarıyı tekrarlayalım: gözlemler örtüşüyor (bugünün 20 günlük getirisi yarınınkiyle on dokuz günü paylaşır), bu da t'yi olduğundan büyük gösterir. Asıl anlamlı olan şey t'nin büyüklüğü değil, MACD > 0 durumunun Bölüm 24'te ölçtüğümüz "fiyat ortalamanın üstünde" durumundan pratikte ayırt edilemez olması. İki farklı isim, aynı olgu.
Üçüncü kural en incelikli olanı. Histogram, MACD ile sinyal arasındaki mesafedir; mesafe kapanmaya başladığında kesişme yaklaşıyor demektir. Buradan çıkan iddia şu: histogramın dönüşü, kesişmenin kendisinden daha erken bir uyarıdır.
Bunu ölçmek için histogramı iki gruba ayırdık. Negatif bölgede olup son iki gündür yükselen çubuklar "dönmüş" sayıldı; negatif olup dönmemiş olanlar kontrol grubu. Pozitif tarafta aynısının aynadaki hâli.
Ölçmeden önce bir beklenti kurmak yararlı. Histogram dönüşü, kesişmenin habercisi olduğuna göre, ondan daha az bilgi taşıması beklenir — çünkü henüz gerçekleşmemiş bir olayın tahminidir. Ama kesişmenin kendisinin de ölçümde eksi katkı verdiğini gördük. Öyleyse asıl beklenti şu olmalı: histogram dönüşü ya hiçbir şey söylemeyecek, ya da kesişmeyle aynı yönde, yani iddia edilenin tersi yönde bir şey söyleyecek.
İki taraf da iddia edilenin tersine çıkıyor. Negatif bölgede dönmüş histogram, dönmemiş olanlardan 0,19 puan kötü (t = -2,85); pozitif bölgede dönmüş histogram ise 0,22 puan iyi (t = 2,97). Erken uyarı iddiası "aşağı dönerse düşüş gelir" diyor; ölçüm "aşağı dönerse biraz daha iyi getiri gelir" diyor.
İki t değeri de 2 ile 3 arasında. Bu bölümde on sekiz test yapıldı ve Bölüm 10'un kuralıyla eşik ~3'e çekiliyor; dolayısıyla bu iki sonuç sınırda sayılır, kesin bulgu değil. Dürüst cümle şu: histogram dönüşünün iddia edilen yönde çalıştığına dair bir kanıt bulamadık, tersine çalıştığına dair kanıt ise eşiği geçecek kadar güçlü değil. İkisi aynı şey değildir ve karıştırılmamalı.
Kitapta bu soruyu her yuvarlak sayı için sorduk. Appel'in seçtiği 12/26/9 üçlüsünün bir gerekçesi yok; yaygın anlatıya göre 12 ve 26 haftalık iş günü sayılarından (iki hafta, bir ay) geliyor. Beş farklı parametre üçlüsünü aynı yöntemle ölçtük.
Burada dikkatli olmak gerekiyor, çünkü bu tür bir tablo çok kolay kötüye kullanılır. Beş üçlü denedik ve biri en iyi çıktı; yirmi üçlü deneseydik daha da iyi biri çıkardı. Ama en iyi çıkan parametre, gelecekte de en iyi olacak parametre değildir — geçmişe en iyi uyan parametredir. Buna aşırı uydurma (overfitting) denir ve teknik analiz yazınının en yaygın hatasıdır. Bu yüzden aşağıdaki tabloyu "şu parametreyi kullanın" diye değil, "eksenin yönü nedir" diye okuyoruz. Tek bir en iyi değere değil, eğimin düzenli olup olmadığına bakıyoruz — Bölüm 24'te periyot ekseninde de aynısını yapmıştık.
Eksen düzenli biçimde yükseliyor ve klasik üçlü ortalarda kalıyor. En kısa üçlü (5/35/5) +1,20 puan verirken, en uzun üçlü (24/52/18) +2,28 puan veriyor (t = 47,8). Klasik 12/26/9 ise +1,64 puanla listenin ortasında.
Haklı bir soru. Bölüm 25'te periyot çiftlerini ölçmüş ve kısa çiftin (10/50) klasik 50/200'den dokuz kat ayırt edici olduğunu bulmuştuk. Burada ise eksen uzuna doğru yükseliyor. İki bulgu yan yana konunca çelişki değil, bir tepe çıkıyor: çok kısa çiftler gürültülü, çok uzun çiftler (50/200) fazla geç, aradaki orta bant (kabaca 10-50 ile 25-50 arası) en ayırt edici bölge. Uyarı: Bölüm 25 basit ortalama, bu bölüm üssel ortalama kullanıyor; iki ölçüm birebir aynı şeyi ölçmüyor ve karşılaştırma yaklaşıktır.
Bölüm 26'da RSI uyumsuzluğunu ölçmüştük; aynı fikir MACD için de yaygın olarak kullanılır ve hatta MACD'nin asıl gücü olarak anlatılır. Tanım aynı: fiyat yeni bir tepe yaparken göstergenin daha alçak bir tepe yapması ayı uyumsuzluğu, fiyat yeni bir dip yaparken göstergenin daha yüksek bir dip yapması boğa uyumsuzluğu.
Tanımı sayıya çevirdik: bugün son 40 günün en yüksek kapanışı, ama MACD aynı pencerenin ilk yarısındaki en yüksek MACD değerinin altında — ayı uyumsuzluğu. Kontrol grubu özellikle seçildi: yeni tepe yapan ama MACD'si geride kalmayan günler. Böylece karşılaştırılan tek şey uyumsuzluğun kendisi oluyor.
Ayı uyumsuzluğu görülen 15.969 günde izleyen getiri %6,10; kontrol grubunda %7,62. Fark -1,52 puan, t = -6,87 — yani bu kez iddia edilen yönde. Ama hemen sevinmeden boğa tarafına bakalım: boğa uyumsuzluğu görülen 16.830 günde getiri %2,37, kontrolde %3,71; fark -1,34 puan, t = -9,50. Boğa uyumsuzluğu yükseliş habercisi sayılır — ölçümde o da aşağı çıkıyor.
İki uyumsuzluğun da aynı yönde — aşağı çıkması, tek bir açıklamayla anlaşılıyor. Uyumsuzluk, göstergenin kendi geçmiş tepesinin gerisinde kalması demektir; bu da momentumun zayıfladığı anlamına gelir. Momentum zayıfsa izleyen getiri düşer — yukarı uçta da, aşağı uçta da. Yani uyumsuzluk bir dönüş habercisi değil, momentum ölçüsünün başka bir kılığı.
❗ Ve bir uyarı daha: Bölüm 26'da RSI uyumsuzluğu ters yönde çıkmıştı (ayı uyumsuzluğu sonrası getiri daha iyiydi). Aynı fikir, iki göstergede birbirine zıt sonuç veriyor. Bu, uyumsuzluk kavramının kendisi aleyhine bir delildir: sağlam bir mekanizma olsa, hangi göstergeyle bakıldığından bağımsız olurdu.
TUPRS, 22.09.2023 tarihinde kapanışıyla son kırk günün zirvesine çıktı ama MACD önceki tepesinin belirgin biçimde altında kaldı. Klasik yorum "yükseliş tükeniyor, sat" olurdu. Sonrasında fiyat yirmi işlem gününde %7,6 geriledi — ama altmış günde %8,0 yükselerek fazlasıyla toparladı. Ölçümün söylediği tam olarak bu: uyumsuzluk kısa vadede biraz daha kötü getiri ile birlikte gidiyor, bir dönüş değil.
Bu tek örnek hiçbir şey kanıtlamaz; zaten ölçümün ortancasına yakın olduğu için seçildi, en çarpıcı olanı olduğu için değil. Taramada bulunan 591 adayın en uçlarında yüzde ikiyüzlük vakalar da var, sert düşüşler de. Örneğin işlevi bulguyu kanıtlamak değil, ölçülen ortalamanın nasıl bir şeye benzediğini göstermek — kitap boyunca tek örnekten sonuç çıkarmamayı savunduk ve burada da aynı kuralı uyguluyoruz.
Bölüm 26'da bir sayım yapmış ve sonucu kitabın en çarpıcı bulgularından biri olmuştu: RSI 30'un altındayken fiyatın 50 günlük ortalamanın üstünde olduğu gün sayısı sıfırdı. Şimdi aynı sayımı MACD ile tekrarlıyoruz.
Sonuç, Bölüm 26'dakinden farksız. RSI 30'un altındayken MACD günlerin %99,9'inde sıfırın altında. RSI 70'in üstündeyken MACD %99,6'inde sıfırın üstünde. Yani iki gösterge, uç bölgelerde neredeyse hiç ayrışmıyor.
Zincir tamamlandı. Bölüm 26'da RSI ile hareketli ortalamanın kilitli olduğunu bulmuştuk (RSI < 30 iken fiyat SMA(50) üstünde olan gün sayısı: sıfır). Şimdi MACD ile RSI'ın da kilitli olduğunu görüyoruz. Üçü de aynı fiyat hareketini farklı formüllerle yeniden yazıyor.
Pratikteki karşılığı şudur: bir grafikte "hareketli ortalama yukarı, RSI güçlü, MACD de pozitif — üç gösterge de onaylıyor" demek, üç kanıt değil, bir kanıtın üç kopyasını saymaktır. Karar verirken hissedilen güven üçe katlanır; elde olan bilgi katlanmaz.
Orta bölgede durum biraz gevşiyor: MACD sıfırın üstündeyken RSI'ın 50'nin üstünde olduğu günler %84,5. Yani her altı günden birinde ikisi ayrışıyor. Bu ayrışma bölgesi, iki göstergenin gerçekten farklı bir şey söylediği tek yer — ve orası tam da uçların dışında kalan, yani kimsenin sinyal aramadığı bölge.
Bu bölümde altı kesişme/durum ölçümü, iki histogram kıyası, beş parametre üçlüsü, iki uyumsuzluk kıyası ve üç örtüşme sayımı — toplam on sekiz test yapıldı. Bölüm 10'un kuralıyla eşik ~3. Aşağıdaki tablo hangi bulgunun bu sıkı eşiği geçtiğini gösteriyor.
| Test | Fark | t | ~3 eşiği |
|---|---|---|---|
| DURUM: MACD > 0 | +2,57 puan | 55,1 | geçti |
| DURUM: MACD > sinyal | +1,64 puan | 34,6 | geçti |
| Al kesişmesi ANI (ters yönde) | −1,01 puan | -7,7 | geçti |
| Sıfırı yukarı kesme ANI (ters yönde) | −1,13 puan | -5,7 | geçti |
| Boğa uyumsuzluğu (ters yönde) | −1,34 puan | -9,5 | geçti |
| Ayı uyumsuzluğu (iddia edilen yönde) | −1,52 puan | -6,9 | geçti |
| Histogram dönüşü, pozitif taraf | +0,22 puan | 2,97 | sınırda |
| Histogram dönüşü, negatif taraf | −0,19 puan | -2,85 | sınırda |
| Sat kesişmesi ANI | +0,03 puan | 0,20 | geçemedi |
Kesişmeyi bir olay olarak görmeyin — Al kesişmesi günü, aynı durumdaki diğer günlerden 1,01 puan kötü getiri veriyor (t = -7,74). Sat kesişmesi ise hiçbir şey söylemiyor (t = 0,20). Bilgi taşıyan şey kesişme değil, kesişmenin bıraktığı durum.
Sıfır çizgisi kesişmesi de aynı — İki yönde de kesişme anı eksi katkı veriyor. Ama MACD > 0 durumu kitabın en güçlü ayrımlarından biri: +2,57 puan.
Histogramı erken uyarı saymayın — İki tarafta da iddia edilenin tersi yönde ve eşiğin altında çıktı. Erken uyarı olduğu bu veride desteklenmedi.
Parametreleri kendiniz seçin — Klasik 12/26/9, ölçülen beş üçlü arasında ortalarda. En ayırt edici olan 24/52/18. Ama uzun parametre daha az işlem, daha geç tepki demektir — bedeli var.
MACD'yi RSI'ın yanına ikinci kanıt diye koymayın — RSI 30'un altındayken MACD günlerin %99,9'inde sıfırın altında. İki gösterge, bir bilgi.
MACD ne için kullanılabilir — Durumu okumak için: MACD sıfırın ve sinyalin neresinde? Bu, ölçümle desteklenen tek kullanım — ama Bölüm 24'teki "fiyat 20 günlük ortalamanın üstünde mi?" sorusundan fazlasını vermiyor.
Diğer pazarlar — Yalnız BIST, yalnız 2021 sonrası.
MACD histogramının uyumsuzluğu — Biz MACD çizgisinin uyumsuzluğunu ölçtük; histogram uyumsuzluğu ayrı bir tanımdır.
Farklı ufuklar — İzleyen getiri hep 20 işlem günü. Daha kısa ufuklarda kesişme anının değeri farklı çıkabilir.
İşlem masrafı — Hiçbir ölçümde masraf ve kayma hesaba katılmadı. Kısa parametreler çok daha sık işlem üretir.
Haftalık MACD — Bütün ölçüm günlük mumlarla yapıldı.
Bölüm boyunca çıkan tablo olumsuz görünüyor, o yüzden karşı tarafı da yazmak gerekiyor. MACD'nin savunması şu olurdu: bu gösterge tek başına kullanılmak için değil, trend içinde zamanlama için tasarlandı; kesişmeyi yalnız yükseliş trendindeyken dikkate almak gerekir.
Bu savunma haklı olabilir ama ölçtüğümüz şeyi değiştirmiyor. "Yalnız yükseliş trendinde al" kuralı eklendiğinde, o kuralın kendisi Bölüm 24'te ölçtüğümüz durumdur ve getiriyi ayıran şey de odur. Yani ekleme, MACD'yi kurtarmıyor; işi hareketli ortalamanın yaptığını bir kez daha gösteriyor. Bir aracın ancak başka bir araçla birlikte çalıştığı söyleniyorsa, sorulacak soru şudur: ikincisi tek başına ne veriyor, birincisi onun üstüne ne ekliyor? Bu bölümün cevabı: ölçülebilir bir ekleme yok.
MACD, iki üssel ortalamanın farkı, o farkın ortalaması ve ikisinin farkından oluşur. Klasik üç kuralın üçü de ölçüldü. Sinyal kesişmesi anı aynı durumdaki günlerden 1,01 puan kötü (t = -7,74); sıfır çizgisi kesişmesi iki yönde de eksi katkı; histogram dönüşü iddia edilenin tersi yönde ve sınırda. Buna karşılık durum güçlü: MACD > 0 iken getiri farkı +2,57 puan (t = 55,1). Ama o durum, Bölüm 24'teki "fiyat ortalamanın üstünde" durumundan ayırt edilemiyor — ve RSI 30'un altındayken MACD günlerin %99,9'inde sıfırın altında. MACD gerçek bir gösterge, ama kitabın sorduğu soruya cevabı olumsuz: zaten ölçtüklerimizden fazlasını söylemiyor.
Bu bölüm bir kırılma noktası. Şimdiye kadar ölçtüğümüz bütün göstergeler — hareketli ortalama, RSI, MACD — aynı soruyu farklı formüllerle soruyordu: fiyat hangi yöne gidiyor? Ve üçünün de aynı bilgiyi taşıdığını gördük. Bollinger bantları başka bir şeyi ölçer: fiyatın ne kadar oynak olduğunu. Bu, hem göstergenin zincirden çıkıp çıkmadığını sınamamızı sağlayacak, hem de kitapta ilk kez hareketin yönünü değil büyüklüğünü ölçeceğiz.
John Bollinger 1980'lerin başında geliştirdi ve kendi adıyla anıldı. Kuruluşu üç adımdır ve ikinci adım göstergeyi diğerlerinden ayıran şeydir:
Orta bant — 20 günlük basit hareketli ortalama. Bölüm 24'te ölçtüğümüz araç, aynen.
Standart sapma — Son 20 günün kapanışlarının standart sapması (σ) hesaplanır. Oynaklık buraya girer.
Üst ve alt bant — Orta bant ± 2σ. Fiyat oynaksa bantlar genişler, sakinse daralır — bantlar fiyatla birlikte nefes alır.
%B — (fiyat − alt) / (üst − alt). Fiyatın bant içindeki konumunu 0-1 arasında verir; 0 alt bant, 1 üst bant.
Bant genişliği — bandwidth — (üst − alt) / orta. Bandın ne kadar açık olduğunu ölçer ve bölümün en önemli ölçümü bunun üstüne kurulacak.
Buradaki ikinci adım, göstergeyi kitapta ölçtüğümüz her şeyden ayırır. Hareketli ortalama, RSI ve MACD fiyatın nereye gittiğini özetler; standart sapma fiyatın ne kadar dağıldığını ölçer. Bir hisse yirmi gün boyunca her gün binde iki artsa da, bir gün %20 düşüp ertesi gün %25 çıksa da ortalama aynı yerde olabilir — ama standart sapma taban tabana zıt çıkar. Bantlar bu farkı görür.
Göstergeyi geliştiren kişi, ona yüklenen anlamların çoğunu kendi yazdığı kitapta reddeder. Bollinger açıkça şunu söyler: bantlar tek başına alım-satım sinyali üretmez; üst banda değmek satış, alt banda değmek alım demek değildir. Ona göre bantlar bir bağlam aracıdır — fiyatın yüksek mi alçak mı olduğunu göreli olarak söyler, ne yapılacağını değil. Kitapta sık rastladığımız bir durum bu: aracı geliştiren kişinin temkinli cümlesi, yaygınlaşırken kesin bir kurala dönüşüyor. Ölçeceğimiz şey, sahadaki o kesin kural.
Standart sapma seçimi bir sonuç doğurur ve bu, göstergenin en çok yanlış anlaşılan yanıdır. Normal dağılımda gözlemlerin yaklaşık %95'i ortalamanın ±2σ aralığına düşer. Buradan "fiyat bandın dışına nadiren çıkar, çıkarsa uçtadır" sonucu çıkarılır. Ama fiyat getirileri normal dağılmaz — uçlar teoride olması gerekenden çok daha kalındır. Ölçümümüzde bant dışındaki günler bütün günlerin %12,8'i; teorinin söylediği %5'ten belirgin biçimde fazla.
Kaynak fasikülün anlattığı üç kural var ve üçünü de ayrı ayrı ölçeceğiz:
Banda değme — Fiyat üst banda değdiyse aşırı alım, alt banda değdiyse aşırı satım. RSI'daki 70/30 mantığının bant hâli.
Bant dışına taşma — Fiyat bandı aştıysa uç bir durum; ortalamaya dönüş beklenir.
Sıkışma — squeeze — Bant daraldıysa büyük bir hareket yaklaşıyordur. Bollinger'ın kendi en özgün iddiası budur ve diğer göstergelerin hiçbirinde karşılığı yoktur.
Bu kuralları ölçmeden önce bir sıklık sayısı: fiyat bandın dışına 7,8 günde bir çıkıyor — üst tarafa 55.965 gün, alt tarafa 27.585 gün, toplam bütün günlerin %12,8'i. "Uç durum" diye anılan şey, ayda yaklaşık iki kez yaşanıyor. Bölüm 26'da RSI için de benzer bir şey bulmuştuk: eşikler, sanıldığı kadar nadir değil.
İlk iki kural, kitapta defalarca ölçtüğümüz türden: bundan sonra fiyat yukarı mı gider aşağı mı? Üçüncüsü başka bir şey soruyor: bundan sonra hareket büyük mü olur küçük mü? Yön değil, büyüklük. Bu ayrım önemli, çünkü sıkışma iddiası yönden bağımsız olarak kurulur — "yukarı mı aşağı mı bilmeyiz ama sert olur" denir. Böyle bir iddiayı ölçmek için getirinin kendisine değil mutlak değerine bakmak gerekir; kitapta ilk kez bunu yapıyoruz.
BIST'in 558 hissesinde, 2021'den bugüne her gün için SMA(20), 2σ bantları, %B ve bant genişliği hesaplandı; toplam 651.376 gözlem. Her gün için izleyen 20 işlem günlük getiri kaydedildi — Bölüm 24-27 ile aynı ufuk. Bütün günlerin ortalama getirisi %3,88.
Mutlak bant genişliği hisseden hisseye anlamsız biçimde değişir: çok oynak bir hissenin "dar" bandı, sakin bir hissenin "geniş" bandından geniş olabilir. Bu yüzden her hissenin bant genişliği kendi geçmişi içinde beş dilime ayrıldı: 1. dilim o hissenin en dar %20'si, 5. dilim en geniş %20'si. Böylece karşılaştırılan şey hisseler arası oynaklık farkı değil, aynı hissenin sakin ve hareketli dönemleri oluyor. Bu, Bölüm 13'teki kontrol grubu kuralının oynaklık hâli.
Desen tanıdık. Bandın altına taşmış günlerde izleyen getiri %2,65; bandın üstüne taşmış günlerde %6,50. Bütün günlerin ortalaması %3,88. Yani "ucuz" sayılan bölge ortalamanın altında, "pahalı" sayılan bölge belirgin biçimde üstünde. En kötü dilim yine ortalarda: %B'nin 0,2-0,4 aralığı %2,24 ile en düşük getiriyi veriyor.
Bölüm 26'da RSI ekseni, Bölüm 27'de MACD durumu, şimdi %B ekseni — üçü de aynı yönde eğimli. Fiyat kendi son dönem aralığının neresindeyse, izleyen getiri o yönde. Bant üstündeki günler ortalamadan 2,62 puan iyi (t = 24,1). Bu artık tek bir göstergenin özelliği değil, BIST verisindeki bir olgu: momentum devam ediyor, ortalamaya dönüş bu ufukta çalışmıyor.
Şimdi bölümün asıl ölçümüne geliyoruz. Sıkışma iddiası şöyle: bant daraldığında piyasa "yay gibi gerilir" ve ardından büyük bir hareket gelir. Yönü bilinmez ama büyüklüğü bellidir.
Bunu ölçmek için her günün izleyen 20 günlük getirisinin mutlak değerini aldık. Yani +%10 ile −%10 aynı büyüklükte sayılıyor; sorduğumuz tek şey "ne kadar hareket etti". Bütün günlerin ortalama hareket büyüklüğü %12,84. Şimdi bunu bant genişliği dilimlerine göre ayıralım.
Eksen soldan sağa yükseliyor — ve iddia tam tersini gerektiriyordu. En dar bant diliminden sonra izleyen 20 günün ortalama hareket büyüklüğü %10,92; en geniş dilimden sonra %15,94. Aradaki fark 5,03 puan ve t değerleri -48,4 ile 57,4 — kitaptaki en büyük sayılardan.
Bu, kitabın en net çürütmelerinden biri. Bollinger bantlarının kendine özgü tek iddiası sıkışmaydı; diğer iki kural zaten başka göstergelerin tekrarıydı. Ölçüm bu özgün iddianın tersini gösteriyor: dar bandı küçük hareket, geniş bandı büyük hareket izliyor. Beş dilimin beşi de sırayla diziliyor — yani bu tek bir uç değerin işi değil, düzenli bir eğilim.
Bulgu şaşırtıcı görünse de aslında finans yazınında iyi bilinen bir olguyla birebir uyumlu: oynaklık kümelenmesi (volatility clustering). Sakin dönemleri sakin dönemler, çalkantılı dönemleri çalkantılı dönemler izler; oynaklık yönden çok daha kalıcı ve çok daha öngörülebilir bir büyüklüktür. Bant genişliği bu kalıcılığı ölçen iyi bir araç — ama "sıkışma patlamayı doğurur" cümlesi bunun tam tersini söylüyor. Gösterge çalışıyor; anlatı yanlış.
Büyüklük iddiası çürüdü; peki sıkışma en azından yön hakkında bir şey söylüyor mu? En dar dilimdeki günleri ikiye ayırdık: fiyat orta bandın üstünde olanlar ve altında olanlar.
Sonuç: orta bandın üstündeki sıkışma günlerinde izleyen getiri %4,54, altındakilerde %2,56. Fark 1,98 puan, t = 21,4 — açık bir ayrım. Ama dikkat: bu ayrımı yapan şey sıkışma değil, fiyatın orta banda göre konumu.
Yani sıkışma sonrasında yönü belirleyen şey sıkışmanın kendisi değil, fiyatın orta banda göre konumu — ki orta bant SMA(20)'dir ve bu, Bölüm 24'te ölçtüğümüz şeyin ta kendisidir. Sıkışma bir kez daha kendi başına bilgi taşımıyor; taşıyan şey yanındaki hareketli ortalama.
Bölüm 26 ve 27'de bir zincir kurmuştuk. RSI 30'un altındayken fiyatın SMA(50) üstünde olduğu gün sayısı sıfırdı; RSI 30'un altındayken MACD günlerin %99,9'unda sıfırın altındaydı. Üç gösterge, tek bilgi. Bollinger farklı bir şey ölçtüğüne göre bu zincirden çıkması beklenir — sayım bunu doğruluyor mu?
Fark çok belirgin. RSI ile MACD uç bölgelerde %99,6-%99,9 örtüşürken, Bollinger ile RSI aynı bölgelerde yalnız %80,0 ve %70,3 örtüşüyor. En çarpıcısı en uçta: fiyat üst bandın dışına çıktığında RSI'ın 70'in üstünde olduğu günler yalnızca %51,8 — yani neredeyse yazı-tura.
Bu bulgu, kitabın gösterge eleştirisine gereken dengeyi veriyor. Bölüm 26 ve 27'de üç göstergenin tek bilgi taşıdığını ölçtük ve bundan "göstergeler birbirinin kopyasıdır" sonucunu çıkarmak kolay olurdu. Bollinger bunun böyle olmadığını gösteriyor: farklı bir şey ölçen bir gösterge gerçekten ayrışıyor. Doğru cümle şudur: göstergeler birbirinin kopyası değildir, ama aynı girdiyi aynı biçimde işleyen göstergeler kopyadır. Bir araç seçerken sorulacak soru "hangisi daha iyi" değil, "bu, elimdekinden farklı bir şey mi ölçüyor" olmalı.
Bu bölümde yedi %B dilimi, iki taşma, beş genişlik dilimi (yön), beş genişlik dilimi (büyüklük), bir sıkışma yönü kıyası ve üç örtüşme sayımı — toplam yirmi üç test yapıldı. Bölüm 10'un kuralıyla eşik ~3. Bu bölümün bulgularının t değerleri 12 ile 57 arasında; hepsi eşiği rahatça geçiyor.
| Test | Ölçüm | t | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Sıkışma → BÜYÜK hareket (iddia) | en dar dilim %10,92 | -48,4 | ÇÜRÜDÜ — tersi |
| Geniş bant → büyük hareket | en geniş dilim %15,94 | 57,4 | doğrulandı |
| Üst bant dışı → satış sinyali | +2,62 puan | 24,1 | ters yönde |
| Alt bant dışı → alım sinyali | −1,23 puan | -12,2 | ters yönde |
| Sıkışmada orta bandın üstü | +1,98 puan | 21,4 | doğrulandı (konum sayesinde) |
| Bollinger, RSI'dan ayrı bilgi taşıyor | örtüşme %51,8 | — | evet |
Sıkışmayı büyük hareket habercisi saymayın — Ölçüm tam tersini söylüyor: en dar bant dilimi sonrasında ortalama hareket %10,92, en geniş dilim sonrasında %15,94. Dar bandı küçük hareket izliyor.
Bant genişliğini oynaklık TAHMİNİ olarak kullanın — Bulgunun olumlu yüzü bu. Bant genişliği, gelecekteki oynaklığı gerçekten öngörüyor — ama iddia edilenin tersi yönde: bugün sakinse yarın da sakin olma eğilimindedir. Pozisyon büyüklüğü ve stop mesafesi ayarlarken işe yarar.
"Üst banda değdi, sat" kuralını bırakın — Bant üstündeki günlerin izleyen getirisi %6,50, bütün günlerin ortalaması %3,88. RSI'da olduğu gibi burada da uç, satış gerekçesi değil.
Bollinger'ı RSI'ın yanına koymak MANTIKLI — Kitapta ilk kez bunu söylüyoruz. Bollinger, RSI ve MACD ile %51,8-%80,0 bandında örtüşüyor; diğer üçlünün %99'unun yanında bu gerçek bir ayrışmadır. İkisi farklı şeyler ölçtüğü için birlikte kullanmak bilgiyi çoğaltır.
Orta bandı unutmayın — Bantların içindeki asıl bilgi taşıyıcı orta banttır — yani SMA(20), Bölüm 24'ün en güçlü aracı. Kenar bantlar oynaklık bilgisi ekler, yön bilgisi eklemez.
Diğer pazarlar — Yalnız BIST, yalnız 2021 sonrası. Oynaklık rejimi pazardan pazara çok değişir; bu bulgu başka pazarlarda sınanmalı.
Farklı sapma katsayıları — Yalnız 2σ ölçüldü. 1σ ve 3σ bantları yaygın kullanılır.
Farklı periyotlar — Yalnız 20 gün. Bölüm 24'te periyodun önemli olduğunu görmüştük.
Bant yürüyüşü — Bollinger'ın kendi yazdığı bir olgu var: güçlü trendde fiyat üst bant boyunca "yürür". Bunu ayrı bir durum olarak ölçmedik.
İşlem masrafı — Hiçbir ölçümde masraf hesaba katılmadı.
Dört gösterge bölümünün ardından ortaya çıkan tablo şu: bir göstergenin değeri, ne ölçtüğünün ne kadar özgün olduğuna bağlı. Hareketli ortalama, RSI ve MACD aynı girdiyi (kapanış serisinin yönünü) farklı formüllerle işliyor ve bu yüzden birbirinin kopyası çıkıyor. Bollinger ikinci bir girdi kullanıyor — standart sapma — ve ölçümde gerçekten ayrışıyor.
Bundan çıkan pratik kural basit ve kitabın geri kalanında da işimize yarayacak: bir göstergeyi listenize eklemeden önce hangi ham veriden beslendiğini sorun. Aynı ham veriden aynı biçimde beslenen iki araç, ne kadar farklı görünürse görünsün, size iki kere aynı şeyi söyleyecektir. Farklı bir girdi — oynaklık, işlem hacmi, piyasa genişliği — gerçek bir ekleme yapma şansına sahiptir.
Bollinger bantları, 20 günlük ortalama ve onun ±2 standart sapması ile çizilir; ölçtüğü asıl şey oynaklıktır. Üç klasik kuraldan ikisi başka göstergelerin tekrarı çıktı ve ikisi de ters yönde: bant üstü satış değil, alım tarafında görünüyor. Göstergenin kendine özgü tek iddiası olan sıkışma ise tam tersi yönde ölçüldü — en dar bant dilimini %10,92'lik, en geniş dilimi %15,94'lik hareket izliyor. Bu, oynaklık kümelenmesiyle uyumlu: gösterge çalışıyor, anlatı yanlış. Buna karşılık Bollinger, kitapta zincirden çıkan ilk gösterge: RSI ile örtüşmesi %51,8-%80,0, diğer üçlünün %99'unun yanında gerçek bir ayrışma. Farklı bir şey ölçtüğü için gerçekten farklı bir şey söylüyor.
Göstergelerin sonuncusuna geldik. Stokastik osilatör, 1950'lerde George Lane tarafından geliştirildi ve bugün hemen her platformda RSI'ın hemen altında durur. Bu bölüme Bölüm 28'de kurduğumuz soruyla giriyoruz: bir gösterge hangi ham veriden besleniyor? Hareketli ortalama, RSI ve MACD yalnız kapanış serisini kullanıyordu ve birbirinin kopyası çıktılar. Bollinger ikinci bir girdi ekleyip ayrıştı. Stokastik üçüncü bir yol izliyor — ve bu bölümün sonunda kitabın en net çürütmelerinden birine varacağız.
Sorduğu soru tek cümleyle söylenebilir: bugünkü kapanış, son n günün fiyat aralığının neresinde? Aralığın en üstündeyse gösterge 100'e, en altındaysa 0'a yaklaşır.
%K (hızlı) — (kapanış − son n günün en düşüğü) / (en yüksek − en düşük) × 100. Ham hesap budur.
%D — %K'nın üç günlük ortalaması. Sinyal çizgisi görevi görür.
Yavaş stokastik — slow stochastic — Yaygın kullanılan biçim. Hızlı %K çok gürültülü olduğu için yumuşatılır: yavaş %K = hızlı %D, yavaş %D = onun üç günlük ortalaması. Bu bölümdeki bütün ölçümler yavaş stokastikle.
Klasik eşikler — 80 üstü aşırı alım, 20 altı aşırı satım. Lane'in seçimi; gerekçesi yazılı değil.
Standart periyot — 14 gün — RSI ile aynı sayı, yine gerekçesiz.
Göstergeyi geliştiren kişinin ne söylediği burada da önemli. Lane, kendisiyle yapılan söyleşilerde stokastiğin asıl gücünün seviyede değil uyumsuzlukta olduğunu tekrarlar; "%K 80'in üstünde diye satmak" onun anlattığı kullanım değildir. Bollinger'da da aynısını görmüştük: aracı geliştiren kişinin temkinli cümlesi, yaygınlaşırken kesin bir kurala dönüşüyor. Bu bölümde ikisini de ölçeceğiz — hem sahadaki kesin kuralı hem de Lane'in işaret ettiği uyumsuzluğu. İkisinin de sonucu olumsuz çıkacak, ama farklı sebeplerle.
Şemadaki ayrıntı göründüğünden önemli. RSI de, MACD de, hareketli ortalama da yalnız kapanış fiyatlarını kullanır; gün içinde nereye çıkıldığı, nereye inildiği hesaba girmez. Stokastik ise en yüksek ve en düşük değerleri kullanır — yani mumun gövdesini değil, fitillerini de görür. Bölüm 28'de kurduğumuz kurala göre bu, ayrışma şansı demektir: farklı ham veri, farklı bilgi ihtimali. Bölümün sonunda bu ihtimalin ne kadar gerçekleştiğini ölçeceğiz.
Kaynak fasikülün anlattığı üç kural var ve üçüncüsü bu bölümün merkezinde olacak:
Seviye — %K 80'in üstündeyse aşırı alım, 20'nin altındaysa aşırı satım. RSI'daki 70/30 mantığının aynısı.
%K/%D kesişmesi — %K, %D'yi yukarı keserse al; aşağı keserse sat. MACD'deki sinyal kesişmesinin aynısı.
❗ İkisinin birleşimi — En çok öğretilen kural bu: kesişmeyi yalnız aşırı bölgedeyken dikkate al. Yani "%K, %D'yi 20'nin altındayken yukarı keserse al". Orta bölgedeki kesişmeler gürültü sayılır ve atılır.
Bir sıklık sayısı, kuralların ne kadar sık tetiklendiğini gösteriyor: ölçüm boyunca 79.399 al ve 79.130 sat kesişmesi sayıldı; toplam 158.529, yani bütün günlerin %24,2'i. Ortalama olarak her hisse için 4,1 günde bir kesişme. Stokastik, kitapta ölçtüğümüz en bol sinyal üreten gösterge — MACD'nin kesişmeleri bunun yaklaşık üçte biriydi.
Bölüm 17'de bir test kurmuştuk: bir kurala eklenen şart gerçekten bilgi taşıyor mu? Yöntem basit — şartı kaldırıp sonuca bak. Şart bilgi taşıyorsa, kaldırınca sonuç kötüleşmeli. Üç beyaz askerde "uzun gövde" şartının bilgi taşıdığını, cımbızda ise taşımadığını böyle bulmuştuk. Buradaki "aşırı bölge" şartı tam olarak bu testin konusu: kesişmeleri aşırı bölgedekiler ve orta bölgedekiler diye ikiye ayırıp karşılaştıracağız.
BIST'in 558 hissesinde, 2021'den bugüne her gün için yavaş %K ve %D hesaplandı; toplam 654.648 gözlem. Her gün için izleyen 20 işlem günlük getiri kaydedildi — Bölüm 24-28 ile aynı ufuk, sayılar karşılaştırılabilsin diye. Bütün günlerin ortalama getirisi %3,87.
Hızlı değil yavaş stokastik ölçüldü; sebebi pratik. Hızlı %K gün gün zıplar ve eşikleri sürekli aşıp geri döner — platformların neredeyse tamamı varsayılan olarak yavaş biçimi gösterir, kaynak fasikülün anlattığı da odur. Sahada kullanılan biçimi ölçmek, kitabın baştan beri izlediği yol: anlatılan kuralı, anlatıldığı hâliyle sına.
Bölüm 13'ün kuralı burada da geçerli: kontrol grubu, olayın kendi ailesinden seçilir. Seviye ölçümünde kontrol bütün günler — çünkü %K her gün hesaplanan sürekli bir sayıdır. Kesişme ölçümünde kontrol aynı durumdaki kesişmesiz günler — Bölüm 25 ve 27'deki an-durum ayrımı. Şart kaldırma testinde ise iki grup da kesişme günüdür; tek fark kesişmenin hangi bölgede olduğu. Uyumsuzlukta kontrol, yeni uç yapan ama göstergesi geride kalmayan günler. Dört ayrı soru, dört ayrı kontrol; hepsi aynı evrenden.
Desen artık tanıdık. "Aşırı satım" sayılan 0-20 diliminde izleyen getiri %2,43; "aşırı alım" sayılan 80 üstü dilimde %6,97. Bütün günlerin ortalaması %3,87. Beş dilimin beşi de sırayla diziliyor ve eksen kesintisiz yükseliyor.
Bölüm 26'da RSI, Bölüm 27'de MACD durumu, Bölüm 28'de %B, şimdi %K — dördü de aynı yönde eğimli. Bu artık tek tek göstergelerin özelliği değil; BIST verisindeki bir olgunun dört ayrı ölçümü. Fiyat son dönem aralığının üst tarafındaysa izleyen getiri yüksek, alt tarafındaysa düşük. Aşırı alım-aşırı satım anlatısı, bu ufukta, dört göstergede de ters yönde çıktı. 80 üstü dilim ortalamadan 3,10 puan iyi (t = 41,4).
Dört bölümün seviye ölçümünü tek tabloda görmek, bulgunun ne kadar tutarlı olduğunu gösteriyor. Her göstergenin en alt ve en üst dilimi, bütün günlerin ortalamasına göre:
| Gösterge | alt uç | getiri | üst uç | getiri | aradaki fark |
|---|---|---|---|---|---|
| RSI (Bölüm 26) | 20-30 | %4,40 | 80+ | %10,72 | 6,32 puan |
| %B — Bollinger (Bölüm 28) | bant altı | %2,65 | bant üstü | %6,50 | 3,85 puan |
| %K — stokastik (Bölüm 29) | 0-20 | %2,43 | 80+ | %6,97 | 4,54 puan |
| bütün günlerin ortalaması | %3,87 | ||||
Lane 14 gün seçti; RSI'da Wilder da 14 seçmişti. Aynı sayının iki ayrı göstergede standart olması bir tesadüf mü, yoksa 14'te bir şey mi var? Dört periyodu aynı yöntemle ölçtük.
Cevap net: hiçbiri. Beş günlük stokastikte fark -4,05 puan, yirmi bir günlükte -4,64 puan — aradaki değişim yarım puandan az. Dördü de aynı yönde, dördü de eşiği rahatça geçiyor. 14'ün özel bir yanı yok; iki göstergede birden standart olması, ölçülmüş bir üstünlükten değil alışkanlıktan geliyor. Bu, kitapta yuvarlak sayılar için tekrar eden sonucun bir örneği daha.
Periyodun etkisiz çıkması aslında göstergenin yapısından geliyor. Stokastik, aralığın uçlarına bakar: en yüksek ve en düşük. Pencereyi uzattığınızda bu iki uç genellikle değişmez — beş günün en yükseği ile yirmi bir günün en yükseği çoğu zaman aynı gündür, çünkü bir tepe kolay kolay aşılmaz. Bu yüzden periyot değiştikçe gösterge beklendiği kadar değişmiyor.
Aynı yapının bir de sakıncası var ve pratikte sık başa dert olur: stokastik tek bir güne aşırı duyarlıdır. Pencerenin içindeki tek bir sıra dışı gün — bir haber, bir blok satış, hatalı bir veri — aralığı genişletir ve gösterge o gün pencereden çıkana kadar bastırılmış kalır. RSI'da böyle bir gün ortalamanın içinde erir; stokastikte ise bölenin tamamını belirler. Bölüm 02'de konuştuğumuz veri kalitesi sorunu, en çok bu göstergeyi vurur.
Üç ölçüm de artı yönde ve eşiği geçiyor — kitapta kesişme için ilk kez olumlu bir sonuç. Al kesişmesi ANI aynı durumdaki günlerden 0,34 puan iyi (t = 4,33); durum ayrımı 0,25 puan (t = 5,31). Ama büyüklüğe bakın: MACD'nin durum ayrımı 1,64 puandı, yani stokastiğinkinin yaklaşık 6,5 katı.
Bu, Bölüm 08'de kurduğumuz ayrımın en temiz örneği. t değeri 5,31 — istatistiksel olarak sağlam, tesadüf değil. Ama etkinin kendisi çeyrek yüzde puan. Altı yüz bin gözlemde çeyrek puanlık bir fark rahatlıkla "anlamlı" çıkar; bu, onu kullanılabilir yapmaz. İşlem masrafı, kayma ve verginin ardından geriye ne kalacağını düşünmek gerekiyor. Büyük örneklem küçük etkileri görünür kılar; görünür olmak önemli olmak demek değildir.
Şimdi bölümün asıl ölçümüne geliyoruz. Klasik kural kesişmeleri filtreliyor: yalnız aşırı bölgedekiler alınıyor, ortadakiler atılıyor. Bu şart gerçekten bilgi taşıyor mu?
Sonuç iki yönde de klasik kuralın aleyhine. Alım tarafında: aşırı satım bölgesindeki al kesişmelerinden sonra getiri %2,54; orta bölgedeki kesişmelerden sonra %5,08. Yani "yalnız aşırı satımda al" şartı 2,53 puan kaybettiriyor (t = -18,96). Satış tarafında ise aynı şey aynadan: aşırı alım bölgesindeki sat kesişmelerinden sonra getiri %6,84, orta bölgedekilerden sonra %2,95 — yani "sat" denilen yer, en iyi getirinin olduğu yer (fark 3,90 puan, t = 21,52).
Bölüm 17'deki şart kaldırma testinin en net sonucu bu. Stokastiğin klasik kullanımı, kesişmeyi aşırı bölge şartıyla filtreler — ve o filtre iki yönde de yanlış tarafı seçiyor. Alım tarafında 2,53 puan kaybettiriyor, satım tarafında en iyi dönemi kaçırtıyor. Sebebi bölümün ilk bulgusunda: eksen yükseliyor. Aşırı satım bölgesi zaten en kötü getirinin olduğu yer; oraya bir alım şartı koymak, kuralı kötü tarafa sabitlemektir.
Burada dikkatli bir ayrım yapmak gerekiyor. Bu sonuç "kesişmeyi orta bölgede kullanın" demek değil — orta bölgedeki kesişmelerin getirisi yüksek, çünkü orta bölge zaten aşırı satım bölgesinden iyi durumda. Yani ölçtüğümüz şey kesişmenin değil, yine konumun etkisi. Dürüst cümle şudur: aşırı bölge şartı, kesişmeye bilgi eklemiyor; yalnızca kesişmeleri getirisi düşük bir bölgeye hapsediyor.
Bölüm 28'de Bollinger'ın zincirden çıktığını görmüştük. Stokastik de yeni bir girdi (aralık) kullanıyor; o da ayrışıyor mu?
Sonuç ilginç biçimde asimetrik. Alt uçta stokastik gerçekten ayrışıyor: %K 20'nin altındayken RSI'ın 40'ın altında olduğu günler yalnız %59,1. Ama üst uçta kilit geri geliyor: %K 80'in üstündeyken RSI 60'ın üstünde %84,4, MACD sıfırın üstünde %91,1.
Açıklama göstergelerin tanımında. Stokastik kapanışı aralığa göre konumlandırır; RSI ise kazanç ve kayıp günlerinin oranına bakar. Sert bir düşüşten sonra gelen küçük bir toparlanmada fiyat hâlâ aralığın dibine yakındır (stokastik düşük kalır) ama son günler kazançla geçmiştir (RSI yükselir) — ikisi ayrışır. Buna karşılık güçlü bir yükselişte hem fiyat aralığın tepesindedir hem de günlerin çoğu kazançlıdır; ikisi birden yükselir ve ayrışacak yer kalmaz. Yani göstergeler düşüş tarafında farklı, yükseliş tarafında aynı şeyi söylüyor.
Uyumsuzluğu üçüncü kez ölçüyoruz ve sonuç yine farklı çıkıyor. Stokastikte ayı uyumsuzluğu -0,33 puan (t = -1,71) — eşiği geçemiyor. Boğa uyumsuzluğu ise +0,67 puan (t = 4,44) ve iddia edilen yönde, yani yükseliş habercisi. Şimdi üç bölümün sonucunu yan yana koyalım.
| Gösterge | Ayı uyumsuzluğu | t | Boğa uyumsuzluğu | t |
|---|---|---|---|---|
| RSI (Bölüm 26) | +1,33 puan | 5,55 | +0,60 puan | 2,87 |
| MACD (Bölüm 27) | −1,52 puan | -6,87 | −1,34 puan | -9,50 |
| Stokastik (Bölüm 29) | −0,33 puan | -1,71 | +0,67 puan | 4,44 |
Tablo, tek başına bir bölüm değerinde. Aynı tanım, aynı veri, aynı ufuk, aynı kontrol grubu — ve üç göstergede üç farklı sonuç. Ayı uyumsuzluğu RSI'da ters yönde anlamlı, MACD'de iddia edilen yönde anlamlı, stokastikte eşiğin altında. Sağlam bir mekanizma böyle davranmaz; sağlam bir mekanizma hangi göstergeyle bakıldığından bağımsız olurdu. Buradan çıkan sonuç şu: uyumsuzluk, ölçtüğü şeyin kendisi değil, ölçmek için seçilen göstergenin bir yan ürünü. Üç bölümün ortak cevabı olumsuz.
Bu bölümde beş seviye dilimi, dört periyot, üç kesişme ölçümü, iki şart kıyası, iki uyumsuzluk kıyası ve üç örtüşme sayımı — toplam on dokuz test yapıldı. Bölüm 10'un kuralıyla eşik ~3. Ayı uyumsuzluğu (t = -1,71) bu eşiği geçemiyor ve bulgu sayılmıyor.
| Test | Fark | t | Sonuç |
|---|---|---|---|
| "Aşırı satımda al" şartı | −2,53 puan | -19,0 | ZARAR VERİYOR |
| "Aşırı alımda sat" şartı | +3,90 puan | 21,5 | ters yönde |
| %K 80 üstü, ortalamadan iyi | +3,10 puan | 41,4 | geçti |
| %K 0-20, ortalamadan kötü | −1,44 puan | -30,3 | geçti |
| DURUM: %K > %D | +0,25 puan | 5,3 | geçti ama küçük |
| Al kesişmesi ANI | +0,34 puan | 4,3 | geçti ama küçük |
| Boğa uyumsuzluğu | +0,67 puan | 4,4 | geçti |
| Ayı uyumsuzluğu | −0,33 puan | -1,71 | geçemedi |
Aşırı bölge filtresini kullanmayın — Bu bölümün en net bulgusu. "Yalnız aşırı satımda al" kuralı, filtresiz kesişmeye göre 2,53 puan kaybettiriyor (t = -19,0). "Yalnız aşırı alımda sat" kuralı ise en iyi dönemi kaçırtıyor.
Periyot seçmekle uğraşmayın — Dört periyotta da sonuç aynı yönde ve benzer büyüklükte. 14, 5'ten ya da 21'den daha iyi değil.
Kesişmeye fazla anlam yüklemeyin — Katkısı anlamlı ama küçük: 0,25 puan. Karşılaştırma için MACD'nin durum ayrımı 1,64 puandı — yaklaşık 7 katı.
Stokastiği RSI'ın yanına koymak KISMEN mantıklı — Alt uçta gerçekten ayrışıyorlar (%59,1 örtüşme); üst uçta neredeyse aynı şeyi söylüyorlar (%91,1). Yani ikisini birlikte kullanmanın değeri düşüş tarafında var, yükseliş tarafında yok.
Aralık bilgisi gerçek bir ek — Göstergenin en değerli yanı kapanış dışında veri kullanması. Bölüm 28'deki kuralı hatırlayın: farklı girdi, ayrışma şansı demektir.
Diğer pazarlar — Yalnız BIST, yalnız 2021 sonrası.
Hızlı stokastik — Yalnız yavaş stokastik ölçüldü; hızlı biçim daha gürültülü ve ayrı bir konu.
Farklı yumuşatma — %D için hep 3 gün kullanıldı.
Farklı eşikler — 80/20 dışında 90/10 ve 70/30 da yaygındır; ölçmedik.
İşlem masrafı — Kesişme sayısı yüksek — 79.399 al ve 79.130 sat kesişmesi ölçüldü — ve masraf hesaba katılmadı.
Gösterge bölümlerinin sonuna geldik: hareketli ortalama, altın/ölüm çaprazı, RSI, MACD, Bollinger ve stokastik. Altı bölümde ölçülen onlarca kuraldan geriye kalan, şaşırtıcı derecede kısa bir liste.
Çalışan tek şey konum — Fiyatın kendi son dönem aralığının neresinde olduğu, izleyen getiriyi tutarlı biçimde ayırıyor. Dört farklı gösterge, dört farklı formül, aynı sonuç.
Çalışmayan şey uç okuması — "Aşırı alım sat, aşırı satım al" kuralı dört göstergede de ters yönde çıktı. Bu, tek tek göstergelerin kusuru değil; ölçtüğümüz ufukta momentumun ortalamaya dönüşe baskın olmasının sonucu.
Kesişmeler zayıf — MACD'de kesişme anı ters yönde, stokastikte doğru yönde ama çeyrek puanlık. Bilgi taşıyan şey neredeyse her zaman kesişmenin yarattığı durum, kesişmenin kendisi değil.
Uyumsuzluk elendi — Üç göstergede üç farklı sonuç verdi. Bir fikir, ölçüldüğü araca göre yön değiştiriyorsa o bir olgu değildir.
Ayrışma girdiye bağlı — Aynı ham veriyi aynı biçimde işleyen göstergeler kopyadır. Farklı girdi kullananlar (Bollinger'da standart sapma, stokastikte aralık) gerçekten ayrışıyor — ama stokastikte bu ayrışma yalnız düşüş tarafında.
Bu liste, kitabın geri kalanında da elimizin altında olacak. Sıradaki bölümde teknik analizin bambaşka bir koluna geçiyoruz: göstergelerle değil, oranlarla çalışan Fibonacci düzeltmeleri. Orada sorulacak soru da farklı olacak — bir gösterge sinyali değil, bir seviye sınanacak.
Stokastik osilatör, kapanışın son 14 günün aralığındaki konumunu ölçer ve kapanış dışında veri kullanan iki göstergeden biridir. Seviye ekseni, kitapta dördüncü kez, iddia edilenin tersi yönde çıktı: 80 üstü dilim ortalamadan 3,10 puan iyi. Periyodun hiçbir etkisi yok. Kesişme anlamlı ama küçük — MACD'nin durum ayrımının yaklaşık 1/7'i kadar. Bölümün ana bulgusu ise en çok öğretilen kuralla ilgili: "kesişmeyi yalnız aşırı bölgede dikkate al" şartı iki yönde de zarar veriyor — alım tarafında 2,53 puan kaybettiriyor (t = -19,0). Zincir testinde stokastik alt uçta ayrışıyor (%59,1), üst uçta kilitli kalıyor (%91,1). Ve uyumsuzluk, üçüncü ölçümünde de tutarsız çıkarak bir fikir olarak elenmiş oldu.
Teknik analizin en çok tartışılan aracına geldik. Fibonacci düzeltmeleri, savunucuları için doğanın matematiğinin piyasalara yansıması; eleştirmenleri için rastgele çizgilere anlam yükleme alışkanlığı. Bu bölümde taraf tutmayacağız — ölçeceğiz. Ama önce şunu söylemek gerekiyor: bu, kitapta ölçtüğümüz ilk SEVİYE iddiası. Bugüne kadar hep sinyal ölçtük; bir gün sinyal günü müydü, sonrasında ne oldu. Fibonacci farklı bir şey söylüyor ve onu sınamak için yeni bir yöntem kurmak gerekti.
Fibonacci dizisi her sayının kendinden önceki ikisinin toplamı olduğu dizidir: 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89… Dizide ilerledikçe ardışık iki sayının oranı sabit bir değere yaklaşır: 0,618. Bu sayıya altın oran denir ve mimaride, sanatta, doğada örnekleri olduğu söylenir.
%61,8 — Ardışık iki Fibonacci sayısının oranı. Ailenin temel taşı.
%38,2 — 1 − 0,618. Yani altın oranın tümleyeni.
%23,6 — 0,382 × 0,618. Bir adım daha ileri.
%78,6 — 0,618'in karekökü. Görece yeni, bazı kaynaklarda yok.
%50 — Fibonacci oranı DEĞİLDİR. Dizi ile hiçbir ilgisi yoktur; Dow teorisinden gelir (Bölüm 05'te "bir trend kendini yarıya kadar düzeltir" demiştik). Araca sonradan eklenmiş ve yerleşmiştir.
Altın oranın doğadaki yaygınlığı hakkında söylenenlerin bir kısmı abartılıdır ve bunu yazmak gerekiyor. Ayçiçeği tohumlarının diziliminde, çam kozalaklarında ve bazı deniz kabuklarında Fibonacci sayıları gerçekten görülür — bunlar ölçülmüş olgulardır. Buna karşılık Parthenon'un, Mısır piramitlerinin ve Mona Lisa'nın altın orana göre tasarlandığı iddiaları, sanat tarihçileri tarafından büyük ölçüde reddedilir; ölçümler zorlanarak uydurulmuştur. Bu ayrımı yapmak önemli, çünkü aracın piyasalardaki gerekçesi genellikle "doğada her yerde var" cümlesine dayandırılır. Bir oranın ayçiçeğinde bulunması, borsada da bulunacağı anlamına gelmez — ve zaten bu bölümün konusu tam olarak ikincisi.
Bu ayrıntı bölümün tamamı için bir anahtar. Eğer seviyelerin gücü Fibonacci matematiğinden geliyorsa, diziyle ilgisi olmayan %50'nin orada ne işi var? Eğer %50 de işe yarıyorsa, gücün kaynağı matematik değil demektir. Araç, kendi içinde zaten bir tutarsızlık taşıyor — ve bu tutarsızlık kimseyi rahatsız etmemiş. Kitabın sorusu şu: bu seviyeleri özel yapan bir şey var mı, yoksa herhangi bir sayı da aynı işi görür mü?
Uygulaması basittir ve her platformda hazır araç olarak bulunur. Önce bir dalga seçilir: belirgin bir dip ve onu izleyen belirgin bir tepe. Sonra bu iki nokta arasındaki dikey mesafe Fibonacci oranlarına bölünür ve yatay çizgiler çekilir. İddia şudur: fiyat tepeden geri çekilirken bu çizgilerden birinde destek bulur ve yükselişe devam eder.
Burada daha ilk adımda bir serbestlik var ve bölümün sonunda ona döneceğiz: hangi dalga? Bir grafikte onlarca dip ve tepe bulunur; her farklı seçim farklı bir çizgi kümesi üretir. Aynı grafiğe bakan iki kişi, farklı dalgalar seçerek birbirinden bambaşka seviyeler çıkarabilir. Ölçümde bu serbestliği ortadan kaldırmak zorundaydık; nasıl yaptığımızı birazdan yazacağız.
Aracın neden bu kadar ikna edici olduğunu anlamak için önce hakkını vermek gerekiyor. Aşağıdaki grafik gerçek veridir ve sonuç şaşırtıcıdır.
ISCTR, 29.06.2022 dibinden 12.09.2022 tepesine %189,2'lik bir dalga yaptı. Ardından gelen düzeltme, dalganın %61,3'ünde durdu ve yükselişe devam etti. Fibonacci'nin en ünlü seviyesi %61,8; düzeltme onun bir puan yakınında dönmüş. Bu grafiği gören birinin ikna olmaması zor.
Hiçbir şeyi — ve bunu peşinen yazmak gerekiyor. Bu vaka, ölçümde bulunan 14.061 dalganın içinden, tam da böyle göründüğü için seçildi. Kitabın iddiası "düzeltmeler Fibonacci seviyelerinde durmaz" değil; "rastlantıyla beklenenden daha sık durmaz". Bu ikisi çok farklı cümlelerdir. Birincisi tek bir karşı örnekle çürütülür; ikincisi ancak sayımla sınanır. Bölümün geri kalanı o sayım.
Buradaki tuzak, kitabın başından beri uğraştığımız tuzağın en saf hâli. "Fibonacci seviyesinde duran düzeltme var mı?" diye sorarsak cevap elbette evet — binlercesi var. Ama bu hiçbir şey kanıtlamaz, çünkü her düzeltme bir yerde durur ve eksen üstünde beş tane işaretli nokta varsa bazıları oraya denk gelecektir.
Doğru soru şudur: Fibonacci oranları, eksendeki diğer noktalardan AYRIŞIYOR mu? Yani %61,8 gerçekten özelse, %57 ve %66'dan farklı davranmalı. Bu yüzden ölçümü tek tek seviyeler üstüne değil, ekseni tarayarak kurduk.
Bir incelik daha var ve atlanırsa ölçüm baştan bozulur. "Düzeltmelerin yüzde kaçı %61,8'de durdu?" diye sormak yanıltıcıdır, çünkü düzeltmelerin çoğu oraya hiç ulaşmaz — daha sığ bir yerde döner. Bu, derin seviyeleri otomatik olarak zayıf gösterir. Doğru payda şudur: o derinliğe ULAŞAN düzeltmelerin yüzde kaçı orada DURDU? Kitabın kontrol grubu mantığının seviye ölçümündeki karşılığı bu.
BIST'in 550 hissesinde, 2021'den bugüne bütün yükseliş dalgaları ve onların düzeltmeleri bulundu: toplam 14.061 dalga. Tanımların tamamı önceden yazıldı ve hiçbiri sonuca bakılarak değiştirilmedi:
Dalga — Yerel dip ve tepeler 10 günlük pencereyle bulundu. Dalga = bir dipten onu izleyen tepeye giden, en az %15'lik hareket.
Düzeltme oranı — (tepe − o günkü fiyat) / (tepe − dip) × 100. Sıfır tepede, yüz dipte.
Dalganın sonu — Fiyat yeni tepe yaparsa dalga biter; düzeltme %100'ü aşarsa (dip kırılırsa) dalga iptal edilir.
Eksen — 0-100 arası, 5'er puanlık düzgün dilimler. Dilimler Fibonacci oranlarını ortalayacak biçimde DEĞİL, düzgün aralıklarla kuruldu — yoksa ölçüm kendi cevabını kendi kurardı.
Dürüst olmak gerekirse bir kusur var. Bir tepenin gerçekten tepe olduğunu ancak on gün sonra biliyoruz (pencere kuralı). Yani düzeltmenin ilk on günü, o sırada elde olmayan bir bilgiyle işaretleniyor. Bu, Bölüm 06'da trend çizgileri için de karşımıza çıkan bir sorundu ve gerçek zamanlı bir strateji ölçümü olsaydı sonucu bozardı.
Burada bozmuyor, sebebi şu: bölümün sorusu "Fibonacci ile kazanılır mı" değil, "Fibonacci oranları diğer oranlardan ayrışıyor mu". Karşılaştırılan iki grup — Fibonacci ve uydurma oranlar — tam olarak aynı dalgalar üstünde ölçülüyor. Kusur ikisini de aynı biçimde etkiliyor, dolayısıyla aradaki farkı bozmuyor.
Şekil düzgün yükselen bir eğri gösteriyor ve altın çubuklar komşularından hiçbir biçimde ayrışmıyor. Örneğin %61,8'in düştüğü 60-65 diliminde durma oranı %6,44; hemen sağındaki 65-70 diliminde %6,98 — yani Fibonacci seviyesinin olmadığı dilim daha yüksek. Eksen boyunca tek düzen şu: düzeltme derinleştikçe orada durma ihtimali artıyor.
Derinlikle artan bu eğri, Fibonacci lehine bir kanıt değil; büyük ölçüde yapısal. Bir düzeltme %90'a indiyse dalganın çıktığı dibin hemen üstündedir — ve eski dip Bölüm 04'te ölçtüğümüz gerçek bir destektir. Ayrıca %100'e ulaşan düzeltme tanım gereği iptal edildiği için en derin dilimler sınıra dayanır. Yani eksenin eğimi "derin düzeltmeler dönme eğilimindedir" demek; "Fibonacci çalışıyor" demek değil.
Eksen taraması ikna edici ama bir itiraz gelebilir: belki dilimler Fibonacci oranlarını tam ortalamıyordur. O yüzden ölçümü ikinci kez, bu kez her oranın tam çevresine ±2,5 puanlık bantlar kurarak yaptık. Ve yanına bir kontrol grubu koyduk — kitabın en basit ve belki en sert testi:
Fibonacci ile hiçbir ilgisi olmayan beş sayı seçtik: %31,4 · %44 · %55,5 · %67 · %73,3. Hiçbiri altın orandan türemiyor; elle, aralara serpiştirilerek seçildiler. Sonra ikisini de birebir aynı yöntemle ölçtük: aynı bant genişliği, aynı dalgalar, aynı koşullu payda. Mantık şu: Fibonacci oranları özelse, uydurma oranlardan ayrışmalı. Ayrışmıyorsa iddia düşer.
Sonuç şekilde açıkça görünüyor: altın ve gri çubuklar birbirinin arasına giriyor, hiçbir düzen oluşmuyor. Beş Fibonacci oranının ortalama durma oranı %5,95; beş uydurma oranınki %6,20. Yani uydurma sayılar, Fibonacci sayılarından hafifçe daha iyi sonuç veriyor.
Bu testin güzelliği yorum gerektirmemesi. İki grup sayı, aynı veri, aynı yöntem, aynı bant genişliği. Fark yok — ve fark olan az miktar uydurma sayılar lehine. Bir aracın "özel seviyeler" iddiası, ancak o seviyeler özel olmayanlardan ayrışırsa ayakta kalır. Burada ayrışmıyor. Kitapta ölçtüğümüz hiçbir formasyon için bu kadar doğrudan bir kontrol grubu kurmak mümkün olmamıştı; Fibonacci'de mümkün oldu, çünkü iddia bir sayıya bağlı ve o sayının yerine başka bir sayı koymak kolay.
Bir ölçüm daha yaptık, çünkü doğrudan karşılaştırmada haksızlık payı var: durma oranı derinlikle düzenli arttığı için, daha derin bir oran otomatik olarak daha yüksek çıkar. Uydurma oranlarımızın ortalama derinliği Fibonacci oranlarınınkinden biraz fazlaydı.
Bu yüzden asıl soruyu şöyle kurduk: her oran, kendi iki komşusunun ortalamasını aşıyor mu? Yani %61,8 bandının durma oranı, hemen solundaki ve sağındaki bantların ortalamasından yüksek mi? Gerçek bir destek seviyesi burada bir çıkıntı yapmalı.
Sonuç yine olumsuz ve bu kez daha keskin. Beş Fibonacci oranının komşularına göre ortalama fazlası -0,29 puan — yani eksi, komşularının biraz altında. Beş uydurma oranınki 0,01 puan, yani tam nötr. En ünlü iki seviye ise en kötüleri: %50 komşularının 0,42 puan, %78,6 ise 1,11 puan altında.
| oran | cins | sol komşu | merkez | sağ komşu | fazlası |
|---|---|---|---|---|---|
| %23,6 | Fibonacci | %1,91 | %3,22 | %4,27 | +0,12 |
| %31,4 | uydurma | %3,91 | %4,42 | %5,10 | −0,08 |
| %38,2 | Fibonacci | %4,79 | %5,01 | %5,37 | −0,07 |
| %44,0 | uydurma | %4,88 | %5,66 | %5,22 | +0,61 |
| %50,0 | Fibonacci | %5,57 | %5,18 | %5,64 | −0,42 |
| %55,5 | uydurma | %5,27 | %5,70 | %6,14 | +0,00 |
| %61,8 | Fibonacci | %5,72 | %6,30 | %6,84 | +0,02 |
| %67,0 | uydurma | %6,36 | %6,80 | %7,97 | −0,36 |
| %73,3 | uydurma | %7,01 | %8,41 | %10,03 | −0,11 |
| %78,6 | Fibonacci | %8,48 | %10,03 | %13,80 | −1,11 |
| Fibonacci ortalaması | −0,29 | ||||
| uydurma ortalaması | +0,01 | ||||
Son bir ölçüm: fiyat her düzeltme diliminde iken izleyen yirmi günlük getiri ne? Fibonacci seviyeleri gerçekten destek olsaydı, oralarda getiri yüksek çıkardı. Çıkmıyor — ve dikkat çeken başka bir şey var: bütün dilimler piyasa ortalamasının altında. Bütün günlerin ortalaması %3,89 iken, düzeltme içindeki günlerin hiçbiri buna yaklaşmıyor; en iyi dilim bile (%90-%95) %3,14'te kalıyor. Bu, Bölüm 26'dan beri tekrar eden bulgunun bir örneği daha: bir düzeltmenin içinde olmak, kendi başına kötü haberdir.
Ölçüm bu kadar netse, aracın bu kadar yaygın olması açıklanmalı. Sebep, aracın kendisinde değil kullanılış biçiminde.
Dalga seçimi serbest — Hangi dip, hangi tepe? Grafikte onlarca dip ve tepe vardır ve her biri farklı bir seviye kümesi üretir. Fiyat nerede durursa dursun, onu açıklayan bir dalga seçimi her zaman bulunur. Ölçümde bu serbestliği kaldırdık: dalga, yazılı bir kuralla ve gelecek bilgisi kullanılmadan seçildi.
Beş seviye, geniş eksen — Eksende beş işaretli nokta var ve her birinin çevresinde birkaç puanlık tolerans kabul ediliyor. Bu, eksenin yaklaşık dörtte birini "Fibonacci seviyesi" ilan etmek demektir. Rastgele bir durma noktasının birine denk gelme ihtimali baştan yüksek.
Tutan hatırlanır — Bölüm 01'de konuştuğumuz onay yanlılığı. Düzeltme %61,8'de durunca ekran görüntüsü alınır; %57'de durunca kimse not düşmez. Kitabın ölçüm yapmasının sebebi tam olarak bu: hafıza seçicidir, sayım değildir.
Kendini gerçekleştirme ihtimali — Sık duyulan savunma: "herkes baktığı için çalışır." Bu, test edilebilir bir iddiadır — ve testi geçemedi. Yeterince çok kişi aynı seviyeye emir koysaydı, o seviyede ölçülebilir bir yığılma görürdük. Görünmüyor.
İkinci maddeyi bir hesapla somutlaştıralım, çünkü sezgiden daha çarpıcı. Ölçümde kullandığımız ±2,5 puanlık bantla, beş Fibonacci seviyesi ekseni 25 puan boyunca kaplıyor — yani 0-100 ekseninin dörtte biri "Fibonacci bölgesi". Uygulamada tolerans genellikle daha geniş tutulur; ±5 puan alınırsa kapsam yarıya çıkar. Rastgele duran bir düzeltmenin bu bölgelerden birine denk gelme ihtimali, hiçbir mekanizma olmadan, zaten yazı-turaya yakındır. Bir kuralın "çoğu zaman tutuyor" görünmesi için bazen tek gereken şey, yeterince geniş olmasıdır.
Fibonacci seviyelerini destek saymayın — Ölçümde bu seviyelerin uydurma oranlardan farkı yok; komşularına göre ortalama fazlaları -0,29 puan, yani eksi.
Derinliğin kendisi bilgi taşıyor — Çalışan tek şey bu. Düzeltme derinleştikçe orada durma ihtimali artıyor — ama bu Fibonacci'yle değil, dip bölgesine yaklaşmakla ilgili. Eski dip zaten bir destektir; Bölüm 04'te bunu ölçmüştük.
Aracı bağlam için kullanabilirsiniz — Fibonacci çizgileri, bir düzeltmenin dalganın neresinde olduğunu hızlıca okumaya yarar — bir tür cetvel. Cetvel olarak kullanmak sorun değil; sinyal olarak kullanmak ölçümde desteklenmedi.
Dalga seçiminizi önceden yazın — Aracı yine de kullanacaksanız, en azından hangi dip ve tepeyi seçeceğinizi bir kuralla önceden belirleyin. Serbest seçim, aracın en zayıf yanı.
%50'ye ayrı bir not — En çok kullanılan seviye, Fibonacci ailesinden bile değil ve ölçümde komşularının 0,42 puan altında kaldı — ölçülen beş seviyenin en kötülerinden biri.
Diğer pazarlar — Yalnız BIST, yalnız 2021 sonrası.
Uzatmalar (extension) — Fibonacci'nin diğer yarısı olan %161,8 ve %261,8 hedef seviyeleri ölçülmedi; onlar ayrı bir iddia.
Zaman bölgeleri ve yelpaze — Fibonacci yelpazesi, zaman bölgeleri ve yayları bu bölümün dışında kaldı.
Düşüş dalgaları — Yalnız yükseliş dalgalarının düzeltmeleri ölçüldü; aynadaki hâli ayrı bir ölçüm.
Farklı dalga tanımı — Pencere 10 gün, asgari hareket %15. Başka tanımlar başka dalga kümesi verir — ama eksenin düzgünlüğünün buna bağlı olması beklenmez.
Fibonacci'nin yanında hemen her zaman anılan bir kuram var: Elliott dalga kuramı (Elliott wave theory). Ralph Nelson Elliott'a göre piyasa beş ileri, üç geri dalgadan oluşan bir düzende hareket eder ve bu dalgaların oranları Fibonacci sayılarına uyar. Kaynak seride de ayrı bir fasikülü var. Bu bölümde ölçmedik ve sebebini yazmak gerekiyor.
Elliott kuramının uygulamadaki hâli, dalga sayımını yorumcuya bırakır. Bir hareket beklenen yönde gitmediğinde sayım yeniden yapılır: "demek ki 3. dalga değil, 1. dalganın içindeki alt dalgaymış." Aynı grafiği iki uzman farklı sayabilir ve ikisi de kendi içinde tutarlıdır.
Bu, kuramın yanlış olduğu anlamına gelmez — ölçülemez olduğu anlamına gelir. Kitabın yöntemi bir iddiayı sayıya çevirmeyi gerektiriyor; sayıya çevrilirken yorumcunun serbestliği kaldırılınca geriye kuramın kendisi kalmıyor. Bölüm 01'de söylediğimizi hatırlayalım: her sonucu açıklayabilen bir kural, hiçbir şeyi öngörmez. Fibonacci düzeltmelerini ölçebildik çünkü orada net bir sayı vardı; Elliott'ta o sayı yok.
Bu bölüm, kitap boyunca tekrar eden bir desenin en uç örneği. Otuz bölümde şu soruyu defalarca sorduk: bu sayı nereden geliyor? Ve aldığımız cevaplar hep aynı yerde buluştu.
| Sayı | Bölüm | Nerede | Ölçüm ne dedi |
|---|---|---|---|
| Gövdenin %50'sine nüfuz | 16 | yıldız formasyonu | eşik özel değil |
| "Üç" mum | 18 | üç beyaz asker | üç ile iki arasında fark yok |
| 50 ve 200 gün | 24-25 | hareketli ortalama · çapraz | en zayıf çift 50/200 |
| 70 ve 30 | 26 | RSI | eksen kesintisiz yükseliyor |
| 12 · 26 · 9 | 27 | MACD | klasik üçlü ortalarda |
| 2 standart sapma | 28 | Bollinger | bant dışı günler %5 değil |
| 14 gün | 26 · 29 | RSI · stokastik | periyodun etkisi yok |
| 80 ve 20 | 29 | stokastik | şart zarar veriyor |
| %38,2 · %50 · %61,8 | 30 | Fibonacci | uydurma oranlardan farksız |
Listedeki hiçbir sayı ölçümde özel çıkmadı. Hepsinde eksen sürekliydi ve eşiğin iki yanı arasında doğada bir sınır yoktu. Fibonacci, bu listenin en ilginç üyesi çünkü diğerlerinden farklı olarak bir gerekçesi var: altın oran. Ama gerekçenin varlığı, iddianın doğruluğunu göstermiyor — yalnızca neden bu kadar inandırıcı bulunduğunu açıklıyor.
Bir sayının özel olduğu söyleniyorsa, o sayının yerine başka bir sayı koyup aynı ölçümü yapın. Sonuç değişmiyorsa özel olan sayı değil, sayının ölçtüğü şeydir. Bu bölümde uydurma oranlarla tam olarak bunu yaptık; Bölüm 14'te tanımı sıkılaştırarak, Bölüm 17'de şartı kaldırarak, Bölüm 25'te periyot çiftini değiştirerek aynı mantığı kurmuştuk. Yöntem her defasında aynı: iddiayı kendi dışındaki bir şeyle karşılaştır.
Fibonacci düzeltmeleri, bir dalganın dibi ile tepesi arasını altın orandan türeyen sayılara bölerek destek seviyeleri üretir. BIST'te 14.061 dalga ve onların düzeltmeleri tarandı. Düzeltme ekseni boyunca durma oranı düzenli olarak yükseliyor ve hiçbir Fibonacci oranında tepe yok. Uydurma oranlarla karşılaştırıldığında Fibonacci %5,95, uydurma %6,20 — fark yok, olan da uydurma lehine. Komşularına göre fazlaları Fibonacci'de -0,29 puan, uydurmada 0,01 puan. En çok kullanılan seviye olan %50 zaten Fibonacci oranı değil ve komşularının 0,42 puan altında. Ölçüm, bu seviyelerin özel olduğu iddiasını desteklemiyor; çalışan tek şey düzeltmenin derinliği ve o da eski dibin desteğiyle açıklanıyor.
Otuz bölümdür tek bir sayıdan türetilmiş araçları ölçüyoruz. Hareketli ortalama, RSI, MACD, Bollinger, stokastik, Fibonacci — hepsinin girdisi fiyattı. Bu bölümde grafikteki öteki veriye geçiyoruz: kaç lot el değiştirdi. Hacim, fiyattan tamamen bağımsız bir ölçümdür ve Bölüm 28'de kurduğumuz kurala göre asıl ayrışma şansı burada. Bölümün sonunda kitabın en olumlu bulgularından birine varacağız — ama oraya gelmeden önce iki yaygın kural daha çürüyecek.
İşlem hacmi, bir günde el değiştiren pay adedidir. Fiyat nerede anlaştıklarını söyler; hacim kaç kişinin anlaştığını. İkisi aynı işlemden doğar ama farklı şeyleri ölçer: bir hisse hacimsiz de yükselebilir, rekor hacimle de.
Bu ayrım kitabın yöntemi açısından kritik. Bölüm 26 ve 27'de RSI, MACD ve hareketli ortalamanın birbirinin kopyası olduğunu ölçmüştük; sebebi üçünün de aynı kapanış serisinden beslenmesiydi. Bölüm 28'de Bollinger ikinci bir girdi (standart sapma) kullandığı için ayrışmıştı. Hacim ise tamamen dışarıdan gelen bir sayı — fiyat serisinden hesaplanmıyor, ayrı olarak ölçülüyor.
Bir yanlış anlama baştan giderilmeli: hacim, kaç kişinin aldığını değil kaç lotun el değiştirdiğini ölçer. Her işlemde bir alıcı ve bir satıcı vardır; "alıcı çok" diye bir hacim okuması yoktur. "Bugün alıcılar hâkimdi, hacim yüksekti" cümlesi kulağa doğru gelir ama hacim tarafında karşılığı yoktur — alınan lot ile satılan lot her zaman birbirine eşittir. Hacmin söylediği tek şey ilginin büyüklüğüdür; yönü fiyat söyler. Bu bölümdeki bütün ölçümler bu ayrımı gözetiyor: hacim hep günün yönüyle birlikte ele alınıyor, tek başına değil.
Ölçüme geçmeden bir sorun çözülmeli. Mutlak hacim karşılaştırılamaz: 500 TL'lik bir hissenin bir milyon lotu ile 5 TL'lik bir hissenin bir milyon lotu aynı şey değildir, üstelik aynı hissenin hacmi yıllar içinde kat kat büyür. Bu yüzden bütün ölçümler göreceli hacimle yapıldı: o günkü hacim, son 20 günün ortalamasına bölünür.
Bu dönüşüm sayesinde 1,0 her hisse için aynı anlama geliyor: bugün, son yirmi günün ortalaması kadar işlem gördü. 0,5 yarısı kadar, 3,0 üç katı. Ölçümde hacmi sık sık sıfır olan hisseler elendi — orada göreceli hacim hesaplanamıyor ve Bölüm 02'de uyardığımız veri kalitesi sorunu doğrudan devreye giriyor.
Kaynak fasikülün — ve teknik analiz yazınının — hacim hakkında dört temel iddiası var. Dördünü de ayrı ayrı ölçeceğiz:
Hacim fiyatı doğrular — En temel kural. Yükseliş yüksek hacimle olursa güçlü, düşük hacimle olursa şüpheli sayılır. Düşüş için de aynısı.
Hacim patlaması dönüm noktasıdır — Ortalamanın birkaç katına çıkan hacim, büyük oyuncuların girdiğine yorulur ve hareketin başlangıcı sayılır.
Hacim kuruması ilgi kaybıdır — Hacim düşerse hareket tükeniyor demektir.
OBV — On Balance Volume — Hacmin yönlü toplamı: yükselen günlerin hacmi eklenir, düşen günlerinki çıkarılır. Joseph Granville'in 1963'teki fikri. Yükselen OBV, sessizce birikim olduğunun işareti sayılır.
BIST'in 552 hissesinde, 2021'den bugüne her gün için göreceli hacim, günün yönü ve OBV hesaplandı; toplam 644.360 gözlem. Her gün için izleyen 20 işlem günlük getiri kaydedildi — Bölüm 24-30 ile aynı ufuk. Bütün günlerin ortalaması %3,78. Göreceli hacim hesaplanırken o günün kendi hacmi paydaya katılmadı; katılsaydı patlama günleri kendi ortalamalarını şişirip etkiyi küçültürdü.
Bölüm 02'de veri kalitesinden söz etmiştik; hacimde sorun fiyata göre daha ağır, çünkü hacim düzeltilmez. Bölünmelerde fiyat geriye dönük düzeltilir ama lot sayısı da katlanır ve seride bir kırılma bırakır. Sermaye artırımları, endekse giriş çıkışları ve blok satışlar tek günde devasa rakamlar üretir. İşlem görmeyen günlerde hacim sıfırdır ve göreceli hacim hesaplanamaz.
Ölçümde alınan önlemler: günlerinin %5'inden fazlasında hacmi sıfır olan hisseler tamamen elendi; izleyen getirisi mutlak değerce %200'ü aşan gözlemler (düzeltilmemiş bölünme şüphesi) atıldı; ve göreceli hacim hesaplanırken günün kendi hacmi paydaya katılmadı.
Şekil, kitapta ilk kez tepe noktalı bir eksen gösteriyor. Bugüne kadar ölçtüğümüz bütün eksenler — RSI, %B, %K, MACD — soldan sağa düzenli yükseliyordu. Burada öyle değil: getiri göreceli hacmin 1,0-1,3 aralığında zirve yapıyor (%4,46), sonra düşüyor. Hacmin çok düşük olduğu günlerde %3,44, üç kat ve üstünde ise %2,14 — eksenin en düşüğü.
Bu şeklin kendisi bir bulgu. Monoton bir eksen "daha çoğu daha iyi" der ve aslında tek bir şeyi ölçer. Tepe noktalı bir eksen ise iki ayrı olgunun toplamı demektir: bir yanda ilginin canlanması (iyi), öbür yanda aşırı kalabalık (kötü). Bölüm 24-30'da ölçtüğümüz hiçbir araç böyle davranmadı; hepsi tek bir eğilimin farklı kılıklarıydı. Hacmin ayrı bir şey ölçtüğünün ilk işareti bu.
Şimdi kaynağın en temel iddiasına geliyoruz. Yükseliş günlerini hacme göre ikiye ayırdık: ortalamanın üstünde hacimle gelenler ve altında kalanlar. Aynısını düşüş günleri için de yaptık.
Yükseliş tarafında iddia doğrulandı: yüksek hacimli yükseliş günlerinden sonra getiri %4,56, düşük hacimlilerden sonra %4,22. Fark +0,34 puan, t = 4,93. Düşüş tarafında ise hiçbir şey yok: fark 0,09 puan, t = 1,16 — eşiğin altında.
Bunu olduğu gibi yazmak, çürütmeleri yazmak kadar önemli. Otuz bir bölümde kaynağın iddiası çoğunlukla ya desteklenmedi ya ters çıktı; burada yükseliş tarafında desteklendi. Ama iki uyarıyla: etki küçük (0,34 puan) ve yalnız tek yönde var. "Hacim fiyatı doğrular" cümlesinin tamamı değil, yarısı doğrulandı — düşüşün yüksek hacimle gelmesi, düşük hacimle gelmesinden farklı bir şey söylemiyor.
Göreceli hacmin üç katı ve üstü olan günleri ayrı ölçtük. Kontrol grubu aynı yöndeki patlamasız günler — yani patlamalı yükselişler patlamasız yükselişlerle, patlamalı düşüşler patlamasız düşüşlerle karşılaştırıldı. Bu, Bölüm 17'nin şart kaldırma mantığı.
İddia çürüdü, üstelik iki yönde birden. Patlamalı yükselişten sonra getiri %3,14; patlamasız yükselişten sonra %4,45 — fark -1,30 puan (t = -7,15). Patlamalı düşüşten sonra ise %-0,34, yani eksi; patlamasız düşüşten sonra %3,29. Fark -3,63 puan (t = -12,75). Kitapta gördüğümüz en büyük tek yönlü etkilerden biri.
Mekanizma zor değil. Bir günde ortalamanın üç katı işlem görmesi için haber, bilanço ya da blok satış gibi bir olay gerekir — ve o olay fiyata o gün yansır. Patlama gününde alan biri, hareketin kendisini değil, hareketten sonrasını satın alıyor. Bu, Bölüm 21'deki omuz baş omuz ve Bölüm 25'teki ölüm çaprazı bulgularıyla aynı desen: işaret geldiğinde iş çoktan olmuştur.
Patlamalı düşüşün özellikle kötü olması (izleyen 20 gün ortalama %-0,34) ayrıca dikkat çekici — kitapta ortalaması eksi çıkan sayılı gruplardan biri.
Sıra kitabın en olumlu bulgusunda — ama oraya iki adımda varacağız, çünkü ilk sayı yanıltıcı.
OBV'nin hesabı, kitapta gördüğümüz en basit formüllerden biri. Bir sayaç tutulur: fiyat dünden yüksek kapandıysa o günün hacmi sayaca eklenir, düşük kapandıysa çıkarılır, eşitse dokunulmaz. Granville'in 1963'teki fikri şuydu: fiyat henüz kıpırdamadan önce büyük alıcılar sessizce toplar ve bu, hacmin yönlü toplamında görünür. Sayacın kendi değeri anlamsızdır — nereden başlatıldığına bağlıdır; anlamlı olan yönüdür. Ölçümde de bu yüzden seviyeye değil, son yirmi günde artıp azalmasına baktık.
Önce ham ölçüm. OBV'nin son yirmi günde arttığı günlerde izleyen getiri %4,52; azaldığı günlerde %2,48. Fark +2,04 puan ve t = 44,9 — kitabın en yüksek değerlerinden biri. Bu sayıya bakıp "OBV çalışıyor" demek çok kolay olurdu. Ama demeyeceğiz.
Durup düşünmek gerekiyor. OBV, yükselen günlerin hacmini ekleyip düşen günlerinkini çıkarıyor. Öyleyse OBV'nin yirmi günde artmış olması, o yirmi günde yükselen günlerin baskın olmasıyla hemen hemen aynı şey — yani fiyatın yükselmiş olmasıyla. Ve Bölüm 24'ten beri biliyoruz ki fiyatın yükselmiş olması izleyen getiriyi ayırıyor. Yani bu t = 44,9, OBV'nin kendi başarısı değil, momentum bulgusunun bir kopyası olabilir.
Bunu ayırmanın yolu Bölüm 17'de kurduğumuz testtir: şartı sabitle. Fiyatın yönünü sabit tutup OBV'nin ne eklediğine bakacağız.
Ve sonuç, kitabın en olumlu bulgusu. Fiyatın yükseldiği günleri alalım: OBV de yükseliyorsa izleyen getiri %5,25, OBV düşüyorsa %3,14. Fark +2,11 puan, t = 19,82. Yani fiyat aynı yönde hareket etmiş olsa bile, hacmin o hareketi desteklemesi ile desteklememesi arasında gerçek bir fark var.
Bölüm 14 ve 17'de kurduğumuz testi hatırlayalım: bir kurala eklenen şart gerçekten bilgi taşıyorsa, diğer şartlar sabitlendiğinde bile etkisi sürmeli. Cımbızda sürmedi, kicker'da sürdü; MACD kesişmesinde sürmedi, stokastikte sürmedi. OBV'de sürüyor.
Ama sınırını da yazalım: bu katkı yalnız yükseliş tarafında var. Fiyatın düştüğü günlerde OBV'nin yönü hiçbir şey söylemiyor (fark 0,05 puan, t = 0,82 — eşiğin çok altında). Yani OBV bir "birikim" göstergesi olarak yükselişte işe yarıyor; "dağıtım" göstergesi olarak düşüşte yaramıyor.
Bölüm 26'dan beri her gösterge için aynı sayımı yapıyoruz: bu araç, elimizdekilerle ne kadar örtüşüyor? Hacim, fiyattan bağımsız tek girdimiz olduğuna göre burada en düşük örtüşmeyi beklemeliyiz.
Beklenti doğrulandı ve fark büyük. Göreceli hacmin yüksek olduğu günlerin yalnız %45,0'inde RSI 60'ın üstünde; hacim patlaması günlerinde bu oran %55,1. Karşılaştırma için: RSI ile MACD uç bölgelerde %99,9 örtüşüyordu. Hacim, kitapta ölçtüğümüz en bağımsız girdi.
Bölüm 24'ten buraya kadar ölçülen bütün örtüşmeler tek bir kurala çıkıyor: bir aracın değeri, hangi ham veriden beslendiğine bağlı. Aynı kapanış serisini farklı formüllerle işleyenler (%99 örtüşme) size tek bir şeyi tekrar söyler. Farklı bir girdi katanlar — Bollinger'da oynaklık, stokastikte aralık, burada hacim — gerçekten ayrışır. Bir gösterge listesine yeni bir araç eklerken sorulacak soru "bu daha mı iyi" değil, "bu, elimdekinin bilmediği bir şey biliyor mu" olmalı.
Bu bölümde yedi hacim dilimi, iki doğrulama kıyası, iki patlama kıyası, üç OBV ölçümü, bir kuruma kıyası ve iki örtüşme sayımı — toplam on yedi test yapıldı. Bölüm 10'un kuralıyla eşik ~3.
| göreceli hacim | gözlem | 20 günlük getiri | ortalamadan fark | t | eşik |
|---|---|---|---|---|---|
| 0,0-0,5 (kuruma) | 112.532 | %3,44 | −0,33 | -5,6 | ✓ |
| 0,5-0,8 | 195.804 | %3,44 | −0,34 | -7,4 | ✓ |
| 0,8-1,0 | 100.634 | %4,09 | +0,31 | 5,1 | ✓ |
| 1,0-1,3 | 93.033 | %4,46 | +0,68 | 10,6 | ✓ |
| 1,3-2,0 | 86.494 | %4,33 | +0,55 | 7,9 | ✓ |
| 2,0-3,0 | 34.170 | %3,69 | −0,09 | -0,8 | — |
| 3,0 ve üstü (patlama) | 21.693 | %2,14 | −1,64 | -10,7 | ✓ |
| bütün günler | 644.360 | %3,78 | — | — | — |
| Test | Fark | t | Sonuç |
|---|---|---|---|
| OBV katkısı, fiyat yükselirken | +2,11 puan | 19,8 | doğrulandı |
| Patlamalı düşüş → kötü getiri | -3,63 puan | -12,7 | iddia çürüdü |
| Patlamalı yükseliş → kötü getiri | -1,30 puan | -7,2 | iddia çürüdü |
| Hacim 3 kat üstü dilimi | -1,64 puan | -10,7 | en kötü dilim |
| Hacim kuruması → kötü getiri | -0,41 puan | -6,7 | doğrulandı |
| Doğrulama, yükseliş tarafı | +0,34 puan | 4,9 | doğrulandı, küçük |
| Doğrulama, düşüş tarafı | +0,09 puan | 1,16 | geçemedi |
| OBV katkısı, fiyat düşerken | +0,05 puan | 0,82 | geçemedi |
Hacim patlamasını giriş işareti saymayın — Ölçümde tam tersi: patlamalı yükseliş patlamasız yükselişten 1,30 puan, patlamalı düşüş patlamasız düşüşten 3,63 puan kötü. Patlama, hareketin başı değil çoğunlukla sonu.
Ilımlı hacim artışı en iyi bölge — Eksenin tepesi göreceli hacmin 1,0-1,3 aralığında (+%4,46). "Biraz canlanmış" bir hisse, hem ölü hem de çılgın hisseden iyi.
OBV'yi ciddiye alın — ama yalnız yükseliş tarafında — Fiyat yönü sabit tutulduğunda bile OBV 2,11 puan ekliyor (t = 19,8). Kitapta bu testi geçen ilk gösterge. Düşüş tarafında ise hiçbir şey eklemiyor (t = 0,82).
Hacmi fiyat göstergelerinin yanına koymak GERÇEKTEN mantıklı — Örtüşme %45,0 — kitapta ölçülen en düşük oran. RSI ile MACD %99,9 örtüşüyordu. Hacim, elinizdekine gerçekten yeni bir şey ekleyen tek veri.
Göreceli bakın, mutlak değil — "Hacim yüksek" cümlesi tek başına anlamsız. Ölçüt hep o hissenin kendi son dönem ortalaması olmalı.
Diğer pazarlar — Yalnız BIST, yalnız 2021 sonrası. Hacim verisinin kalitesi pazardan pazara çok değişir.
TL hacmi — Lot sayısı ölçüldü; TL cinsinden işlem tutarı ayrı bir büyüklüktür ve yüksek enflasyonda farklı davranır.
Kişi ve pay sayısı — Veritabanımızda bu alanlar da var (fonlarda kullanıyoruz) ama hisse tarafında ölçmedik.
Diğer hacim göstergeleri — OBV dışında para akışı endeksi, birikim-dağıtım çizgisi ve VWAP ölçülmedi.
Hacim uyumsuzluğu — Fiyat yeni tepe yaparken hacmin düşmesi ayrı bir iddiadır; Bölüm 29'da uyumsuzluk fikrinin tutarsız çıkması üzerine bu bölümde tekrarlanmadı.
İşlem masrafı — Hiçbir ölçümde masraf hesaba katılmadı.
Otuz bir bölümün ardından bu bölüm ters bir tat bırakıyor: çürütmelerin arasında birden bir doğrulama var. Rastlantı mı, yoksa bir sebebi mi var? Sebebi var ve kitabın kendi yöntemi onu önceden söylüyordu.
Bölüm 24'ten 30'a kadar ölçtüğümüz araçların hepsi aynı seriden türetilmişti. Kapanış fiyatını ortalamak, farkını almak, oranlamak, standart sapmasını hesaplamak — hepsi aynı bilgiyi yeniden paketliyordu. Böyle bir araç, ne kadar zekice kurulmuş olursa olsun, o serinin bilmediği bir şeyi bilemez. Hacim ise dışarıdan geliyor: piyasanın fiyat dışındaki tek gözlemlenebilir çıktısı.
Bu bölümün asıl dersi bir gösterge değil, bir seçim ölçütü. Grafiğinize yeni bir araç eklerken şunu sorun: bu araç hangi ham veriden besleniyor? Cevap "kapanış fiyatı" ise, aynı kaynaktan beslenen kaç aracınız olduğunun bir önemi yok — hepsi size tek bir şeyi söyleyecek.
Yeni bilgi ancak yeni bir girdiden gelir: hacim, işlem tutarı, kişi sayısı, açığa satış oranı, temettü verimi, bilanço kalemleri, haber akışı. Otuz bir bölümün ardından en sağlam tavsiyemiz bu: gösterge sayısını değil, girdi çeşidini artırın.
İşlem hacmi, kitapta ölçtüğümüz tek fiyat-dışı veridir ve sonuçlar bunun önemini gösteriyor. Göreceli hacim ekseni ilk kez tepe noktalı çıktı: ılımlı canlanma (1,0-1,3) en iyi bölge, üç kat üstü patlama en kötüsü. "Hacim fiyatı doğrular" kuralı yalnız yükseliş tarafında ve küçük bir etkiyle desteklendi. "Hacim patlaması dönüm noktasıdır" iddiası iki yönde de çürüdü — patlamalı düşüşten sonraki yirmi günün ortalaması %-0,34. Ve OBV, kitapta şart kaldırma testini net geçen ilk gösterge oldu: fiyat yönü sabit tutulduğunda bile yükseliş tarafında +2,11 puan (t = 19,8). Son olarak hacim, %45,0 örtüşmeyle zincirden en çok ayrışan girdi — elinizdekine gerçekten yeni bir şey ekleyen tek veri.
Son bir uyarı, bölümün olumlu havasını dengelemek için. OBV'nin geçtiği test, izleyen yirmi günlük ortalama getiriyi ayırmak testidir — bir alım satım stratejisinin kârlı olup olmadığı değil. Aradaki iki puanlık fark, işlem masrafı, alım satım makası ve vergi düşüldükten sonra ne kadar kalır, bunu ölçmedik. Kitabın baştan beri söylediği ayrım burada da geçerli: bir şeyin bilgi taşıması ile o bilgiyle para kazanılması aynı şey değildir.
Bu bölüm bir borcun ödenmesi. Bölüm 10'da çekiç ve ters çekici ölçerken ikisini de düşüş bağlamında sınamıştık, çünkü kaynağın iddiası oydu. Ama aynı iki mumun yükseliş bağlamında başka adları var: asılı adam ve kayan yıldız. Mum aynı mum; değişen tek şey ondan önce ne olduğu. Bu, kitabın kurabileceği en temiz doğal deney — biçim sabit, bağlam değişken — ve sonucu, mum formasyonu öğretisinin temelindeki bir varsayımı doğrudan sınıyor.
Önce adları yerli yerine koyalım. Küçük gövdeli, tek yanı uzun fitilli iki mum var. Her birinin, önündeki harekete göre iki adı oluyor:
Uzun ALT fitil, düşüşten sonra — Çekiç (hammer). Dönüş işareti sayılır: alıcılar dipte devreye girdi.
Uzun ALT fitil, yükselişten sonra — Asılı adam (hanging man). Düşüş işareti sayılır: satıcılar ilk kez görünür oldu.
Uzun ÜST fitil, düşüşten sonra — Ters çekiç (inverted hammer). Dönüş işareti sayılır: alıcılar yukarıyı denedi.
Uzun ÜST fitil, yükselişten sonra — Kayan yıldız (shooting star). Düşüş işareti sayılır: yukarısı reddedildi.
Dört ad, iki biçim. Öğretinin söylediği şey açık: aynı mum, bağlama göre zıt anlamlar taşır. Çekiç yükseliş getirir, asılı adam düşüş getirir — oysa ikisi grafikte birbirinden ayırt edilemez. Bu iddianın güzelliği, doğrudan ölçülebilir olmasıdır: aynı biçimi iki bağlamda ayrı ayrı ölçer, sonuçları yan yana koyarız. Bölüm 10'da iki hücreyi doldurmuştuk; bu bölümde kalan ikisini dolduruyoruz ve tablo tamamlanıyor.
BIST'in bütün hisselerinde, 2022'den bugüne 570.860 günlük mum tarandı. Bunların 137.561'i yükseliş bağlamında — yani önceki beş günde en az %5 yükselmiş. O bağlam içinde 4.304 kayan yıldız ve 3.053 asılı adam bulundu. Her ölçümde kontrol grubu, aynı yükselişi yaşamış ama o biçimde olmayan günler — Bölüm 13'ün kuralı.
Bu şart. İki bölümün sayıları karşılaştırılacaksa tanım değişemez. Gövde menzilin en çok %30'u, uzun fitil en az %60'ı, karşı fitil en çok %10'u — hepsi Bölüm 10'daki eşiklerin aynısı. Bağlam eşiği de aynı: önceki beş günde %5 hareket. İzleyen ufuk da aynı: beş işlem günü. Kitabın gösterge bölümlerinde 20 günlük ufuk kullandık; mum bölümlerinde beş, çünkü tek mumluk bir işaretin etkisini aylarca sürdürmesini beklemek mantıklı değil.
Dört hücre, dört ayrı ölçüm. Sol sütun Bölüm 10'dan geliyor, sağ sütun bu bölümün ölçümü. İlk bakışta göze çarpan şey, öğretinin beklediği simetrinin olmaması: dört hücreden yalnız ikisi eşiği geçiyor ve geçenlerin ikisi de kaynağın dediği yönde değil.
Öğreti şunu gerektirir: sol sütun artı (dönüş yukarı), sağ sütun eksi (dönüş aşağı). Ölçümde sol üst hücre eşiği geçemiyor (çekiç, t = -0,93), sol alt hücre iddianın tersine eksi (ters çekiç, t = -5,00), sağ üst hücre iddianın tersine artı (asılı adam, t = 5,55) ve sağ alt hücre eşiği geçemiyor (kayan yıldız, t = -1,46). Dört tahminin dördü de tutmadı.
Sağ üst hücreye yakından bakalım, çünkü bölümün en güçlü sayısı orada. Yükselişten sonra gelen asılı adam mumlarından sonraki beş günde getiri %2,80; aynı yükselişi yaşamış ama asılı adam olmayan günlerde %1,42. Fark +1,37 puan, t = 5,55. Yani düşüş habercisi sayılan formasyon, ölçümde yükselişin habercisi.
Burada duraksamak gerekiyor. "Ters çıktı" demek kolay; ama bir bulgunun gerçek bir mekanizmadan mı yoksa gürültüden mi geldiğini ayırt etmek için kitapta iki testimiz var. İkisini de uygulayalım.
Birinci test Bölüm 14'ten: tanımı sıkılaştır. Mekanizma gerçekse, formasyon daha belirgin oldukça etki artmalı. Alt fitil eşiğini %60'tan %80'e çektiğimizde etki +1,37 puandan +2,52 puana çıkıyor, t değeri 5,55'ten 6,39'e yükseliyor. Üç basamağın üçü de sırayla diziliyor. Test geçildi.
İkinci test bağlamı sıkılaştırıyor. Önceki yükseliş eşiğini %3'ten %12'ye çektiğimizde etki +0,98 puandan +3,21 puana çıkıyor. Dört basamağın dördü de sırayla. Yani asılı adam, önündeki yükseliş ne kadar sertse o kadar güçlü bir devam işareti.
İki testi de geçmek önemli. Kitapta çoğu formasyon ya eşiği hiç geçmedi ya da geçti ama sıkılaştırınca etkisi eridi (cımbızda böyle olmuştu). Asılı adamda ikisi de düzenli biçimde artıyor — bu, arkasında gerçek bir şey olduğunun işareti. Mekanizma zor değil: uzun alt fitil, gün içinde satış geldiğini ama alıcıların fiyatı geri aldığını gösterir. Yükseliş trendinde bu, satıcının belirmesi değil alıcının gücünün sınanıp kanıtlanması demektir. Kaynak aynı mumu "satıcılar göründü" diye okuyor; veri "alıcılar kazandı" diyor.
Kaynak fasikül bir şart daha koyuyor: asılı adamın gövdesi kırmızı olursa sinyal güçlenir. Mantığı anlaşılır — kırmızı gövde, kapanışın açılışın altında olması demek, yani satıcı baskısının kanıtı. Bölüm 17'nin şart kaldırma testiyle bakalım.
Sonuç, şartın tam tersini söylüyor. Kırmızı gövdeli asılı adamlarda etki yok: -0,13 puan, t = -0,42. Yeşil gövdeli olanlarda ise +2,20 puan, t = 6,46. Yani formasyonun bütün gücü, kaynağın elediği yarısından geliyor.
Bu, Bölüm 17'de kurduğumuz testin en pahalı sonucu. Kaynağın "gövde kırmızı olmalı" şartını uygulayan biri, formasyonun bütün etkisini kaybediyor — çünkü etki yeşil gövdelilerde (+2,20 puan, t = 6,46). Ve bu tutarlı: yeşil gövde, kapanışın açılışın ÜSTÜNDE olması demek; uzun alt fitille birleşince tablo "satış geldi, alıcılar geri aldı, gün artıda kapandı" oluyor. Alıcı gücünün üç ayrı kanıtı.
Buradan çıkan daha genel bir ders var. Kaynak fasikül, mumu gövdesinden okuyor: kırmızı gövde satıcı, yeşil gövde alıcı. Ölçüm ise fitilin gövdeden daha çok bilgi taşıdığını söylüyor — ve ikisi çeliştiğinde fitil kazanıyor. Mantığı şu: gövde yalnız iki noktayı (açılış ve kapanış) karşılaştırır; fitil ise gün içinde denenip başarısız olmuş bir fiyat seviyesini işaretler. Reddedilmiş bir seviye, iki nokta arasındaki farktan daha çok şey anlatıyor.
Sol alt hücreye, kayan yıldıza geçelim. Standart bağlamda (%5 yükseliş) etki -0,21 puan ve t = -1,46 — eşiği geçemiyor. Yani "kayan yıldız düşüş getirir" iddiası, olağan bir yükselişin ardından desteklenmiyor. Ama bağlam eksenine bakmadan sonuca varmayalım.
Burada eksen düzenli biçimde aşağı iniyor ve en sert dilimde eşiği geçiyor: önceki beş günde %12'yi aşan bir yükseliş varsa, kayan yıldız sonrası getiri kontrol grubundan -1,07 puan düşük (t = -3,31). Bu, kitapta mum formasyonları arasında kaynağın dediği yönde çalışan sayılı bulgulardan biri — ama şartı var: yükseliş sert olmalı.
Açıklama, asılı adamınkinin aynadaki hâli. Uzun üst fitil, fiyatın yukarı denendiğini ama geri itildiğini gösterir. Sıradan bir yükselişte bu gündelik bir dalgalanmadır; %12'lik bir sıçramanın ardından ise alıcıların gücünün tükendiği bir noktayı işaretler. Yani bilgi taşıyan şey mumun kendisi değil, mum ile önündeki hareketin birleşimi. Bu, kitapta bağlamın gerçekten fark yarattığı az sayıda yerden biri.
Şimdi dört hücreyi ad olarak değil biçim olarak okuyalım. Adları bir kenara bırakıp yalnız "fitil nerede" diye sorarsak tablo çok daha basit hâle geliyor:
| Biçim | Bağlam | Fark | t | Yön |
|---|---|---|---|---|
| Uzun ÜST fitil | düşüşten sonra (ters çekiç) | -0,74 puan | -5,00 | eksi |
| Uzun ÜST fitil | yükselişten sonra (kayan yıldız) | -0,21 puan | -1,46 | eksi |
| Uzun ALT fitil | düşüşten sonra (çekiç) | -0,19 puan | -0,93 | etkisiz |
| Uzun ALT fitil | yükselişten sonra (asılı adam) | +1,37 puan | 5,55 | artı |
Tablo tek bir cümleye iniyor: uzun üst fitil her iki bağlamda da eksi, uzun alt fitil yükseliş bağlamında artı. Yani taşınan bilgi formasyonun adı değil, fiyatın gün içinde nerede reddedildiği. Yukarıda reddedildiyse kötü haber — düşüşten sonra da, yükselişten sonra da. Aşağıda reddedilip geri alındıysa, hele bu bir yükselişin içindeyse, iyi haber.
Bu sonuç mum formasyonu öğretisinin bir varsayımını zayıflatıyor: adları çoğaltmak bilgiyi çoğaltmıyor. Dört ad ezberlemek yerine tek bir soru sormak yeterli.
Bu okuma, mum formasyonu bölümlerinin tamamıyla da uyumlu. Bölüm 09'da marubozunun — yani hiç fitili olmayan mumun — kitaptaki en güçlü doğrulanmış mum bulgusu olduğunu ölçmüştük (t = 9,26). Marubozuda fitil yok demek, denenip reddedilen bir seviye yok demek: fiyat açılıştan kapanışa tek yönde gitmiş. Fitilin yokluğu da, varlığı da aynı soruya cevap veriyor. Bölüm 07'de dojinin — gövdesi olmayan mumun — hiçbir şey söylemediğini bulmuştuk; doji iki yanda da fitillidir, yani iki yön de denenmiş ve ikisi de reddedilmiştir. Bilgi yok, çünkü sonuç berabere.
Son bir denetim. Bölüm 10'da, çekicin yalnız dipte mi çalıştığını sınamak için aynı biçimi yükseliş bağlamında da ölçmüş ve +1,37 puan (t = 5,53) bulmuştuk. O ölçüm, adını koymadan, bu bölümün asılı adamıydı. Bu bölümde ayrı bir betikle, ayrı bir sorguyla ölçtük ve +1,37 puan (t = 5,55) çıktı. İki bağımsız hesap aynı sayıyı veriyor — küçük fark, aradan geçen sürede veritabanına eklenen yeni günlerden. Bu tür denetimler kitabın kendi ölçümlerine güvenmesinin yolu.
Bu bölümde yaptığımız şeye çapraz doğrulama denir ve kitabın en sessiz ama en önemli alışkanlığı. Bir sayı iki ayrı betikten, iki ayrı sorgudan, iki ayrı günde çıkıp aynı geliyorsa, aradaki hata ihtimali ciddi biçimde azalır. Tek bir betikteki bir yazım hatası, bütün bir bölümü yanlış kurabilir — nitekim Bölüm 21'de kontrol grubunu yanlış eşleştirdiğimiz için var olmayan bir etki ölçmüş, sonra düzeltmiştik. Kitabın birinci kuralı yanlış bilgi vermemekse, kendi sayılarımıza da kendimiz güvenmemeliyiz; onları da sınamalıyız.
Bu bölümün pratik sonuçları, kitapta alışık olduğumuzdan biraz farklı. Çoğu mum bölümünde vardığımız yer "bu formasyon bilgi taşımıyor" oluyordu; burada ise taşıyor — yalnız anlatılanın tersi yönde ve anlatılandan farklı bir şarta bağlı. Bu, bir aracı çöpe atmakla onu doğru okumayı öğrenmek arasındaki fark.
Asılı adamı satış sinyali saymayın — Ölçümde tam tersi çıktı: aynı bağlamdaki diğer günlerden 1,37 puan iyi getiri (t = 5,55). Üstelik iki sıkılaştırma testini de geçiyor — bu, kitapta ters yönde en sağlam doğrulanan formasyon.
Kırmızı gövde şartını unutun — Kaynağın koyduğu şart, işe yarayan vakaları eliyor. Yeşil gövdeli asılı adam 2,20 puan (t = 6,46); kırmızı gövdelide etki yok.
Kayan yıldızı yalnız sert yükselişten sonra okuyun — Sıradan bir yükselişten sonra eşiği geçmiyor. Önceki beş günde %12'yi aşan bir yükseliş varsa iddia edilen yönde çalışıyor (-1,07 puan, t = -3,31) — ama etki küçük.
Ada değil fitile bakın — Dört adın taşıdığı bilgi, tek bir soruya iniyor: fiyat nerede reddedildi? Uzun üst fitil her bağlamda eksi, uzun alt fitil yükseliş bağlamında güçlü artı. Adı ezberlemek gereksiz.
Bağlam gerçekten önemli — ama iddia edildiği gibi değil — Öğreti "aynı mum bağlama göre zıt anlam taşır" der ve bu kısmen doğru çıktı: alt fitilli mum iki bağlamda farklı davranıyor. Ama yön, öğretinin söylediğinin tersi.
Bu bölümün bulguları güçlü çıktı; tam da bu yüzden sınırlarını yazmak daha önemli. Güçlü bir sonuç, okuru sınırları unutmaya en çok davet eden sonuçtur.
Diğer pazarlar — Yalnız BIST, yalnız 2022 sonrası.
Hacim — Kaynak "asılı adam yüksek hacimle gelirse güçlenir" der. Bölüm 31'de hacmi ayrı ölçtük ama bu formasyonla kesiştirmedik.
Onay mumu — Kaynak ertesi günün onayını şart koşar; Bölüm 19'da onay şartını ayrıca ölçmüş ve bilgi taşımadığını bulmuştuk.
Farklı ufuklar — İzleyen getiri hep beş işlem günü.
Gerçek trend tanımı — Bağlam olarak beş günlük yüzde hareket kullanıldı; Bölüm 05'teki Dow anlamında bir trend tanımı değil.
Gövde büyüklüğü ekseni — Gövdeyi menzilin en çok %30'u diye sabitledik. Daha küçük gövdelerde etkinin artıp artmadığını ayrıca ölçmedik — fitil eşiğini sıkılaştırdık ama gövde eşiğini sabit tuttuk.
İşlem masrafı — Kitabın hiçbir ölçümünde masraf, kayma ve vergi hesaba katılmadı; ölçülen şey ham fiyat hareketidir.
Kayan yıldız ve asılı adam, Bölüm 10'daki iki biçimin yükseliş bağlamındaki adlarıdır; mum aynı mum. Dört hücreli tablo tamamlandığında öğretinin beklediği simetri çıkmadı: dört tahminin dördü de tutmadı. Asılı adam tam ters çalışıyor — +1,37 puan (t = 5,55) — ve hem tanım hem bağlam sıkılaştırma testini geçerek bunun gerçek bir mekanizma olduğunu gösteriyor. Kaynağın "gövde kırmızı olmalı" şartı ise etkinin tamamını eliyor; bütün güç yeşil gövdelilerde (+2,20 puan, t = 6,46). Kayan yıldız yalnız %12'yi aşan sert yükselişlerden sonra, iddia edilen yönde çalışıyor (-1,07 puan, t = -3,31). Birleşik okuma ise dört adı tek soruya indiriyor: fiyat gün içinde nerede reddedildi?
Bu bölümün sorusu tek cümlede söylenebilir ve kitapta üçüncü kez soruluyor. Bölüm 22'de çift tepe ile çift tabanı ölçtük. Üçlü formasyon, tam olarak aynı şeyin bir uç daha eklenmiş hâli — ve kaynak onu daha güçlü, daha güvenilir diye anlatıyor. Öyleyse ölçüm basit: iki formasyonu aynı tanımla, aynı veriyle, aynı kontrol grubuyla ölçer ve aradaki farka bakarız. O fark, üçüncü ucun taşıdığı bilgidir.
Üçlü tepe (triple top), fiyatın yaklaşık aynı seviyeden üç kez geri çevrilmesi ve ardından aradaki dip seviyesinin — boyun çizgisinin — aşağı kırılmasıdır. Üçlü taban (triple bottom) bunun aynadaki hâli.
Şemadaki asıl mesaj şu: iki formasyon arasında bir uçtan başka fark yok. Boyun çizgisi aynı biçimde kuruluyor, kırılım aynı biçimde tanımlanıyor, hedef aynı biçimde hesaplanıyor. Bu, ölçüm için ideal bir durum — çünkü iki grubu karşılaştırdığımızda aradaki tek değişken gerçekten o üçüncü uç oluyor.
Kaynağın iddiası — Üç kez denenip geri çevrilen bir seviye, iki kez denenenden daha güçlü bir dirençtir; kırıldığında düşüş daha kesindir.
Sezgi neden inandırıcı — "Üç kez denedi, üçünde de başaramadı" cümlesi kulağa mantıklı gelir. Israrın başarısızlığı, tükenmişliğin kanıtı sayılır.
Ama ölçülebilir — İddia sayıya çevrilebiliyor: üçlü kırılım sonrası getiri, çift kırılım sonrası getiriden iyi olmalı. Bu bölüm tam olarak onu ölçüyor.
BIST'in bütün hisselerinde, 2021'den bugüne dört formasyon ayrı ayrı tarandı: 7.962 üçlü tepe, 9.881 üçlü taban, 15.384 çift tepe ve 17.313 çift taban. Her birinde kırılım, son uç kesinleştikten sonra aranıyor — aksi hâlde gelecek bilgisi sızdırmış olurduk. İzleyen getiri 20 işlem günü.
Bu şart, çünkü bölümün tek sorusu iki formasyonun karşılaştırılması. Yerel uç penceresi 5 gün, uçlar arası en az 10 gün, aradaki dip uçlardan en az %3 aşağıda, izleyen ufuk 20 işlem günü — hepsi Bölüm 22'deki değerlerin aynısı. Hatta iki formasyon aynı fonksiyonla bulunuyor; koda verilen tek parametre kaç uç aranacağı. Böylece aradaki farkın tanımdan değil yalnız uç sayısından geldiği garanti altına alınıyor.
Karşılaştırmaya geçmeden önce her formasyonu tek tek, kendi eş durumlu kontrol grubuna karşı ölçelim. Kontrol grubu Bölüm 13 ve 21'in kuralıyla kuruldu: aynı hisse, aynı ay, önceki on günde benzer hareket yaşamış ama o gün kırılım olmayan günler.
| Formasyon | vaka | kırılım sonrası | kontrol | fark | t | sonuç |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Çift tepe (B22) | 14.341 | %2,06 | %0,89 | +1,17 | 6,53 | TERS |
| Üçlü tepe | 7.375 | %2,72 | %1,51 | +1,21 | 4,97 | TERS |
| Çift taban (B22) | 14.908 | %5,81 | %6,95 | −1,14 | -4,62 | TERS |
| Üçlü taban | 8.367 | %6,28 | %7,70 | −1,42 | -4,22 | TERS |
Dört satırın dördü de eşiği geçiyor ve dördü de iddia edilenin tersi yönde. Tepe formasyonları düşüş habercisi sayılır; kırılımdan sonra kontrol grubundan daha iyi getiri ölçtük. Taban formasyonları yükseliş habercisi sayılır; onlarda da kontrol grubundan daha kötü getiri var. Simetri tam: dört tahmin, dört ters sonuç.
Bu sonuç kitapta yeni değil. Bölüm 21'de omuz baş omuz kırılımı, Bölüm 22'de çift tepe, Bölüm 25'te ölüm çaprazı — hepsi aynı yöne çıkmıştı. Ortak yanları şu: üçü de bir hareket yaşandıktan SONRA tamamlanıyor. Boyun çizgisinin kırılması için fiyatın zaten düşmüş olması gerekir; ölçtüğümüz şey o düşüşün devamı değil, sonrasında gelen toparlanma. Formasyon bir tahmin değil, geçmişin gecikmeli raporu.
Şimdi bölümün merkezindeki ölçüme geliyoruz. Bu kez kontrol grubu rastgele günler değil — çift formasyonların kendisi. Yani soruyu doğrudan soruyoruz: üçlü kırılımlar, çift kırılımlardan farklı mı? Bu, Bölüm 17'de kurduğumuz şart kaldırma testinin formasyon hâli; kaldırdığımız şart "üçüncü uç".
Tepe tarafında fark var ve eşiği geçiyor — ama yönü kaynağın umduğu gibi değil. Üçlü tepe kırılımlarından sonra getiri %2,97; çift tepe kırılımlarından sonra %2,31. Üçlü, çiftten 0,67 puan daha iyi (t = 3,05). Yani üçüncü uç bir şey ekliyor: formasyonun iddia edilen yönde çalışmasını daha da azaltıyor. Taban tarafında ise hiçbir fark yok: 0,49 puan, t = 1,63 — eşiğin altında.
Kaynağın cümlesi şu: "üçlü tepe, çift tepeden daha güvenilir bir düşüş sinyalidir." Ölçümün cümlesi: üçlü tepe, çift tepeden 0,67 puan daha güçlü bir yükseliş getiriyor (t = 3,05). İkisi aynı ekseni ters yönde okuyor.
Mekanizma, bölümün ilk bulgusunun devamı. Üçüncü ucun oluşması, fiyatın bir kez daha o seviyeye çıkıp geri dönmesi demek — yani formasyon daha UZUN sürmüş, düşüş daha çok yaşanmış demektir. Kırılım geldiğinde hareket daha da eskimiştir. Üçüncü uç bilgi taşıyor; taşıdığı bilgi "daha güvenilir düşüş" değil, "daha geç kalınmış sinyal".
Tanımın kalbinde bir şart var: üç ucun yaklaşık aynı seviyede olması. Kaynak bunu formasyonun ayırt edici özelliği sayıyor. Bölüm 14'ün aracıyla sınayalım: uçlar birbirine yaklaştıkça etki artmalı.
Eksen düzensiz ve yön kaynağın aleyhine. Üç ucun birbirine en yakın olduğu dilimde (%1,5'ten az fark) etki 0,21 puan ve t = 0,08 — sıfıra bu kadar yakın bir sonuç, formasyonun o dilimde hiçbir şey söylemediği anlamına gelir. Uçların en uzak olduğu dilimde ise etki 1,21 puan (t = 3,02) ile en yüksek. Yani formasyon ne kadar "güzel" görünürse, o kadar az bilgi taşıyor.
Bölüm 14'te kurduğumuz kural şuydu: bir mekanizma gerçekse, tanımı sıkılaştırdıkça etki ARTMALI. Cımbızda azalmıştı ve formasyonun bilgi taşımadığına hükmetmiştik; kicker'da artmıştı ve taşıdığına. Burada etki artmıyor, hatta ters yönde gidiyor.
Bunun anlamı şu: ölçtüğümüz şey "üç eşit uç" değil. Etkiyi üreten şey, fiyatın bir bölgede uzun süre sıkışıp sonra aşağı kırılması — uçların birbirine ne kadar eşit olduğu fark etmiyor. Formasyonun adını taşıyan şart, ölçümde boş çıkıyor.
Bir itirazı burada karşılamak gerekiyor: belki de en eşit üçlüler çok az olduğu için ölçüm oradan sonuç çıkaramıyordur. Haklı bir kuşku — o dilimde yalnız 46 vaka var. Ama eksenin geri kalanı da kaynağın lehine değil: ikinci ve üçüncü dilimler de eşiği geçemiyor, tek geçen dilim uçların en uzak olduğu dilim. Yani sorun yalnız örneklem darlığı olsaydı eksen düzensiz değil belirsiz çıkardı; oysa düzenli biçimde ters yönde gidiyor.
Ortalama bir sayıdır; tek bir örnek onu somutlaştırır. Aşağıdaki grafik, üç ucu birbirine çok yakın — yani ders kitabı tanımına olabildiğince uyan — bir vakayı gösteriyor.
BIMAS, 01.10.2025 ile 05.12.2025 arasında üç kez aynı bölgeden geri çevrildi; üç ucun en yükseği ile en düşüğü arasındaki fark yalnız %1,8 — ders kitabındaki kadar eşit. 05.12.2025 tarihinde boyun çizgisi aşağı kırıldı, yani klasik tanımıyla satış sinyali. İzleyen yirmi işlem gününde fiyat %8,5 yükseldi.
Bu tek örnek hiçbir şey kanıtlamaz; zaten ölçümün ortancasına yakın olduğu için seçildi, en çarpıcı olanı olduğu için değil. Ama ölçülen ortalamanın nasıl bir şeye benzediğini gösteriyor: formasyon ders kitabındaki gibi, sonuç ders kitabındakinin tersi.
Kaynak bir de hedef veriyor: kırılımdan sonra fiyatın, formasyonun derinliği kadar yol alması beklenir. Bunu da iki formasyon için ayrı ayrı ölçtük — ve kontrol grubuyla karşılaştırdık, çünkü hedefe ulaşma oranı tek başına anlamsızdır: oynak bir hisse her hedefe ulaşır.
| Formasyon | vaka | hedefe ulaştı | kontrol grubu | fark |
|---|---|---|---|---|
| Çift tepe (B22) | 14.341 | %18,6 | %14,7 | +3,8 puan |
| Üçlü tepe | 7.375 | %8,4 | %6,0 | +2,4 puan |
| Çift taban (B22) | 14.908 | %55,2 | %46,9 | +8,2 puan |
| Üçlü taban | 8.367 | %44,9 | %38,1 | +6,7 puan |
Tabloda iki şey var. Birincisi: her formasyon kontrol grubundan biraz daha sık hedefe ulaşıyor — yani hedef fikri tamamen boş değil. İkincisi ve daha önemlisi: üçlü, çiftten daha AZ ulaşıyor. Üçlü tepede oran %8,4, çift tepede %18,6. Sebep basit — üçlü formasyonlar daha uzun sürdüğü için daha derin oluyor, derin formasyonun hedefi de daha uzağa düşüyor. "Daha güvenilir" nitelemesi bu ölçütte de desteklenmiyor.
Buradaki kontrol grubu karşılaştırması, kitabın baştan beri savunduğu bir noktanın en açık örneği. "Üçlü tabanların %45'i hedefe ulaşıyor" cümlesi tek başına etkileyici görünür — ama aynı dönemde, aynı hisselerde, formasyon olmayan günlerin de %38'i o mesafeyi katediyor. Oynak bir piyasada fiyat zaten çok yol alır; hedefe ulaşma oranının anlamı, ancak ulaşmayanlarla değil formasyonsuz günlerle karşılaştırıldığında ortaya çıkar. Kontrolsüz bir oran, formasyonun değil piyasanın oynaklığının ölçüsüdür.
Kitapta "üç" sayısını üçüncü kez sınadık ve üçünde de aynı yere vardık. Bölüm 18'de üç beyaz askerde üçün özel olmadığını, iki ve dört mumluk serilerin de benzer davrandığını bulmuştuk — orada bilgi taşıyan şey sayı değil, mumların uzun gövdeli ve kısa gölgeli olmasıydı. Bölüm 19'da three inside/outside formasyonlarında onay mumunun hiçbir şey eklemediğini ölçtük. Şimdi üçlü formasyonda üçüncü ucun eklediği tek şeyin gecikme olduğunu görüyoruz.
Teknik analiz "üç" ile doludur: üç beyaz asker, üçlü tepe, üç kara karga, three inside up. Bunun sebebi piyasada üç sayısının özel olması değil, anlatının üç ile güçlenmesi. Bir kural "iki kez denedi" dediğinde tereddütlü, "üç kez denedi" dediğinde kesin duyulur. Ama ölçüm üç kez sordu ve üçünde de aynı cevabı verdi: sayının kendisi bilgi taşımıyor. Taşıyan şey, o sayının arkasındaki fiyat hareketi — ve o hareket iki ile üç arasında ölçülebilir biçimde değişmiyor.
Bu bölümde dört formasyonun kendi ölçümü, iki üçlü-çift kıyası, sekiz tolerans dilimi ve dört hedef sayımı — toplam on sekiz test yapıldı. Bölüm 10'un kuralıyla eşik ~3. Üçlü-çift tepe kıyası (t = 3,05) ve en gevşek tolerans dilimi (t = 3,02) bu eşiğe tam sınırda oturuyor; ikisini de "sınırda" diye anıyoruz.
| Test | Fark | t | ~3 eşiği |
|---|---|---|---|
| Çift tepe kırılımı ters yönde | +1,17 puan | 6,53 | geçti |
| Çift taban kırılımı ters yönde | −1,14 puan | -4,62 | geçti |
| Üçlü tepe kırılımı ters yönde | +1,21 puan | 4,97 | geçti |
| Üçlü taban kırılımı ters yönde | −1,42 puan | -4,22 | geçti |
| Üçüncü uç · tepe (ters yönde katkı) | +0,67 puan | 3,05 | sınırda |
| En eşit üçlü daha güçlü (kaynağın şartı) | +0,21 puan | 0,08 | geçemedi |
| Üçüncü uç · taban | +0,49 puan | 1,63 | geçemedi |
Üçlüyü çiftten güçlü saymayın — Ölçümde üçlü tepe, çift tepeden 0,67 puan daha çok yükseliş getiriyor (t = 3,05). "Daha güvenilir düşüş sinyali" nitelemesi bu veride tersine çıktı.
Uçların eşitliğini aramayın — Üç ucun birbirine en yakın olduğu dilimde etki sıfır (t = 0,08). Formasyonu "güzel" yapan şey, onu bilgi taşır yapmıyor.
Kırılımı satış sinyali saymayın — Dört formasyonun dördü de iddia edilenin tersi yönde çıktı. Bu, Bölüm 21'deki omuz baş omuz ve Bölüm 25'teki ölüm çaprazı bulgularıyla aynı desen: kırılım anı, hareketin zaten yaşandığı andır.
Hedefi beklenti olarak kurmayın — Üçlü tepede hedefe ulaşma %8,4 — yani on vakadan dokuzunda hedef tutmuyor. Üstelik çift tepenin (%18,6) altında.
Formasyonun seyrekliği güç değildir — Üçlü tepe 7.962 kez, çift tepe 15.384 kez bulundu. Nadir olan şey dikkat çeker; Bölüm 08'de mezar taşı, Bölüm 25'te ölüm çaprazı için de aynısını söylemiştik.
Diğer pazarlar — Yalnız BIST, yalnız 2021 sonrası.
Hacim — Kaynak "üçüncü tepede hacim düşmeli" der. Bölüm 31'de hacmi ayrı ölçtük ama bu formasyonla kesiştirmedik.
Dört ve daha fazla uç — Yalnız iki ve üç uç ölçüldü. Dört uçlu formasyon nadirdir ama bu eksenin devamıdır.
Uçlar arası süre — Bölüm 22'de süreyi eksen olarak ölçmüştük; üçlüde bunu yapmadık.
İşlem masrafı — Hiçbir ölçümde masraf ve kayma hesaba katılmadı.
Üçlü tepe ve üçlü taban, çift formasyonların bir uç eklenmiş hâlidir; kaynak onları "daha güçlü, daha güvenilir" sayar. Ölçüm üç şey söylüyor. Birincisi, dört formasyonun dördü de iddia edilenin tersi yönde çalışıyor — tepe kırılımları yükseliş, taban kırılımları düşüş getiriyor. İkincisi, üçüncü uç gerçekten bir şey ekliyor ama eklediği şey güvenilirlik değil gecikme: üçlü tepe, çift tepeden 0,67 puan daha çok yükseliş getiriyor (t = 3,05). Üçüncüsü, formasyonun adını taşıyan "üç eşit uç" şartı ölçümde boş çıkıyor — uçların en eşit olduğu dilimde etki sıfıra yapışıyor (t = 0,08). Kitapta "üç" sayısını üçüncü kez sınadık; üçünde de sayının kendisi bilgi taşımadı.